GÖKTÜRKLER ÜZERİNE

Celil Altınbilek

BİR ZAMANLAR KIBRIS…

Atilla ÇİLİNGİR

MUHALEFETTE “BOŞLUK VAR” DİYORLAR…

Bu haber 28 Kasım 2014 - 11:18 'de eklendi ve kez görüntülendi.

Safter TANIK

 

 

İşadamları

Aydınlar

Üniversite gençliği

Bürokratlar

İşçiler

Köylüler

Esnaf

Serbest meslek mensupları

Örgütlü mü?

Kimi; örgütlü, kimi; kâğıt üzerinde örgütlü, kimi de; örgütsüz.

Kuruluş nedeni ve amacı nedir?

“Mesleki dayanışma ve çıkarına hizmet eder” diyorlar…

Türk milletine “sahip çıkmak” gibi, bir derdi yok mudur?

Milletin; işbölümüne dayalı, bir sosyal yapısı vardır. İşbölümün kurumsallaşması; toplumu millete dönüştürürken, milli devlet de bunu kurumsallaştırabilir. Bu nedenle millet ve sosyal yapının kurumsal varlığı arasında sıkı bir ilişki mevcuttur. Ancak, bunu; ne sendika-oda-birliğin başındakiler, ne de kurumsal aidiyetten bir haber üyeler bilir.

Çoğunun; “Türk milleti” diye bir derdi yoktur, bazıları ise; kendisini o makam ile onurlandıran Türk milletine adeta düşman gözü ile bakar. Hele “Türk” demek, çok tehlikeli bir şey, “ Türk” diyene ırkçı diyorlar… Alt kimlik söz konusu olunca da, bu; hem moda, hem de her yerde geçerli bir akçe.

Sesleri çıkıyor mu?

Bazıları; marjinal kalmış, iktidarın değirmenine su taşıyor,  bazıları; her şeye rağmen direnişini sürdürüyor, çoğu ise; iktidarın yanında yer alarak ya da gözükerek iktidardan pay almaya çalışıyor.

Sosyal yapının kurumsal bir muhalefeti yok mu?

Ne işçi, ne işveren sendikaları, ne de oda ya da birliğin; ülke sorunlarına olan duymazlığını bir yana bırakın, kendilerine bizzat yönelik olan kararlarda bile; yerel hariç, toplumsal bir muhalefet sergilediğini görmedim.

Toplumda muhalefeti kim yapıyor?

Etnikçiler yapıyor.

Mezhepçiler yapıyor.

Eşcinseller, feministler yapıyor.

Kapkaççılar, tinerciler, bonzaiciler yapıyor.

Magandalar yapıyor.

Trafik teröristleri yapıyor.

Kadına karşı şiddet uygulayanlar yapıyor.

İşsizlik veya borçtan bunalıma girip, kafasına kurşun sıkanlar, dama veya ağaca çıkanlar, damdan atlayanlar, kendini yakanlar, ailesini katledenler yapıyor.

“Yandım anam!” deyip, aklı başına gelenler yapıyor…

Meydan ve sokaklar; ipten kazıktan kurtulmuş, akıl ve ruh sağlığı bozuk, kimin güttüğü belli olmayan; amaçsız, kötü ve bölücü amaçlı kişi ve gruplara kalmış.

Sendika, oda ve birliklerin; amaçsız ve etkisiz olmasının nedeni ne?

Sendika, oda ve birliklerin bu halde oluşu; başta Kenan Evren olmak üzere, Özal ve Erdoğan hükümetlerinin bir eseri, bunun dışında; bu işin başında olanların da büyük bir günahı var.

İktidar bu durum için “oh, oh ne rahat” diyebilir. Bu durum; ülke yönetimini kolaylaştırdığı gibi, millet ve devlet için olduğu kadar, iktidar için de önemli riskler doğuruyor. Lümpen kesimin, Vandalizm ile ülkenin ve iktidarın başına nasıl bir bela açtığı da ortadadır.

Batı’da; iktidara kim gelirse gelsin, sosyal yapının kurumsal varlığını tasfiye edemez, tasfiyesini bile düşünemez. Çünkü bu; milletin, devletin, huzurun ve demokrasinin bir teminatıdır. Liberalin, dincinin,  sosyalistin, komünistin; millete sahip çıkma konusundaki hassasiyeti de buna dayanır.

Ümmet toplumunun, cemaat ve tarikat şeklindeki sosyal yapılanması; sosyal yapının kurumsal varlığının yerini alamaz, bu; olsa, olsa farklı ikili bir sosyal yapıyı doğurur.Mısır, Irak, Suriye’deki kavganın bir nedeni de budur.

Toplumsal muhalefetin kaynağı; sendika, oda ve birliklerdir, toplumsal muhalefete dayanmayan bir siyasi muhalefet de; her zaman, etkisiz kalmaya mahkûmdur.Yeni parti kuran bey ve hanımefendilere; biraz da bu konuda kafa yormalarını tavsiye ederim.

Kafa yormuyorlar…

İşin kolayına kaçıyorlar…

Siyasi kültür birikimi yetersiz…

Gaza gelmişler…

Kişisel ikbal peşindeler…

Fırsat kolluyorlar…

Ne derseniz deyin, bana göre; daha faydalı olacakları bir alanı gözden kaçırıyorlar. Tabanda organize olamamış, geniş bir mutabakata dayanmayan, hiçbir siyasi hareketin; kısa vadede başarı şansı yoktur, bu; aynı zamanda, bir iktidar boşluğunu da gerekli kılar.

Siyasi muhalefet, kulvarını dolduramıyor…

Hiçbir siyasi muhalefet partisinin; “kulvarda boşluk bırakma” gibi bir lüksü yoktur. Bunun için de gerekli aktiviteyi göstermek zorundadır. Zira tabiatta “hiçbir şey boş kalmaz” diye bir kanun vardır. Boşluk varsa, eninde sonunda; bu boşluğu dolduracak bir hareket çıkar, var olanın da önceliğine son verir.

Safter TANIKsaftertanik@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.