ref: refs/heads/v3.0
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
46,7399
EURO
53,4431
ALTIN
6.205,02
BIST
14.455,03
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Cuma Parçalı Bulutlu
31°C
Cumartesi Hafif Yağmurlu
26°C
Pazar Parçalı Bulutlu
28°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
28°C
ESKİ TÜRKLERDE DEVLET ve TEŞKİLATI

KENDİM GURBET ELDE GÖNLÜM SILADA

20 Nisan 2020 00:01
429
A+
A-

KENDİM GURBET ELDE GÖNLÜM SILADA

Ahmet Urfalı

Gurbet, insanın sılasından ayrılmasıdır.

Gurbet diyarındaki insan açısından doğulan ve sürekli yaşanılan yerdir sıla.

Gurbet ve sıla birbirine zıt iki kardeştir. S. Mehmet Şen şöyle diyor:

“Sıla bir ırmaktır, sularında arındığım

Sıla bir ağaçtır, gölgesinde barındığım

Sıla bir topraktır, sinesinde sarındığım

Sıla bir lokma ekmek, bir yudum su’dur.” 

    Gurbetteki insan sıla hasreti çeker.

    Sıla hasreti, vatan hasretidir.

Âşık Kerem, gurbette hasta düşmüş, ecelle pençeleşmektedir. Ölümün sılada gerçekleşmesi için ecelden “üç gün ara” ister:

    “Bir han köşesinde kalmışım hasta

    Gözlerim kapıda kulağım seste

    Kendim gurbet elde gönlüm heveste

        Gelme ecel gelme üç gün ara ver

        Al benim sevdamı götür yara ver.”

Çünkü Karacaoğlan’ın söyleyişi ile “gurbette ölenin gözü yumulmaz” sıladan başka yerde öldüğü için.

    “Bugün çay bulandı yarın durulmaz

    Gurbette ölenin gözü yumulmaz

    Anadan ayrılır yardan ayrılmaz

    Yol ver dağlar ben sılama gideyim”

Âşık Dertli, adını herhalde sılasından ayrı olduğu için almıştır:

    “Dertli ölüm haktır asan demişler

    Ölümden beterdir hicran demişler

    (Hubbu’ul vatan min’el iman) demişler

    Gönül ol sebepten vatan arzular.”

Seyrani mezarının vatan toprağında olmasını ister;

    “Hicranlar mı çöktü içime benim

    Gözyaşımı kimse silmez ağlarım

    Mezarım olsaydı keşke vatanım

    Sılamdan hiç haber gelmez ağlarım.”

Süleyman Nazif;

    “Acımam kendime asla… Fakat-Eyvah!.. Eyvah!..

    Korkarım belki vatandan da nişan kalmayacak”

derken sürgün yıllarında vatan özleminin, vatan kaygusuna dönüştüğünü ifade eder.

Süleyman Nazif’in, Malta sürgünü olduğu günlerde yazdığı Daussıla adlı şiiri gurbette yaşayanların ruh halini yansıtması bakımından önemlidir.

Şair, Malta’nın dağına taşına baktıkça yabancılığı artar, vatan hasreti yoğunlaşır.

    “Bu şeb de cûşiş-i yâdına ağladım durdum…

    gel ey kerîme-i târih olan güzel yurdum.

    ufukların nazarımdan nihân olup gideli,

    bu hâk-dân-ı fenaânın karardı her şekli.

    gözümde kalmadı yer gök, batar çıkar giderim.

    -zemîne münkesirim, âsümaâna muğberim-

    dumanlı dağların, ağlar gözümde tüttükçe,

    olur mehâsin-i gurbet de başka işkence.

    demek bu mahbes-i âmâl içinde ben ebedî

    yabancıyım… bana her şey yabancıdır şimdi:

    garîbiyim bu yerin şevki yok, harâreti yok;

    doğan, batan güneşin günlerimle nisbeti yok.”

Sılaya varamamanın kaygusu, endişesiyle telaşlanır Karacaoğlan ve engel olarak görür “yıkılası dağlar”ı.

    “Bakarım bakarım sılam görünmez

    Ara yerde yıkılası dağlar var.”

Sümnâni, sılaya ulaşamamanın çaresizliği ile kıvranır, intihar etmeyi düşünür, tanrı’dan dilekte bulunur;

    “Kağıdım yok yazayım yare gönderem

    Yanık arzuhâlim kime bildirem

    Hançer alıp kendi kendim öldürem

    Kâdir Mevlâm nasip eyle sılayı”

Fakı Edeer’in duyuşu gibi sıla da çağırır gurbetçisini; 

    “Eller göçer olmuş yayla evine 

    Muhabbet kurulmuş meydan yerine 

    Dostlardan bir name geldi elime

    Diller beni çağırıyor gel deyin’’

İnsan hiç bitmeyecek bir seferdedir.

