Ayakkabı Bot ve çizme Günlük ayakkabı Bot ayakkabı modelleri Çizme ayakkabı Terlik ayakkabı Sandalet Babet Spor ayakkabı Topuklu ayakkabı İç giyim Mayo Çorap Fantezi giyim İç çamaşır takımları Sütyen Gecelik Pijama takımı Gece elbisesi Plaj giyim Giyim Büyük beden Tesettür Etek Trenckot tarz eşofman takımları bayan Mont Gömlek Pantolon T-shirt Sweatshirt Kırmızı elbiseler Ceket Çanta Çanta aksesuarlar Bebek bakım çantası Spor çanta Okul çantası Laptop çantası Portföy çanta Bel çantası Postacı çantası El çantası Sırt çanta Bebek bakım çantası Omuz çantası

ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
18,5039
EURO
18,1433
ALTIN
988,22
BIST
3.179,99
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
25°C
İstanbul
25°C
Hafif Yağmurlu
Pazar Açık
23°C
Pazartesi Az Bulutlu
21°C
Salı Az Bulutlu
19°C
Çarşamba Az Bulutlu
19°C

ÇİFTE VAV’IN İZİNDE

ÇİFTE VAV’IN İZİNDE
15.02.2019
0
A+
A-

İki Akademisyen – İki Şiir Kitabı

-2-

ÇİFTE VAV’IN İZİNDE

                    Edip KEMÂL

 

 

Bir önceki yazımızda Selcen Öner’in “GÖNLÜMÜN GÖKKUŞAĞI” adlı şiir kitabını tanıtmağa çalışmıştım. Bu kere, gene bir akademisyen, A. Yılmaz SOYYER’in yukarıda adını verdiğim gerçekten son yıllarda okuduğum usta işi kitabını, eserin tanıtımını yapan şairin gençlik arkadaşı Prof. Dr. Nurettin Öztürk beyin yazısından alıntılar da yaparak, bu görevi naçizane yerine getirmek istiyorum. Evet, bu benim kanaatimce bir görev. Tevazuunun zirvesinde yaşayan, böylesi güzel şiirleri kitap şekline getirmeyi ihmal eden birinin eserlerini hiç olmazsa bir kaç kişiye duyurmak elbette bir görev.

A.Yılmaz SOYYER Konya’nın Ereğli ilçesinde doğmuş. 1986 yılında A.Ü. İlâhiyat Fakültesi’inden mezun olmuş. Devlet ve Osmanlı arşivlerinde uzman olarak çalıştıktan sonra 1992 yılında İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde doktorasını tamamlamış. 1989 yılından beri Alevi-Bektaşi Geleneği eksenli çalışmalar yapmaktadır. Çalışmalarına Bektaşilerin “Çelebiler” koluyla başlamış ve doktorasını bu konu etrafında sonuçlandırmıştır. Sonra Bektaşiliğin kapanış dönemine (1826) yönelmiş ve çağdaş bağlamda da “Babagân” kolu üzerinde çalışmalarına devam etmiştir. İstanbul’da Osmanlı Döneminden kalmış hemen hemen bütün mezar taşlarını fotoğraflamıştır. Gerek Osmanlı Arşivinden fotokopi olarak alınmış Bektaşilerle ilgili belgeler, gerekse İstanbul kütüphanelerindeki Bektaşî el yazmalarının “cd” şeklinde fotoğraf kopyalarından oluşan arşive de sahiptir.

İLMÎ ESERLERİ:

Türk Sosyolojisinin Başlangıcında Bedi Nuri.

Sosyolojik Açıdan Alevi Bektaşi geleneği.

Bir ideolojinin İzdüşümü Taliban

19. Yüzyılda Bektaşilik.

ROMANLARI:

Çerağlar Uyanırken

Semah Aşka Doğrudur.

Mevlevi.

Şu Bizim Bektaşiler.

VE ELİMİZDE OLAN ŞİİR KİTABI:

Çifte Vav’ın İzinde.

