ref: refs/heads/v3.0
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
47,7747
EURO
55,2221
ALTIN
6.702,44
BIST
14.132,23
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
29°C
İstanbul
29°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Parçalı Bulutlu
27°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Pazar Çok Bulutlu
28°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
28°C
ESKİ TÜRKLERDE DEVLET ve TEŞKİLATI

HUMEYNİ VE ERDOĞAN

4 Haziran 2015 04:57
2.503
A+
A-

    Ali BADEMCİ

alibademci@gmail.com

 

 

 

 

 

Hafızây-ı beşer, nisyan ile malüldür” diye darbı meselimiz vardır. Yani insan hafızası bazı şeyleri unutur gider; ancak benzer hadiseler zuhur ederse bir daha canlanır ve bir takım  mukayeseler de  o zaman yeşermeğe başlar. Bu olaya sosyolojide  hâfızanın kendini yenilemesi de diyebiliriz. Olay zamanında insanoğlu bazı şeyleri görmeyebiliyor. Fakat aradan zaman geçince,  bilhassa sosyal ve siyasi  hadiseler  insan beyninde yeni çağrışımlar ve oluşumlar meydana getiriyor. Sosyal olaylar arasındaki benzerlikler, sebeb sonuç ilişkileri düşünce denilen yeni kavramı oluşturuyor. İşte Türkiye’de Tayyib Bey’in yükselişi ile  İran’da  Humeyni’nin olayların vukuu anında tartışılmaz portresi birbirine çok benzemektedir.

Esasen Türkiye ile İran birbirine yakın sosyal, kültürel, siyasi, etnik, tarihi benzerlikler gösteren devasa iki ülkedir. Bu iki coğrafya Büyük Selçuklu Türkmen İmparatorluğu’nun tek parça vatanıdır. Bugün Anadolu’da artık unutulmuş olan soy, boy, kabile, aşiret, oba adlarımız İran’da dimdik ayakta duruyor, bu adlar soyadları olarak kullanıyor. İnanç yönünden, çoğunluk olarak, Anadolu Sünnî iken İran Şiî İslâm’dır.  İnanç dünyasında bile benzerlikler vardır,  çünkü iki görüş de ayrı ayrı coğrafyalarda  ifrat ölçülerindedir ve tarihi tecrübeler de akan kanlar  bu işin sağlam delilidir. En büyük yakınlaşma İran Şiî Devleti’ne Padişah olan Nadir Şah zamanında yaşanmış, fakat Osmanlı’nın kabule yanaşmadığı bu yakınlaşma fayda vermemiş bu sebeble tam yerine oturmamıştır.  Nadir Sünnî bir menşeyden geliyordu¸onu izleyen ve 1925’e kadar devam eden Şiî Kaçarlar zamanında eskisi kadar olmamakla birlikte yeniden  geçmişe dönülmüştür. Bugün dâhi durum böyledir.

1925-1979 arası Türkmen olan  Ahmet Rıza ile oğlu Muhammed Rıza (Pehleviler)  devri  Fars ırkçılığının  yükselişe geçtiği  bir dönemdir. Bu dönemde uydurma bir tarih görüşü ortaya atılarak İran’da diğer milliyetler tamamen inkâr edilmiştir. Hâlbuki bu ülkede sadece  Fars Müslümanlarına değil Türkmenler’e da Araplar Acem demişlerdir.  Arap Orduları İran’ı kırıp geçirdikten  sonra  yeni İran tamamen Türkmenler’in eseridir. 1000 yıllık bir tarih ve kültür bunu ifâde etmektedir. Bu zaman içerisinde Fars asıllılar katiyyen devlet  ve milliyet  peşinde koşmamışlardır. Görevleri sadece  Türkmen hanedanlar içerisinde  Bürokrat’lıktır.

1979 İran İslâm Devrimi’nin Tebriz ve Tahran Türkleri’nin eseri olduğunu dünyada kabul etmeyen yoktur. 1940’larda bir din âlimi olarak ortaya çıkan Humeyni siyasetin kültürel boyutları ile ilgilenmemiş, ömrünü İmamet düşüncesinin asra uygulama biçimleri ile geçirmiştir. Aslında İmamet’in bizdeki karşılığı Hilâfet’den başka birşey değildir. Humeyni Velâyet’i Fakih dediği yeni düşüncesi ile Şia’nın Mesih olduğu düşünülen 12. İmamlık görüşünü temelden değiştirerek, İmamet’in bir heyete,  fıkıhçılara verilmesi gerektiğini savunmuştur. Yani İmamet anlamında Devlet idaresi tamamen Fukaha’nın elinde veya denetiminde olacaktır. Bu görüşler milliyet tanımıyordu. Bu sebeble Pehleviler uydurması da tarihe karışmış oluyordu. Humeyni’nin bu görüşleri 1960’dan sonra daha da netleşti ve bu yüzden Şah’ın hışmına uğrayarak önce idama mahkûm edildi, fakat Tebriz’li Türkmen asıllı Ayetulleh Şeriatmedari tarafından kurtarılarak sürgüne gönderildi. Irak-Türkiye-Paris macerası böyledir.

