ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
17,9331
EURO
18,4099
ALTIN
1.039,38
BIST
2.864,25
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
30°C
İstanbul
30°C
Açık
Pazar Hafif Yağmurlu
27°C
Pazartesi Az Bulutlu
29°C
Salı Az Bulutlu
29°C
Çarşamba Az Bulutlu
30°C

GÖNLÜMÜN GÖKKUŞAĞI

GÖNLÜMÜN GÖKKUŞAĞI
13.02.2019
0
A+
A-

           İki  Akademisyen – İki  Şiir Kitabı

                           Edip  KEMÂL

-1-

GÖNLÜMÜN GÖKKUŞAĞI 

          

    Meşhur bir inanıştır. Türkiye’de herkes çok gençken, hatta çocukken şiir yazar, ileriki yıllarda pek azı şairliğini devam ettirir. Bu bir yetenek ve heves işidir. Şiir yazmak, şair olmak için sadece o dünyanın içinde olmak elbette şart değildir. Şiir dünyamızı süsleyen, kültürümüze katkıda bulunan hemen bütün şairlerimizin     hayatını idame ettirmek için bir mesleği vardı. Bu kaçınılmazdır. Çünkü şiir yazarak karın doymaz.

    Genç yıllarımızda Zeren isimli bir edebiyat-sanat dergisi yayınlamıştık. Ben derginin daha çok, dergiye yayınlanması için gönderilen şiir ve hikâyelerin seçimiyle ilgili idim. Dergi adresi olan posta kutumuza yağmur gibi şiir ve pek az da hikâye gelirdi. Bunları yayınlanmak üzere seçer, seçemediklerimizi neden seçmediğimizi, yazarını üzmemek için büyük hassasiyet göstererek dergide yayınlardım. Bazen de yazarlarından şiir kitapları gelirdi. Uygun olanların tanıtımını yapmak da benim işimdi.

    Dergi kendini epeyce tanıttığı bir zamanda posta kutumuza bir şiir kitabı geldi. Yazarı, bir süre önce kaza sonucu vefat eden Zeynep Melisa Erdönmez’di. Kitabın adı UMUT PEMBELERİ. Şiirleri önce ben, sonra arkadaşlarımla beraber okuduk. Duyulmamış bir isimdi. Ama şiirler bir usta kalemden çıkmış gibi idi.  Sonra kendisi ile tanıştık. Bir sonraki zamanda da bir süreliğine derginin yazı işlerini yüklendi.

    Melisa Erdönmez, özel bir liseyi bitirdikten sonra İstanbul Belediyesi Konsevatuarı’nın tiyatro bölümünde okuyordu ve orayı bitirdi. Orada rahmetli aynı mahallede oturduğumuz, fakat o zaman tanışmadığımız Savaş Dinçel’i, şu anda İngiltere’de olan Türk sinemasının klâksikleri arasına giren Metin Erksanın rejisörü olduğu “Sevmek Zamanı” adlı sinema filminin baş oyuncusu Sema Özcan’ı, sinema ve tiyatro oyuncusu rahmetli Yaman Tüzcet’i, pek çok, ileride adını duyuran sanatçılarla tanıştık ve uzun zaman bazılarıyla beraber olduk.

    Bu girişi neden yaptım? Büyük şair Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın İstanbul-Aksaray’da KİTAP adlı bir kitapevi vardı. Biz oraya dergimizin satılması ve duyurulması için gider, şairimizle de vakit buldukça konusu şiir olan sohbet etmeğe çalışırdık. Melisa kitabı kendi parası ile bastırmış ve fakat yayamamıştı. Onunla, Dağlarca’nın kitapevine giderek kitabı gösterdik, orada bırakarak tanınmasını sağlamağa çalıştık. Rahmet Dağlarca, şiirlerden bazılarını okudu, sonra: “Kadınlar şiir yazmağa küçükken başlar, sonra vazgeçerler.  Ama sen her halde bu işi ciddiye alıyorsun” diye Melisa’yı teşvik edecesine konuştu. Gerçekten Zeynep Melisa Erdönmez pek çok kitap yazdı, televizyon programı yaptı. Edebiyat ve sanat çalışmalarını vefatına kadar sürdürdü.

    Bizim edebiyat tarihimize geçen pek önemli hanım şairlerimiz vardır. İstanbul, Laleli’de iki sokağa isimleri verilen Nigar Hanım, Şair Fitnet ve diğerleri; Leyla Sağ, Zeynep hatun, Mihri Hetun, Makbule Leman, İhsan Raif, Yaşar Nezihe, Şuküfe Nihal, Halide Nusret Zorlutuna, Gülten Akın, Zeren dergisinin açtığı şiir yarışmasında pek çok erkek şairi geride bırakarak birincilik ödülünü kazanan Necla Aysan, bir zaman Otağ dergisini yayınlayan rahmetli arkadaşım Mübeccel İzmirli…

    SELCEN ÖNER- GÖNLÜMÜN GÖKKUŞAĞI

    Şairlerin en önemli şiirleri olgunluk çağlarında yazılmıştır. Şu anda elimde olan SELCEN ÖNER’in  GÖLÜMÜN GÖKKUŞAĞI adlı kitabı, genç yaşına rağmen sanki bir olgunluk eseridir.

    Şiir aklın ve kalbin buluştuğu yerdir. Selcen Öner, 1977’de doğdu. Liseyi İstek Vakfı Kemal Atatürk Lisesi’nde, lisans öğrenimini İstanbul Üniversitesi Uluslar arası İlişkiler Bölümü’nde tamamladı. Yüksek Lisansını Marmara Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslar Arası İlişkiler (İng.) Bölümünde bitirdi. Doktorasını Marmara Üniversitesi AB Enstitüsü, AB Siyaseti ve Uluslar arası İlişkiler (İng.) Anabilim Dalı’nda yaptı. 2015’te doçentlik unvanını aldı. 2008 yılından beri Bahçeşehir Üniversitesi İktisadi İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak çalışıyor. Yazarın 2011’de yurtdışında basılmış “Turkey and the EU: The Question of Europeanı Identity” ( Türkiye ve AB: Avrupa Kimliği Sorunu) adlı bir kitabı var. Ayrıca pek çok uluslar arası ve ulusal dergi ve kitapta yayınlanmış makaleleri bulunuyor.

    Bilgileri kitabından aldım. Bir kültür insanının kalbiyle buluşarak yazdığı, gerçekten olgunluk şiirleri olduğunu gösteren sevgiye dayalı eserler bunlar:

 

YAZIYORUM ÖYLEYSE VARIM

İçimdeki kelimeler nehir olmuş akmış

Kalbimde patlamaya hazır

Bir kelime volkanı saklıymış

Tanrı beni kelimelerden yaratmış

İçime şiirler saklamış

Kelimeymişim, hikâyeymişim

Şiirmişim, romanmışım ben

Aslında yazarken yaşarmışım

Gerçekten öte bir âlemdeymişim ben…

Kitaba adını verdiği şiir:

GÖNLÜMÜN GÖKKUŞAĞI

İlk renkler dünyası dersini Gaudi’den almışım ben  

Her hikâyede içimdeki bir rengi bulmuşum ben

Gönlümdeki sevgi tam bitti sandığım anda

Her yağmur sonrası GÖKKUŞAĞI olup yeniden doğmuşum ben.

 

ERGUVAN ME VSİMİ adlı şiirden:

Erguvan Mevsimindeyim

Çiçekler açmış ruhumda kıpır kıpır

Koşasım var kırlarda

Çiçekler toplayasım var.

 

Erguvanlar açmış gönlümde

Yeni başlangıçlara

Işıl ışıl gözlerim umut dolu..

……………………………………….

 

İşte annesi için gönlünden kopan şiir:

ANNE

Cansın sen, canından bir parça veren

Aşksın sen, yavrusunu tutkuyla seven

Anasın sen, kızsan da sevgisi hiç tükenmeyen

Yuvasın sen, şefkatinle evini şenlendiren

Huzursun sen, sevginle tüm aileni sarıveren

Bir tanesin sen, sevgisi hiç kimseninkine benzemeyen.

 

Ve babası Sakin Öner için yazdığı bazı kıtalar:

BABAMA

Dünyanın en tatlı, saf ve zeki babasıymış

Bir ömür çalışıp çabalamış

Hiç bıkıp usanmadan

Hayatını Eğitime adamış

………………………………………

Kötü anıları hep silmiş

Geleceği hep umutla hayal etmiş

Kaç yaşına gelse de

İçindeki çocuk onu hiç terk etmemiş.

…………………………………………………….

Hayatı zorluklarla geçse de

Sevgiyle geçmiş tüm engelleri

Sevgi değneğini değdirip

Yeşertmiş tüm çevresini.

…………………………………………………………

İkimiz de birer hayalperest romantikmişiz

Yazarken başka bir âlemdeymişiz

Ben 30, o 60’ken arkadaş olmuşuz

Bir birbirimizi bulmuşuz.

………………………………………………………….

 

Duyguların doruğa çıktığı şiir:

SESSİZLİK SENFONİSİ

Ne müthiş bir huzur saklıymış bu sessiz senfonide

Ne derin anlamlar gizliymiş bu sözsüz bilmecede

Ne büyülü bir besteymiş bu sessizlik senfonisi

Aşkın tüm sırları bu sessiz senfonide gizliymiş

Bu kaçıncı senfoni bilmem ama bu hepsinden ötesiymiş.

………………………………………………………………………………………

 

Şair umudu bu dizelerle ne güzel anlatmış:

SAKLI GÜNEŞ

Bazen aniden gün geceye dönse de

Her gece güneşi saklar derinliğinde

Bazen sızılar vücudumuzun her yerinde gezinse de

Gün gelir güneş doğar tüm hücrelerimizde…

…………………………………………………………………….

 

Her insan ve özellikle sanatçılar hiçbir zaman ulaşamayacakları huzuru arar.  Belki de insanlardan uzak, bulutlar arasında bir güneştir huzur ve elbette mutluluk.

BULUTLARIN ÜSTÜNDE

Bulutların üstünden baktım dünyaya bugün

Bir uçağın penceresinden

Güneşe doğru uçtum bugün

Hiç batmasın diye

Zamanın tersine aktım bugün

Hiç bitmesin diye.

 

Hayatım film şeridi gibi aktı gözlerimin önünden

Şehirler, hikâyeler, insanlar…

 

Her yerde aradım hayatın gizemini

Bulutların üstündeymiş huzur

Dünyaya en tepeden

Kendine en uzaktan baktığın yer

Bir uçağın penceresiymiş

Güneş, bulutların arasında gizliymiş.

 

Şair henüz ömrünün ilkbaharında ama şiirleri olgunluğun  meyveleri gibi. Daha önce söyledim; akıl ve gönül birleşince işte böyle, bir olgun meyve gibi tadına doyum olmaz şiirler meydana gelir. Ben SELCEN ÖNER’in bu işi yarım bırakmayacağına inanıyorum. Ümit ediyorum ki, ileride şiir konusunda adından söz ettirecek bir şairle, GÖNLÜMÜN GÖKKUŞAĞI adlı kitabıyla buluştuk. Başaracağından eminim…

 

         

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

bettilt giriş