 

Şairin kırk yıllık dostu Prof.Dr. Nurettin Öztürk kitabı tanıtırken şunları söylüyor:

“Demlenmiş bir şiirdir Soyyer’in şiiri. Kırk yılın demi tüter üstünde… Ülkücü mayanın üzerine akademik birikim eklenmiş, onun da üstüne akılla aşkın, kurguyla gerçeğin, tarihle güncel olanın kaynaştığı romanlar kanat germiştir. Pençeleri bilimden, kanatları Mevlevi ve Bektaşi kollarından oluşan bir kartalın çift başını ise aşk ve dava, aruz ve hece ile yazılmış şiirler taçlandırır. Bu kartalı tanıdığım, dost olduğum, uçuşlarına tanık olduğum için bahtiyarım. Şimdi durulmuş, dinmiş bir dağ doruğunda gönlünün ütopyasını kurmuş yaşayan bu Garuda’nın muhterem eşine ve sevgili torununa adadığı bu şiirleri hem birer sanat eseri, hem de yazarın, çağın ve devrin aynası olarak ana çizgileriyle değerlendirmeye geçebiliriz.”

Dedikten sonra Öztürk, şiirlerin tahlilini yapıyor ve yazınsı şöyle sonlandırıyor:

“Dört mevsimi, elvan elvan renkleri, çiçekleri, eteklerinde ve yamaçlarında yaşayan Yörükleriyle Davraz dağı bütün bir sistem ve bütün bir dünyadır. Mesleklerden sanatta, sanatlardan şiirde, kentlerden Isparta’da, dağlardan Davraz’da, sevgilerden aile ve torun sevgisinde, makamlardan nevada karar kılan Soyyer bir bilim adamı olarak bilimsel kitapları, roman ve şiir kitaplarıyla diline, ülkesine, insanlığa borcunu fazlasıyla ödemiştir. Onun yitimi Türklüğü eksiltir.”

Sayın Öztürk’ün kısaca özetlediğim tanıtımından sonra, benim söyleyeceklerim pek yavan kalacak. Bu sebepler şairin şiirlerinden örnekler vererek bu yazıyı sonlandırmak istiyorum:

DÜŞLER

Bir saat sarkacı var eski zamandan kalma

Tik taklarla ruhumu asrına çağırıyor

Bir küheylan düşümde zincirlerini kırıyor

Ve düşüyor avcuma salınan zamandan kor

Akça ağaçtan oyma kızıl kemandan kalma

 

Yeşeren yaprakların Ardında kızıl elma

Gel benim kokumu tat diyerek bağırıyor

Gelin al duvağını takmış yuva kuruyor

Gidenleri özlüyor kalanlara hayat zor

Yüz yıl yaşayanların yurdunda kızıl elma

 

BİR LEYLA HİK YESİ

Leyla’nın saçları yüzüne düşmüş

Mecnun de ki ay tutulmuş bu gece

Leyla ayda unutulmuş bu gece

Huzmelerle iner altınla gümüş

Söylerler: O,sırrı bulmuş bu gece

Bir an gelir aynen gerçek olur düş

Oku Fuzulî’den bir kuş bu gece

Mecnun hatırlar da ezer sözünü

Bu hikâye yakar aşkın közünü

Gönül sarhoş, hâneberduş bu gece

 

AĞIT

Fırat Çakıroğlu’na

Son kefensiz alperene şân oldu

Dedem Korkut durdu söyledi adın

Daha bir fidanken Kahraman oldu

Nâmı bin yıl yâd olunsun Fırat’ın

 

İletsin Hallâk-ı Cihân’a cibrîl

Toprağa karıştı bir al karanfil

Savurdu ardından yel ifil ifil

Uçmağa yükselen şahlanmış atın

 

O hançer gizlenip ay ışığında

Değildir gecede uymaz kında

Ne arar Azrail düğün çağında

Sanki taşımakta cennet beratın

 

Biçilen gök ekin hak mı erenler

Bu tâlih kara mı ak mı erenler ?

Yere düşen bir bayrak mı erenler

Yeniden kapkara çağlar mı yakın?

 

Allahım sabrımı sabr-ı cemîl kıl

Yüce Resûlünü bize Delîl kıl

Rahmetini üstümüze sebîl kıl

Azmimiz aşkınla dövülsün çın çın

 

DEĞİŞİM

Tanrı ister yolcuya yön gönderir

Çarık yollar, başına gön gönderir

Bin yıllık nöbeti teslim ederek

Umay Ana Hızır’a don gönderir

 

Hızır-İlyas girer Umay donuna

Çocukların sevgi sarar boyuna

 

Oğuz Kağan gelir Müslüman olur

Sırtlanır tevhidi, pek yaman olur

Alp Er Tunga düşünce Şehname’ye

Afrasyab nâmında pehlivan olur

 

Her doğan kahraman, at Yörük olur

Bu meydanda Ali bile Türk olur

 

KADER

Gerçek ehli giyinsin çizmeleri

Yarın yılan uyanacak dediler

Görmez misin ki şu göz süzmeleri?

