DOLAR
8,7710
EURO
10,4538
ALTIN
502,99
BIST
1.399
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
26°C
İstanbul
26°C
Gök Gürültülü
Salı Mevzi Sağanak
26°C
Çarşamba Gök Gürültülü
26°C
Perşembe Mevzi Sağanak
28°C
Cuma Parçalı Bulutlu
28°C
TARİH TEKKERÜR EDER Mİ? Fuat YILMAZER Tarih tekerrürden ibarettir sözünün doğru olduğuna inanmıyorum. Tarih tekerrür etmez ama aynı veya benzer hataları tekrarlarsan aynı veya benzer olaylarla karşılaşmak tabidir. Bu tarihin tekerrürü değil, hataların tekrarı ile aynı veya benzer sonuca varmanın karşılığıdır. Hataların tekrarlanmaması için bilinçlenmek, bilinçli olarak hafızayı taze tutmak...
ZİYA GÖKALP MÜZESİ Kenan EROĞLU Ünlü düşünürümüz Ziya Gökalp konusuna devam ediyorum.  Bu gün Ziya Gökalp’in büyük damadı  Ali Nüzhet Göksel’in  “ZİYAGÖKALP MÜZESİ” açılışı nedeniyle 1956 tarihinde  ulusal ölçekte yayın yapan  “VATAN” gazetesine yayınlanan açıklamasını yorumsuz olarak aktarmak istiyorum.          “ Dün (23 Mart 1956) Ziya Gökalp’ın doğumunun 80. yıldönümü idi. Bu vesile ile Diyarbakır’daki evi...
SECCEDEN SEHPAYA ELMA VE BIÇAK Asena Kınacı MORAL Ş. Adnan Şenel tarafından yazılan “Secdeden Sehpaya Elma ve Bıçak”*, “ismiyle müsemma” diyebileceğimiz bir roman: Yüreği imanlı alnı secdede bir gençliğin sehpalarda, işkencelerde, falakalarda, Filistin askılarında umutlarının ellerinden alınışını anlatmış ve adına da yakışmış. Ak alınlarıyla secdeden sehpaya gidenleri en güzel anlatan...
YUNUS EMRE’YLE HASBİHAL – 13 Ahmet URFALI      Yunus, şairden çok bir filozof ve ahlâkçı idi. Düşüncelerini tasavvufa dayanarak savunmaktadır. Onda tasavvuf kaos içindeki bir toplumda kozmoza varan bir yoldur.                                                   İ.Hakkı Baltacıoğlu 37. Aşk uluları söyledi aşktan kuruldu bu yurt Gönül kardeşliğinin ışığı alınlarda şavklandı Yıldızlardan sağılan sevgiyi çoğaltıp bengisuyla Kırbalar...

BAYRAMLIK… YOLUNMUŞ TAVUK İLE YOLUNMUŞ KAZ’IN HİKAYESİ

BAYRAMLIK… YOLUNMUŞ TAVUK İLE YOLUNMUŞ KAZ’IN HİKAYESİ

 

Bülent Aydemir

MHP Genel Başkan Yardımcısı Edip Semih Yalçın 03.07.2016 tarihinde yaptığı açıklamada değişim isteyen Ülkücüleri yolunmuş tavuğa benzetti. (gazeteleeeer…..)
“Yolunmuş tavuk” denince “Stalin’in tavuğu” aklıma gelir.
Hikaye şöyle;
Stalin, bir gün bütün askerlerini etrafına toplamış. Hepsi el pençe etrafında bekleşirken onlara, halkı kendinize nasıl bağlarsınız? diye sormuş; her kafadan bir ses çıkmış; kimi iyilikten bahsetmiş, kimi paradan; kimi hoşgörüden.

Stalin, etrafında toplanmış, elleri önünde bağlı askerlerine şöyle bir bakmış; bilemediniz!diye haykırmış. Şimdi size halkı nasıl kendinize bağlayacağınızı göstereceğim, bana bir tavuk getirin çabuk! demiş.

