BAŞBUĞ’UM!

Asena Kınacı Moral

YAZMAK

Atilla ÇİLİNGİR

MÜZE GEMİLER, M/Y SAVARONA VE KUTUZOV KRUVAZÖRÜ

Bu haber 17 Kasım 2020 - 17:00 'de eklendi ve 144 kez görüntülendi.

MÜZE GEMİLER, M/Y SAVARONA VE KUTUZOV KRUVAZÖRÜ

Babür Hüseyin ÖZBEK

     Suyun üstünde veya altında, ömrünü denizlerde geçirmiş, vakti zamanı gelmiş tekne yorulmuş, makineler ve diğer aksam aşınmış kullanılmaz halde, ister hurdaya çıkacak de, istersen HEK’e ayır.

    O tekne, o sularda kaç yıl ömür sürdü, hizmet etti; 30-40 bilemedin 50 yıl. Neler gördü, neler yaşadı, batmadı batırılamadı belki de batırdı, bu günlere geldi. Ama tükendi!

    Su üstünde veya altında hareket eden, çalışan bütün teknelerin yarınları hep meçhuldur. Mayına mı çarpacak, bir top mermisi ile mi, torpido ile mi, fırtınada mı batma noktasına gelecek. Meçhul! 

    Bu tekneler/gemilerden tarihte iz bırakanlar, halka mal olmuş, ismi o dönemlerde dillerde dolaşmış olanlardan bazıları şansları da yaver gitmiş ise ebedileşmişler ve “müze gemiler” olarak bizlere kadar gelmişler. 

     Mesela: Yavuz Zırhlısı 16 Mayıs 1911’de Hamburg’da Blohm und Voss tersanesinde suya indirildi, 16 Ağustos 1914’te Osmanlı Sancağı çekilerek 20 Aralık 1950’de aktif görevine son verilene kadar şerefle Türk Donanması’na hizmet etti.

    Şanlı Yavuz (B-70)  7 Haziran 1973’te Gölcük Poyraz Rıhtımı’nda yapılan törenle söküm için Seymen’e çekildi. Yok fiyatına MKE’ye satıldı. Geçen asır ve halen halk onu:

    Yavuz geliyor yavuz, denizi yara yara

    Kız ben seni alacam, başına vura vura…

     ………..

    Yavuz geliyor baştan , yelkenleri kumaştan… .Türküsü ile anmış, resmini evinin kerpiç duvarlarına asarken yanına palet-er oğlunun, kıymetlisinin resmini koymayı da hiç ihmal etmemiş, onlara baktıkça da duygulanmış.

   1964’de, Almanlar kendilerinin de sevdiği, o tarihlerde Gölcük Poyraz Rıhtımında akıbetini beklediği günlerde Yavuzu istediler. Yerine “Gorch Fock” tipi güzel, zarif, okul gemisi olmaya müsait yelkenli bir gemi teklif ettiler. Cevabımız; “Biz tarihimizi satmayız” oldu. İyi de sonra yok fiyatına sattık. Yazık!

ÜNLERİ DÜNYAYA YAYILAN HARİKA GEMİLER

    Stokholm’de 70, Moskova’da 60, Kyoto’da 203, Londra’da 100 müze var. 16 milyonluk tarihin en eski kadim kentlerinden biri olan İstanbul’da ise 33 müze mevcut. Varın siz sanat ve tarihi değerler adına bir değerlendirme yapın.

    Denizci olmaya, toplumu ve toplumun eğitiminin bu yönde ilerlemesini sağlamaya başlarken, gelecekte gençlere cazip gelecek, çekim sahası oluşturabilecek nelere sahibiz veya gösterebiliyoruz. Eğitim kurumlarını ayrı tutarsak, 5 deniz müzesi, 13 müze gemi ve 5 akvaryuma sahibiz.

    Dünyanın ünlü müze gemilerine şöyle bir göz atalım:

   – Vasa : Stokholm liman çıkışında  10 Ağustos 1628’de batmış. Yıllar sonra çıkarılarak, dünyanın en muhteşem gemi müzelerinden biri haline getirilmiş.

– Cutty Sark : Haziran 1869’da ilk seferine başladı, Çin ile Londra arasında baharat taşıyan yelkenli güzel bir tekne. Buharlı gemiler çıkınca önce Portekiz’e, oradan Güney Amerika’ya ve nihayet 1954’te gene ana yurdu İngiltere’ye döndü. Greenwich’de müze gemi olarak yerini aldı. 1990’da yandı. 2012’de onarıldıktan sonra eski haline getirilerek ana kraliçe tarafından tantanalı bir törenle halkın ziyaretine açıldı. 

