Osman B.Karabacak
Tarihte bazı günler vardır ki, yalnızca takvim yapraklarında yer almaz; milletlerin hafızasına acı, hüzün ve ibret olarak kazınır. 5 Temmuz da Türk milleti için böyle günlerden biridir.
Bir tarafta Anadolu’nun bağrında bulunan Erzincan’ın Başbağlar köyü, diğer tarafta binlerce kilometre ötede Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi…
Farklı coğrafyalar, farklı failler; fakat aynı acıyı yaşayan Türk insanı…
Başbağlar’da Yakılan Bir Köy
5 Temmuz 1993 gecesi, Erzincan’ın Başbağlar köyü PKK mensupları ve onlarla birlikte hareket eden silahlı gruplar tarafından basıldı.
Köy halkı meydanda toplandı. Silahsız ve savunmasız sivillerin bir kısmı kurşuna dizildi, bir kısmı ise yakılan evlerin arasında can verdi. Resmî kayıtlara göre 33 sivil vatandaş katledildi. Köydeki evler, okul, cami ve birçok bina ateşe verildi.
Başbağlar Katliamı, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük sivil katliamlarından biri olarak hafızalara kazındı.
Bu saldırının yalnızca bir köye yönelik olmadığı açıktır. Amaç; korku oluşturmak, toplumsal fay hatlarını harekete geçirmek ve Türkiye’yi mezhep eksenli bir çatışmanın içerisine sürüklemekti. Ancak milletimizin sağduyusu bu kirli senaryonun başarıya ulaşmasına izin vermedi.
Urumçi’de Türk Kimliğine Yönelen Şiddet
Yıllar sonra aynı tarihte, 5 Temmuz 2009’da bu kez Doğu Türkistan’dan acı haberler geldi.
Urumçi’de başlayan olaylarda Çin güvenlik güçleri ile birlikte bazı grupların Uygur Türklerine yönelik müdahaleleri büyük bir trajediye dönüştü.
Can kaybı konusunda farklı rakamlar bulunmaktadır. Çin yönetimi yaklaşık iki yüz kişinin hayatını kaybettiğini açıklarken, Uygur kuruluşları ve birçok bağımsız gözlemci gerçek sayının bunun çok üzerinde olduğunu, yüzlerce hatta binin üzerinde Uygur Türkünün öldürülmüş olabileceğini ifade etmektedir.
Olayların ardından binlerce kişi gözaltına alındı, çok sayıda insan kayboldu, aileler parçalandı ve Doğu Türkistan’daki baskı politikaları daha da ağırlaştı.
Aynı Tarih, Aynı Acı
Başbağlar ile Urumçi arasında binlerce kilometre vardır.
Fakat acının dili aynıdır.
Başbağlar’da hedef alınan Anadolu Türküydü.
Urumçi’de hedef alınan Doğu Türkistan Türküydü.
Birinde terör eliyle, diğerinde devlet gücüyle yaşanan trajediler; Türk milletinin ortak hafızasında derin izler bırakmıştır.
Hatırlamak, Unutmamak ve Geleceğe Taşımak
Milletler yalnızca zaferleriyle değil, acılarıyla da ayakta kalırlar.
Acıları unutmak; aynı hataların tekrar edilmesine zemin hazırlar. Hatırlamak ise kin üretmek için değil, adaletin, hakkaniyetin ve millî hafızanın canlı tutulması içindir.
Bugün Başbağlar’da hayatını kaybeden vatandaşlarımızı rahmetle anıyor; Doğu Türkistan’da hayatını kaybeden bütün Uygur Türklerini de saygı ve rahmetle yâd ediyoruz.
Türk milletinin hafızasında 5 Temmuz; yalnızca bir tarih değil, birlik, dayanışma ve millî şuurun diri tutulması gereken bir hatırlatma günü olarak yaşamaya devam edecektir.