Kutadgu Bilig’den:
(Ay-Toldı’ nın Oğluna Nasihati)
Kenan Eroğlu
Kadim kitabımız Kutadgu Bilik konusuna devam ediyoruz.
Kutadgu Bilik bundan bin seneyi aşkın bir zaman önce yazılmış olmasına rağmen konuları itibariyle günümüz fikir dünyasına ve insanımız ufuk açmaya devam ediyor.
Batı’dan ve Batılılardan çevirilere yaparak insanımıza yol gösterildiği zannediliyor. Batı’nın zihniyet yapısını yansıtan terbiye kitapları ile kişisel gelişim kitapları toplumda ne kadar faydalı olduğu tartışma götürür bir konudur. Toplumumuzun genel durumuna baktığımızda işin gerçek yüzü daha iyi anlaşılır. Toplumun maşeri vicdanında yaşamaya devam eden ve bizim kadim devirlerden beri gelen terbiye ve insan eğitimi yollarımız olduğu unutuluyor.
Biz bu; Kutadgu Bilig’den yaptığımız alıntı ile bir babanın evladına nasihatini ele alıyoruz. Bugün bile geçerliliğini koruyan nasihatlerin okunduğunda ne kadar tanıdık geldiği görülecektir.
Kutadgu Bilig’e göre iyi insan, iyi çocuk ancak iyi bir Müslüman olmakla mümkün.
Kutadgu Bilig’ de dört şahsiyetten biri olan Ay-Toldı’ nın oğluna nasihatine bakalım:
..
“Hiçbir işte acele etme, sabırlı ol. Kendini tut, sabırlı insanlar arzularına erişirler.
Hangi iş olursa olsun, sen onu tatlı dille karşıla. Her işte tatlı dil kullanırsan, saadet sana bağlanır.
Dilini ve gözünü gözet, boğazına dikkat et. Az ye, fakat helal ye.
Halk serkeşlik ederse, ondan uzak dur. Avamın kargaşalığına karışma, ondan kaç.”
“Ey kuzum; iyilikten başka bir maksatla, ancak beylerin kullanabileceği sözleri ağzına alma.
Başkasının zararını isteme, kendinde zarar verme. Hep iyilik yap, kendi heva ve hevesine hâkim ol.
Hangi işe girersen, önce sonunu düşün. Sonu düşünülmeyen işler insana zarar verir.
Eğer öfkelenirsen, kendini tut sabırlı ol. Sabırlı insan sonunda sevince kavuşur”.
Çok sabreden bir bilge ne demiş bak: “İnsan sabrederse, bozulmuş olan işler düzelir. İnsan sabrederse, dileğine kavuşur. Sabredip bekleyen avcı ak-kuş tutar.
Eğer zahmet, kaygı veya endişeye düşen kimse sabrederse, kaybettiği huzuru tekrar elde eder.
Eğer devlet gider ve kapısı kapanırsa, insan sabretmeli. Onun bütün işleri tekrar yoluna girer.
Sabırlı ol, sabretmek er kişi işidir. İnsan sabrederse, göğe bile yol bulur”.
“Ölümü unutma, daima hazır ol, onu hiçbir zaman hatırından çıkarma, kendini unutma, aslını daima göz önünde tut.
Toplantılarda bulunursan, ihtiyatla söz söyle. Başkalarının evinde gözüne dikkat et.
Giderini gelirine göre ayarla, ancak sana yakışacak sözler sarfet.
Ağzından yalan söz çıkarma, yalan söz ile insan kendi itibarını düşürür.
Kardeş ve akrabaya yakınlık göster, güler yüzle büyüğün ve küçüğün gönlünü al.
Tuzu ekmeği bol tut, başkalarına ikram et. Bir kimsenin ayıbını görürsen açma, üstünü ört.”
“İbadette gayretli ol, Tanrıya kulluk et. Günahtan uzak dur, kendini koru.
Saadete kavuşursan, kibirlenme, kötülük etme, elinden geldiğince iyilik yap.
Bu dünya ile oyalanma, geçer gider. Bu devlete inanma, çabuk ihtiyarlar.
Hayata bel bağlama, rüya gibi geçer. Boş saadete güvenme, kuş gibi uçar.
Hayatı boşuna geçirme, iyilik yap, geçip gidenlerden ibret al.
Şarap içme, fesada karışma, uzak dur. Zina yapma, yoldan çıkma, ahlaksızlık ile kara yüzlü olma.
Bu iki hareketten mübarek saadet kaçar. Bunlar insana fakirlik yolunu açar. “
..
Not: Konuya devam edeceğiz.