DOLAR
8,6206
EURO
10,3685
ALTIN
504,06
BIST
1.431
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
24°C
İstanbul
24°C
Gök Gürültülü
Cuma Gök Gürültülü
26°C
Cumartesi Gök Gürültülü
27°C
Pazar Gök Gürültülü
26°C
Pazartesi Gök Gürültülü
26°C
Bosnalı Bir Kahraman          İ S M E T  H O C A Ahmet  B.KARABACAK         Kısa bir süre önce Bosna Kasabı denen bir cani Avrupa mahkemesi tarafından ömür boyu hapse mahkûm edildi. Bu hüküm yüzlerce masum kişiyi  ne geri getirir, ne de acıları  yok eder. Binlerce Bosnalı kadının ve kızın tecavüze...
Bir meselden çıkan ibret! Harun KILIÇ Adamın biri gitmiş Nasreddin Hoca’ya “Yahu hocam bizim ev pek dar, sığamıyoruz bir türlü, ama büyük eve de paramız yetmiyor, ne yapayım?” diye sormuş. Hoca bu abuk soru karşısında ne desin, kafasını karıştırmış biraz, düşünür gibi yapmış sonra da “Senin tavukların vardı değil mi?”...
Yumurta tavuk, tavuk yumurta hikâyesi Fuat YILMAZER Yaptıklarının farkındalar mı bilemem ama ülkemiz çok sıkıntılı döneme giriyor. İktidar bloğu da, muhalefet bloğu da sevgisizlik, ayrışma, kutuplaştırma politikalarını bilerek isteyerek sürdürüyor. Halk ekonomik anlamda perişan, sosyal ve siyasal anlamda hoşnutsuz, iktidar buna çözüm yolu üretmek, çare bulmak için çalışmak yerine futboldaki...
NATO ZİRVESİNE DOĞRU Efendi BARUTÇU ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR  Bugün Brüksel’de yapılan NATO zirvesinde gözler Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’la ABD Başkanı Con Baydın arasındaki görüşmeye çevrilmiş durumda. Bu zirve ABD açısından yirminci yüzyılın yeniden tanzimi anlamını taşımaktadır. Bir önceki ABD başkanı Tıramp’ın Afganistan’daki Irak’taki ve dünyanın diğer muhtelif bölgelerindeki askeri varlığını...

KALEM YAZAR

KALEM YAZAR

KALEM YAZAR

Asena Kınacı MORAL

Kalem yazar, biz okuruz. Kalem sevgiyi yazar. Umudu yazar, güzellikleri yazar. Biz okuruz. Çileyi yazar, sevinci yazar, karı- kışı, tipiyi- boranı yazar. Biz okur haberdar oluruz.  Bir kalem acıları döker kağıda. Biz okur belki de paylaşırız acıları. Bir kalem umutları aktarır kağıda. Biz okuruz, yüreğimiz yeni umutlara kanat çırpar. Kalem özlemi yazar, biz de özleyerek ağlarız. Kalem ayrılığı yazar, biz okuruz ve öğrendiklerimizle de ölümden daha çok korkarız ayrılıktan. Kalem emeği yazar, biz alın terinin kıymetini öyle biliriz. Kalem aşkı yazar. Biz Leyla  olur  Mecnun diye ağlarız, Mecnun ile Mecnun olur çöllerde gezeriz.

