SAKIN VURMA!

Asena Kınacı Moral

ŞEHİR VE İNSAN

Ahmet URFALI

Hedef, dağı ovaya indirmektir

Bu haber 19 Eylül 2013 - 16:44 'de eklendi ve 1.791 kez görüntülendi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, “Amaç ve hedef, dağı ovaya indirmektir. PKK’nın terör unsurlarını milis olarak, savunma gücü olarak kullanmaktır” dedi. Silah bırakma yerine PKK’yı şehre indirmenin müzakerelerinin yürütüldüğünü” söyleyen Vural, demokratikleşme paketini “bombalı paket” olarak değerlendirdi.  MHP GRUP BASKANI OKTAY VURAL AFYONKARAHISAR'DA

 

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, “Bugün telefonla çağrılıp, emir verilen bir ülke yok” dediğini belirterek, “Ama telefonla pış pış diye çağrılan Dışişleri Bakanı gidiyor. Oraya neden gittin? Davutoğlu, kozmetik ürün pazarlamasına mı gittin, kozmetikçi misin? Eyfel Kulesini görmeye, ‘Kezban Paris’te’ filmini çevirmeye mi gittin?” dedi. Vural, Meclis’te düzenlediği basın toplantısında, ülke gündeminin, Suriye ve PKK ile yürütülen “al gülüm ver gülüm” müzakere süreci olduğunu vurguladı.

Türkiye’nin Suriye konusundaki tezlerinin tamamen çöktüğünü, yalnız kaldığını, taca atıldığını ileri süren Vural, ABD Başkanı Obama’nın, Suriye’nin kimyasal silahlardan arındırılması süreci içinde, Paris’teki toplantı için Dışişleri Bakanı’nı İsrail Başbakanı Netanyahu’ya gönderdiğini, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu ise telefonla çağırdığını söyledi.

‘KEZBAN PARİS’TE’ FİLMİNİ ÇEVİRMEYE Mİ GİTTİN?”

Vural, telefonla aranan Davutoğlu’nun “koşa koşa” Paris’e gittiğini belirterek, şöyle konuştu: “Başbakan, ‘bugün telefonla çağrılıp, emir verilen, talimat alan bir ülke yok’ diyor ama telefonla pış pış diye çağrılan Dışişleri Bakanı gidiyor.

 

Madem seninle istişarelerde bulunmuyorlar sen ne amaçla bir telefon çağrısı üzerine oraya gidiyorsun, oraya ne katkı sağlıyorsun? Bizi kapıda beklettiler, sonra da aldıkları kararları bildirmek için bizi iliştirdiler. Başbakan, ‘oyun kuran ülkeyiz’ diyordu ama şimdi sadece seyrediyor, figüran verilen ülke konumuna geldik. ‘Ortadoğu’yu yönlendiren ülke olduk’ diyorlardı ama bunların palavra olduğu Paris’te test edildi. Türkiye dış politikada hiç bu kadar kötü görüntü vermemişti.

 

Oraya neden gittin? Davutoğlu, kozmetik ürün pazarlamasına mı gittin, sen pazarlamaya mı gittin, kozmetikçi misin? Eyfel Kulesini görmeye, ‘Kezban Paris’te’ filmini çevirmeye mi gittin, 34 ülkenin bakanı ile hatıra fotoğrafı çektirmeye mi gittin? Dışişleri Bakanlığı, pış pış işleri bakanlığına dönüştürüldü. Bir taraftan Obama pış pış diyor, diğer taraftan Kerry pış pış diyor, O da gidiyor.” Vural, AKP’nin dış politikasının yıkım müteahhitliği ilegeçtiğini, Türkiye’nin bu coğrafyada tartışılan bir ülke konumuna getirildiğini öne sürdü.

 

“NE DEMOKRATİKLEŞME OLDU DA ŞİMDİ PAKETİ GELİYOR?”

Demokratikleşme paketini de eleştiren Vural, “AKP döneminde ne demokratikleşme oldu da şimdi paketi geliyor?” diye sordu.

