BAŞBUĞ’UM!

Asena Kınacı Moral

YAZMAK

Atilla ÇİLİNGİR

SÜLEYMAN HAYRİ BOLAY’I DİNLERKEN

Bu haber 15 Kasım 2020 - 9:57 'de eklendi ve 272 kez görüntülendi.

SÜLEYMAN HAYRİ BOLAY’I DİNLERKEN

Kenan EROĞLU

Prof. Bolay, Ankara ve Selçuk Üniversiteleri İlahiyat Fakültelerinde Dekan Yardımcılığı, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde Anabilim Dalı Başkanlığı, Gazi Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Başkan Yardımcılığı ve Bölüm Başkanlığı gibi idari görevlerde de bulundu. Süleyman Hayri Bolay, bütün bir hayatını felsefeye adamış bir âlimdir. İslam Felsefesi, Batı Felsefesi, Osmanlı Düşünce Hayatı başlıca çalışma alanlarıdır.

İlahiyat profesörü, akademisyen, felsefeci, araştırmacı ve yazar Süleyman Hayri Bolay, Şubat 1937’de Konya’da dünyaya gelmiştir. İlkokulu Taşkent’in Bolay beldesinde, orta ve lise eğitimini Konya’da tamamlamıştır.

1961 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun olmuştur. 1971 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde asistan olmuştur.

Süleyman Hayri Bolay, yaklaşık altı ay Paris Sorbonne’da araştırmalar yapmış, 1980 yılında doçentliğe, 1982 yılında dekan yardımcılığına yükselmiştir.

1987 yılında Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümüne Felsefe Tarihi Profesörü ve Felsefe Bölümü Ana Bilim Dalı Başkanı olmuştur. 2004 yılında ise yaş haddinden dolayı emekliye ayrılmıştır. 

… 

Bolay hocayı dinlerken aldığım notlar: 

“Türk düşüncesi ezelden gelip ebede gidiyor.

Türk düşüncesi Tanzimat’tan bu yana tabii mecrasından çıkarılmaya çalışılmıştır.

Şimdi ise tabii mecrasına doğru gidiyor.

Türk düşüncesi geleneğimizden kopmuştu, koparılmak istenmişti.

“Türk’lerde düşünce geleneği var mı?  Yok.

Türk’lerde felsefe geleneği var mı? Yok.

Almanla, İngilizler, Fransızlar düşünür. Türk düşünmez” denilirdi.”

“Batı felsefesi; Bilerek, bilmeyerek batı sömürgeciliğinin temellerini hazırlamıştır.”

“Niyazi Berkes: “Osmanlı’da ilim yok, felsefe yok, düşünce yok. Çünkü Osmanlı Kapıkulu.

Kapıkulu düşünmez, padişah ne derse onu yapar, ulufe verirse alır, vermezse almaz” diyor.”

“Peki; Kapıkulu ne?  Osmanlı Ordusunun çekirdeği, Padişahın emrindeki çekirdek.

Bunlar ilim adamı düşünür değil ki. Bunlar asker, askerden felsefe, bilim vs. bekleniyor.”

“Fatih’in huzurunda ulema toplanmış, Ulemanın reisi Muhammed Hatiboğlu, Fatih’i tenkid ediyor.

Fatih kızmıyor, bundan istifade ediyor.”

“Zembilli Ali;

Yavuz zamanında 150 memur hata yaptı diye idam edileceklerken. 

Zembilli: “Bu idamları geri al” diyor.

Yavuz: “Müftiler bu işe karışmazlar” diyor.

Zembilli: “Müftiler bu işe karışır, Sultanların dünyasını ve ahretini kurtarmak mecburiyetindedir”. Diyor.

“Hem bunları af edeceksin, idamı hak etmemişlerdir”. Diyor ve idamı affettiriyor.

“Şimdi bunların çoluk çocukları var, yiyecekleri var, bunları memuriyete geri tayin edeceksin, ondan sonra da tek tek bunların layık olduğu cezayı vereceksin” diyor.”

“Hegel kapıkuludur.

Büyük filozof diye göklere çıkarılır.

Rusya imparatorluğunun resmi filozofudur. Resmen ilan edilmiştir.”

“Leibniz (Gottfried) Büyük filozof Hannover prensliğinin kütüphane memurudur.”

“Bacon (Francis), Fransız bilim adamı. Modern bilimin kurucusu vs.

Sarayda yüksek mevkilere gelmiş, başvekil oldu devlet bakanı oldu, hapiste çürüdü. Rüşvet aldığı ve yolsuzluk yaptığı için.”

“Osmanlı’da şu yoktu,  bu yoktu demenin hiçbir manası yoktur.”

“Demirtaş Ceyhun:

“Biz senelerce Osmanlı’da sanat yok, ilim yok, düşünce yok, felsefe yok deyip durduk.”

“600 sene duran Cihan devleti, bilimsiz, fikirsiz nasıl yaşayabilir. Bunu düşünmedik” diyor.”

 “Türk düşüncesi, MÖ. 6. Yy. a kadar gider.

Yunan felsefesinin temelinde 2 tane saka Türk’ü vardır.

Ammonius Sakkas: diye biri var, anladık ki bir Saka Türk’üymüş.

Yeni Eflatunculuğun kurucusu Platon’un hocası. Fikir babası, fikirlerini düzenleyen adam.

Bunları bilmiyoruz.”

“Osmanlı Türk düşüncesinin sahaları, boyutları tam tesbit edilmiş değil.

Türk düşüncesi araştırmasının metotları tam tesbit edilmiş değil.

Dünyada en kuvvetli mantık Osmanlı’dadır.”

“1988 Milli Eğitim şurası münasebetiyle Şerif Mardin’le bir araya geldik.

Mardin: “Benim İngilizcem pek iyi değil” dedi.

“İngiltere’de İncil ve Tevrat’ın ana kavramlarını çocuklara ezberlettirirler. Öğretirler. Çocuğa, okulda, evde, sokakta bunu kullandırırlar.”

“İyi İngilizce 3 yaşından itibaren öğrenilir.”

“Siyasiler, iktisatçılar vs. herkes bu kavramları konuşmak zorundadır.”

“Edebiyatçılar, şairler kullanmak zorundadır” dedi.

Bizde dini kavramlar unutturulur.”

***

“Edebiyatın, şiirin rolü çok.  

Dilin olduğu gibi. 

“Musikiden,  

Türk musikisinden,  

Türk şiirinden,  

Türk edebiyatından,  

Türk masallarından,  

Türk hikâyelerinden haberdar olmayan,
İslam’ı bilmeyen bir kimse  

“Türk düşüncesini” anlayamaz.” 

Kenan Eroğlu
Kenan Eroğluknn.eroglu@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments