ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,5466
EURO
10,1388
ALTIN
497,26
BIST
1.414
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Sıcak
36°C
İstanbul
36°C
Sıcak
Cuma Sıcak
38°C
Cumartesi Gök Gürültülü
30°C
Pazar Gök Gürültülü
32°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
33°C
Volkan Yaşar BERBER (*) Tarihte papazların iç ve dış işlerimize karışmaları Haçlı Seferlerine kadar dayanır. Rusyanın İstanbul sefiri General Nikola İgnatyef, II. Mahmut devrinde Yunan isyanında Rusçarı I. Aleksandra yardım ettiği için astırılan Patrik Grigoryos’un  bir mektubundan bahsediyor. ”Türkleri maddeden ezmek ve yıkmak mümkün değildir. Çünkü Türkler, çok sabırlı ve...
Safter Tanık  “Osmanlı; 17. Yüzyılda, düşünce-bilim alanında durgunluğa girdi, sistem-kurumlarını geliştiremedi, çağın değişim-gelişimine ayak uyduramadı.”.  “Osmanlı’da, Aristokrat sınıfı yoktur. Kapıkulu vardır. Bu; hem hanedanın, hem de Osmanlı Devleti’nin uzun ömürlü olmasını sağladı. Ancak; XVII. yüzyıldan itibaren, sağlıklı bir yaşamı olmadı.”.   Aristokratik Monarşiden Mutlak Monarşiye  Osmanlı; Fatih Kanunnamesine kadar, Büyük Selçuklu...
Fuat Yılmazer     Türklerde toprak namustur inancı hâkim bir inançtır. Son yıllarda ona uymayan davranışlar sergilense de bu inanç Türk insanının genlerinde olan ve hiç unutulmayacak bir imandır. Toprak vatandır, vatan İstiklal ve istikbalinizin özgürce haykırıldığı yerdir. Toprak vatandır, vatan namustur. Namus inancı, Türkün özünde sökülüp atılamayacak kadar yerleşiktir. Türkün...
Asena Kınacı Moral Caddede, sokakta, kahvehanede, iş yerinde, her yerde bildiğini de bilmediğini de, üzerine vazife olanı da olmayanı da sürekli, boş ve gereksiz konuşanlar için Türkçemizde bir cümle icat etmişiz. Herkes ve her şey hakkında bilerek- bilmeyerek, anlamlı-anlamsız konuşanlar için söylenen “Ağzı olan konuşuyor.” cümlesi  “halk felsefesi(!)”ne ait güzel...

Ülkücülük; beşikten mezara kadar adam kalabilme mücadelesidir

Ülkücülük; beşikten mezara kadar adam kalabilme mücadelesidir
05.12.2013
0
A+
A-

Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz Mersin Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen Birlik ve Beraberlik Yemeğine katıldı.

Mersin Ülkü Ocakları tarafından düzenlenen programa Genel Başkan Kılavuz’un yanı sıra Mersin Ülkü Ocakları Başkanı Hüsnü Doğan, MHP Mersin İl Başkanı Sebahattin Kılıç, MHP Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Burhanettin Kocamaz, İlçe Ocak Başkanları, Belediye Başkanları ve çok sayıda Ülkücü katıldı.
foto17216b490
Program çerçevesinde ilk olarak Kuran-ı Kerim tilaveti yapıldı. Kuran-ı Kerim’in okunup, duaların edilmesinden sonra konuşmalara geçildi. Gecede ilk olarak MHP Mersin Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Burhanettin Kocamaz bir konuşma gerçekleştirdi. Kocamaz konuşmasını tamamladıktan sonra  Kılavuz da bir konuşma yaptı. Kılavuz’un konuşması şu şekilde oldu:

Başı Toroslar kadar dik, yüreği Akdeniz kadar engin yiğit ülküdaşlarım,
Yürekleri vatan aşkıyla tutuşan genç bozkurtlar ve Asenalar,
Saygıdeğer Belediye Başkanları ve Adayları,
Partimizin muhterem temsilcileri,
Sivil toplum kuruluşlarının ve basınımızın güzide mensupları,
Çok kıymetli hanımefendiler, beyefendiler, Değerli misafirler,

Hepinizi Yüce Allah’ın selamıyla selamlıyorum, hoş geldiniz, şeref verdiniz.

Sizlerle birlikte olmaktan dolayı çok büyük bir gurur ve mutluluk duyuyorum.

Ülkü Ocakları, kurulduğu günden bugüne kadar her zaman yüce Türk milletinin üstün menfaatlerini ön planda tutarak çalışmalarını yürütmüş olan köklü bir kurumdur.

Ülkü Ocakları, kaynağını muhterem milletimizin kültüründen ve yüce dinimiz İslam’ın asırları kuşatan gücünden almaktadır.

Ülkü Ocakları, dünden bugüne Türk gençliğinin; sonu görünmeyen sularda boğulmaması, yabancı rüzgârlarda savrulmaması, kimliğini kaybedip başkalaşmaması için mücadele vermiştir.

Bu mücadelenin tarihinde şahadetler, idam sehpaları ve karanlık hücreler vardır. Bu mücadelenin tarihinde acı, çile, gözyaşı ve umut iç içe olmuştur.

Ülkücü hareket, kimseye minnet etmeden, alnının akıyla, bileğinin ve yüreğinin gücüyle feleğin çemberinden geçmiştir.

Ülkücülük bunca zorluğa rağmen, bir iman ve ahlak bayrağı olarak mensuplarının gönlünde nazlı nazlı dalgalanmış, ancak yere düşmeden bugünlere kadar gelmiştir.