Hasret, sürekli kanayan bir yaradır ince bedenlerde.

Ve yenik düşmüştür gönlün hasretin ızdırabına.

    Şimdi ürkek bir ceylandır, arzulanan vuslat.

Dönebilir mi insan, el kapısından, gurbetten?

        Yoksa yeni gurbetler mi bulur kendini?

        “Gene yanar oldu bağrımın başı

        Nasıl söner bu sevginin ateşi?

        Oğuzlar soyunun savaş yoldaşı

        Atların nalında gurbet yazılı.” 

Her akşamın yalnızlığında bir hançer saplanır döşlere, sızım sızım sızlar  gönüller.

        Sonra sıladan bir türkü gelir kulaklara zehirle pişmiş, acıyla yoğrulmuş, gözyaşıyla ıslanmış…

            “Ah şu gurbet viran etmiş hanemi 

            Bülbül değil baykuş konmuş gel hele

            Ben ağayım ben paşayım diyenler

            Kapılara kilit vurmuş gel hele.” 

Azınca içimde sılaya sevgi

Değişti sazımın teli ahengi 

Bahçemde solmadan güllerin rengi

Güller beni çağırıyor gel deyin”

Sılada akrabalar vardır. Eş-dost gidenlerin yolunu gözler.

Yaşlılar hal-hatır sorulmasını bekler.

Sıla-yı rahim yapmak; peygamber buyruğudur, töre gereğidir.

Kutlu elçi; “Akrabalık bağlarını kesip koparan kimse cennete giremez” ikazını yapar.

Akrabalık bağları güçlü olan toplumda huzur ve güvenlik üst seviyededir. Moral değerler yüksektir. Sıla-yı rahimde;tatlı sözlü, güler yüzlü olmak, hal hatır sormak, güzellik ve iyilik dilemek, ziyaret etmek, yardımda bulunmak şanlı elçinin izleğinden yürümek isteyenler için işaret taşlarıdır.

    Sıla-yı rahim yapan kimse, sosyal barışa ve yardımlaşmaya kapı aralar. Gönül ve duygu dünyası genişler.

    Aldığı dualarla inancı kuvvetlenir. Hayata bakışı tazelenir.

    Sıla-yı rahim yapan kimseye müjde yine kutlu elçiden gelir;

        “Kim rızkının bol olmasını ve ömrünün uzamasını isterse sıla-yı rahim yapsın

    Baharda sıla daha bir güzeldir. Seni saba rüzgârı çağırır, kır çiçekleri beklemeye başlar, serin dere suları hasretlik yangınını söndürür.

     Ve ayetlerle perçinlenir sıla-yı rahim;

        “(Ey münafıklar) demek idareyi ele alırsanız, yeryüzünde bozgunculuk yapacak ve akrabalık bağlarını koparacaksınız öyle mi?” (Muhammet, 4/22)

Yazarın Diğer Yazıları
15 Şubat 2026 20:13
6 Nisan 2025 12:18
1 Ocak 2025 09:39
9 Eylül 2024 07:54
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bağdar Caddesi EscortDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren SitelerDeneme Bonusu Veren Sitelergrandpashabetgrandpashaslotograndpashabetritzbetgrandpashabetmecidiyeköy escortgrandpashabetgrandpashabetmanavgat escortJojobetpusulabet girişCasibomcasibomholiganbetroyalbet girişbetpuancasibomjojobetgrandpashabetteosbetgrandpashabethttps://saraydesign.co.uk/casibomholiganbetmarsbahisbettiltbahiscomjojobetjojobet girişMarsbahisMarsbahisjojobetdeneme bonusugrandpashabetjojobet güncel girişBetofficedeneme bonusudeneme bonusuromabetdeneme bonusu veren sitelertipobetroyalbetjojobetjojobetjojobetgrandpashabetpalacebetpusulabetmatbetmarsbahisgrandpashabettambetbetbeysonbahiscasibomholiganbetcratosroyalbetgrandpashabetmeritkinggrandpashabetcratosroyalbetcasibomgrandpashabetholiganbetteosbetbahiscasino1winbetgitromabetromabetgrandpashabetmarsbahisgameofbetpalacebetteosbetbahiscasino1wingameofbetbetgitromabetbettiltskorbet girişskorbetbetgitpusulabetsekabetholiganbetromabetgalabetPerabetİmajbetcasinoperjojobetjojobet girişjojobet girişJojobetJojobetjojobetgrandpashabetjojobetjojobet