Ayetullah Şeriatmedari ülkenin en güçlü din adamı olarak ülkede Demokrasi ve Türkiye gibi Cumhuriyet idaresi istiyordu. 1979 İhtilâli’ni Türkmenler hazırlamasına rağmen Humeyni İran’a döndükten bir yıl sonra  Şeriatmedari ve Türkmenler’e sırtını döndü. Ölümünden sonra da  Devlet siyasetini Fars tabana dayandıran Ali Şeriati ve Molla Muntazari gibi bizim Türkiye’de Türk düşmanı İslâmcılar’ın çok sevdiği iki şovenin fikirleri, kendileri SAVAK tarafından öldürülmüş olsa da  hakim ideoloji oldu. İşte kısaca bugünkü İran İslâm Devleti bu minval üzerinde yürümektedir.

Şöyle bir sâkin kafa ile düşünün, bizim Padişah da 2001’de  böyle iktidara gelmedi mi? Oy verenlerin tamamı inançları sağlam, kişilikleri milliyetçi idi. Fakat  o Humeyni’nin Fukaha’sı gibi Devlet’i Cemaat ve İmam Hatipliler’e açtı, hatta aradan geçen 13 yılda  düzenini de sağlamlaştırdı. Halbûki İmam Hatipli halk çocukları devlet idaresinde tecrübesiz, eğitimsiz insanlardı. Uzun süre bu boşluğu şimdi adına Paralel Yapı dedikleri uluslararası arenada yetiştirilmiş insanlar doldurdu. Fakat şu anda Türk Devlet’i bütün müesseseleri ile felç durumdadır. Ekonomiden Dış Politika’ya kadar  kurumlar deneme tahtasına çevrilmiştir.

Gerçekten İmam Tayyib ile İmam Humeyni’nin kafaları tam olarak uyuşmaktadır; ikisinde de milliyet düşüncesi yoktur. Üstelik Humeyni Velâyet’i Fakih ile Şia’yı millileştirirken bizimki beynelmilel Siyasi İslâm’a yönelmiş ve nerede duracağı da belli değildir. Humeyni kendi ülkesinde hiçbir zaman 36 milliyetten bahsetmedi; Şia’nın aşırısı İsmailiye’ye  yüz vermedi; Baas’a da uymadı. Ama bizimki Arap Milliyetçiliği’nden başka anlamı olmayan Selefiyye’ye merak salarak IŞİD ile parelel duruma düşmüştür.

Maalesef bizimki İmam Humeyni kadar bile olamadı.

Yazarın Diğer Yazıları
22 Ocak 2020 10:54
18 Ocak 2020 10:01
14 Ocak 2020 17:20
27 Mayıs 2019 00:23
21 Mayıs 2019 16:51
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bağdar Caddesi Escortmadsalads.comhttps://www.salonyjardinlospinos.com/https://ocean.lighthousesuitesinn.com/https://makeup.orangebeauty.com/grandpashabetGrandpashabetgrandpashabetritzbetmecidiyeköy escortgrandpashabetmanavgat escortJojobetpusulabetjojobet girişjojobetchild pornpusulabetmatbetgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetchild pornkavbetjojobetjojobetjojobetmatadorbetgrandpashabetpusulabetchild pornjojobetholiganbetholiganbetholiganbetholiganbetholiganbetjojobetjojobetjojobetjojobetjojobetjojobetholiganbetjojobetcasibomgrandpashabetjojobetsuperbetinsuperbetinjojobetwbahiswbahis girişteosbetbahiscasino1wingrandpashabetgrandpashabet girişmatbetpusulabetimajbetsuperbetinmatbet girişbetciopalacebet girişbetgitcasinoroyalteosbet girişgrandpashabet girişpalacebetmercurecasinocasinoroyal girişgrandpashabetmercurecasinomercurecasino girişbetciopusulabet giriştaraftarium24pornomatadorbetvdcasino girişjojobetgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetcasinowonsuperbetinslotime girişslotimecasibomdumanbetmatadorbetmatadorbetjojobetcasibom110casibom.comcasibom