Oktay Vural, AK Parti döneminde bütün kesimlerin huzursuzluk içinde olduğunu ve toplumun ayrıştırılmak istendiğini öne sürdü. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın uygulamalarını ve üslubunu gözden geçirmesi gerektiğini ileri süren

Vural, “Bir milletin evlatlarını mezhebine göre ayrıştırmak, farklı düşünüyor diye dışlamak hangi demokratikleşmenin gereğidir” dedi.

Başbakan Erdoğan’ın vatandaşları tahrik ettiğini, vatandaşlara “komşunuzu ihbar edin” dediğini iddia eden Vural, “Bu aşağılayıcı üslup, AKP’nin demokrasiyi sadece ve sadece bir araç olarak kullandığını göstermektedir.

Bu gerilimi artırmaya ve bununla süreci sürdürmeye çalışmaktadır. Vatandaşlar öldü, yüzlerce yaralı oldu ama Başbakan tahriklerine devam ediyor. Başbakan’ın üslubu bu ülkeye kurşun sıkmaktan başka bir işe yaramıyor. İnsanları ‘ormanda yaşayın’ diye tahrik ediyor, dışlıyor ve ötekileştiriyor. Ülkeyi orman kanunlarıyla yönetirsen, sonunda vatandaşlara da ormanı adres gösterirsin” sözlerini sarf etti.

 

Vural, AK Parti’nin artık marijinal bir düşüncenin esiri olduğunu, kendisine yakın olanlarla olmayanları birbirine kutuplaştırdığını ve buradan oy devşirmeye çalıştığını iddia etti.

Hükümetin iradesini İmralı’ya teslim ettiğini, adım adım baldıran zehrini içirtmeye çalıştığını öne süren Vural, “Bu demokratikleşme paketi, PKK terör örgütüne verilmiş sözlerin adım adım nasıl getirileceğine ilişkin safhalardan ibarettir. Bu paket İmralı’nın onayına gönderilmektedir” dedi.

 

Paketin, PKK’nın talepleri doğrultusunda parelel devlet ve milliyet oluşturmayı amaçladığını iddia eden Vural, “Hem devletimizin dili hem de eğitim dili bozulmak istenmektedir. KCK paralel devlet yapılanması meşrulaştırılmakta ve dağdakini ovaya getirmek istenmektedir” şeklinde konuştu. Vural, paketin içerisine başörtüsü meselesi ile Alevi inancına sahip kişilerin taleplerinin konulmak istendiğini belirterek, “Başörtüsü konusunda atılacak adım neyse at ama devletin temellerini sarsma ile ilgili adımları bunlardan ayrı kefeye koy. Başörtüsünü buna çul olarak kullanman, senin gizli niyetini deşifre etmektedir. PKK’nın dayatmalarına başörtüsünü alet edemezsin, mütedeyyin kardeşlerimin bu durumu kabul etmesi de kabul edilemez” diye konuştu.

BOMBA PAKET

Vural, silahlarını bırakıp gideceği söylenen terör örgütü PKK’nın elebaşının, “Bırakın çekilmeyi, biz dağdakileri şehre döndürmeyi düşünüyoruz” dediğini ifade etti. “Amaç ve hedef dağı ovaya indirmektir. PKK’nın terör unsurlarını milis olarak, savunma gücü olarak kullanmaktır” diyen Vural, “silah bırakma yerine PKK’yı şehre indirmenin müzakerelerinin yürütüldüğünü” söyledi.

 

Vural, “PKK, Başbakan Yardımcısı Arınç’ın ‘daha ne istiyorsunuz, karpuz mu kesecektik’ sözlerini dikkate almış olacak ki şehre inip AKP ile karpuz kesmek istiyor” dedi. Vural, demokratikleşme paketini “bombalı paket” olarak değerlendirdi.

Milli Eğitim Bakanlığı’nın politikalarını eleştiren Vural, “Bakanlıkta sürekli bakanlar değişti ama kadrolaşma değişmedi” dedi. Eğitim Bir-Sen’in üye sayısının yüzde bin 200 arttığını belirten Vural, yönetici atamalarında busendikaya üye olanların kayrıldığını söyledi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments