ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
17,2264
EURO
17,6067
ALTIN
964,21
BIST
2.420,08
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
29°C
İstanbul
29°C
Açık
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
25°C
Pazar Az Bulutlu
25°C
Pazartesi Az Bulutlu
27°C

MHP’Yİ ANLAMA VE  ANLATMA MESELESİ…

MHP’Yİ ANLAMA VE  ANLATMA MESELESİ…

H. Nurcan YAZICI

 

 

 

 

Türkiye’nin siyaset gündemini takip ederken, insanların en çok ilgilendikleri konunun, ne emekli ikramiyeleri, ne asgari ücretlinin yoksulluğu, ne de töre adı altında işlenen sözde namus cinayetleri olduğunu görüyoruz. Siyasetçilerin ne giydiğinin, meclis yemek listelerinin, vekillerin hangi arabaya bindiklerinin daha çok takip edildiğini ve benzeri konuların günlerce medyayı daha fazla meşgul ettiğini görüyoruz.

Yine medyayı en fazla meşgul eden başka bir husus ise, lüzumsuz yere başlayıp devam eden ve toplumda hiç de olumlu karşılanmayan siyasilerin birbirleriyle olan ağız dalaşları, söz kavgaları, kontrolsüz öfkeleri, yanlış telaffuzları, nereye varacağını bilemeden sarf edilen sözler ve sözlere yapılan yorumlar… Nihayetinde ‘dedi-demedi’ üzerine yitirilen koskoca bir zaman… Kör kuyuya taş atmak gibi bir şey, bekle ki sonu gelsin…

Meselenin özü hükümet kurma çalışmaları öncesi, MHP tarafına olumsuzluk yükleyecek algılar oluşturulması…Mesele, tam da Doğu Türkistan için bir kamuoyu oluşturulmuş ve dünyanın dikkatini Çin’e çekmişken; MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu’nun yanlış anlaşılmalara sebep olan bir yorumunun ülkenin ana gündemi haline getirilivermesi… Mesele gerçek gündemden uzaklaşılmasıdır.

Sayın Grup Başkanvekilinin bu konuşmasına uzun bir yorum getirmeyeceğim; içeriği gayet açık, amacı besbelli, son derece hassas günlerden geçtiğimiz bu zaman diliminde sözleri çarpıtılarak kamuoyu önünde MHP yıpratılmak istenmiştir. Ben burada biraz daha farklı düşünerek, MHP’nin sık sık karşılaştığı bu türden durumlara genel bir bakış açısı sunacağım.

Siyaset kurumunun durumu ortada, bir yandan süreci nasıl yöneteceğim (bunun içinde kendi taraftarımı nasıl yönlendiririm, ikna ederim, mesajlarımı nasıl veririm kaygısı da var) diğer yandan nasıl iktidara gelirim arayışı yaşanmakta…

Bu kaygı ve çatışmalar, türlü türlü sorunları, çeşitli ayak oyunlarını da beraberinde getiriyor doğal olarak. Böylesi bir karmaşadan galip çıkmanın onlarca farklı yolları var elbette… Algı yönetme, ideal giydirme, doğruya yönlendirme ve hepsini içine alacak olan insan psikolojisi…

Siyasi partiler arasında algı yönetimine en fazla dikkat eden başarıyı, en az dikkat eden de başarısızlığı yaşayacaktır. (Şunu açıklıkla diyebilirim ki yeni bir algı operasyonu hatta algı savaşı başlayacak. Tedbirli olunmasında, uyanık davranılmasında fayda var.)

***

Bireyler, ancak kendi çıkarlarına, akıllarına, duygularına, inandıklarından kaynaklanan arzu, talep ve beklentilerine cevap olacak siyaset kurumuna taraf olmaktadırlar. Özellikle bu günlerde, taraftarlığın en büyük beklentisi ise, iktidar şansını yakalamak ve bu müthiş gücü kendi nispetinde hissederek uzun ömürlü kılmaktır.

Burada siyasilerin insan psikolojisini iyi bilmeleri, insan doğası üzerine bir tanımlama yapmadan siyaset ve siyasi yapılanma konusunda teori geliştirmelerinin mümkün olamayacağı gerçeğini gözden geçirmeleri gerekmektedir.

Platona göre, insanın üç ayrı (psikolojik) yanı/doğası vardır.

Para isteyen kazanç sever, zafer ve ün isteyen şeref sever, bilgi ve gerçekliği arayan düşün sever… İnsan bir yanıyla bilgi edinir, bir yanıyla öfkelenir, bir yanıyla da ister” der.

Platon, devleti bu üç insan tipi üzerine kurmaya çalışırken siyasetçilere çok önemli bir çalışma alanı ve ipucu vermektedir aslında…

Geriye kalan kendilerini anlatma meselesi. Şu anda yaşanan en önemli sorunlardan birisi…

Bu konuda da, okuduklarımızdan ve öğrendiklerimizden yola çıkarak olaya açıklık getirelim.

Eğer siyasetçi, çok iyi bildiği bir konuda bile çevresindekilere kendini ve siyasetini anlatmakta zorlanıyorsa, düşündüklerini anlatmak için çırpındıkça etrafındaki insanlar onu anlaşılmaz olarak suçluyor ve ondan uzaklaşıyorsa, sorun kişinin tavır ve davranışlarında, ortamı ve insanları çözme ve anlama konusundaki eksikliğindendir.

Mesele duygulara ulaşmaktır, aynı duygu ortamını yaratmaktır; “Aynı dili konuşanlar değil; aynı duyguyu paylaşanlar anlaşır.”Hz. Mevlâna.

İnsana dair her şey siyasetçinin ilgi alanıdır, ama en çok da insanların hangi ortamda, hangi beklentide oldukları iyi irdelenmelidir. “Önemli olan, söylenenin ne olduğu ya da nasıl söylendiği değil, söyleyenin nasıl anlaşıldığıdır.”  -GuyHunter-

Tıpkı, Sayın Halaçoğlu’nun ve yine bir çok siyasi kimliğin, bir olaya açıklık getirmeye çalışırken, nasıl anlaşılacağını hesap etmeden ettiği kelamla başka bir yanlışa düşmesi, yanlışlar içinde de değerlendirilmesi  gibi…

Kısaca anlatabilmek; yeteneğin kardeşidir.” diyor ve  siyasileri de, kendilerini ve siyasetlerini anlatabilmeleri için anlama ve ifade yeteneklerini daha da geliştirmelerini diliyorum…

Güzel bir ay’a yakışmak, Dualarımızda buluşmak, dileğiyle…

Kalın sağlıcakla….

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

bettilt giriş