
Kenan EROĞLU
** Bazı insanlar bugünden geriye doğru bakarlar sonra da bizim geçmişimizde şu yok, bu yok, diyerek bugünkü çağda milletlerin geldiği yerde belki gerekli olan fakat eski çağlarda pek gerek ve ihtiyaç duyulmayan konulara çok takılırlar.
** Medeniyet kurmuş ve bu uğurda sancaktarlık yapmış milletler, aslî unsur oldukları için kendilerini öne çıkarmazlar ve etnik kökene bakmazlar. Kaldı ki imparatorluklarda tebaa arasında hem dinî mezhebi köklere hem de o topluluğun ırki köküne bakılmaz.
** Dün olmayan veya olması gerekmeyen konularda vehme kapılarak, Devleti, milleti ve milletinin büyük tarihi hakkında yeterli bilgisi olmayan kişi birtakım tereddütler yaşar. Ülkenin bölüneceğinden, geleceğimizin daha kötü olacağından endişe duyarlar.
** Esasında, birlik ve beraberlik konusunda hiçbir endişesi olmayan, kendinden ve milletinin büyüklüğüne inanan bir insan bu gibi konulara fazla yer vermezler. Onlar birlik ve beraberliği zaten fikren yaşarlar ve ayrımcılık da yapmazlar.
** Birlik beraberlik isteyenler, sanki birazda bu konuları olduğundan daha çok işlemekle, daha çok gündeme getirmekle bölücülerle aynı amaca hizmet ediyor gibidirler.
** Kendi taşıdığı değerin ve gücün farkında olmayan insanlar ve milletler başka insanlara, başka milletlere ve onların fikirlerine tabi olurlar. Onlara özenirler. Onlarda var da bizde neden yok hayıflanmasına girerler.
** Bazı kendini bilmezler. Sıradan bir ülkenin vatandaşı gibi davranıyorlar ve dolaylı olarak sanki Kürtçülük ve bölücülüğü daha çok gündemde tutuyorlar.
** Esasında, Kürt’e bölücüye kızıyorlar, birlik olalım diyorlar ve sanki “Benim düşüncem ve fikirlerim etrafında Oğuz-Türkmen çatısı altında birlik olalım.” der gibidirler.
** Yine bazı kişiler de kendi dar çevrelerinde veya arkadaş grubunda ise, herhangi birisi veya arkadaşları içinde; “Kendisi Türkmen, temiz Anadolu Türkü, Oğuz boyundan gelme, Avşar, Kıpçak vs. vs.” Gibi nitelemelerde çok bulunuyorlar. Aslında bu şekilde bir başka yönden ayırımcılık yaptıklarının farkına varamıyorlar.
** Bazıları da mesela şöyle söyleyebiliyorlar.; “Kürtler, bölücüler her yeri işgal etti, her taraf Kürt kaynıyor, Mersin’de yoğun şekilde yerleşiyorlar, falan mahalle tüm onlardan meydana geliyor, Belediyenin ihale verdikleri hep Kürt vs. vs. “diyerek güya durumu eleştiriyorken bilerek ya da bilmeyerek ayrımcılığın ve bölücülüğün gündemde kalmasına yardımcı oluyorlar.
** Samimi olarak birlik ve beraberlikten söz edenler vardır ki bu kişilerin birlik beraberlik isteklerinin samimi olduğu bir gerçektir. Bu samimiyet bilgi ve fikir ile birleşmeyince, Birlikten söz ederken, beraberlikten dem vururken farkında olmadan bölücü düşüncelere daha çok yer veriliyor.
** Ülkemizin barış ve huzurunu bozan PKK, Bölücü parti ve türevleri de “Barış barış“ diye slogan atıyorlar ve yaptıkları ayrılıkçı ve bölücü eylemlerin tam tersi bir tutum sergiledikleri gibi konuşmaya başladıklarında ise dillerinden barış kelimesini düşürmüyorlar. Barıştan söz eden birinin elinde silah ne arar. Görüleceği gibi, birlik ve beraberliğe uzak olanlar bunun sözünü daha çok ediyorlar.
** Birlik ve beraberlikten söz edenler, daha çok birlik ve beraberliğe ihtiyacı olan, toplumla yeteri kadar bütünleşmeyenler, kendi içlerinde birlik ve beraberliği yeterince hazmedemeyenler olduğu da ayrı bir gerçektir.
** Birlikten beraberlikten sıkça söz edenlerin daha çok ayrımcı fikirlerin sahipleri ve ayrımcı grupların mensupları olduğu görülüyor.
** insanlıktan, kardeşlikten, sevgiden, sol görüşleri benimseyen her şeyi yakma yıkma temayülü olan Vandallar da sık vurgu yaparlar.
** Türkiye’de, Alevi vatandaşlar, birlik ve beraberlik konusuna çok vurgu yaparlar. “Biz kardeşiz, insanız, birbirimizden hiçbir farkımız yok, önemli olan insanlıktır vs.” derler
** Birlik beraberlikten sık söz edenler, acaba neden bu konuya çok önem verirler, bunun bir sebebi mi ya da birlik beraberlik konusunda bir endişeleri mi vardır? ki sık sık birlik mesajı verirler.
** Bazı kişi ve kuruluşların bu ayrılık gayrılık konusu üzerinde neden çok durduklarını pek dikkate almayız. Fazla da önemsemeyiz. Neden bu konu üzerinde bu kadar çok duruyorlar? Hiç düşünmeyiz bile.

