DOLAR
8,3968
EURO
10,1728
ALTIN
503,33
BIST
1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
23°C
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Salı Gök Gürültülü
22°C
Çarşamba Gök Gürültülü
22°C
Perşembe Gök Gürültülü
26°C
Cuma Gök Gürültülü
27°C
NATO ZİRVESİNE DOĞRU Efendi BARUTÇU ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR  Bugün Brüksel’de yapılan NATO zirvesinde gözler Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la ABD Başkanı Con Baydın arasındaki görüşmeye çevrilmiş durumda. Bu zirve ABD açısından yirminci yüzyılın yeniden tanzimi anlamını taşımaktadır. Bir önceki ABD başkanı Tıramp’ın Afganistan’daki Irak’taki ve dünyanın diğer muhtelif bölgelerindeki askeri varlığını...
OSMANLI’NIN LAİKLİĞE BAKIŞI Volkan Yaşar BERBER             Osmanlı son dönemlerinde yeni çağa ayak uydurabilme babında bir takım önergelerde bulunmaktan geri kalmamıştır. 1872’de Eyvah draması birden fazla evliliğe karşı, 1875 yılında Açık Baş isimli komedisi halkı dini alet ederek sömürenlere karşı sunulmuş olup destekte görmüştür. Avrupa’dan alınan her şeyin red edilmeyip bilakis...
ZİYA GÖKALP   Kenan EROĞLU              Bir süredir paylaştığımız Ziya Gökalp konusuna Kadircan Kaflı’nın görüşleri ile devam ediyoruz.            Yazı okunurken 1956 şartlarında yazıldığı unutulmamalıdır. Tek parti döneminin zapturapt uygulamaları, inanç ve fikir yönünden toplumun Batılılaşma-Çağdaşlaşma gibi belirsiz bir yöne doğru evirilmeye çalışıldığı zamanlardan de geçilip 1956’lara gelindiği de unutulmamalıdır.              Garip ve çeşitli uygulamalarla...
SÜMEYYE’NİN İMANI Asena Kınacı MORAL Ben milletim uğruna adamışım kendimiBir doğrunun imanı, bin eğriyi düzeltir.Zulüm Azrail olsa, hep Hakk’ı tutacağım                                                          Mukaddes davalarda ölüm bile güzeldir....

BİZİM MONŞER’LER KONUŞUR DA KONUŞUR

BİZİM  MONŞER’LER  KONUŞUR  DA  KONUŞUR
12.04.2020
0
A+
A-

“BİZİM  MONŞER’LER  KONUŞUR  DA  KONUŞUR

Kenan EROĞLU

Odgurmuş: Monşerler toplanın bakalım. Sizi imtihan edeceğim.

Monşerler.. Monşerler, beni dinleyin.

Monşer-1; Ne imtihanı,

Monşer-2; Hangi imtihan.

Monşer-3: Şimdi imtihanın sırası mı?

Monşer-4: Biz çocuk muyuz?

Monşer-5; Ben hazır değilim.

Monşer-6: Millet hazır mı?

Monşer-7: Ben iyi çalıştım hazırım.

Monşer-8: Çok geç kalmış bir imtihan bu.

Monşer-9: Bunlar beceriksiz.

Monşer-10: Bunlar ileriyi göremiyorlar.

Monşer-11: Bunların hepsi hırsız.

Monşer:12: Bunlar Suriye bataklığına girdiler.

            ***

Odgurmuş: Beyler ne oluyor öyle. Her kafadan bir ses geliyor. Sakin olun biraz. Soracağım soruyu bekleyin.

Monşer-1: Hangi imtihan hangi soru?

Monşer-2: İmtihan ne zaman?

Monşer-3:Memleket yanıyor siz imtihandan bahsediyorsunuz. Şimdi sırası değil. Başka bir zaman.

Monşer-4: Çocuklar gibi şimdi soru mu cevaplayacağız?

Monşer-5: Ben hazır değilim. Sorular kolay olsun. Benim çalıştığım yerlerden çıksın.

Monşer-6: Millet olarak bu gibi sorulara hazır olup olmadığımıza bakmadan sorular sormaya hazırlanıyorsunuz. Ben bunu milletim adına kabullenemem.

