DOLAR
8,7540
EURO
10,3892
ALTIN
496,61
BIST
1.391
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
23°C
İstanbul
23°C
Gök Gürültülü
Pazar Gök Gürültülü
25°C
Pazartesi Gök Gürültülü
26°C
Salı Parçalı Bulutlu
26°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
27°C

Dr. A. Yılmaz SOYYER

ANNEMARİE SCHİMMEL (CEMİLE BACI) I   A. Yılmaz Soyyer   “Doğu’dan Batı’ya” Annemarie Schimmel’in hayat hikayesini yazdığı 460 küsur sayfalık bir kitap. Bu kitap Türkçeye yeni çevirildi; bu güne kadar hakkında yapılan çalışmalar da elbette sınırlı bilgiyle kalmıştı. Sufî Yayının mütercimi doğrusu çok başarılı bir çeviri yapmış. Bu otobibliyografik eseri...
05.08.2018
HACI BEKTAŞ Hacı Bektaş ulu Türkmen kocası Başında bir Horasanî taç ile Aşk gölünden kalplere ilaç ile Kucağında arslanı, karacası Beyler gelir binbir ihtiyâc ile Karılır Türklüğün mayası canda Çifte vav çevrilip pişer kazanda Hacı Bektaş ulu Türkmen kocası Sarı Saltuk destur alır donanır Türkmen silahlanır cenge inanır Rumeli’ye doğru...
15.07.2018
EŞKİYÂ Kaf Dağı’nda eşkiyâ olsam bugün Bilmeyenden sevmeyi haraç alsam Mühürlenmiş kalplere ilaç olsam Kimyâcıdan bir keşif çalsam bugün Mavzerimden mermi mermi saçılsam Aşkın şakîsidir yaklaşma derler Ne yapar bilinmez, sataşma derler. Kaf Dağı’nda bugün eşkiyâ olsam Yarsam gönülleri kutlu hançerle Yıkasam paklasam o dem hünerle İstiridyedir kalp al inci...
01.07.2018
Dr. A. Yılmaz SOYYER     Millet kavramının içerisine pek çok özellik dâhil edilebilir ve bu mefhum sayısız tanımla târif edilebilirse de ilkin göz önüne çıkan özelliğin şuuraltındaki bir biz şuuru olduğunu belirtmek mümkündür. Millet anlayışı, bilinçli ve çoğu kez de ideolojik zeminde milliyetçiler tarafından tanımlamalar ve düşünce iklimi oluşturmalar...
12.06.2018
Dr. A. Yılmaz SOYYER   Osmanlı döneminde olduğu gibi, Cumhuriyet devresinde de “evliyalar kültü” toplumumuzun en önemli dini tavır alış saiki olarak karşımıza çıkmaktadır. “Dikkat edin! Şübhesiz, Allah’ın velî (kul)larına hiçbir korku yoktur ve onlar mahzun (da) olmayacaklardır.” (Yunus 62) gibi birkaç âyete dayanan tarikat çevreleri, burada kastedilenin kendileri, bilhassa...
20.05.2018
A. Yılmaz Soyyer Gelenekli şiir tabirini büyük müzehhibe Prof. Dr. Çiçek Derman hanımefendinin bir konferansında geleneğimizden gelen sanatlarımız için “gelenekli sanatlar” değişinden türettim. Türettim diyorum çünkü ben gelenekli sanatlar çerçevesinde eser veren hattat, tezhipçi, minyatürcü, nahtçı, ebrucuların faaliyetlerinden biraz farklı bir yol izlemekteyim. Gözlemlediğim kadarıyla, içlerinde birkaç tane benim uyguladığım...
21.04.2018
A.Yılmaz SOYYER   Birkaç gün önce Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Eğitim fakültesinde dört tane arslan gibi Türk insanı eğitimci, silahlı -hem de ruhsatlısından- bir caninin kurşunlarıyla rahmet-i Rahmana kavuştular. İçimiz yanıyor, bağırıp çağırıp caniyi suçluyoruz. Rektörün, dekanın tedbir almadığını konuşuyoruz. Elbette bu elîm cinayette onların da kusuru var ama asıl kabahat...