Ülkü Ocakları; Türkiye’nin dört bir yanında bulunan yüz binlerce mensubuyla davamızı daha ileriye götürmek için büyük bir şevkle çalışmaktadır.

Başbuğumuzun emaneti olan ocağımızın berrak kimliğine leke düşürmemek için azami oranda bir dikkat göstererek faaliyetlerimizi sürdürmekteyiz.

Gençlerimizin sosyal, kültürel, milli ve manevi ihtiyaçlarını karşılamak için projeler üretmekte ve mesaimizi gençlerimizin gelişmesi ve yetişmesi için harcamaktayız.

Ülkü Ocakları ve Ülkücü Milliyetçi Hareketin çok kıymetli mensupları dört bir koldan ülkemizin içine düştüğü girdaba karşı halkımızı uyandırmaya çalışmakta, Ülkücü hareketin milletimizin tek umudu olduğunu haykırmaktadır.

Yüz binlerce ülkücü bu temiz duygularla hareketimizin başarısı ve ülkemizin geleceği için emek sarf ederken ne yazık ki bazı kimseler de bu güzel hizmetlerin şevkini kırmaya çalışmaktadır.

Dün olduğu gibi, bugünde, davanın ağırlığını taşıyamayanlar vardır. Hatta kerameti davada değil kendinde gören zavallılar göze çarpmaktadır.

Kimlik ve kişiliklerini davamızdan temin ettikleri halde bugün inkâr batağına düşen ve ortada gezen bazı aklı evveller bulunmaktadır.

Şahsi menfaatlerini her şeyin üzerinde gören bu tiplerin aslında yıllardır ülkücülüğü kullanan Ülküsüz olduğu bugün çok daha net bir şekilde görülebilmektedir.

Herkes çok iyi bilmelidir ki ülkücülük; beşikten mezara kadar adam kalabilme mücadelesidir. Bu kimlik bir şereftir ve Ne Mutlu sizin gibi bu şerefi taşıyabilen Ülkü Ocağı teşkilatımızın mensuplarına.


Değerli Dava Arkadaşlarım,
Muhterem konuklar,

Ülkemizin içinde bulunduğu süreci hepiniz çok yakından görüyorsunuz.

Bölücülüğün meşrulaştırıldığı, vatanperverlerin horlandığı, milletimizin birliğinin ve ülkemizin bütünlüğünün tartışmaya açıldığı günlerden geçiyoruz.

Milliyetçilik ayaklar altına alınmakta, ülkücülere yönelik sistemli bir karalama kampanyası yürütülmektedir.

AKP’nin Türk düşmanlığının boyutları kimsenin tahmin edemeyeceği bir seviyeye ulaşmıştır.

Öyle ki AKP üyesi profesör unvanını taşıyan bazı şerefsiz zihin fakirleri “Türk diye bir ırk yok” diyebilmektedir.

Binlerce yıllık tarihi geçmişimizi yok sayan bu çapsızlara hatırlatmak isteriz ki, Türklüğün tarihi ve kültürel gücüne sizin hayalleriniz dahi ulaşamaz.

Türklüğü ağzınıza almak için önce namuslu ve şerefli bir şekilde yaşayabilmeniz gerekmektedir.

Kimi aydın, kimi vekil, kimi bakan ve kimi başbakan unvanını taşıyan bu bölücü koro hep bir ağızdan hasım bir şekilde Türklüğe karşı seslerini yükseltmeye başlamıştır.

Allah’ın izni, yüce milletimizin teveccühüyle biz bu sesleri tek tek kısarız ve hepsinin hevesini kursaklarında bırakırız.

O sebeple bu ihanet odaklarına esaslı bir ders vermemiz lazımdır. Önümüzdeki dönem Türk Milletinin varlık ve yokluk seçim dönemidir. Ülkü Ocaklılar olarak üzerimize düşen sorumluluğu yerine getireceğiz.

Bütün ülkücüler bu hain güruha karşı büyük bir tokat atabilmek için gece gündüz çalışmalı ve vatandaşlarımızı aydınlatmalıdır.

Türk’e savaş açan bu gafilleri tarihe öyle bir gömmeliyiz ki bir daha insan içine çıkmaya yüz bulamasınlar.

Bu yüzden tüm dava arkadaşlarımızın yoğun bir gayret ve fedakârlıkla ülkücü hareketin başarısı için çalışması gerekmektedir.

Bizden görünüp bizi satan tüccarlara rağmen inadına birbirimize sarılmalı, birlik ve bütünlüğümüzden taviz vermemeliyiz.

Vatanımız üzerinde gezinen bu kara bulutları dağıtabilecek tek hareket; Milliyetçi- Ülkücü harekettir.

Türklüğü, hak ettiği itibarlı mevkiye yeniden çıkaracak, vatandaşlarımıza umutla bakacakları bir ülke bırakacak olan Milliyetçi- Ülkücü harekettir.

İman ve azimle aşılamayacak hiçbir engel, başarılamayacak hiçbir hedef yoktur.

Bu duygu ve düşüncelerle, zaferi kutlayacağımız kutlu vakitlerde yeniden görüşmek üzere hepinizi Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.

Ne Mutlu Türk’üm Diyene!”

Ülkü Ocakları Genel Başkanı Olcay Kılavuz’un konuşmasını tamamlamasının ardından katılımcılara Ney dinletisi yapıldı. Dinletiden sonra Birlik ve Beraberlik Yemeği sona erdi.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.