ÇOCUK SESLERİ

Ahmet URFALI

AKP döneminde çiftçiler tarlasını ekemez hale geldi

Bu haber 12 Kasım 2013 - 17:37 'de eklendi ve 773 kez görüntülendi.

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu, Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu’nun 2014 Yılı Bütçelerinin TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda yapılan görüşmeleri esnasında söz alan MHP Antalya Milletvekili Doç. Dr. Mehmet GÜNAL; tarım sektöründe ciddi sorunlar yaşandığını ve çiftçilerin tarlalarını ve köylerini terk etmeye başladığını söyledi.

Bakanlığın Sayıştay denetim raporlarındaki eksikliklerine değinen Günal, Çiftçi Kayıt Sistemindeki kayıtların gecikmesinin bu bilgi çağında anlaşılabilir olmadığını belirtti. TİGEM’in Ermenistan, İran, Nahcivan sınırındaki 75 bin dekarlık araziyi kiraya vermesini eleştiren Günal, toprakların yabancılara kiraya verilmesi durumunda milli güvenlik açısından sorunlar ortaya çıkabileceğini söyledi. Atama bekleyen ziraat mühendisi, veteriner ve teknikerlerin taleplerini ileten Günal, Bakandan verdiği sözü tutmasını istedi.

HaberRes_31630

Çiftçiler Artık Tarlasını Ekemez Hale Geldi!  

Günal’ın konuşmasının özeti şöyle:

“Türkiye’de tarım sektörü ciddi endişeler yaratıyor. Ziraat Odası Başkanlarımız uyarıyor: ” Son on yılda 2,2 milyon çiftçi, çiftini, çubuğunu satarak köyünü terk etmektedir. Türk tarım ve hayvancılığının bu duruma düşmesinin en önemli nedeni ürün ithalatıdır. Türkiye, son yıllarda ne bulursa ithal etmiş, gümrük vergileri ile kendi çiftçisini hiç koruyamamıştır. Türkiye, günümüzde daha önceki yıllarda önemli ihraç ürünleri olan mercimek, fasulye, pirinç, buğday, susam, ceviz, pamuk gibi ürünleri ithal etmektedir. Bu böyle devam etmez. Çiftçiler yavaş yavaş mesleği terk ederse bu, sadece büyük Holdinglerin sektörü terk etmesine benzemez birtakım sosyal çalkantılara da yol açabilir.

Bakanlık Bilgi Çağında Kayıtları Yapamamış!

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığıyla ilgili Sayıştay denetim raporunun özetinde “uygulanacak hususlar” kısmında dikkatimi çeken birkaç madde var. Ziraat Bankasıyla beş altı yıl sonra sözleşme yenilenmiş ama burada hala ödeme zamanı ve tutarları açısından bazı tutarsızlıklar olduğu söyleniyor. Özet olarak; o hesapta uzun süre beklediği zaman bankanın menfaati oluyor ve sözleşmede birtakım revizeler olması gerekiyor. 2013’te yapılan yeni sözleşme nasıl oldu?

Örneğin destekleme hesabına ilişkin transferleri şubeler geçici hesaplarında bekletmiş. Sonuç olarak ne olmuş? “2009’dan 2012’ye kadar 5 milyon TL hesapta bekleyen para var.” diyor. Çiftçinin destek talep edip etmeyeceğinin ya da destek verilip verilmeyeceğinin bilinmesi lazım. Demek ki çiftçi kayıt sisteminde, bankayla sistemin işleyişinde bir problem var. ÇKS ile ilgili Bakanlığın savunmasından anlıyorum ki sisteme girişlerde ilçelerden gelen kayıtlarda, toplanmasında, icmalinde bir sorun var. Dikkatimi çeken 5’inci madde var:

