ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,5512
EURO
10,0929
ALTIN
495,50
BIST
1.352
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Gök Gürültülü
30°C
İstanbul
30°C
Gök Gürültülü
Cumartesi Gök Gürültülü
29°C
Pazar Gök Gürültülü
30°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
31°C
Salı Az Bulutlu
32°C
Ahmet B.KARABACAK         Sevgili dostum merhum Necdet Sevinç’i düşününce mükemmeli arayan adam diyebilirim ancak. Bana, daha kendisi lise talebesi iken memleketi Gaziantep’ten yazdığı mektuptan ve geldiği İstanbul’dan,1966 yılından beri, hemen hemen yarım asra yakın dostluğumuz devam etti onunla… Yıllarca nasıl, hiç çatışmadan, küsmeden, kırılmadan böyle çetin bir...
Bülent Vedat AYDEMİR     Bir Necdet Sevinç’imiz vardı. Türk milliyetçisi, Ülkücü… Cesur yürek! Tek silahı kalem olan yılmaz bir savaşçı! Dost’a gül goncası, düşmana gül dikeni! Bir mücadele ve dava adamı! Gazeteci, tarihçi, romancı Necdet Sevinç…   Ömrünü Türk Milliyetçiliği davasına adayan; yazılarından dolayı kurşunlanan, hapislerde yatan çilekeş gazeteci/...
İnsansız savaş uçağından ilk görüntüler geldi! Selçuk Bayraktar, ilk uçuş için tarih verdi. Baykar, Muharip İnsansız Uçak Sistemi projesinin kavramsal tasarım görsellerini paylaştı. Baykar’ın sosyal medya hesabından yapılan paylaşımda, “Muharip İnsansız Uçak Sistemi projemizin kavramsal tasarım görsellerini ilk kez paylaşıyoruz.” ifadeleri yer aldı. Baykar Teknik Müdürü Selçuk Bayraktar ise “Hedefimiz,...
KUTLU MÜCADELENİN ADI BAŞBUĞ’UM Güntülü AYYILDIZ Yavru vatanda, ruhunda ateşlenenAna vatan toprağında filizlenenKuleli ’den başlayıp Türklüğü saranKutlu mücadelenin adı Başbuğ’um Kırklarda tabutluk, seksenlerde MamakSığındı işkencelerden Allah’a, bak!Sırtladı çile yumağını yüzü akKutlu mücadelenin adı Başbuğ’um Gayesi birlik; dilde, işte, fikirdeMuradı dirlik, vatanın her yerindeBedeni Türklük, ruhu İslam içindeKutlu mücadelenin adı Başbuğ’um...

“Savaşımız Vurguncu Düzenedir!..”

“Savaşımız Vurguncu Düzenedir!..”
20.04.2013
0
A+
A-

“Savaşımız Vurguncu Düzenedir!..”

 

Şükrü Alnıaçık 

Bu içi barış ve sevgi dolu sloganımızdan hareketle bugün size bir tablodan bahsedeceğim, hani Başbakan hep “sloganla Milliyetçilik olmaz” deyip duruyor ya!.. Bizim, sloganın içini ateşten gömlek giyerek kanımızla, canımızla nasıl doldurduğumuzu Allah biliyor, kuluna da anlatıp öğreteceğiz. Yeter ki karşımızda kör ve sağır düzenbazlar olmasın!..

Transparency International,” bir yolsuzlukla mücadele derneği gibi çalışıyor. Dünya genelinde yolsuzluk ve rüşvet verilerini birleştirip tablolar çıkarıyor. Transperancy (Şeffaflık) Derneği, her yıl dünya yolsuzluk ve rüşvet algı listeleri oluşturuyor. Türkiye, şeffaflık ve temiz toplum idealizminde genellikle Doğu Avrupa ve Avrasya ülkeleri ile yarışıyor. Kuruluşun veri kaynağı genellikle adliyeye intikal etmiş olan rüşvet ve yolsuzluklar…

Tabii ki internet üzerinden veya fiilen yaptıkları anketlerle de “halkın yolsuzluk algısı“nı sınıflandırıp ülkelere puan veriyorlar. Transparency’nin Türkiye şubesiolan “Şeffaflık Derneği“nin son  anketinde 1000 kişi üzerinden yapılan bir değerlendirmede yolsuzluğun “her yerde sistematik ve yaygın olduğunu düşünüyorum” diyenlerin oranı %65’in üstünde… “Kısmî” diyenler ise % 25…

Transparency’nin verileriyle hazırlanmış tabloları(*) inceleyerek aşağıdaki sonuçlara ulaştım:

1990’lı yıllarda Çiller, Pelister, Uçuran, Parsadan, Yılmaz, Budapeşte, Çakıcı, Civan, Çörtük, Susurluk… derken, kamu kurumlarına duyulan güven zayıflıyor ve halkın yolsuzluk algısını besleyen rüşvet ve hırsızlık haberleri, Türkiye’yi muhtemelen Zimbabve’yle Somali arasında bir yere, 60’lığın altına düşürüyor. ANAP ve DSP’li bakanlardan 55 ve 56. Hükümetler döneminde yolsuzluğa bulaşanlar var ve bu durum derinden derine 57. Hükümetin halk nezdindeki yolsuzluk algı derecesini tehdit ediyor. Buna rağmen 57. Hükümet, son 25 yılın temizlik algısı rekoruna doğru yelken açıyor.

57. Hükümetin Yolsuzluklar Karşısındaki Avantajları

– DSP:Halk koalisyon hükümetlerinden bir güven bunalımı yaşamaya başlayıp da Apo da eline tutuşturulunca “dürüst lider” Ecevit, ilerlemiş yaşına ve Rahşan hanıma rağmen seçimlerden birinci parti olarak çıkıyor. Böylece 57. Hükümetin başbakanı ufukta beliriyor.

