DOLAR
8,2364
EURO
10,0327
ALTIN
484,91
BIST
1.441
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
24°C
İstanbul
24°C
Gök Gürültülü
Pazar Parçalı Bulutlu
21°C
Pazartesi Az Bulutlu
20°C
Salı Az Bulutlu
20°C
Çarşamba Az Bulutlu
21°C
ÜLKÜCÜ ŞEHİT BEKİR YÜCEL’E SONSUZ RAHMETLE…  Efendi BARUTÇU  “Vurulup tertemiz alnından uzanmış yatıyor; Bir hilal uğruna Ya Rab, ne güneşler batıyor!” Türk İslâm Ülküsü davasının 1970’li yıllardaki Ülkücü gençlik liderlerinden,  Bursa Ülkü Ocakları’ndan yakın çalışma arkadaşımız, okul arkadaşımız, kardeşimiz, Bekir Yücel’i şehadetinin 42. yıl dönümünde dinmeyen gönül acılarımızla, sonsuz rahmetle...
YUNUS EMRE’YLE HASBİHAL-7    Ahmet URFALI        Yunus bana buğday gerek demişse, bu insanın önce karnının doyması, yani yaşaması gerektiğinin vurgulanmasıdır, bu dünyanın hakkını vermenin kaçınılmaz olduğudur, çünkü himmetle ulaşılan yüce değerlerin taşıyıcısı biyolojik varlığımızdır. Buğdayı aldıktan sonra da himmeti istemesi buğdaya takılıp kalmadığını, dünyaya bağlanmadığını, maddeyi aşmaya hazır olduğunu gösteriyor.   ...
EMİNE IŞINSU ABLAMIZA VEDA Efendi BARUTÇU 6 Mayıs 2021 Perşembe günü ahiret yurduna yolcu ettiğimiz sanatçı, edebiyatçı, yazar Emine Işınsu Öksüz’ün 1970’li yılların Ülkücü Türk Milliyetçisi gençliğinin fikrî şahsiyetinin oluşmasında büyük bir payı vardır. Her biri bir başka güzellikte ölümsüz eserleri ve -o tarihlerdeki yazar kadrosuyla -fikrî seviyesine günümüzde bile...
Dostlar Yaşlı  Öküzün Durumuna  Düşmeyelim Kadir KESKİN              Bir köylünün bir yaşlı öküzü varmış. Biri ölünce yanına ikinci bir öküzü alıp çift sürme imkânı olmadığı için öküzünü köyün sürüsüne koymuş. Sürü de genç danalar olduğu için hep yaşlı öküzü dövmüşler, onu süsmüşler ve hep horlamışlar. Yaşlı öküz, bunu kaderi kabul edip...

ÇOCUK DOSTU KENTLER İNŞA EDİN…

ÇOCUK DOSTU KENTLER İNŞA EDİN…

ÇOCUK DOSTU KENTLER İNŞA EDİN…

 

H. Nurcan Yazıcı 

Ülke gündeminde en fazla yer alan konu çocuk.

Ne yazık ki çocuklarımız sevgileriyle, başarıları ve renkleriyle değil, taciz ve tecavüz haberleriyle yer alıyor…

Çocuk haberlerinin içeriği vicdanlarımızı kanatıyor. Öfkemizi kabartıyor, bizi suçluluk duygusuna, kedere ve umutsuzluğa sürüklüyor… Çünkü çocuklarımız savunmasız, kötülüklerin nerden ve nasıl geleceğini bilmiyor.

Toplum ve YETKİLİLER ise her acı olaydan sonra sadece öfkesini ifade etmekle yetiniyor.

Ne yazık ki, büyüklerin sorumlulukları; neler yapılması gerektiği ve istismarı kolaylaştıran koşullar tartışılmıyor… Toplumsal bir sorun olan çocuk taciz olaylarının nasıl çözüleceği üzerine konuşulmuyor.

Kısacası suçla yüzleşen bir toplum değiliz…

Ne yetkililer ne de toplum, Türkiye nüfusunun üçte birini oluşturan çocukların ihtiyaçlarını ve korunmasını öncelikli sorumlulukları olarak görmüyor.

Kadına şiddet konusunu konuştuğumuz kadar çocuklarımıza olan şiddeti konuşmuyoruz…

STK’lar “kadın dostu” belediyeleri takip ettiği kadar “çocuk dostu” belediyelerin takipçisi olmuyor…

Aile kurumu çocuk sorumluluğunu taşıyan bireylerin birlikteliğinden oluşmuyor…

Aile ortamları, sevinç ve üzüntülerin paylaşıldığı, sorunların tartışıldığı bir ortam olmaktan çıktı. Anne ve babalar, çocuklarının maddi ihtiyaçlarını dert edindikleri kadar, manevi ihtiyaçlarını ve güvenliğini dert edinmiyorlar..

Çocuklarımız büyük bir baskı altında…

Bir çok anne baba kent sokaklarına güvenmediği için çocuklarını, televizyon ve bilgisayara hapsederek onları koruduklarını zannediyorlar.

Yerel yönetimlerin çocuk güvenliği, çocuk mutluluğu gibi bir derdi ve projesi yok.

Özellikle topluma en yakın hizmet birimi olan belediyelerin, çocukların ihtiyaçlarıyla ilgili (oyun parkları, sosyal alanlar gibi) projeleri ciddiyetten uzak.

Devlet hassasiyetini çocuklar üzerine kurgulamıyor… Hukuk, çocuklarımıza yapılanları, suçluları, bir şekilde affeden olabiliyor…

Tekrar tekrar kötü haberler duymak istemiyorsak; devlet, aileler, yerel yönetimler ve belediyeler artık bu işi ciddiye almalı… Çocuklarımızın okul dışında da, kendilerini geliştirecekleri ve arkadaşlarıyla paylaşımda bulunacakları, koşup oynayacakları, güvenlikli sokaklara, sosyal alanlara ve ortamlara ihtiyacı var.

Önceliğimiz ve gündemimiz temiz toplum ve çocuklarımızın mutluluğu olmalı.

Çocuklarımızın korunmasını, sağlığını, beslenmesini ve eğitimini bütüncül şekilde ele almalıyız. Yoksa, çocuklarımızı geliştiremez, mutlu edemez, yarınlara hazırlayamayız.

 

“…Kim emanete hıyanet ederse, kıyamet günü, hâinlik ettiği şeyin günahı boynuna asılı olarak gelir” (Âl-i İmrân 3/161).

Sonuç olarak; Yerel yönetimler, bu kentler size emanet… Emanetinizin içinde ki en büyük sorumluluğunuz ise çocuklarımız… Gerekeni yapın.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.