“Haksız yapıldığı tespit edilen destekleme rakamı yaklaşık 500 milyon TL olup, ilgililerden yapılan tahsilat 2012 yılı Eylül ayı itibarıyla yaklaşık 6,3 milyon. Geri kalan rakamın ne kadarının il, ilçe müdürlükleri tarafından, ne kadarının da 6183’e göre takip edildiğini de biz bilemiyoruz.” diyor kayıt olmadığı için. Dolayısıyla çiftçinin kayıt altına alınıp bütün desteklemelerin, işlemlerin takip edilmesi gereken ÇKS sisteminin bir an önce eksiklerinin giderilmesi gerek. Bilgi çağında, bütün veri tabanlarının otomasyona geçildiği ortamda bu hatalar ya işin savsaklamasından, yada arızaların giderilmemesinden kaynaklanıyor. Kafa karıştıran ve süreçte bir hızlandırma gerektiren bir örnek daha “Çiftçiye ödenecek destekler mazot, gübre. Bunlarla ilgili teftiş doğru yapılmadı, yapacağız.” diyorsunuz.

 

TİGEM Ermenistan Sınırını Kime Kiralayacak?  

TİGEM Dilucu’nda “tarımsal faaliyete açma” adı altında Ermenistan, İran, Nahcıvan arasındaki sınırda kritik askeri yasak bölgede 75 bin dekarlık arazide yer alan K‰zım Karabekir Çiftliğini otuz yıllığına özel sektöre kiraya vermek üzere ilana çıkmıştır. Özel sektöre de açılan bu bölge kaçıncı derece kara askeri yasak

bölgededir? Aklımıza Suriye sınırındaki Ceylanpınar’da dahil olmak üzere arazinin mayın temizleme karşılığı verilmesini geliyor ve endişeleniyoruz. Acaba burada bir komplo mu var? Yani özel kesime açma ihtiyacının nereden kaynaklandığı, yabancı ortağın ne kadar olacağı belirsiz? Çünkü netice itibarıyla bu arazi sınır bölgesi ve Ermenilerin toprak ihlalleri var.

Daha önce basında Ermenilerin bu bölgede toprak talepleri olduğu, o taraflardan toprak almaya çalıştığı söylenmişti. Otuz sene çok uzun bir süre. Bu arazi sadece tarımsal faaliyet için mi kiraya verilecektir? Yabancılar ortak olursa sınır güvenliği tehlikeye girmeyecek mi? Bu sorulara cevap istiyoruz. Tarım Bakanlığımız ister üniversitelerle bir proje yapar, ister vatandaşa açar, ister geliştirme projeleri yapar, ister ıslah yer olarak kullanır, ister enstitüler çalışır bilemiyoruz ama son durum nedir?

Atama Bekleyen Mühendis, Veteriner Hekim ve Teknikerler Ne Olacak?  

Sürekli olarak benim telefonu ele geçirmişler bir şekilde çocuklar, hepsi mesaj gönderiyor. Geçen size söylemiştim, artık silmiyorum da. Sürekli olarak size aracı olmamızı söylüyorlar. Adetiyle beraber yazıyorlar, 5.567 adet, ben de ezberledim baka baka mesajlardan, bazen telefon da ediyorlar. Biz tekrar aracı olmak durumundayız.

Burada atama bekleyen mühendis veteriner hekim ve teknikerlere on ay önce verdiğiniz bir söz varmış, biz onlara aracıyız. Sözleşmeli atama yapılacağı sözü, “Aylar geçmesine rağmen gerçekleşmedi.” diyorlar. “Bu konuda Bakanımıza aracı olursanız seviniriz.” diyorlar. Ben de onlar adına bir defa daha aracı olmuş olayım.

Bir gelişme varsa bizi de bilgilendirebilirseniz seviniriz. Bir de yine, ona benzer bir husus da başka arkadaşlarımızın Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumuyla ilgili, onların da bir talebi var. “Burada da sözleşmelilerle ilgili bazı konularda kadroyla ilgili bizim de sıkıntımız var.” diyorlar. Bu konuda sözleşmeli personel adına tabi olan TKKD personelinin yer almadığı.

Biz takip ediyoruz, burada bizi de kapsama alsınlar diye içeriğini siz daha iyi biliyorsunuz ama. “Kazanılmış hak teşkil eden KPSS sonrası biz de girdik, onun için burada sözleşmeli personel olarak duruyoruz ama diğer kurumlarda olan şey bize tanınmıyor, bizi de bu kapsamda değerlendirsinler.” diye talepleri var. İnşallah onlarla ilgili de bu taleplerimizi dikkate alırsınız diyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments