buca escort

Ayakkabı Bot ve çizme Günlük ayakkabı Bot ayakkabı modelleri Çizme ayakkabı Terlik ayakkabı Sandalet Babet Spor ayakkabı Topuklu ayakkabı İç giyim Mayo Çorap Fantezi giyim İç çamaşır takımları Sütyen Gecelik Pijama takımı Gece elbisesi Plaj giyim Giyim Büyük beden Tesettür Etek Trenckot tarz eşofman takımları bayan Mont Gömlek Pantolon T-shirt Sweatshirt Kırmızı elbiseler Ceket Çanta Çanta aksesuarlar Bebek bakım çantası Spor çanta Okul çantası Laptop çantası Portföy çanta Bel çantası Postacı çantası El çantası Sırt çanta Bebek bakım çantası Omuz çantası

beylikdüzü escort
ilbet
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
18,8197
EURO
20,3115
ALTIN
1.128,47
BIST
4.997,63
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Yağmurlu
4°C
İstanbul
4°C
Yağmurlu
Pazar Çok Bulutlu
5°C
Pazartesi Kar Yağışlı
3°C
Salı Yağmurlu
4°C
Çarşamba Çok Bulutlu
5°C
Antalya Kumluca Konyaaltı Manavgat Muratpaşa Kaş Alanya Kemer aksu Döşemealtı kepez demre elmalı finike gazipaşa korkuteli serik

İlker Başbuğ: SAVCILAR BU İNSANLIK SUÇU KARŞISINDA NE YAPTILAR

İlker Başbuğ: SAVCILAR BU İNSANLIK SUÇU KARŞISINDA NE YAPTILAR
24.03.2013
0
A+
A-

“Türk milletine savunma -3” başlığıyla yapılan yazılı açıklamada, Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ şu görüşleri savundu.

“TÜRK MİLLETİNİN AKLI İLE ALAY EDİLMEKTE”

“Savcılara göre, Türk Silahlı Kuvvetlerine sızan ve ilerleyerek Türk Ordusunda Genelkurmay Başkanlığına, örgütte de üst düzey yöneticiliğe yükselen, 26’ncı Genelkurmay Başkanı’na yöneltilen diğer bir suçlama ise şöyledir (Mütalaa sh:2038):

“Örgütün amaçları doğrultusunda yapmış olduğu basın açıklamaları ve değişik faaliyetlerle, devam eden Ergenekon Terör Örgütüne yönelik soruşturma ve kovuşturmaları etkilemek amacıyla alenen sözlü ve yazılı beyanlarda bulunmak…”

Böyle bir iddiayı ileri sürebilmek için insanın; Türk Ordusunu hiç tanımaması, anlamaması, Türk Ordusunu başka kuruluş ve yapılarla karıştırması gerekir. Bu iddia çirkindir, ağırdır. Bu iddia ile, Türk Milletinin aklı ile alay edilmekte, binlerce yıl geçmişi olan devlet anlayışı da yerle bir edilmektedir.

“SOMUT DELİLLERİ DE ORTAYA KOYMAK ZORUNDADIRLAR”

Bazı savcılar, böyle bir durumun olabileceğini çeşitli nedenlerle düşünebilirler. Ancak, bu düşündüklerini bir hukuki belgeye yazma noktasına gelmişlerse, bir hukuk devletinin gereği olarak, yazdıklarının dayandığı somut delilleri de ortaya koymak zorundadırlar.

En azından şunu söylemeleri gerekir; 26ncı Genelkurmay Başkanı bir türlü somut olarak ortaya konulamayan örgütün amaçları doğrultusunda bu şekilde hareket etme talimatını kimden, ne zaman, nerede, nasıl almıştır?

Mütalaada iddia edilen örgüte ilişkin hiçbir yapılanma bilgisi olmadığı gibi, elbette bu soruya cevap olarak ta hiçbir şey yoktur. Mütalaada, savcılara göre suç unsuru teşkil edebilecek iması yapılan özellikle arz eden bir iki örneğe ağırlık verilmektedir.

