ref: refs/heads/v3.0
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
47,7111
EURO
55,1881
ALTIN
6.660,55
BIST
13.779,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
28°C
İstanbul
28°C
Hafif Yağmurlu
Pazartesi Parçalı Bulutlu
30°C
Salı Az Bulutlu
30°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
31°C
Perşembe Az Bulutlu
30°C
ESKİ TÜRKLERDE DEVLET ve TEŞKİLATI

GELECEK ÇOCUKLARIMIZ DEĞİL, BİZ’İZ!

16 Haziran 2017 18:02
1.296
A+
A-

H. Nurcan YAZICI

 

 

İnsan evlat sahibi olduktan sonra sadece kendi çocuğu için değil, tüm çocuklar için endişeleniyor ve aynı şefkati taşıyor yüreğinde… Ve biliyor ki, bütün çocuklar mutlu ve güvende olursa ancak, kendi çocuğunun da hayatı daha anlamlı ve güvende olacaktır.

 

Dolayısıyla bir anne olarak, benim gündemim de çocuk/larımız hep var.

Ülkemizin gündeminde ise, basında yer alan “ölüm ve şiddet içeren” haberleri dışında neredeyse çocuklarımız yok. Suni gündemlerle o kadar meşgulüz ki,  asıl dert edilmesi gereken konuyu gözden kaçırıyor böyle olunca da, toplumun en derin yarası olarak çözüm bekleyen çocuklarımızla ilgili meseleleri yeterince konuşamıyor, çözüm üretemiyoruz.

 

Gün geçmiyor ki, bir çocuğumuz ya kaçıyor ya da kaçırılıyor. Ya tacize uğruyor ya da çocuk denilen yaşta evlendiriliyor. Yaşam haklarının bilincinde bile olmayan o küçücük bedenler kaldıramayacakları yükler altında eziliyor…

Nüfusumuzun % 29’unu meydana getiren çocuklarımızdan, yarınlarımızdan bahsediyoruz.

 

Her şeye susabilirsiniz ama ne olur ÇOCUKLARA, onların acılarına SUSMAYIN!

Canları acıyorsa, gözleri yaşarıyorsa, gülücükleri gün be gün kayboluyorsa, huzursuz bir sabaha uyanıyorlarsa, bir lokma ekmek için küçücük bedenleri, oradan oraya savruluyorsa, geleceğe korkarak bakıyorlar ve anlam veremedikleri şiddetlerin kurbanları oluyorlarsa susmayın. Hatta avaz avaz bağırın. Ki çocuklar ölüyor…

 

Çocuklarımızla ilgili sorunların çözümünde, bakış açımız, yaklaşımımız ve konuyu ele alırken nereden başlayacağımızı bilmemiz çok önemli. 

Onlar, yanlış evliliklerin, parçalanmış ailelerin, kirlenmiş ve güvensiz toplumların ortamlarına doğan çocuklar… Hırpalanmış, savrulmuş, örselenmiş, susturulmuş, yalnızlaştırılmış, yarınsız bırakılmış çocuklar.

 

İstediğiniz kadar yasal tedbirlerden bahsedin…

Toplumsal kirliliğe, aile kurumunun itibarsızlaştırılmasına engel olacak adımları atamadıktan sonra çocuklarımızla ilgi iç acıtan haberleri duymaya devam edeceğiz.

 

Dolayısıyla toplum değerlerini, sorumluluklarımızı, aile olabilmenin önemini yeniden gündem yapmamız gerekmektedir. Bir gün, bir hafta, bir ay değil, bir yıl boyunca hem de.

Çok basit bir ÇÖZÜMDEN bahsediyorum. Merhamet ve vicdan duygularını öne çıkaracak, ERDEMLİ DUYGULARI yaşamın ilkesi haline getirecek toplumsal bilinç oluşturmak gibi…

Çünkü birey yaşamı öğrenirken, ilk bilgilerini ve algılarını ailesinden alır. Burada kadın asli görevinin annelik olduğunu, baba da, çocuğunun ilkelerini ve umutlarını en önce ailesinden aldığını bilmelidir. Ki çocuk kişiliğini oluşturma aşamasında, davranışlarını büyükleriyle karşılaştırır. Büyüklerini örnek olarak görür, doğrularını çevresiyle edinir.

 

“SAĞLAM ÇOCUKLAR yetiştirmek, BOZULMUŞ YETİŞKİNLERİ DÜZELTMEKten daha kolaydır” denir.

 Unutmayın hiç kimse anne karnından potansiyel suçlu olarak doğmaz. Yetişkin insanın, gelecekte nasıl bir kimliğe ve karaktere sahip olacağı, aile ve toplum tarafından şekillenir.

Cennete açılan kapı annelerimizin ayakları altındaysa, Allah’ın bize bir emaneti olan çocuklarımızı çiğnememeli, çiğnetmemeliyiz!.. Onlara olan görev ve sorumluluğumuzun ilk başında yapmamız gereken de “aile kurumunun” sorunlu işleyişini ortadan kaldırmak olmalıdır. Çünkü; kötülüğü ve kirliliği, erkek veya kadın, biz üretiyoruz… Dolayısıyla GELECEK ÇOCUKLARIMIZ DEĞİL, BİZ’İZ!

Acı ama, böyle giderse, “biz olamadığımız müddetçe” çocuklarımız geleceğimiz ol(a)mayacaktır..

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bağdar Caddesi Escortmadsalads.comhttps://www.salonyjardinlospinos.com/https://ocean.lighthousesuitesinn.com/https://makeup.orangebeauty.com/grandpashabetGrandpashabetgrandpashabetritzbetmecidiyeköy escortgrandpashabetmanavgat escortJojobetpusulabetjojobet girişjojobetchild pornsuperbetinpusulabetgrandpashabetjojobetimajbetmatbetjojobetgrandpashabetgrandpashabetchild pornkavbetjojobet girişjojobetjojobettipobetgrandpashabetpusulabetchild pornjojobet girişgrandpashabetholiganbetholiganbetholiganbetgrandpashabetjojobetjojobetjojobetjojobetbetgitbetgitromabetbetgitcratosroyalbetgrandpashabetbetgitgrandpashabetgrandpashabetbetgitholiganbetesbet girişpalacebetwbahisesbetbettiltsekabet girişbahiscomtambetesbetcashwinvdcasino girişbetpuanteosbet girişpalacebetromabetteosbetbetgit girişromabet girişgameofbetbetgitgameofbet girişgameofbetcratosroyalbetsonbahisbetcio girişpornotipobetbettilt girişcasinolevantjojobetbahiscasinobahiscasinocasibomgrandpashabetcashwincasibombetwoon girişbetwooncasibomGrandpashabet