12.04.2018
Dağlar nevruz gününde böyle girmiş bahara Yeşil giymiş üstüne mor düğmeler takınmış Eline gelincikten kızıl kına yakınmış Türkistan’ dan Konya’ya selam etmiş Buhara Bir kez bayram geldi mi mesafeler yakınmış Bu mevsim gök kuşağı renk aparıp beyzâdan Tebrizli Şems el almış Aliyyü’ l- Mürteza’dan   Dağlar Nevruz gününde bahara böyle...
20.03.2018
LEYLÂ DUY ARTIK Leylâ! Ben Mecnunum hadi duy artık Siyah entarini giyinip de kal Aşk bahsine bir dem değinip de kal Bilmece sözlerin bil ki huy artık Ne övün git ne de yerinip de kal Otur Leylâ çölün kızı ol yeter Bekle hep çıktığın uzun yol yeter   Leylâ ben...
26.02.2018
OLA EVVEL HAYIR Merdivenlerinde kuşlar Türkçe’nin Ötüken dağında kartalca şakır, Tûtî, ovasında kışlar Türkçe’nin Ola evvel hayır âkibet hayır Tuğrul kuşu verir Kaşgarlı’ya el Rûha söyleyişler sunar her satır Sözcükler bağlayıp ebede ezel Ola evvel hayır âkibet hayır Türkçe vareyler de Dede Korkut’u Bir bilge ki sakalı kır, saçı kır...
15.02.2018
1979’da dostum Ömer Özercan Haccettepe Üniversitesindeki bir koca oda büyüklüğünde olan bilgisayarı bana göstermişti. BİLGİSAYAR “Kün” emri duymuştu kutsaldı kalem Bilgisayar elest bezmi görmemiş Yalnız bilgi almış sevgi vermemiş Bugün Azrail’den renk aldı kalem Birkaç dem var, yeraltına ermemiş Bilgi derer, dörtnala bilgisayar Taş çıkarır abdala bilgisayar? Tılsımlıydı kalem, kutsaldı...
09.02.2018
TÜRKÜLER Siyah incilerle çıkar denizden Meltemlerle fısıldaşır türküler Uzaklara sevdâ taşır türküler Turnalarla selam götürür bizden Bekleyene tez ulaşır türküler Ses verip Oğuz’un dilini taşır Yüklenir töreyi ilini taşır   Siyah incilerle çıkar denizden Türküler ki bağlamanın sırdaşı Dede Korkut ile kayıtlı yaşı Çıkar şarap gibi derin dehlizden Gün dönüp...
01.02.2018
CAN PİŞEN OCAK   -Erbil Aksoylu’ya-   Bin dokuz yüz yetmiş beş, bir Ereğli konağı Duvarda ta caddeden görünen kara bozkurt Göklere ses veriyor, atıyor nâra bozkurt Bahçede kurt bakışlı bir genç var dert ortağı Ve bir şâir orayı kaç demdir bilirken yurt Omuz omuza artan ülkü muhabbetleri Bir dert...
27.01.2018
-Prof. Dr. Mustafa Alkan’a-   Çifte bozkurt bekler Kızılelma’yı Ergenekon’da bir bahçede gizli Rum’da, Lehistan’da, Nemçe’de gizli O kutlu ülküye yürüyen tayı Rüzgâr emzirirmiş, gecede gizli Bir gün olacaktır kara yağız at Kızılelma için yazılır berat   Çifte bozkurt bekler Kızılelma’yı Karakalem esrârını anlatır Dede Korkut diyârını anlatır Dağda kut...
24.01.2018
BAYRAK   Ay sarılmış yıldıza, vurmuş kan kırmızıya Bin bir atlı Oğuz’un, istikbâline düşmüş Bayrak denmiş falında, çıkmış hâline düşmüş Ne zaman bir münâfık alsa gemi azıya Dalga dalga açılmış, önde eline düşmüş Yaratmış kırmızıyı Hak Teâlâ aşk ile Mehterânın önünde gider hâlâ aşk ile   Vurmuş kan kırmızıya, Ay...
