MEHMETÇİK VE KOMUTAN

Atilla ÇİLİNGİR

ADALET VE HAKİKAT

Efendi Barutçu

SU-SUZ KALMAK

Bu haber 10 Ocak 2021 - 12:52 'de eklendi ve 264 kez görüntülendi.

SU-SUZ KALMAK

Asena Kınacı MORAL

2020 Eylül ayından itibaren ülke olarak sonbahar yağmurlarını beklemeye başladık.  Bazı bölgelerimize yağmur hızlı, ani ve sel şeklinde yağmakta iken bazı bölgelerimizde bugüne kadar hala hiç yağış yok. Sıcak ve kurak bir sonbahar ile sıcak ve kurak bir kış geçirirken ülkemizin tüm bölgeleri, dağları, ovaları, yaylaları  ile ocak ayına geldiğimiz bu günlerde kar yağışını özlemle bekliyor. Ülkemizin iklim özelliklerindeki bu değişiklikler bizi hem şaşırtıyor hem korkutuyor hem de kaygılandırıyor. Yağmur ve kar yağışının normal düzeninden farklı seyretmesi ülkemizin bugün ve gelecekte kuraklıkla karşı karşıya kalacağını işaret ederken su sıkıntısı çekileceğine dair kaygıları da artırıyor. 

TRT Belgesel kanalında yayınlanan  “Ailenin Yeni Üyesi” belgeselinin bir bölümünde Afrika’da su kaynaklarına uzak olan bir köyde yaşayan insanların zor yaşam şartları anlatılıyordu. Belgeselin kahramanı Afrika’da bir köyde, kilometrelerce yol giderek suya ulaşabilen bir ailenin konuğu oldu. Ailenin yeni üyesi, belgesel kahramanı, evin hanımları ile birlikte saatlerce, kilometrelerce yolu yürüyerek bir su kaynağına ulaştılar. Tüm köylüler ve o aile çamurlu bulanık bir göletin başına toplanıp bulanık çamurlu suyu su kovalarına doldurup, su dolu kovaları da kafalarına yerleştirip tekrar aynı yoldan saatlerce ve kilometrelerce yolu yürüyerek evlerine gelebildiler. Onlarla birlikte bir kova suyu aynı şartlarla taşıyan belgesel kahramanı bu zor duruma ruhsal ve fiziksel olarak dayanamadığı için, empati duygusu ile Afrikalı kardeşleri için üzülerek ağladı. Ben de bu belgeseli seyrederken onların suya umutla ve sabırla ama çok zor şartlarda çok yorgun olarak ulaşmalarına üzüldüm. Ayrıca yaşanan zor şartlara umut ve sabırla katlanıldığı halde bir bardak berrak suya ulaşamamaları beni o kadar derinden etkiledi ki yüreğim yandı.

Türkiye gibi güzel bir vatanda doğmanın, büyümenin, yaşamanın ne kadar büyük bir şans olduğunu bir kez daha anladım. Tarih ve coğrafya kitaplarında ülkemizin jeopolitik özelliklerini öven cümlelerin boş olmadığını bir kez daha görerek bu güzel vatana sahip olmanın gururuyla Allah’a şükrettim. İklimi ile doğası ile dört mevsimi yaşayabilen yeşili güzel, mavisi daha güzel vatanımızın kıymetini bilmeliyiz diye söylenmekten, düşünmekten kendimi alıkoyamadım.

Tüm canlılar için su hayattır. Hepimiz bunu bildiğimiz hâlde günlük hayatın içinde suyun  kıymetini unuturuz. Suyu bitmez görürüz. Bizler sürekli musluktan su akacak zannederiz. Suyu tükenmez bir kaynak olarak görürüz. Ama tükenmez zannettiğimiz su tükenir. Büyük Türkmen Ozanı Mahtumkulu şöyle der : “ Görür gözün kıymeti, kör olana bellidir.” Bu yönüyle su, insan sağlığına benzer. İnsan, sağlığını kaybedince nasıl kıymetini anlarsa su tükenince insan tarafından kıymeti anlaşılır. Suyun kıymeti anlaşılıp su bulunamadığında ise iş işten geçer. Son pişmanlık fayda vermez. Unutmamalıyız ki petrolsüz, elektriksiz ve daha nelersiz insanlar yüzyıllarca yaşadı. Ama susuz yaşayamaz. Bizim için yaşam demek olan su, son pişmanlık yaşadığımız duruma düşmeden evvel kıymetinin anlaşılması gereken servettir. Bu servetin korunması yetkililerin görev ve sorumluluğu iken bizler için de vatandaşlık ödevidir. 

Sadece su kaynağı için değil tüm kaynakların kullanımında sorumlu bir vatandaş olarak tasarruflu olmalıyız. Günlük hayatımızda her zaman tasarrufa önem vermeliyiz. Her türlü israfın günah sayıldığı İslam dini ile şereflenmiş bir millet olarak kaynakların tasarruflu kullanılmasını günlük yaşantımıza yansıtmalıyız. Her şeyi devletten ve ilgili kurumlardan bekleyemeyiz. Biz de bir şeyler yapmalıyız.

Genel olarak temizlik konusunda geleneklerinin ve dini inançlarının kurallarına sıkı sıkıya bağlı olan Türk milleti en eski çağlardan beri temizlik kültürü ile tüm milletlere örnek olmuştur. İbrikteki az miktarda su ile abdest alan Sevgili Peygamberimiz ve kutlu atalarımız bize örnek olmalıdır. Bu çağda -kolaylıklar, bolluklar yüzyılında- temizlik kurallarını uygularken o yıllarda zor şartları yaşayan atalarımız ile empati kurulmalıdır. Onlar geçmiş çağların imkânsızlıkları ile tertemiz obalar, çadırlar, köyler kurmuşsa, bugün bizler de suyu en tasarruflu şekilde kullanarak yaşamımızı devam ettirebiliriz. Böylece ülkemizin su zenginliğini de korumuş oluruz. Su tasarrufu sağlayabileceğimiz yol ve yöntemleri burada uzun uzun anlatmayacağım. Kullandığımız su ile yaptığımız her işte, suyu en asgari miktarda kullanmak kendiliğinden bir tasarrufu beraberinde getirecektir.  

Yağışlar üzerinde bitki örtüsünün etkisi bilimsel tartışılmaz bir gerçektir. Bu nedenle var olan ormanları ve ağaçları, çevreyi korumak iklim özelliklerini koruyacaktır. Daha sonraki yıllar ve nesiller için de ağaçlar dikmek, ormanlar büyütmek vazifemizdir. Köylümüz kentlimiz, gencimiz, yaşlımızla ağaçları sevip koruyup çoğaltmalıyız.

     Allah dünyada her şeyi bir düzen içerisinde yaratmıştır. Her şey bu düzen içerisinde yerinde, zamanında anlamlıdır. İşte bu nedenle duam odur ki; Her sabah güneş doğsun.  Her akşam ay yıldızlarla gökyüzünü süslesin. Yazın güneş ısıtsın. Kışın kar üşütsün. Allah vatanımızı susuz koymasın.

Asena Kınacı Moral
Asena Kınacı Moralasenakmoral@ulkucukadro.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments
mahmutbey araç kiralamabaşakşehir evden eve nakliyat