ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacak
DOLAR
16,4069
EURO
17,5643
ALTIN
973,69
BIST
2.418,10
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
26°C
İstanbul
26°C
Açık
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Az Bulutlu
26°C
Pazar Az Bulutlu
24°C
Pazartesi Az Bulutlu
25°C

ARZ-I HALDİR!

ARZ-I HALDİR!

EY Efendim!

İnsanların insanlığını unuttuğu, sevginin yerini nefretin aldığı, gönüllerin hakperestliğe kapandığı bir çağdan sana yüreğimin feryadını aşikar etmeye niyetlendim senin pak ruhuna…

Gölgenin dolaştığı yerler, hissedildiğin sineler, anıldığın mekanlar bir anda gül kokusuna bürünürken, senden uzak her hal ise zulmete boğuluyor.

Sen, insanların “belhum adal” olduğu bir devirde gelmiş ve “Ahsen-i takvime” kavuşturmuştun onları…

Gazi KARABULUT

Gazi KARABULUT

Ya şimdi Ey Allah’ın Resulu!

Seni bilmeyenler yine aynı zulmet dehlizlerinde kaybolurken seni bildiğini söyleyenlerin hali ne ile izah edilebilir ki? Senin adın ile söylenen yalanları, Senin “güzel ahlakı tamamlamak için gönderdiğini” anlatıp da biahlak tutumlar içinde olanları nasıl izah edeceğiz?

Senin “Müslümanlar bir vücut gibidir. Ayağa batan dikenden baş müteessir olur”, dediğin ama Müslüman’ın Müslüman’a zulmettiği hale ne diyeceğiz?

Hepsi bir hasır, birkaç avuç buğdaydan ibaret olan varlığında, kapına gelen vefa timsali Ömer, senin halini görünce gözyaşları içinde; “Ey Allah’ın Resulu, Kisra’da, Bizans’ta krallar lüks içinde saraylarda rahat ederken senin bu halin?” dediğinde;” Ey Ömer, bırak dünya onların, ahret bizim olsun istemez misin?” diyen Yüce Ruh! Ya şimdi Müslümanların bu anlaşılmaz dünya hırsı ne olaki?

Ya açlıktan midene taş bağlamak zorunda kaldığın o üçüncü gecenin ardından evinden dışarı çıktığında karşılaştığın iki vefalı dost, adalet timsali Ömer ve Sıddık Ebu Bekir’in de aynı ıstırap üzerinde olması ve acaba Ebel Heysem’in evinde bir iki hurma var mıdır? Dileği ile dost kapısını aşındırdığınız o hal; şimdiki Müslümanlara hiç mi bir şey ifade etmiyor da böylesine bir hırs içerisinde dünya adına aklın almayacağı tutumlar sergileniyor?

Hani yine sadık dostun sana “Ya Rasulullah, ne oldu da birden bire saçlarına ak düştü?” dediğinde, mesuliyetin ne demek olduğunu öğreten, “Öyleyse emrolunduğun gibi dosdoğru ol.” Ayetine atıfta bulunarak, “Hud suresi beni ihtiyarlattı.” Diyerek bizlerin Allah’a liyakatla kulluk etmemizi ifade ettiğin o anlayışa liyakat ne oldu?

Ey Efendimiz!

Sana halimizi arz ediyoruz. Kainat senin hürmetine yaratılmış ise ve sen “Habibim” denilerek gönderilmiş isen biz de senin o yüce ruhunu vesile kılarak bir kez daha sana olan hasretimizi dillendiriyoruz.

Diliyoruz ve istiyoruz ki! Senin “kardeşlerim” dediğin hitaba layık olalım ve kardeşliğimizi tesis edelim bu güzel vatanda…

Senin “ Bunyan-ı Mersus” diye, kenetlenmiş bir bina şeklinde tarif ettiğin Müslümanların birbiri ile muntazam bir şekilde kenetlenmesini nasip olsun Alem-i İslam’da…

 

Ve…

Ey Rabbimiz, Efendimiz(SAV) vesilesi le senden dileniyoruz.

İslam’ın son karakoulu bu güzel vatanımızı, İsalm’ın hizmetkarı yüce Türk milletini, bu millete hak ve hakikat adına hizmeti gaye edinen vefa erlerini, ülkü ve ülke sevdalılarını koru.