ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,5610
EURO
10,1207
ALTIN
495,99
BIST
1.358
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
32°C
İstanbul
32°C
Az Bulutlu
Çarşamba Az Bulutlu
33°C
Perşembe Az Bulutlu
34°C
Cuma Az Bulutlu
34°C
Cumartesi Sıcak
35°C
Halim Kaya Kelime anlamıyla mutluluk manasına gelen “Kut”; Türkler de devleti yönetme görevinin Gök Tanrı tarafından bir aileye verilmesidir. Türkler Kut alan kişi etrafında toplanarak birliği oluşturur, milletin bağımsızlığına giden yolu açtıkları gibi kurulan devletin cihanşümul olmasını da bu sayede sağlarlar. Türkler “Kut” aldığına inanmadığı insan etrafında toplanıp savaşmazlar. Bu...
Değerli okuyucularım hatırlayacaksınız, 9 Temmuz 2021 tarihinde Zülfi Livaneli’nin Halk TV’de eski başbakanlardan Bülent Ecevit’e yönelik ağır tenkidleri üzerine hem devreye giren MHP Genel Başkanı Doktor Devlet Bahçeli, Bülent Ecevit ile ilgili övgülerle dolu bir beyanatta bulunmuştu. Biz de –bir MHP’li olarak- bu övgülere katılmadığımızı ifade etmiş ve ülkemizin değişik...
Fuat Yılmazer 15 Temmuz 1974 Kıbrıs’ta ihtilal oldu. EOKA cı Nikos Sampson Rum Milli Muhafızları ile beraber Makarios’a karşı darbe yaptı. Amacı Adayı Yunanistan’a ilhak etmekti. Bu durum Garanti Antlaşmasında imzaları bulunan Türkiye, İngiltere ve Yunanistan’ın anlaşmasına uymuyordu. Zaten 1963-1967 de Rumlar Kıbrıs Türküne jenosit uygulamıştı. Dünya da Rumların yaptığı...
MHP lideri Devlet Bahçeli Kıbrıs Barış harekatı ve geçtiğimiz günlerde yaptığı ziyaret mensebeiyle bir açıklama yayınlad: Milli ve tarihi haklarımız üzerinde kuşku uyandırmaya çalışan iç ve dış odakların uzun süreden beri estirdikleri husumet ve hıyanet rüzgârı hız kesmeden devam etmektedir. Türk milleti bu muhasım ve mütecaviz kuşatmaya misliyle mukabele ve...

ALTAY KARTALI

ALTAY KARTALI
02.05.2021
0
A+
A-

ALTAY KARTALI

Zeliha ALKAN

“Çinliler nişan almış bekliyorlardı. Osman Batur Allahu Ekber dedi ve ardından kurşun sesleri geldi. Sanki namaz kılıyordu. Önce dizüstü düştü. Sonra alnı secdeye vardı. Bir rütbe daha kazanmıştı; şehitlik.”

Doğu Türkistanlı yazar Abdürrahim Hacı Melek makalesinde Osman Batur’un şehit edilişini böyle anlatıyordu. Osman Batur şehit olmuştu ama Osman Batur ruhu hala Doğu Türkistan’da yaşamaktaydı. Çin’in Doğu Türkistan halkından korkmasının en önemli sebebi buydu.

