ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,4172
EURO
10,0166
ALTIN
493,11
BIST
1.393
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sıcak
36°C
İstanbul
36°C
Sıcak
Cumartesi Sıcak
36°C
Pazar Açık
35°C
Pazartesi Sıcak
36°C
Salı Sıcak
38°C
Gazi KARABULUT İbn-i Haldun’un  coğrafyanın insan, kültür ve ekonomi üzerindeki etkilerini ihtiva eden Mukaddime’sinden hareketle (1377) özetie dönüşmüş olan “Coğrafya kaderdir,”  sözü Türkistan topraklarıyla ne kadar da örtüşmektedir. Mukaddime, coğrafyanın belirleyici bir etken olduğunu ve insanlığın yaşadığı coğrafyaya göre bir medeniyet inşa ettiğini detaylandırır.  Asırlarca Türk medeniyetine ev sahipliği yapan...
Fuat Yılmazer     Kıymeti tam bilinmemiş ilim adamlarımızdan Prof. Dr. Doğan Aydal’ın maden ve petrollerle ilgili olan eserlerini kitaplığımdan çıkardım. Önceden okuduğum ve altını çizdiğim bölümlere tekrar bakmaya başladım.     Yıllar önce idi. Doğan Aydal hocanın kitaplarını okumaya başlamıştım. Okuma sırasında kendisiyle görüşmem gerektiği kanısına varmım, e posta adresinden mesaj...
Atilla Çilingir        1974 Kıbrıs zaferimizin 47’nci yıldönümü geçtiğimiz 20 Temmuz’da KKTC’de törenlerle kutlanırken, Lefkoşa’daki tören alanından liderlerin vermiş olduğu mesajlar çok çarpıcıydı.        Özellikle son dönemde Türk tarafının adada anlaşmaya odaklı girişimlerinin Rumlar tarafından her defasında ret edilmesinin yol açtığı çözümsüzlük, Türkiye’nin çözüm adına Kıbrıs’ta bir 60 yıl daha Rum tarafını...
Halim Kaya Kelime anlamıyla mutluluk manasına gelen “Kut”; Türkler de devleti yönetme görevinin Gök Tanrı tarafından bir aileye verilmesidir. Türkler Kut alan kişi etrafında toplanarak birliği oluşturur, milletin bağımsızlığına giden yolu açtıkları gibi kurulan devletin cihanşümul olmasını da bu sayede sağlarlar. Türkler “Kut” aldığına inanmadığı insan etrafında toplanıp savaşmazlar. Bu...

MHP’LI DOĞRU: AKP’NIN SONU GELDI

MHP’LI DOĞRU: AKP’NIN SONU GELDI

“TÜRK milleti Başbakan’a inanmıyor. Yolsuzlukta basın, emniyet , adliye mi suçlu” diye soran MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru, “Unutulmaması gereken ‘Yolsuzlukla mücadele edeceğim’diyerek iktidara gelen AKP’nin artık sonunun gelmekte olduğudur. Şafak sökmekte, gün ışımaktadır. Yeni doğan günle çok şey değişecektir” açıklaması yaptı

resatdogru1

Milliyetçi Hareket Partisi Tokat Milletvekili Dr. Reşat Doğru, “12 yıldan beri AKP milletin oylarıyla tek başına iktidara geldiğini ve ülkenin yönetim sorumluluğunun kendisinde olduğunu unutuyor” dedi. “Millet büyük bir oyla iktidara getirirken, ‘Sorunlarımı çöz, beni rahatlat, fakirliğime son ver’demişti. AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da halka ” Yoksulluğu, fakirliği, yolsuzluğa karşı çıkacağım ” diyerek söz vermişti.

Ancak gelinen netice durumun hiç de böyle olmadığını gösterdi” diyen Doğru, “Başbakan son Ordu ve Giresun ilinde yaptığı konuşmalarda halka verdikleri sözü tuttuklarını, insanları fakirlikten kurtardıklarını, ülkeyi zenginleştirdiklerini ifade etti. Ancak ülkemizin kalkınmasını, gelişmesini istemeyenler, yolsuzluk olayını kasıtlı olarak gündeme getiriyorlar dedi. Ayrıca ” Kimse Devlet içinde paralel bir devlet kuramaz, iradeyi vesayet altına alamaz ” dedi. Kendileri üzerinde oyunlar oynandığını ifade ederek suçun kendilerinde değil iç ve dış güçlerde olduğunu ifade etti” açıklaması yaptı.