Şaşkınlık içinde koşuşturarak bir tavuk bulup getirmişler Stalin’in önüne. Stalin, başlamış tek tek tavuğun tüylerini yolmaya. Tavuk acıdan bağırırken, Stalin de bir tek tüy bırakmamış üzerinde. Nihayet bütün tüyleri yolunan tavuğu yere indirip, bahçe kapısını açıp tavuğu serbest bırakmış.
Can havliyle kaçıp giden tavuk, önce bahçeye fırlamış; ancak tüyleri olmadığı için soğuktan titriyormuş, bu sefer de çalıların arasına girmiş ısınmak için; her tarafı parçalanmış, son çare olarak içeri geri geldiğinde şöminenin yanına yaklaşmış; fakat yanmaya başlamış bu sefer de. Yapacak bir şey kalmayınca zavallı tavuk, ısınmak için onu bu hale getiren Stalin’in paçalarının arasına sığınmış. Stalin boynunu bükerek yanına gelen tavuğu, tek tek yem vererek ödüllendirmiş. Tavuk da bunun üzerine stalin’in peşinden ayrılmaz olmuş.
Askerler büyük bir şaşkınlık içinde öylece bakakalmışlar ve vay be, büyük adamsın Stalin! demişler.
xxxxxxx
Ben değişim istiyorum diye “ yolunmuş tavuğum” öyle mi?
Öyleyse sen de “ YOLUNMUŞ KAZ” sın.
Yolunmuş kaz’ında Hikâyesi var.
Okuyalım:
Çok soğuk bir kış günü padişah, tebdil’i kıyafet gezmeye karar vermiş. Yanına başvezirini alıp yola çıkmış. Bir dere kenarında çalışan yaşlı bir adam görmüşler.. Adam elindeki derileri suya sokup, döverek tabaklıyormuş.
Padişah, ihtiyarı selamlamış:
” Selamunaleykum ey pir’i fani…”
” Aleykumselam ey serdar’ı cihan…”
Padişah sormuş:
” Altilarda ne yaptın ?”
” Altıya altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor…”
Padişah gene sormuş:
” Geceleri kalkmadın mı ?”
” Kalktık…Lakin, ellere yaradı…”
Padişah gülmüş:
” Bir kaz göndersem yolar mısın ?”
” Hem de ciyyaklatmadan…”
Padişahla başvezir adamın yanından ayrılıp yola koyulmuşlar.
Padişah başvezire dönmüş:
” Ne konuştuğumuzu anladın mı ?”
” Hayır padişahım…”
Padişah sinirlenmiş:
” Bu akşama kadar ne konuştuğumuzu anlamazsan kelleni alırım.”
Korkuya kapılan başvezir, padişahı saraya bıraktıktan sonra telaşla dere kenarına donmüş. Bakmış adam hala orada calışıyor..
” Ne konuştunuz siz padişahla…?”
Diye sormuş..
Adam, başveziri şöyle bir süzmüş:
” Kusura bakma. Bedava soyleyemem. Ver bir yüz altın söyleyeyim..”
Başvezir, yüz altın vermiş.
” Sen padişahı, serdar’ı cihan, diye selamladın. Nereden anladın padişah olduğunu..?”
” Ben dericiyim. Onun sırtındaki kürkü padişahtan başkası giyemezdi..”
Vezir kafasını kaşımış.
” Peki, altılara altı katmayınca, otuz ikiye yetmiyor ne demek…?”
Adam, bu soruya cevap vermek için de bir yüz altın daha almış.
“Padişah, alti aylık yaz doneminde calişmadın mı ki, kış günü calışıyorsun? diye sordu. Ben de, yalnızca altı ay yaz değil, altı ay da kış çalışmazsak, yemek bulamıyoruz dedim.”
Vezir bir soru daha sormuş…
” Geceleri kalkmadın mı ne demek ?”
Adam bir yüz altın daha almış.
” Cocukların yok mu diye sordu..Var, ama hepsi kız. Evlendiler, başkasına yaradılar, dedim…”
Vezir gene kafasını sallamış.
” Bir de kaz gönderirsem dedi, o ne demek?…”
Adam gülmüş:
” Onu da sen bul…”
Kalın sağlıcakla.
Ramazan Bayramınız kutlu olsun…

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.