Aristoteles yaşadığı dönemde yani M.Ö. 350 yılında “Bugünlerde gençler kontrolden çıkmış durumda. Kaba bir şekilde yemek yiyorlar, yetişkinlere karşı saygısızlar, ebeveynlerine karşı çıkıyorlar ve öğretmenlerini sinirlendiriyorlar” diye yazmış. Onun yazdıkları da yazılarak okunarak 21. yüzyıla kadar  gelmiş. Ben bir kitapta bu sözü ilk defa okuduğumda bir mucizeye bakıyormuşum gibi şaşırdım. Yüzümde hafif bir tebessümle okuduğum cümleyi yanlış okumuş olabileceğimi düşünerek yeniden okudum. Aristo’nun o gün yazdığı ve hissettiği duygular -belki de sosyolojik gerçek- bugün benim oğlum için söyleyebileceğim hazır bir sözdü işte. Oysa onunla benim aramda ne çok yıl vardı. Onun zamanının gençleri ile oğlum arasında ne kadar uzun bir tarih-yüzyıllar- vardı. Aristo’nun kaleminin gücüyle aklından ve yüreğinden dökerek o gün yazdıkları bugüne kalmış ve bizler de bugün yazdıklarını okuyoruz. Bu yazmanın basit bir el hareketi olmadığını hatırlattı yeniden bana. Yazmak sadece yazmak olmadığı gibi; okumak da sadece okumak değildir elbette. Yazılanları düşünüyoruz. Bilgileri kullanıyoruz. İcatları geliştiriyoruz. Çağdan çağa insanlığın emanetleri kalem ile bugüne taşınıyor. Kalemle yazılanlar, gökyüzündeki yeryüzündeki yeni keşifler, yüreklerimizde, hayatlarımızda dünyamızda can buluyor. Ve yazılanlar üst üste kondukça insanlığın mirası ile bugünkü dünya insanlık eliyle gelişerek  inşa ediliyor.

Yazının bulunması ve insanlık tarafından kullanılmasının önemi, insanlık tarihinde   kelimelere kitaplara sığamayacak kadar önemli bir konudur. Pek çok bilimsel, sanatsal ve edebi eser yüzyıllar ötesinden kalemin kelimelerle dansı ile bugüne ulaşmıştır. Bilim, edebiyat, sanat, tarih insanlar tarafından yazıya geçirilmiş, yazıya geçirilen her şey insanlık tarafından kullanılmış ve insanlık adım adım yeni yüzyıllara ulaşmıştır. Bilimsel, sanatsal ve edebi yazılı her türlü kaynak yüzyıllar ötesinden kalemin gücü ile bugüne insanlık mirası olarak taşınmıştır.

Biz bugünün edebiyat gönüllüleri  yazının önemini her daim hatırlayarak eski- yeni ayrışmasından, kuşaklar arası çatışmadan ve  politik önyargılardan uzak durarak okuyup yazmalıyız. Bize ruh katan, değer katan edebiyat eserlerini  araştırıp bulmalı ve okumalıyız. Bulup okuduğumuz bu kıymetli eserlerin şair ve yazarlarını diri tutmak için okuyucunun somut sevgisi daima gereklidir. Bu nedenle yazarlara ve eserlere-gizli mücevherlere- somut davranışlarla sevgi göstermeliyiz. Bu yazarları şairleri hep okuyarak eserlerini alarak, okuyucusunu artırmaya çalışarak sevgimizi somut değere dönüştürmeliyiz.

Okumanın da yazmanın da, öğrenmenin de sonu yoktur. Bir yerlerde gizlenmiş mücevher değerinde bizleri bekleyen bir kitap daima vardır, bunu hiç unutmadan hep aramalıyız. Bir kitap deyip geçmeyin. Antik Çağ’da yazılan bir eser tüm insanlar için aynı aydınlatıcı etkiye sahipse, bir kitap, bir yazar, bir şair deyip geçemeyiz. Bir kitap insanları ve insanların hayatlarını değiştiriyor. Bir kitap tarihe yön veriyor. Bir kitap kahramanlar yaratıyor. Bir kitap dünyayı değiştirecek bir icadın ilhamını çağrıştırıyor.

Türkçeye aşık biz edebiyat gönüllüleri olarak okumanın yazmanın önemini anlayarak dünün, bugünün ve hatta  yarının Türkçe yaşayan, Türkçe okuyan, Türkçe yazan yazar ve şairlerini daima anmalıyız. Unutmamalıyız, unutturmamalıyız. Türklük aşkını Türkçe okuyan-yazan yürekler olarak dil ile söze dökmeliyiz, kalem ile kağıda aktarmalıyız. Türkçe yazmak, Türkçe okumak ve Türkçe yaşamak için hep birlikte hiç durmadan yorulmadan çalışmalıyız, uğraşmalıyız. 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.