Gazi Karabulut
Sonbaharın hüzün soluklayan günleri ölümü çağrıştırırken yüreğimizde, derin muhasebeye de sevk ediyor düşünce dünyamızı…
Birbir göç edenleri görüyoruz büyüklerden, yaşıtlardan ve dahi gencecik fidanlardan. Dün, yüz yüze tanıyormuş kadar gönülden tanıdığımız Taşmedreseli Suat Günel ağabey ve beraberinde bir kaç isim daha gitti.
Hep dedim “Ülküdaşluk Hukuku” diye; çırpındım durdum, “Ülküdaşlık Karındaşlıktan Daha İleri Seviyede Bir Akrabalıktır.” diye…
Şimdi de bazı hakiaktleri hatırlatmak istiyorum bir mütefekkir sorumluluğu ile…
Elbet bir gün anlaşılır diye…
Kaderi Türk Milletinin kaderi ile örtüşen ve dünden bugüne birikmiş meselelerin çözümünün de ancak ülkücü irade ile mümkün olacağı şuurundan hareket ile söz, eylem, tavır, tutum ve fikir sergilemek gerektiği unutulmamalıdır.
Yakın bir tarihte millî yaklaşımların ortadan kalktığını, dünyanın küresel bir köyden ibaret olduğunu söyleyenler yanılmışlar ve günümüzde küreselleşme tarih olmanın eşiğine gelmiş ve yeni bir söylem olarak Prof. Dr. Mehmet Akif Okur’un ifadesiyle “Küresizleşme” devreye girmiştir. Bu da gösteriyor ki önümüzdeki dönem, milli aidiyetlerin yükseldiği bir dönem olacaktır.
Haliyle “Ülkü,” vurgusunun aynı zamanda hali hazırdan memnun olmama ve daha iyiye talip olmayı ihtiva ettiği düşünülür ve Türk milliyetçiliğinin aynı zamanda milletin öznesi olduğundan hareket edilirse geleceğin inşası için somut yaklaşımlar sergileme mecburiyeti doğacaktır.
Hülasa satır araları iyi okunması temennisi ile beklentiler şöyle sıralanabilir:
1. Türk milliyetçilerini, sadece ortak acılar değil, ortak gelecek de birleştirmelidir. Nitekim daima güçlü ve müreffeh bir Türkiye özlemini dillendiren Türk Milliyetçiliği Hareketini diğer Türk siyasal anlayışlarından ayıran en temel başlıklardan biri de Türk Birliği idealidir. Buradan hareketle; Milliyetçi irade, yeni hedefini Güçlü ve Müreffeh bir Türkiye ışığında Türk Birliği olarak inşa etmelidir.
2. Köklerinden kopmamak, temel değerlerden taviz vermemek kaydıyla yapısal atılım ve fikri gelişim Türk milliyetçiliği iradesini güçlendirecektir. Ancak kavramların mecrasından koparılmaması, “Türkiyelilik, özerklik, yerel yönetimlerin özgür iradesi” gibi söylemlerle “Türk” kavramının yıpratılmasına asla müsamaha gösterilmeyeceği bilinmelidir.
3. Türkiye, Türk milleti, Türk milliyetçiliği ve Turan ideali adına birlik şuurunu kuvvetlendirecek projeler geliştirilmelidir. Bu projeler, toplumla buluşturulmalı ve hayata geçirilmelidir.
4. Türk milliyetçileri, ülkenin temel meselelerinin;
a-Jeopolitik parçalanma,
b-Milli kimliğin kaybı,
c-Politik açmazlar,
d-Ekonomik ve sosyal kaos olduğunu görüp fikri gelişimlerini bu çerçevede tekamüle tabi tutarak bir felsefe ortaya koymalıdır.
5. Her vatan evladının kıymetli olduğu unutulmadan, Türk milliyetçilerinin birbirini sevme ve “rol model” olma mecburiyeti esas alınmalıdır.
6. Kin, haset, gıybet, çekememezlik gibi gayri ahlaki davranışlardan uzaklaşıp, hangi ülkücü, hangi alanda kabiliyetli ise ona o alanda fırsatlar verilmelidir.
7. Türk ahlakı ve geleneği ile çözümü olan tenkitlerle meseleler ortaya konulmalı, sorumluluk sahipleri; Türk milliyetçisi aydınların önerilerini ortak akla dönüştürmelidir. Ayrıştırıcı, ötekileştirici kavramlardan uzak durulmalı, milli şuur ve ülkülerin ortak paydasında buluşulmalıdır.
8. Türk Devlet geleneği, her türlü terör fikrinin ve örgütünün ortadan kaldırılması için gerekli birikime sahiptir. Hiçbir terör yapılanmasının devlet iradesine sızmasına müsaade edilmemelidir. Bu hususta en somut yaklaşım Türk Milliyetçileri tarafından ortaya konulmuştur/konulmalıdır.
9. Türk milletinin beka problemi varken Türk milliyetçilerinin ikbal beklentisi içinde olmayacağı düşüncesinden hareket ile ferdiyetçi bütün yaklaşımlar ötelenmeli ve ülke menfaatleri adına beklentisiz bir koşu başlatılmalıdır.