KENAN EROĞLU
Kadim kitabımız Kutadgu Bilig’ den çeşitli konuları aktarmaya devam ediyoruz.
Günümüzden bin yılı aşkın bir süre önce Balasagun’lu Yusuf Has Hacib tarafından hazırlanıp Karahanlı devletinin hükümdarı “Tavgaç Kara Buğra Han” ın huzurunda okunmuş ve çok beğenilmişti. Hatta Balasagun’lu Yusuf’ a “Hacib” unvanı verilmişti.
Bu yazımızda Kutadgu Bilig’ de geçen dört şahsiyetten biri olan Ay-Toldı hükümdara çeşitli öğütlerde bulunur. Bu öğütleri aktaracağız.
Ay-Toldı Hükümdar Kün-Toğdı’ ya:
Sözüne Tanrı adı ile başladı ve “Yaratan, yetiştiren ve göçüren Tanrı, Bu yüzbinlerce, sayısız mahluku o yarattı. Hepsine rızık verir ve hiçbirini aç bırakmaz. Her şeye ve herkese hükmünü geçirir. Hiçbir desteğe ve yardımcıya muhtaç değildir. Dilerse yaratır ve her istediği olur. Yaptıkları hep onun isteği ile vücuda gelmiştir.
Bu sayısız mahlukları ölüm için yarattı, diri olan her şey ölecektir. Yalnız kendisi için ölüm yoktur. Tanrı; benden sevgili Peygambere, devamlı olarak binlerce selam eriştirsin. Diğer bütün ashabına da rabbim sonsuz selamlarımı ulaştırsın.”
“Ey hükümdar, işte ben sana sadakatle bağlı insanım. Sözüme göre hareket et, ey mert insan. Ölüm karşıma çıktı, ben pişman oldum. Fakat bu sözlerim ve pişmanlığım bir fayda vermedi. Şimdi bana eda edilmiş ibadetler lazım oldu. Yapılmış kötülüklerin hepsi ancak pişmanlık getirir.
Toplanmış olan altın gümüşüm olduğu gibi kaldı. Onlardan benim hisseme ancak hesap vermek düştü. Pişmanlık içinde feryat ediyorum. Fakat pişmanlık fayda vermiyor. Rabbin rahmetinden başka bir ümidim kalmadı. İşte bugün ben, elimde olmadan, ölüp gidiyorum. Yarın sen de şüphesiz arkamdan geleceksin”.
“Ey hükümdar, ölüm henüz yaklaşmadan, uyan. Bilgini kullan, işini tanzim et. Sen halkı beladan zulümden koru, iyilik yap. Elinle ve dilinle onu sevindir. Sağlığında her şeyi iyilikle karşıla. Malın ve servetin varken, onları dağıt ve yedir.”
“Bak hükümdarım.
Keskin gözlü ve doğru sözlü bilge bir insan ne diyor dinle: “Ölüm gelmeden sen ölüme hazırlan; hayatta iken Tanrının emirlerini yerine getir. İbadette kusur etme. Ölüm gelip çatınca, pişmanlık fayda etmez. Kara toprak altında istediğin kadar feryat et.”
“Ey hükümdar gayret et, benden sonra ömrünü boşa harcama, ibadetle meşgul ol. Bu dünya ve devlet seni aldatmasın, bütün işlerde daima doğruluğu göz önünde bulundur. Halka kanunu doğru ve dürüst tatbik et ki, kıyamet gününde bahtiyar olasın.
Bu dünya için kendini ateşe atma. Vücuttan öcünü al, nefsin boynunu kopar. Sen bu dünyanın beyisin, ona kul olma, o seni bırakmadan, sen onu dul bırak.
Fazla kibir ve gurura kapılma, bu dünyaya güven olmaz, sen ondan vaz geç. İyi insanları kendine yakın tut. Kötülerden uzak dur, zararları dokunur. İşini insanların hırslısına verme, yemeğini nankör insanlara yedirme. İbadette gayretli ol, günahtan sakın, sana ahirette ancak ibadetin faydası dokunur.
Ölümü unutma, ona karşı hiçbir silah yoktur. Ölüm pusudan çıkar gibi, bir gün karşına çıkar. Ne kadar kaçarsan kaç, ölüm nihayet seni yakalayacaktır. Ne kadar kalırsan kal, nihayet ölüm seni alıp götürecektir. Ölüme gafil avlanma, gönlünü diri tut. Ne kadar çok yaşarsan yaşa bir gün toprağa gireceksin. Hani, kim ölümden kaçıp kurtulmuştur. Hani kim ecelini geciktirmiş ve vaktini aşmıştır.”
Not: Konuya devam edeceğiz.
**