‘TRABZON’DAKİ KONUŞMAMDA ALEYHE VE YARGILAMAYI ETKİLEMEYE YÖNELİK BİR SÖZ YOKTU”

Bunlardan birincisi, 17 Aralık 2009 günü Trabzon’da yapılan konuşmadır. Bu konuşmadan sadece şu cümle alınmıştır:

“TSK’ye karşı yürütülmekte olan asimetrik psikolojik harekata değinmek için, özelikle Oruç Reis Fırkateyni’ni seçtim, bunun özel bir anlamı vardır, herhalde bunu herkes açıkça ne demek istediğimi de anlamaktadır.”

Ceza Muhakemesi Kanunun 160. maddesine göre, savcılar hem lehte hem de aleyhte olan delilleri toplamakla sorumludurlar.Ama, maalesef bu hukuki sorumluluğun yerine getirildiğine dair, mütalaada hiçbir şey yoktur. Savcılar, eğer Trabzon konuşmasına CMK’nın 160ncı maddesine göre baksalardı, ne kadar anlamsız bir işle uğraştıklarını kolaylıkla görebilirlerdi. Konuşmada söylediklerim:

“Son zamanlarda artan toplumsal olaylarda şiddete başvurulduğunu görmekteyiz. Bu olaylar hiçbir şekilde kabul edilemez. Herkes itidal ile hareket etmelidir. Toplumsal çatışma hiç kimseye ve ülkemize fayda sağlamaz.Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı yürütülmekte olan asimetrik psikolojik harekata ilişkin bazı hususlara değinmek istiyorum. Ciddi hukuk devletinde imalı konuşmalara, dedikodulara yer yoktur. Türk Silahlı Kuvvetlerine haksız yere her gün gündemde tutarak, gerçek dışı olaylara, yalanlara dayalı, önyargılı olacak bazı çevreler tarafından asimetrik psikolojik harekat yürütülmektedir. Adli Makamlar, ihbar mektuplarına özellikle itirafçıların ve gizli tanıkların verdikleri ifadeler karşı daha duyarlı ve daha dikkatli hareket etmelidir.Türk Silahlı Kuvvetlerinde, hiçbir zaman hataları örtme, suçluları koruma durumu olmamıştır. Gün, birlik, beraberlik ve bütünlük günüdür.”

Bu ifadelerde, ne hükümet aleyhine söylenmiş bir söz, ne de yargılamayı etkilemeye yönelik bir söz vardır. Aksine, itidal, duyarlı ve dikkatli hareket edilmesine tavsiye ve işbirliği önerisi vardır.

“KAFES- MANŞETİ İLE HABERDEKİ PERSONEL ADETA MAHKUM EDİLMİŞTİR”

Deniz Kuvvetleri personeline yönelik “Kafes eylem planı” ile ilgili soruşturmaya 5 Kasım 2009 günü başlanılmıştır. 19 Kasım günü de, gizlilik yine ihlal edilerek, bir gazete de kod adı Kafes manşeti ile soruşturmaya ait haberler sayfa sayfa yayınlanarak adı geçen personel adeta mahkum edilmiştir. 29 Kasım günü kadar geçen sürede de 29 Deniz Kuvvetleri personeli Poyrazköy davası nedeniyle ifadeye çağrılmıştır. Bu olayların Deniz Kuvvetleri personeli üzerinde olumsuz etkiler yarattığı ortadadır. Bu durumlara karşı bir Genelkurmay Başkanının sessiz kalması düşünülemez. O komutasında, Oruç Reis Fırkateyninde, 17 Aralık günü bir konuşma yapmasından da daha doğal bir şey olamaz. Burada esas doğal olmayan, isyan edilmesi gereken diğer olaylar vardır. Soruşturma safhasında, insanların teşhis edilmesi, aşağılanması ve yargısız infaz edilmelerine karşı ısrarla durmamıza rağmen, savcılar ne yapmışlardır?