Bıçak döşe dayanacak dediler

 

Dost nerdedir, düşman nerde bilmeden

Atılan ok yüreğimi delmeden

Azrail dünyaya henüz gelmeden

Giysin kana boyanacak dediler

 

Vakit tamam oldu ferman dürüldü

Bin bir asker gayrı çöle sürüldü

Kara baykuş ufuklarda görüldü

Gök yanacak yer yanacak dediler

 

Belki kıyâmete bir çeyrek kala

Gelip Ötüken’den yine dört nala

Tâ ezel bezminde açılan fala

Türk milleti inanacak dediler

 

TAŞA KAZILI DİL

Yuluğ Tigin’le ses bulur tamgalar

Dilim Yenisey’de taşa kazılır

Dağ keçisi kağanlığı damgalar

Bütün haşmetiyle başa kazılır

 

Soğuk mermerlerle kucak kucağa

Yaşayıp ulaşır dünden bu çağa

Ötüken’den nakledilen ocağa

Sanmayın ki bu dil boşa kazılır

 

Kaç lisan var taştan taşa nakleden

Sonsuzluğun esrârını akleden

Amca buyruğunu hekkedip yeğen

Sanki sözler tâ güneşe kazılır

 

Atam Bilge Kağan boşa buyurmaz

Sözün Türk’e söyler taşra duyulmaz

Töre iner gayrı ne söylense az

Kâh alına gâhi döşe kazılır

 

Türkülerle kızlar sunar şerbeti

Kızıl Kam’ın yankılanır sohbeti

Atlar uçar ve Tengri’nin âyeti

Bucak bucak köşe köşe kazılır

 

DİL KAZANI

Dayadım da gök çınara belimi

Kazanın altına vurdum közü ben

Vav çekip kaynattım anadilimi

Özenerek dizdim bin bir sözü ben

 

Kara kazan fokurdadı ben coştum

Coştukça şiirin peşinde koştum

Kaf Dağı’nda Ankâ denen bir kuşdum

Bahar ettim sözle bunca güzü ben

 

Kimden dinlerim ben söylerim kime?

Her çiçekten topladım bir kelime

Kazan için biriktirdim elime

Kattım da şiveme baldan özü ben

 

UYGURLAR

-Doğu Türkistan’ın masum insanlarına-

Gök susuz, yer kıraç, baharlar tutsak

Umut diyarında kapılar gizli

Çocuklar kaç yıldır soluk benizli

Gençler yürüyorlar hep ağır aksak

Masallar hiç değil göllü denizli

Bebeklere ninni söylemek yasak

Anneler hıçkırık dinlendiriyor

Yükselen dualar Tanrı’ya uzak

Ve zaman ateşi küllendiriyor

 

Gök susuz, yer kıraç, baharlar tutsak

Türkçeye vurulmuş bir koca kilit

Uygur’un kanından yapılmış tirit

Kurulmuş her ağaç altına tuzak

Yollar mühürlenmiş vermiyor geçit

Kafataslarından oyulmuş çanak

Çin sarısı kükürt gözleri yakmış

Yüz yıldır gözyaşı bilmiyor durak

Uygur’u talihi çölde bırakmış

 

KONYA

Gökyüzü perde perde mavi atlas kaplanır

Degâhta hicaz âyin her demde tekrarlanır

 

Yükselen minareler ulaşır bulutlara

Burada filizlenir bitkiler umutlara

 

Sanki her şey büyülü, diner gönül ağrısı

Gönüllere nakşolur Mevlâna’nın çağrısı

 

Mukaddestir bu iklim, bu toprak cennet kokar

Ve bir nehirdir Konya içinden târih akar

 

Üçler durmuş bir yana, yediler bir tarafta

Dün, bugün ve gelecek Konya’da aynı safta

 

Şu gönlümün incisi, ruhumun şâheseri

Mesnezî’nin yıllardır berdevamdır değeri

 

Bu beldede benliğim öz benliğini bulur

Konya’da geçen zaman bir anda târih olur

 

