
Gazi KARABULUT
Almanya programında en verimli görüşme, Dünya Uygur Kurultayı merkezi ziyareti oldu.
Acıdır ama pek bilinmez Türk Dünyasında Doğu Türkistan mücadelesi. Çok da gündeme gelmez ya da getirilmesi istenmez. “Dengeler” denir, “Çin’in dünyadaki ikinci süper güç olduğundan” dem vurulur. Ama bütün bunlara rağmen Uygur diasporası için varını yoğunu ortaya koyan isimler yılmazlar karşılaştıkları güçlüklerden…
Meselâ 70 küsür yaşında Hamit Göktürk şehir şehir gezer Doğu Türkistan için. Nuralâ abla ilerleyen yaşına ve pek çok sağlık sorununa rağmen anlatır da anlatır Doğu Türkistan’da yaşananları… Tıpkı Prof. Dr. Erkin Emet ve Prof. Dr. Alimcan İnayet ve diğer bir avuç insan gibi…
İşte Münih’te de Doğu Türkistan meselesini dünyaya duyurmak için çabalayan DUK, büyük bir azimle yürütüyor Doğu Türkistan davasını.
Dünya Uygur Kurultayı (DUK), Doğu Türkistan’ın haklarını savunmak amacıyla 2004 yılında Almanya’nın Münih kentinde kurulan ve merkezi burada bulunan uluslararası bir kuruluş…
DUK, en son 23-25 Mayıs 2025’te Münih’te 3. Doğu Türkistan/Uygur Zirvesi ve Uygur Gençlik Zirvesi’ni düzenledi.
İşte; adını bildiğim, mücadelesinden haberdar olduğum önceki dönem DUK/ Dünya Uygur Kurultayı başkanı kıymetli dava adamı Dolkun İsa ve mevcut başkan Turgunjan Alawdun ile Dünya Uygur Kurultayı Merkezinde uzun uzadıya değerlendirmelerde bulunduk. Derdimizi paylaştık kurduğumuz dert sofrasında… “Ne yapabilirizi” konuştuk saatlerce…
Zaten DUK Genel Merkezi, daha adımınızı içeri atar atmaz sizi yoğun bir tefekkürle ve huzurla kucaklıyor.
Evinizde hissediyorsunuz kendinizi…
Buram buram Doğu Türkistan kokusu sarıyor her yeri…
Ama öte yandan da derin bir hüzün solukluyorsunuz gezdiğiniz odalarda, gördüğünüz fotoğraflarda…
Dünyaya medeniyet yayan topraklardan, o topraklardaki soydaşlarımızdan haber alamamanın ızdırabı burkuyor yüreğinizi..
Haber alınamayan akrabalar, asimilasyona uğratılan nesiller, soykırıma tabi tutulan soydaşlar…
“Mücadele etmek zorundayız,” diyor Dolkun İsa:
“Dava adamı olmak zorundayız,” diye ekliyor.
Sonrasında dile geliyor acılar:
“Annemin 78 yaşında toplama kampında vefat ettiğini, babamın nasıl ve berede öldüğünü kardeşlerimin hapis cezasına çarptırıldığını öğrendim. Çon tarafından “terörist(!)” ilan edildim. Interpol tarafından gittiğim pek çok ülkeden sınır dışı edildim. Ama milletim için mücadele etmem gerekiyor. Çünkü 30 milyona yakın Türk, asimilasyon ve soykırımla yok ediliyor.”
Biraz hüzün, biraz teessür fakat daha çok da kararlılıkla ayrılıyoruz BayDeBir başkanı Levent Gülten ve kardeşi Serkan ile birlikte ziyaret ettiğimiz Dünya Uygur Kurultayı Merkezinden…
Nitekim ertesi gün Doğu Türkistan Konferansı için yeniden bir araya gelirken Almanya’dan bir kez daha haykırıyoruz “Dünyanın neresinde bir Türk varsa o, bizim ilgi alanımıza girer.” diye…