“AĞIR İTHAMI KABULLENEMEYEN, ŞEREFLİ TÜRK SUBAYI İNTİHAR ETMİŞTİR”

Deniz Öğretmen Yarbay Ali Tatar, 5 Aralık’ta tutuklanmış, 16 Aralık’ta ise serbest bırakılmıştır. İşin garibi; Trabzon konuşmasından bir gün sonra 18 Aralıkta hakkında tekrar yakalama kararı çıkartılmıştır. Kendilerine yöneltilen suçlamalar arasında iddia edilen, kamuoyuna o şekilde yansıtılan, “amirallere suikast” davası da vardır. Böyle ağır bir ithamı kabullenemeyen, onurlu, şerefli Türk Subayı Ali Tatar intihar etmiştir. Geçtiğimiz günlerde ise, bu davayı yürüten Mahkemenin “amirallere suikast diye bir dava yokturö dediği basında yer aldı.

“SAVCILAR BU İŞLENEN İNSANLIK SUÇU KARŞISINDA NE YAPMIŞLARDIR”

Şimdi soruyorum, savcılar bu işlenen insanlık suçu karşısında ne yapmışlardır? Ne düşünüyorlardır? Mütalaada yer alan, suç unsuru olarak görülmeye çalışılan ikinci konu ise; bir gazetede yer alan röportajdır. Savcılar röportajdan şu kısmı almışlardır: “Ama işte bunlar sabrı taşırıyor. Bütün bunlar benim askerimin moralini bozuyor. Ben askerimin moralini bozan herkesle savaşırım.”

“BEN BUGÜN DE BU SÖZLERİMİN ARKASINDAYIM”

11 Şubat 2010’da yapılan röportajda şu konulara değindim:

“Deniz Kuvvetleri sürekli gündemde. Kendi Komutanına suikast yapmayı planlayan bir yapı olur mu? Deniz Kuvvetleri üzerinde ciddi bir karalama kampanyası var. Aşırı maksatlı. 5. İddianamede suikast suçlamasına yönelik ceza istenilmesi var mı? Yok. Aylarca suikast diye bağırdılar. Yokmuş, yeter yahu. Karadeniz’in önemi gittikçe artıyor. Doğu Akdeniz’deki zaten malum. Denizler önemli: Benim kaygım yok. Deniz Kuvvetlerimiz çok güçlü. Modern. Ama, son olaylarda Deniz Kuvvetlerindeki personelimizin moral durumunda ciddi sıkıntılar, ciddi sorunlar var. Hepsinin komutanı olarak bu beni rahatsız ediyor. Askerin morali sadece benim sorunum değildir. Bu ülkenin sorunudur. Morali bozuk bir Ordu, ülkenin sorunudur. Ben askerimin moralini bozan herkesle savaşırım.”

Evet, ben bugün de bu sözlerimin arkasındayım. Genelkurmay Başkanlığı görevinden ayrıldığım son dakikaya kadar, yetki ve sorumluluklarım çerçevesinde haksızlıklara karşı mücadele ettim, bu yapılanlara karşı hiçbir zaman sessiz kalmadım. Bu benim, Türk Ordusuna komuta eden bir Komutan olarak görevimdi, sorumluluğumdu. Aksini düşünenlere şaşarım.

“İKİ İDDİA DA TEMELSİZDİR”

Savcılara göre yapılan bu konuşmalarla iki suç işlenmiştir. Birincisi, Ergenekon Terör Örgütüne yönelik soruşturma ve kovuşturmalar etkilenmek istenilmiştir. İkincisi, böylece devlet yöneticileri baskı altına alınmaya çalışılmıştır. Konuşmalar ortada. İki iddia da temelsizdir. Ama hala bu konuda ısrar edilmek isteniliyorsa, şu sorulara cevap verilmesi gerekir.