“BAKANLARIN ÇOCUKLARININ EVLERİNE PARALAR NASIL GELDİ?”

Doğru, şunları söyledi: “Bu durum karşısında herkesin sorması gerekir. Bakanların çocuklarının evlerine paralar nasıl geldi? Para sayma makinalarını oraya kimler getirip koydu? Halk Bankası Genel Müdürünün evinde 10 milyon lira parayı kim getirip teslim etti. Sonuçta bu paraları kasıtlı olarak mı oralara koydular.

Sayın Başbakan başkalarını suçlayacağı yerde ‘Yolsuzluğu yapanlardan hesap soracağım’dese, daha iyi olmaz mıydı? Yolsuzluğa karışan bakanların hepsi görevden ayrılsa, her şey adalete havale edilse doğru olmaz mıydı?

Madem ki kendinden eminsin, o zaman bakanları neden koruyup, emniyet yetkililerini görevden alıyorsun.

” MİLLET HER ŞEYİN FARKINDADIR

Başbakan milleti herhalde aptal hiç bir şey anlamaz sanıyor.

Ancak millet her şeyin farkındadır. MHP olarak yıllardan beri ‘ülkemizin her yerinde yolsuzluk, haksızlık, talan, kayırmacılık, partizanlık var’diye bangır bangır bağırıyoruz. Neden milletin sesini bu zamana kadar duymadınız.

Emniyet yetkililerini görevden alarak kendinizi sizin tabirinizle aklayamazsınız. Halk artık size inanmıyor. Olanı biteni net bir şekilde görüyor. Miting meydanlarında başkalarını suçlasanız da, nasıl bir psikolojik yıkım içerisinde olduğunuz hareketlerinizden ve yüz mimiklerinizden belli oluyor. Durumu yüce Türk milleti görüyor. Artık size güvenmiyor, inanmıyor.

Sonuçta AKP iktidarı, tamamen, şaibeli duruma gömülmüş, suça karışanları korumuş, suçsuzları görevden almıştır. Hükümetin korumasına giren çıkar grupları zenginliklerine zenginlik katmışlar ülkemiz yeni yeni gençlerden oluşan milyarderler sahibi olmuştur.

Ancak yolsuzluğu ortaya çıkarmaya çalışan kahraman Türk polisi hainane saldırılara maruz kalmaktadır. Polis görevini yaparken, önüne engeller konarak haksız yere suçlanmakta görev yerleri kışın ortasında siyasi amaçla değiştirilmektedir.

Basın mensupları da olayları halka duyurdukları için Başbakanca suçlanmakta, emniyete girişleri yasaklanmaktadır.

“SUÇLULAR KORUNMAMALI ADALETE TESLİM EDİLMELİDİR”

Hırsızın, yolsuzun, menfaatperestlerin, şebekelerin ikinci plana itilip polislerimiz hedef tahtasına oturtulmuştur. Bunu kabul etmiyoruz. Bu ahlak dışı bir hadisedir.

Türk polisine ve basın mensuplarına yapılan baskılar ters tepecek masum insanları suçlayanlar, haksız uygulama yapanlar, cezalarını bir gün çekeceklerdir.

Unutulmaması gereken hukuk herkese bir gün lazım olacaktır.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasına kimse müdahale etmemelidir. Suçlular korunmamalı adalete teslim edilmelidir. ‘Temiz Toplum, Temiz Siyaset’ülkemizde yerleşmelidir. Savcılar, emniyet yetkilileri, basın mensupları devletimizin koruması altında olmalı, bağımsız şekilde çalışmalıdır.

Unutulmaması gereken ‘Yolsuzlukla mücadele edeceğim’diyerek iktidara gelen AKP’nin artık sonunun gelmekte olduğudur. Şafak sökmekte, gün ışımaktadır. Yeni doğan günle çok şey değişecektir.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.