Monşer-7: Soru sorarak bizi sıkıştırmaya mı çalışıyorsunuz? İstediğiniz soruyu sorunuz, her türlü soruya hazırlıklıyım ben.

Monşer-8: Sizi anlamak mümkün değil. Siz hem bu sınavı yapmakta geç kaldınız, hem de bu soruları önceden sormalıydınız. Çok geç kaldınız çok geç. Siz zaten her konuda geç kalıyorsunuz. Ne yapsanız geç kalıyorsunuz.

Monşer-9: Bu sınav konusunda da, soruların hazırlanmasında da, soruların sorulmasında da beceriksizsiniz. Hiçbir işi beceremiyorsunuz. Beceriksizlerin elinde kaldık.

Monşer-10; Bu sınav da, bu sınavda soracağınız sorularda gösteriyor ki siz asla ileriyi göremiyorsunuz. Ufkunuz dar.

Monşer-11; Bizi yapmak istediğiniz sınav da, sınavda soracağınız sorular da daha sonra yapılacak bir takım hırsızlıkları çağrıştırıyor. Bunların hepsi hırsız zaten.

Monşer-12: Ülke yanıyorken, Ordumuz Suriye bataklığına tarafınızdan sokulmuşken, yapacağınız bu sınav da, soracağınız sorular da bizi Suriye bataklığına daha çok çekecektir.

            ***

Odgurmuş: Öyle kendi aranızda konuşup ortalığıkaynatıp velveleye vermeyin. Daha soruları dahi sormadım. Siz Monşer’ler biliyorum, her kafadan ayrı ses gelir.

Odgurmuş: Şimdi ilk soruyu soruyorum.

Diyanet İşleri Başkaaa…..n…..

Monşer-1: Ne Diyaneti hangi Diyanet, öyle bir kurum mu var.

Monşer-2: Ben böyle bir kurum olduğunu hatırlamıyorum. Ne dediğini de bilmiyorum.

Monşer-3: Şimdi Diyanet İşleri ile ilgili soru sormanın sırası mı?

Monşer-4: Böyle basit bir soru sorulur mu? biz çocuk muyuz? Biz en az 5 dil bilen her konunun uzmanıyız.

Monşer-5: Saçma bir soru, Biraz ipucu verseniz olmaz mı? Ben hazır değilim.

Monşer-6: Türk Milleti bu konuyu biliyor mu? Türk milleti bu konuya hazır mı?

Monşer-7: Güzel bir soru.  Tam da beklediğim gibi. Cevap veriyorum. Diyanet kapatılsın.

Monşer-8: Çok geç kalmış bir soru, çok geç kalmış, neden bu diyanet konusunu daha önce dile getirmediniz. Çok geç kaldınız.

Monşer-9: Diyanet işleri baştan sona beceriksizlerle dolu. Ülkede ne kadar beceriksiz din adamı varsa nasılda toplayıp bir araya getirmişler?

Monşer-10: Bu diyanette hiç mi ileriyi gören bir adam yok. O kurumda ne kadar din adamı varsa bir adım ötelerini göremiyorlar.

Monşer-11: Şu bindiği arabaya, şu oturduğu villaya şu yaptırdığı tamirata bakar mısınız? Bunların hepsi hırsız. Hepsi kendilerini düşünüyorlar.

Monşer-12: Ülke Suriye’de bataklığa girmiş, ne malum bu durumda Diyanet İşlerinin de bir ortaklığı olmadığı. Bunlar Suriye bataklığının da, orada şehid olan askerlerimizin karar ortağıdırlar.

            ***

Odgurmuş: Monşerler, Daha soruyu sormadım. Neden acele ediyorsunuz. Herhalde alışık olduğunuzu yapıyor ve niyet okuyorsunuz.

İşte soru: Diyanet işleri Başkanı Cumhurbaşkanının açtığı yardım kampanyasına destek vererek “zekâtlarınızı verebilirsiniz” demiş.

Siz olsanız ne yapardınız?

Monşer-1: Ben böyle bir kurum olmadığını söylemiştim, olmayan bir kurumun, başında olmayan bir zatın olmayan fetvası için ben bir şey demeyeceğim.