Eğer bu konuşmalarda savcıların düşündüğü gibi iddia edilen suçlar işlenmiş ise, konuşmaların akabinde neden ilgililer tarafından gerekli yasal yaptırımlara başvurulmamıştır. Çünkü, bu konuşmalar doğrudan kamuoyuna aksetmiş, aleni şekilde yapılan konuşmalardır. Neredeyse 4 sene geçtikten sonra belirli amaç bu konuşmalara dört elle sarılmaya çalışmak, bir hukuk devletinde olacak birşey değildir.

Escort Kayseri Escort Ardahan Escort Balıkesir Escort Nevşehir Escort Muş Escort Tunceli Escort Niğde Escort Şırnak Escort Giresun Escort Çanakkale Escort Manisa Escort Afyonkarahisar Escort Tekirdağ Escort Kars Escort Ankara Escort Polatlı Escort Mamak Escort Çankaya Escort Haymana Escort Sincan Escort Keçiören Escort Pursaklar Escort Etimesgut Escort Aydın Escort Kırklareli Escort Trabzon Escort Ordu Escort Konya Escort Siirt Escort Kahramanmaraş Escort Artvin Escort Kilis Escort Yalova Escort Batman Escort Van Escort Eskişehir Escort Antalya Escort Muratpaşa Escort Kemer Escort Kaş Escort Alanya Escort Konyaaltı Escort Manavgat Escort Kumluca Escort Tokat Escort Bayburt Escort İstanbul Escort Sancaktepe Escort Bağcılar Escort Kayaşehir Escort Mecidiyeköy Escort Fulya Escort Beşiktaş Escort Zeytinburnu Escort Kartal Escort Tuzla Escort Küçükçekmece Escort Üsküdar Escort Merter Escort Güngören Escort Sarıyer Escort Bayrampaşa Escort Çatalca Escort Esenler Escort Bakırköy Escort Kadıköy Escort Maltepe Escort Şerifali Escort Çekmeköy Escort Kağıthane Escort Beylikdüzü Escort Başakşehir Escort Kurtköy Escort Beykoz Escort Ataşehir Escort Sultanbeyli Escort Esenyurt Escort Fatih Escort Eyüpsultan Escort Avcılar Escort Büyükçekmece Escort Beyoğlu Escort Nişantaşı Escort Pendik Escort Bahçelievler Escort Ümraniye Escort Şişli Escort Kocaeli Escort İzmit Escort Gebze Escort Karaman Escort Ağrı Escort Rize Escort Adana Escort Seyhan Escort Çukurova Escort Amasya Escort Erzincan Escort Kastamonu Escort Malatya Escort Yozgat Escort Mersin Escort Anamur Escort Yenişehir Escort Akdeniz Escort Erdemli Escort Mezitli Escort Silifke Escort Edirne Escort Çorum Escort Gaziantep Escort Şehitkamil Escort Şahinbey Escort Nizip Escort Isparta Escort Karabük Escort Düzce Escort Gümüşhane Escort Kırıkkale Escort Bartın Escort Burdur Escort Uşak Escort Adıyaman Escort Muğla Escort Dalaman Escort Marmaris Escort Milas Escort Datça Escort Fethiye Escort Bodrum Escort Samsun Escort İlkadım Escort Atakum Escort Aksaray Escort Bilecik Escort Şanlıurfa Escort Zonguldak Escort Osmaniye Escort Sakarya Escort Bingöl Escort Kütahya Escort Elazığ Escort Bursa Escort İzmir Escort Konak Escort Çeşme Escort Gaziemir Escort Buca Escort Bayraklı Escort Karşıyaka Escort Urla Escort Balçova Escort Bornova Escort Bergama Escort Çiğli Escort Bolu Escort Bitlis Escort Diyarbakır Escort Sivas Escort Iğdır Escort Denizli Escort Sinop Escort Erzurum Escort Kırşehir Escort Çankırı Escort Mardin Escort Hatay Escort Hakkari
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.