NAAT-I ŞERİF

Gönül hânemde ummânsın,cihansın “Yâ Resûlallah”

Şu mansûr neyde bin yıldır Nîhansın “Yâ Resûlallah”

 

Dizim tutmaz, gözüm görmez, karârım kalmaz aşkından

Doğarsın binbir esmâdan ayansın “Yâ Resûlallah”

 

Ne dilberler görüp geldim, ne güller geçti bezmimden

Yeter çeşmim bu rü’yadan uyansın “Yâ Resûlallah”

 

Uzanmaz, gayra el vermez, senin dâmânın ister hep

Nasıl gönlüm cemâlinsin dayansın “Yâ Resûlallah”

 

Efendimsin, meded senden, dilim ikrâr eder her dem

Alî olsun o îmânla inansın “Yâ Resûlallah”

 

Zemîn aşkınla nûr olmuş, zâman aşkınla âteş-bâr

Şefaat kıl sen yârsın, cenansın “Yâ Resûlallah

Escort Kayseri Escort Ardahan Escort Balıkesir Escort Nevşehir Escort Muş Escort Tunceli Escort Niğde Escort Şırnak Escort Giresun Escort Çanakkale Escort Manisa Escort Afyonkarahisar Escort Tekirdağ Escort Kars Escort Ankara Escort Polatlı Escort Mamak Escort Çankaya Escort Haymana Escort Sincan Escort Keçiören Escort Pursaklar Escort Etimesgut Escort Aydın Escort Kırklareli Escort Trabzon Escort Ordu Escort Konya Escort Siirt Escort Kahramanmaraş Escort Artvin Escort Kilis Escort Yalova Escort Batman Escort Van Escort Eskişehir Escort Antalya Escort Muratpaşa Escort Kemer Escort Kaş Escort Alanya Escort Konyaaltı Escort Manavgat Escort Kumluca Escort Tokat Escort Bayburt Escort İstanbul Escort Sancaktepe Escort Bağcılar Escort Kayaşehir Escort Mecidiyeköy Escort Fulya Escort Beşiktaş Escort Zeytinburnu Escort Kartal Escort Tuzla Escort Küçükçekmece Escort Üsküdar Escort Merter Escort Güngören Escort Sarıyer Escort Bayrampaşa Escort Çatalca Escort Esenler Escort Bakırköy Escort Kadıköy Escort Maltepe Escort Şerifali Escort Çekmeköy Escort Kağıthane Escort Beylikdüzü Escort Başakşehir Escort Kurtköy Escort Beykoz Escort Ataşehir Escort Sultanbeyli Escort Esenyurt Escort Fatih Escort Eyüpsultan Escort Avcılar Escort Büyükçekmece Escort Beyoğlu Escort Nişantaşı Escort Pendik Escort Bahçelievler Escort Ümraniye Escort Şişli Escort Kocaeli Escort İzmit Escort Gebze Escort Karaman Escort Ağrı Escort Rize Escort Adana Escort Seyhan Escort Çukurova Escort Amasya Escort Erzincan Escort Kastamonu Escort Malatya Escort Yozgat Escort Mersin Escort Anamur Escort Yenişehir Escort Akdeniz Escort Erdemli Escort Mezitli Escort Silifke Escort Edirne Escort Çorum Escort Gaziantep Escort Şehitkamil Escort Şahinbey Escort Nizip Escort Isparta Escort Karabük Escort Düzce Escort Gümüşhane Escort Kırıkkale Escort Bartın Escort Burdur Escort Uşak Escort Adıyaman Escort Muğla Escort Dalaman Escort Marmaris Escort Milas Escort Datça Escort Fethiye Escort Bodrum Escort Samsun Escort İlkadım Escort Atakum Escort Aksaray Escort Bilecik Escort Şanlıurfa Escort Zonguldak Escort Osmaniye Escort Sakarya Escort Bingöl Escort Kütahya Escort Elazığ Escort Bursa Escort İzmir Escort Konak Escort Çeşme Escort Gaziemir Escort Buca Escort Bayraklı Escort Karşıyaka Escort Urla Escort Balçova Escort Bornova Escort Bergama Escort Çiğli Escort Bolu Escort Bitlis Escort Diyarbakır Escort Sivas Escort Iğdır Escort Denizli Escort Sinop Escort Erzurum Escort Kırşehir Escort Çankırı Escort Mardin Escort Hatay Escort Hakkari
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.