   -Avrora: Güverteleri, bir zamanlar Petrograd’da saraya çevirdiği tarihi topları…her noktası ile hatıra yüklü ünlü korumalı kruvazör. 1900’de denize indirildi. 1905’te Pasifik’de Rus –Japon Harbi’ne katıldı. 1917’de Kerenski Hükümeti’nin devrilmesinde ve Kızıl Ordu’nun başarısında ön saflarda yer aldı. 1957’den beri Petrograd’da Neva Nehri üzerinde meraklılarına hizmet ediyor.

   -Kutuzov Kruvazörü: 1955’lerden sonra Rus Karadeniz, Akdeniz ve Orta Atlantik Filoları’nda orak-çekiç armalı, etkili, güçlü bir kruvazör olarak hizmet etti. 1967-72’lerde Arap İsrail Harbi’nde Doğu Akdeniz ve İskenderiye limanlarında idi. Biz ve dünya onu, Türk boğazlarından geçerkenki muhteşem görünüşü ile tanır. 

    2004’te Karadeniz’deki bağlama limanı Novorossisk’te ziyaret edememiş/gezememiştim. İzin verilmemişti. Şimdi halka açık. Bizde M/Y Savarona’nın böyle olmasını, şanına layık Dolmabahçe önlerinde kuğu gibi süzüleceği, hatıraların milletle paylaşılacağı günlerin gelmesini bekliyoruz.

HALKIN ZİYARETİNE AÇIK MÜZE GEMİLER

    Ünlü, Kahraman Hamidiye Kruvazörü, hani Balkan Harbi’nde (1912-13) Çanakkale Boğazı’ndaki Yunan kuşatmasını yarıp Ege, Akdeniz, Adriyatik ve de zaman zaman Karadeniz’de kahramanlıklar gösteren Hüseyin Rauf Orbay komutasındaki ünlü gemi, Ekim 1964’de bir demir hurdacısına 2 milyon T.L ye satıldı. Hadi gel de üzülme! 

    Müze gemi olmaya anı şanı, geçmişi müsait, onca gemi atılmış, satılmış, heba edilmiş. Kimi, kimleri lanetlemeliyiz?  

    Halen müze gemi olarak halkın hizmetinde, ziyarete açık olan ve kıçında Türk bayrağı dalgalanan gemiler:

  –T.C.G.Gayret (D-352) – İzmit Belediyesi

  –T.C.G.Uluçalireis Denizaltısı (S-338) Haliç Hasköy –Koç Müzesi

  -Fenerbahçe Vapuru …………          Haliç Hasköy –  Koç Müzesi

  -T.C.G.Hızırreis Denizaltısı  (S-342)   İzmit Belediyesi.

  -T.C.G.Ege (F-256) Fırkateyni             İzmir Belediyesi.

  -T.C.G.Pirireis Denizaltısı (S-343)      İzmir Belediyesi

  -Liman- 2 romörkörü        Haliç Hasköy – Koç Müzesi

   -T.C.G.Yarhisar (P – 113) …              Gölcük/Kavaklı Belediyesi

   -Nusret Mayın Gemisi ….                    Çanakkale Belediyesi

   -Kadırga Hücümbotu …                         İzmir Belediyesi

   -Kaptan Nusret …                                   Tarsus Belediyesi.

   -Alemdar Kurtarma Gemisi…               Kdz. Ereğli Belediyesi.

   -Kartal Stimbotu (Enterprise) …Beşiktaş Deniz Müzesi ile Barabaros anıtı civarında uygun görülecek yere konulacak. Büyük Atatürk’ün 13 Kasım 1918’de Haydarpaşa’dan Karaköy’e geçerken, o anlarda boğaza demirlemeye çalışan işgal armadasını işaret ederek, küçük dar güvertesinden “Geldikleri Gibi Giderler dediği ünlü istimbot (Çatana)

M/Y SAVARONA DOLMABAHÇE ÖNLERİNE DEMİRLEMELİ

    Uzaktan bakınca bembeyaz, kuğu gibi bordaları, kendine has rengi olan “Savarona Sarısı” da denilen renkle bezenmiş bacaları, pruva ve grandi direği ile güzelin, temizin ve asaletin denizdeki ünlü bir temsilcisidir M/Y Savarona.