Peki kimdir Osman Batur?
Asıl adı Osman İslamoğlu’dur. Savaşlarda üstünlük kazanan yiğit anlamına gelen Batur adı halkı tarafından kendisine sonradan verilmiştir. 1899 yılında Altay’ın Köktogay bölgesinde orta halli çiftçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Babası İslam Bey, annesi ise Ayça (Kayşa) Hanım’dır. Çocukluk yılları Altay’da geçmiştir. On yaşında iyi bir binici ve iyi bir avcı olmuştur. On iki yaşına gelince kendisine örnek aldığı, Çin direnişinin o dönem ki lideri Böke Batur tarafından eğitilmeye başlanmıştır. Özellikle savaş teknikleri konusunda iyi bir eğitim almıştır. Böke Batur’un Çinliler tarafından şehit edilmesinden Osman Batur çok etkilenmiştir, bu olay onun tekrar doğduğu topraklara dönüp çiftçilik yapmasına neden olmuştur. Türk direnişi Böke Batur’un şehit edilmesi üzerine başsız kalınca Çin’in Türkler
üzerindeki baskısı da iyice artmıştır. 1940’lı yıllara gelindiğinde bu baskı artık dayanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Çinliler Türklerin tekrar örgütlenmesini engellemek için Türk alim ve liderleri katletmeye başlamıştır. Türklerin ellerindeki silahlar toplanmaya başlanmıştı. Silahların toplanmaya başlanması Osman Batur için sabrını taşıran son damla olmuştu.
Bunun üzerine; “Bugün silahımızı alanlar yarın canımızı alırlar, ben silahımı Çinlilere vermem, istiyorlarsa gelip alsınlar.” diyerek direniş mücadelesini başlatmıştı. Bu mücadele sadece Çinlilerin zulmüne direniş mücadelesi değil tüm Altay topraklarını ve Doğu Türkistan’ı kurtarma mücadelesiydi. Bu amacı doğrultusunda yanına otuz bin asker topladı.
1941 yılında başlayan hem Rusya hem de Çin’e karşı verdiği bu zorlu mücadele iki senenin sonunda başarıya ulaşmıştı. Kızıl Çin’in kâbusu olan Osman Batur; Altay topraklarını Çinlilerden temizlemiş ve 1943’te Altay Kazakları’ nın hanı ilan edilmiştir. 1945 yılına gelindiğinde neredeyse bütün Doğu Türkistan Türklerin hakimiyetindeydi. Oldukça kısa bir
sürede böyle büyük başarılar kazanan Osman Batur Çinlileri korkutmuştu. Adeta ikinci bir Kürşat olarak görüyorlardı Osman Batur’u. Çinlilerde ortaya çıkan bu büyük korku Osman Batur’un karşısına çıkardıkları ordu ve silahlardan bile anlaşılıyordu. Onlar da farkındaydı Osman Batur’a denk bir ordu ile onu alt edemeyeceklerini bu yüzden ondan tam on kat daha büyük bir ordu ve tüm teknik imkanlarla saldırdılar. 1949 yılına gelindiğinde yaşanan çetin mücadele sonucunda Osman Batur’un askerleri sadece 3-4 bin kişi kalmıştı. Sayı üstünlüğünü fırsat bilen Çinliler son saldırıları sırasında Türk kadınları ve kız çocukları haince esir etmişti. Esir alınanların içerisinde Osman Batur’un bir kızı da vardı. Osman Batur’un ailesinin diğer fertleri Çinli askerler tarafında vahşice işkence edilerek öldürülmüştü.

1951 yılının şubat ayındaki baskının ardından Osman Batur esirleri kurtarmak için 200 kişilik birliğe tek başına saldırdı. Birçok Çinli askeri öldürdü ancak sonunda kendisi de esir düştü. Halkına göz dağı vermek için gözleri önünde işkence ettiler, at üzerinde elleri kolları bağlı şekilde sokaktan sokağa gezdirdiler. Bu halinde bile halkını yüreklendirmekten vazgeçmedi Osman Batur. Bulduğu her fırsatta “Ben ölebilirim ama dünya durdukça benim milletim mücadeleye devam edecektir.” diye haykırdı.

Urumçi’de düzenlenen mahkeme ile Osman Batur’un önce kulaklarının ve ellerinin kesilmesine sonra da kurşuna dizilmesine karar verildi. 29 Nisan 1951 tarihinde Urumçi’de şehit edildi.

Altay Kartalı Osman Batur ömrü boyunca Doğu Türkistan’ın bağımsızlığı için mücadele etmiş, davası uğruna ailesini kaybetmiş, büyük acılar çekmiş, işkenceler görmüş ve sonunda yine davası uğruna şehit olmuştu. Bugün de aynı zalimliklerine devam eden Çin bir gün mutlaka yine Kürşadlarla, Osman Baturlarla karşılaşacaktır. Türk milletinde Osman Baturlarda, Kürşadlarda tükenmez.

Aziz ruhları şad olsun, Türk milleti var olsun.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.