22.01.2018
KAYIPTAN DEDE Komşunun çatısında küçük bir kapı vardı Söylenirdi yaşarmış orda Kayıptan Dede Gidip su doldururmuş bağlardaki derede, Ve herkes birbirine eğilip de sorardı “Gördün mü sen, nasılmış, ya şimdi o nerede?” Hayâletmiş, devlerin küçükten büyüttüğü Yollarmış her gün şehrin üstüne başka büyü Bazen ninem görürmüş o küçük pencerede Alırmış...
18.01.2018
Dr. A. Yılmaz Soyyer Bu iki cümlecik de aynı anlama gelir diyorsanız size tavsiyem derhal bu fikrinizi gözden geçirmenizdir. Her iki söyleyişte de bir yanlışlık vurgulanmaktadır ancak ilkiyle ikincisi arasında dağlar kadar fark vardır. Özellikle “beni yanlış anladınız” biçimindeki bir ifâde “ben doğru cümle kurdum, meramımı son derece açık olarak...
05.01.2018
KAM TÖRENİ Kamlar toplandı bugün mârifet meydanına Altlarında, kişneyen beyaz yılkı atları Alçaldı dalga dalga gökyüzünün katları Niyaz ettiler kamın doru küheylanına Umay Ana susturdu yükselen feryatları Davul verdi, ok verdi, kut verdi Kızıl Kam’a Döndü Selenge bugün görülmemiş bayrama   Mârifet meydanına kamlar toplandı bugün Sağda şadlar, tarkanlar, solda...
04.01.2018
YESİ’NİN ÂŞIKLARI Hikmet taş taş dizilir Türkistan temeline Kara kazanda pişer âşıkları Yesi’nin Seher vakitlerinde gelen meltem sesinin Sadâsı hû hûlarla duyulur Türk eline Müjdesiyle toplanıp o fetih sûresinin Yüzlerce kır küheylan eşkin gider pek erken Semâh eder turnalar, kızlar hikmet okurken   Türkistan temeline hikmet taş taş dizilir Arslan...
24.12.2017
TENGRİ’YE KURBAN Tengri’ye küheylan kurban ederdik Al geyik tığlardık Tanrı Dağı’nda Konuşurdu kopuz destan çağında Gererken kızları hayran ederdik Yayları hânımın ordugâhında Islık çala çala giderdi oklar Ok ok olur toplanırdı uruklar   Tengri’ye ederdik küheylan kurban Yazardık hanların hükmünü taşa Selenge boyunda görklü kardaşa Davulla söylerdik ağırırken tan Ne...
21.12.2017
  ŞEMS VE MEVLÂNÂ   Konya akşam karanlığına kalır Bir sofada baş başa iki bülbül Sohbet ateş, gönüllerde kor ve kül Bırakır Şems sözü Mevlânâ alır Açılır dil, aşkı söyler ezelden Bir kabuktan inci eyler ezelden   Şehir kalır akşam karanlığına Hak duyulur, Tanrı kelâmı döner Meydanda sevdânın selâmı döner...
17.12.2017
YÖRÜK KIZI Yörük kızı bir kıl çadırda doğar Beşiği ardıçtan, çuhadan bezi Ne halıcı tüccar görür ne terzi Mevsim gelir yağmur yağar, kar yağar Tabip bilmez, ilaç bile tatmamış Bir çatının gölgesinde yatmamış Yörük kızı gece halleşir ayla Gündüzün fidanlar söyler yaşını  Seçer çiçeklerden arkadaşını Bin bir güzelliği yayarken yayla...
12.12.2017
KUDÜS’TE ONBAŞI HASAN -Merhum İlhan Bardakçı’nın hatırasıdır- Mescid-i Aksa’da onbaşı Hasan Iğdırlı, bir heykel kadar muhteşem Aynı vatan, yedi kıtam, dört köşem Aynı devlet gibi dipdiri bir can Son artçı o, çekilirken Osmanlı Kudüs’ü bekleyen er anlı şanlı Aynı yerde yetmiş yıldır nöbette “Bana emanettir bu eski vatan” Diyerek o...
09.12.2017
İSTİKLAL DESTANI- II HAVZA’DA BAŞLANGIÇ Havza’dan telgraf gider dört yana Bildirilir herkes hazırlanacak Kırda dağda meşaleler yanacak Dadaş, seğmen, yörük; oğlan kız, ana Sokaklara dökülecek ahâli Yunan işgaline nokta konacak Anadolu duyacak ihtilâli Aydın, İzmir kurtulmalı denecek Tekbirlerle bu karar ünlenecek İngiliz’in, Yunanlının hayâli Kışın buzda ateş gibi sönecek  ...
30.11.2017
BANDIRMA VAPURU Bandırma vapuru bir arslan taşır Boz dumanı yüreklerden gam siler Arslanı görmeye zıplar hamsiler Samsun’a bugün bir târih yanaşır Kılınçları çakan yıldırım biler Kara kalpak inmiş sarı kaşlara Mâvi gözler müjde sunar kuşlara Sarı Paşa ki gönlünü paylaşır Mayıs sonlarında şakağında ter Asalet katıyor şu duruşlara Mahmuzu yerleri...
28.11.2017
DÖNEMLER Bir dem; Ötüken’de ayakta yüz tengrigen Özümü onlara çömez etseler Aşk erleri vahdeti öğretseler Yüz sîma hak, bilsem “o yüz” tengrigen Bir bakışla gönlümü seyretseler Hoş geldin deseler bir meydan açıp Zamanı karşımda hep an an açıp Bin çileyle olsam bu güz tengrigen   Bir dem; Girerken Türkmenler Anadolu’ya...
27.11.2017
Ötüken dağında Bilge Tonyukuk Omuzunda bir yay elinde keski Bu bir destan Dedem Korkut’ dan eski Heyecan verse de bir parça buruk Taşa hakkedilmiş Türkçe ilk buyruk Tarihten haykıran öyle bir ses ki “Ben Bilge Tonyukuk kılındım Çin’de Toplandı peşimde hep budun, uruk Düşündüm han yaptım İlteriş’ i ben Onu...
19.11.2017
Kapıldım bir girdaba kartal vâdisinde ben Kanat vurdum, savruldum, döndüm çığlık çığlığa Görmek için güneşi direndim karanlığa Dağların katmer katmer yerleşen sisinde ben Düşmedim çöreklenen o ruhsuz baygınlığa Bir dağdan ineyazdım yükselirken bir dağa Toz oldum zirvede ben, yamaçta ben, inde ben Kartal vâdisinde ben kapıldım bir girdaba Umay Ana...
15.11.2017
  ALİ GÖRÜNÜRMÜŞ – Olcay Demir kardeşime– Dudakların buz tuttuğu kışlarda Kanar altı kar kaplı bıyıkların Kirpiklerle gizlenen bakışlarda Aksi vurur yüze kırışıkların Dem tutan Kızılbaş kalınca darda Teke İllerinden Şah’a giderken Ali görünürmüş seherden erken İhtilâl aşkına düşünce Torlak Ali görünürmüş yıldızdan parlak Nur-ı Muhammed’e belî demişler Türkler ezel...
12.11.2017
A. Yılmaz SOYYER   -Fırat Çakıroğlu’na- Son kefensiz alperene şân oldu Dedem Korkut durdu söyledi adın Daha bir fidanken kahraman oldu Nâmı bin yıl yâd olunsun Fırat’ın   İletsin Hallâk-ı Cihân’a cibrîl Toprağa karıştı bir al karanfil Savurdu ardından yel ifil ifil Uçmağa yükselen şahlanmış atın   O hançer gizlenip...
07.11.2017