   Bende geçirdiği 5 iyi veya kötü devre ile hafızamda yer etmiş.

   I – 24 Mart 1938’de Southamton limanında Türkiye’nin Londra büyükelçisi A.Fethi Okyar tarafından kıç gönderine Türk bayrağının çekilişi.

   II – 01 Haziran 1938. Ünlü, o gün için dünyanın en büyük yatı Dolmabahçe önlerine demirledi. İki saat sonra 15,30’da Büyük Atatürk Acar motoru ile yanında Hasan Rıza Soyak, Salih Bozok ve Ali Kılıç’la yata geldi.

   III – 25’i 26 Temmuz’a bağlayan gece rahatsızlığı hat safhaya varan Ata, oturduğu koltukla beraber süratle Dolmabahçe’ye alındı.

   IV – 12 Temmuz 1966’da, Ata’nın vefatından 28 yıl sonra 124 Deniz Harp Okulu Öğrencisi (Cadet) olarak açık deniz eğitimi için H.Ada önlerinde, iskele iskelesinden M/Y Savarona’ya çıktık. 38 gün süren açık deniz stajı, parlayan yıldızlar gibi hafızalarımıza nakşedildi.

   V – Mayıs 2013, yüksek tirajlı bir gazetenin manşeti: “Ata’nın yatı randevuevine döndü diyordu.

    Gölcük’te Donanma K. ve hemen sonrada Ankara’da Kuvvet K. – Barbaros’un koltuğunda oturan Bay – 28, R. Bülent Bostanoğlu var. Tarihler 2013’ü gösteriyor. Aynı zamanda Silivri zindanları da dolu. T.C. Bahriyesi zorda. Siz Bay – 28, bu kötü şartlarda üst düzey yetkilerinizle hangi tepkileri verdiniz…

     Savarona demek bir yerde Atatürk demektir. Bilinen o ki Silivri mahkemeleri, zindanları ile Türk Bahriyesi için tırpan görev yaptı…

***

      Bu yat, Ata’nın vefatından sonra farklı şekillerde kullanıldı. Yabancı devlet adamlarına ev sahipliği yaptı. Birkaç yıl hariç, 1951 –1986 arası Deniz Harp Okulu’na eğitim gemisi olarak hizmet verdi. 

    1979’da H.Ada önlerinde, Yd. Sb. Astğ. Dr. bir Ermeni tarafından sabotaj yapıldı. Kısmen yandı, yaşlı tekne kullanılamaz hale geldi. 

    Hurdaya çıkarıldı, tam söküme gidecekti, sahip çıkan yoktu. Son anda bir şirkete 49 yıllığına kiralanarak, sökülüp yok olmaktan kurtuldu. Kurtuldu, ama nasıl?

     “Savarona’yı dünya zenginlerine kiralayan armatör ile Maliye Bakanlığı arasındaki protokolde, geminin ‘Atatürk’ün şahsında somutlaşan isminin, manevi kimliğine uygun olmayan davranışlar içinde kullanımını yasaklar’ koşulu vardı. Bu koşul ihlal edilirse protokol feshedilebiliyordu. ….söz konusu koşulun işletilmesi için iki kez girişimde bulunduysa da… Girişimler başarısız oldu” diyor E. Amiral Cem Gürdeniz ‘Mavi Uygarlık’ (Sayfa – 401) adlı eserinde. 

    Savarona’ya girdiğinizde hissedebiliyorsanız yoğun yaşarsınız. Ata’nın güvertelerine sinmiş hatıraları ile ömrünün 56 gününü geçirdiği Çocuğum diyecek kadar çok sevdiği, normal ayrılmadığı bu yat, bir yerde hatıraları ile donanmış Atatürk demektir. Onun sevgi seli ile yüklüdür.

    Bu ünlü yata Büyük Atatürk’ün ve T.C’nin şanına yakışır şekilde müze gemi olarak gereken düzenlemeler yapıldıktan sonra, Dolmabahçe önlerindeki 01 Haziran 1938’de bulunduğu mevkiye demirleyerek 83 milyonun ziyaretine açılmalıdır. Doğru olan da budur.

Babür Hüseyin ÖZBEK
Babür Hüseyin ÖZBEKhozbek44@yahoo.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments