DOLAR
8,2970
EURO
10,0759
ALTIN
489,80
BIST
1.445
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
22°C
İstanbul
22°C
Az Bulutlu
Perşembe Az Bulutlu
23°C
Cuma Az Bulutlu
25°C
Cumartesi Az Bulutlu
26°C
Pazar Gök Gürültülü
21°C
BİR DAĞ DAHA GÖÇTÜ  Kenan EROĞLU (Celal Doğru’nun Ardından)  Çok değerli arkadaşım, kardeşim Celal Doğru’nun vefatı üzerine bir yazı yazmak pek aklıma gelmezdi. O hastaydı ve yatıyordu, fakat vefat edeceğini üzerine konduramıyorduk.   Ne diyelim Allah Rahmet eylesin.  1970’li yıllarda “Genç Ülkücüler Teşkilatı”nda ben yönetim kurulunda görev yaparken kendisiyle tanışmış,n1971 den itibaren arkadaşlığımızı...
YENİ ANAYASA YAZILIRKEN Fahrettin Masum BUDAK     Bir süreden beri, bazı partilerde yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğuna dair  görüş beyanatları duymaya ve bu demeçleri gazetelerde okumaya başlamıştık. Bu doğrultuda MHP ile AKP’nin biraz daha  ön alarak yeni anayasa taslakları hazırlamak için kolları sıvadıkları gelen haberler arasındaydı. Nitekim bunun sözde kalmadığını ve ete...
 YUNAN İTTİFAKI VOLKAN YAŞAR BERBER         23 ocak 1913 tarihinde sadrazamlığa getirilen Mahmut Şevket Paşa, Balkan savaşının lehte netice vermeyeceğini sezerek kişisel gayretlerde bulunmuştur. Yıldız sarayında Maliye nazırı ile beraber ön istişaresini yaptıktan sonra diğer nazırlarla beraber topluca yemek yerler. Nazırlar odasında toplanılarak ilk defa bilahare kendileri Yunan ittifakı metnini açık...
ZİYA GÖKALPLE İLGİLİ ANILAR  Kenan EROĞLU               Büyük mütefekkirimiz Ziya Gökalp konusuna devam ediyoruz.               Daha önce de belirttim. Ziya Gökalp gibi büyük bir düşünürümüzü ne yazık ki yeteri kadar tanıyamıyoruz. Onun vefatından sonra 20 yılı geçkin bir süre kendisinin neredeyse unutulmaya terk edildiğini, hatta ders kitabı olarak yazdığı bazı eserlerinin basılmak...

SELANİK YİNE MAHZUN DÜŞTÜ; Sinanoğlu Oktay Öldü!

SELANİK YİNE MAHZUN DÜŞTÜ; Sinanoğlu Oktay Öldü!

H. Nurcan YAZICI

 

 

 

“Her şey gider, toprak ve dil kalır…”

 

Dil, bir toplumun ortak kimliğidir.

Dil, millet olmanın en önemli unsurudur.

İnsanların kendilerini ait hissettikleri topraklar, ancak ortak dilin, ortak kültürün marifeti ile milli çiçekler açar.

 

Dil onurumuz, dil özgürlüğümüz, Türkçe bayrağımız gönderde… Akıl Türk aklı olsa da, Türkçe layıkıyla kullanılmaz ve Türkçeye hak ettiği önem verilmezse, yolumuzun doğru olduğu da kestirilemez. Bu yüzden emperyalistler bir toplumu sömürmeye başlamadan evvel, o toplumda kendi dillerini hakim kılarak o toplumun bir kültür erozyonuyla karşı karşıya kalmasını sağlarlar.

 

Bütün bu düşüncelerle birlikte idrak ettiğimiz dil gücü, değerli bilim adamımız Oktay Sinanoğlu’nun bize hatırlattığı milli gücümüz oluyor. Dile yüklediği anlam ve dil ile tanımladığı kimliğimizde bizlere çizdiği yol haritasıdır. Kendisi, ülke bağımsızlığını ve çıkarlarını siyasetin üstünde tutarak, ülkeyi yönetenlere ve bizlere rol model olmuştur.

 

Profesör Sinanoğlu, devletin verdiği örtülü ödeneği yağmalayarak zengin olanlardan ve bilim sahasında hırsları uğruna ülkesini ve milletini satanlardan olmamış, Türk Milli kültürünü koruyarak modernleşmenin yollarını  aramıştır. Böylece, kendisine siyasi düşmanlıklardan arınmış bir halde bakan tüm gözlerin takdirini toplamıştır.

 

Profesör Oktay Sinanoğlu, ülke sorunlarını kendine mesele yapan bir münevverdir. Hayatı başından sonuna kadar hep bu yüksek sorumluluk ve bilinçle geçmiştir. Kim hangi bilge tarafını öne çıkarmaya çalışırsa çalışsın, o Türk milletine yüreğini hediye etmiş, bunu da diliyle anlatacak kadar cesur olmuştur.

 

Aynı zamanda iyi bir gözlemci de olan Sinanoğlu, inanmış bir seyyah, cumhuriyet ve hürriyet sevdalısıdır. Adeta nefsinden arınmış bir heyecan ve eylem adamı olan bu kahraman, sadece vazife peşinde koşan bir modern çağ alperenidir.

 

Birliğin yollarını arayanlara, masalarda dirlik pazarlığı yapanlara, Atatürk’ü anlamakta güçlük çekenlere mesajı her zaman açık ve netti: “Kültürel sömürgeciliğin önüne geçin, Türkçeyi birliğimiz için var edin” demiştir.

 

Türkçemiz ‘elimiz, ayağımız, gözümüz, gönlümüz, baştan ayağa, tohumdan toprağa, beşikten mezara, anadan ataya, ölümden düğüne, bayramdan bayrama, Anadolu kilimi gibidir; ilmik ilmik, renk renk, her göze, her hayale, her türküye dil’dir.

 

Türkçe‘den vaz geçmek, onu kültürel emperyalistlerin eline teslim etmek, Anadolu’dan, Türk kimliğinden vazgeçmenin ötesinde Türk milletinin varlığından vazgeçmek demektir.

 

Yazımı onun bir sözü ile bitirmek istiyorum. “İnsan sade peynir-ekmekle yaşamaz; insan, haysiyetiyle yaşamalı. Ölü Türk Dünyası’nın ayak kalkmasından emin olduğumu da ayrıca bilmenizi isterim!”

 

Kendisini bilime adayan bu güzel insanı rahmetle ve şükranla yad ediyorum. Nur olasın…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.