Monşer-2: Hangi fetva, ben öyle bir şey hatırlamıyorum. Aslında hatırlamıyor değil, yok saydığım için, fetvada yoktur.

Monşer-3: Zamanlama çok manidar. Diyanet bu fetvayı ne den bu zamanda vermiştir de bundan 3 ay önce vermemiştir. Ya da bundan 2 ay sonra vermemiştir. Zamanlama konusuna çok dikkat etmek lazım. Bu günlerde biliyorsunuz 1 Nisan günü var. Şakaların yapıldığı insanların birbirini şaka yollu aldattığı önemli bir gün. Ben zamanlama manidar derken 1 Nisanı kastetmiştim. Bugünlerde verilen bu beyanatı çok manidar buluyorum. Bakalım altından ne çıkacak.

Monşer-4: Ben bu basit soruyu duymamış olayım. Bu kadar basit bir soru ile ilk defa karşılaşıyorum. Benim daha önemli düşüncelerim, işlerim var. Öylesine dünya kadar önemli konu varken bu basit ve eften püften bir soruya cevap vermeyi zül kabul ederim.

Monşer-5: Saçma bir soru,  Bu gibi sorulara ben hiçbir zaman hazır olmadım. Baştan beri karşı olduğum bir kurum. Karşı olduğum bir kurum hakkında sorulan her soruyu verilen her fetvayı saçma buluyorum.

Monşer-6: Bu fetvanın ve de hatta bu kurumun Türk Milletine ne faydası var. Milletin menfaatine işler yapıyor mu tereddütlerim var. Milletin bilmediği, milletin hazır olmadığı konuları neden gündeme getiriyorsunuz ki?

Monşer-7: Böyle bir günde çok güzel bir soru, bu soruyu sorduğunuz için size teşekkür ederim. Ömrümde bu kadar güzel bir soru ile karşılaşmamıştım. Size candan teşekkür ederim. Bu soruyu hazırlamak için çok uğraşmış olmalısınız. Tekrar teşekkür ederim.

Monşer-8: Yine geç kalmış bir konu, yine çok geç kalmış bir soru. Soruyu zamanında soracaksınız, konuyu zamanında gündeme getireceksiniz. Yine geç kaldınız. Her hareketiniz her işiniz de olduğu gibi geç kaldınız. Geç kalmış bir hareketi dile getirdiniz.

Monşer-9: Ülkede bulunan tüm yöneticiler nasıl beceriksizlerden meydana geliyorsa, bahsettiğin kurumun başındaki adam da beceriksizin biri. O beceriksizin verdiği fetvadan ne olacak ki. O fetva da bir beceriksizlik örneği olarak tarihe geçecektir.

Monşer-10: Bu Diyanet İşleri Başkanı denilen zat ileriyi geriyi görmeden beyanat vermiş olmalı. İleriyi göremeyen, ilerde ne gibi neticeler doğuracak bir konuda fetva vermek ne kadar doğru bir davranış olur, üzerinde uzun uzun düşünmek gerekir.

Monşer-11: Bu fetva hırsızlığa ortak olmanın bir belgesinden başka bir şey değildir. Biliyoruz ki bunların hepsi hırsız, memleketi soydular soğana çevirdiler. Çalmadıkları bir şey kalmadı. Son olarak bu hırsızlıklarına bir fetva ile meşruiyet kazandırıyorlar. İşin özeti bu.

Monşer-12: Bu fetva konusu da başka bir bataklık konusu mu? Zaten Türkiye Suriye bataklığına bu beceriksizler eliyle sokulmadı mı? Bataklıktan çıkma gibi bir düşünceleri yok, bu kez de yardım fetvası vererek insanımızı başka bir bataklığa çekiyorlar. Bunlar bataklık uzmanı mı ne?

***

Odgurmuş: Sevgili okuyucu, bu böyle uzar gider. Asıl konu olan fetva hakkında bir şeyler söylemeyen Monşer’ler, kalplerinde biriktirdikleri kin be garez düşüncelerini orta yere sererler.

Yalnız bu durum her konuda böyledir.

Konuşur da konuşurlar!!!!!!

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.