– MHP: Halk henüz Devlet Bahçeli’yi yeterince tanımıyor ama Ülkücülerin ahlakına güveniyor. Ayrıca MHP’nin uzun bir aradan sonra  ilk kez alacağı yürütme sorumluluğunu çok dikkatli yerine getireceğinden emin görünüyor. MHP’nin % 18’inde terör filan değil, dürüstlük, mertlik ve temizlik birinci etkendir.

   – ANAP: İstanbul’da illegaliteye göz açtırmamasıyla ünlü Emniyet Müdürü Sadettin Tantan da ANAP’ın imajını toparlayınca 57. Hükümet, “dünya yolsuzlukla mücadele sıralamasında” 50.liğe yükselerek bir rekor kırıyor.

İçişleri Bakanı Tantan’ın Paraşüt, Kasırga, Balina, Kartal… gibi isimlerle birbirini takip eden temizlik operasyonları, MHP’den tam destek alıyor. DSP’de  H. Özkan gibi adı yolsuzluğa bulaşmış isimler ve banka özelleştirmelerinin mimarı ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, rahatsız oluyor ve sonunda ANAP’ın en temiz adamını harcıyor. İşte bu  gibi hadiseler, Ecevit ve Bahçeli’nin dürüst devlet adamlığına rağmen 57. Hükümetin dünya yolsuzluk sıralamasındaki yerini 54.’lüğe düşürüyor.

Şubat 2001’de Anayasa kitapçığı olayıyla büyük Finans Krizi patlayınca da Türkiye 64. Lüğe düşüyor.  Bu düşüşün bedeli, 11. yılını dolduran çileli bir muhalefete mahkum olunarak milletçe ödenmiştir. Cumhurbaşkanı Sezer’in böyle bir hitabı hak etmeyen Devlet Bey’in de yokluğunu fırsat bilerek, MGK toplantısında ANAP ve DSP’ye “siz yolsuzlukların üzerine gitmezseniz ben giderim” sözüne karşı anarşi çıkaran asıl şahsiyet, 56. Hükümetten beri Halk Bankasından sorumlu olan ve krediler konusunda abdestinden şüphesi olan Hüsamettin Özkan’dır.

Ecevit efendiliğini bozmamşı; fakat “manevi evladı” Özkan, zoru görünce, “Nankör! Seni halk değil, biz seçtik o kadar dürüstsen kiracına niye 10 yerine % 25 zam yapıyorsun” diyerek işi şahsiyata dökmüş ve 2001 krizini patlatmıştır. Etrafı sarılan katil’in “iz bırakmamak için maktulle birlikte bütün ormanı yakması” gibi bir hamledir bu…

Bu sırada MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Türkmenistan’da, ilk yurtdışı gezisindedir ve haberi alınca tabii ki çok üzülmüştür. Taraflara olan sitemini, devlet adamlığı ciddiyeti içinde dile getirmiştir. Sonrasında bir karşı devrim niteliğinde olan biteni hep birlikte yaşıyoruz.

Başbakan yanlış hamle yapmış bulunuyor. Türkiye hala bütün ekipman zorluklarına rağmen 57. Hükümetin MHP ile yakaladığı yolsuzlukla mücadele performansına ulaşabilmiş değildir. Münafık leş kargaları, vurguncu arsa spekülatörleri, talancı nüfuz ajanları, bugün yine işlerinin başında, iktidarın yanıbaşındadırlar.

Yolsuzluk Algı Endeksine göre Türkiye, 57. Hükümet döneminde dünya 50’ncisiyken 2003’te  ve 2004’te (AKP’nin çıraklık dönemi) peşpeşe Dünya 77.’si olmuştur. Bunu 2001 krizinin etkisine bağlayalım.  2005’te 65’inci, 2006’da 60’ıncı olan AKP Türkiyesi, 2007’de (kalfalık dönemi) 64.’lüğe inmiştir. nihayet 2008’de 58’inci, 2009’da 61’inci olabilmiştir. 2010’da 56. Olan AKP’nin ustalık dönemindeki performansı 2011’de 61’lik , bütün yolsuzlar tıka basa doyduğundan olsa gerek 2012’de 54.’lüktür. Yani AKP hükümetleri, 11 yıldır “yolsuzlukla mücadele“de 57. Hükümetin dünya sıralamasındaki 50’nciliğine hala ulaşamamışlardır.

Biz geçmişte sadece komünizmle ve bölücülükle değil, Türk Milliyetçiliğinin ideolojik temelindeki “dayanışmacı halkçılığın” bir gereği olarak, vurguncu düzenle de savaştık. Bir bakanımızı da bu yolda şehit verdik. Başbakan inşallah çok geç olmadan, mazisiyle tehdit etmeye çalıştığı adamların kim olduğunu anlar da bizi sicille, maaşla tehdit ettiği askerlerle veya patronuna ceza kestiği gazetecilerle karıştırmaktan vazgeçer.

Öyle fonlanmış sivil toplum örgütleri gibi dört kartuşlu lazer yazıcıyla değil, dede yadigarı çakaralmazlarla yazdık biz yazılarımızı… Coniyi milyarder eden ithal mürekkeplerle değil tertemiz kanımızla yazdık Gün Sazak destanını… Bizim ülkümüz, vurmak, kırmak, talan etmek değildir memleketi ve insanını…

Kazanmak için çıktık bu yola biz mahzun gönülleri ve Allah’ın rızasını…

(*): Evren Aydoğan,“‘Türkiyede Yolsuzluk Algısı http://www.tepav.org.tr/tr/haberler/s/3378″TEPAV, 2013, ANKARA

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.