MHP’LI VURAL: ÇÖZÜMÜ DEMOKRASIDE, SANDIKTA BULACAĞIZ

Bu haber 11 Ocak 2014 - 17:37 'de eklendi ve 703 kez görüntülendi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili Oktay Vural, “Milletin birliğini ve bütünlüğünü, adımızı, egemenliğimizin bölünmez bütünlüğünü, milli devlet ve üniter devlet yapımızı koruyacaksak, hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh da bütün vatan sathındaki sandıklar olmuştur artık” dedi.

oktay-vural15

Partisinin Bilecik’in Bozüyük İlçe Başkanlığını ziyaret eden Vural, burada yaptığı konuşmada, hem Bilecik’te hem de Bozüyük’te yerel seçim çalışmalarına katkı sağlamak amacıyla ziyaretler gerçekleştireceklerini dile getirdi.

Vural, 30 Mart mahalli seçimlerinde Bilecik’te güçlü adaylarla MHP’yi iktidara getireceklerini ifade ederek, “Yerel seçimlerde MHP’nin güçlü adaylarıyla Bileciklilerle buluştuğuna şahadet ediyoruz. İnşallah Bilecik’te MHP’yi iktidara taşıyacağız. Bilecik’in MHP’ye ihtiyacı var. Türkiye’nin de MHP’ye ihtiyacı var” diye konuştu

Yaşanan süreçte Türkiye’de demokrasi ve milli iradenin tehdit altında olduğunu öne süren Vural, şunları kaydetti:

“Maalesef son gelişmeler ortaya koymuştur ki, Türkiye’de demokrasi tehdit altındadır. Milli devlet tehdit altındadır. Bu tehdidin kaynağı da Türkiye’yi yöneten zihniyettir. Bu bakımdan, Türk milleti ve devleti terör örgütünü dağda durdurmayı başarmıştır. Bölücü terör örgütüyle mücadelede zafer kazanmıştır ancak bugün, bu mücadeleyi kazanmış olmamıza rağmen PKK ile işbirliği yapan hükümeti nasıl durduracağımız sorunuyla karşı karşıyayız. O bakımdan artık terör örgütünü dağda durdurmak, kanlı eylemlerini durdurmak sorununun ötesinde bölücü zihniyetin meşrulaşmasını nasıl durduracağımız sorunuyla karşı karşıyayız.”

Yerel seçimlerin bu bakımdan çok önemli olduğunu dile getiren Vural, şöyle devam etti:

“PKK terör örgütüyle yapılan işbirliğinin, açılımın seçimlerden sonra hangi boyutlara geleceği çok açık bir şekilde ortaya çıkmıştır. Türk milletinin ismi silinmek istenmektedir. Paralel devlet uygulamasıyla KCK meşrulaştırılmak istenmektedir. Suriye’de PKK ve PYD egemenliğinin tanınması, kurucu meclis, anayasalarını oluşturma, dört parçalı Kürdistan inşa modeli devam ediyor. Artık bunlara bir ‘Dur, yeter’ demek gerekiyor. Türkiye’nin bir beka sorunu olan bu dönemde yerel seçimleri bu bakımdan bir fırsat olarak görüyoruz.”

– “Çözümü demokraside, sandıkta bulacağız”

Vural, 30 Eylül 2013’te “Demokratikleşme Paketi” adı altında PKK’nın meşrulaşmasının ve terör örgütünün siyaset yapmasının önünün açılarak “paralel millet” oluşturmanın adımlarının atılacağını iddia ederek, “Milletin birliğini ve bütünlüğünü, adımızı, egemenliğimizin bölünmez bütünlüğünü, milli devlet ve üniter devlet yapımızı koruyacaksak, hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh da bütün vatan sathındaki sandıklar olmuştur artık. Demokraside, sandıkta çözümü bulacağız” şeklinde konuştu.

Suç ve suçluyla, rüşvet ve yolsuzlukla her kesimin mücadele etmesi gerektiğini vurgulayan Vural, bugün karşılaşılan en önemli sorunun mevcut hükümetin, rüşvet ve yolsuzluğun üstünü örten çabalar içerisine girmesi ve meşrulaştırılması olduğunu ileri sürdü.

– HSYK ile ilgili yapılması planlanan düzenleme

Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunu (HSYK) doğrudan Adalet Bakanlığına bağlamak suretiyle rejim darbesi yapıldığını öne süren Vural, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Eğer bir ülkede mahkeme kararları fiilen yürütme tarafından uygulanmıyor, savcılar soruşturmanın akıbetinden korkuyorsa çeteyi hükümette aramak gerekmektedir. Hükümet, çıkar amaçlı suç örgütünün üstünü örtmeye çalışmaktadır. İzmir’de Cumhuriyet Başsavcısını Adalet Bakanlığının arayarak, bu soruşturmaları yapmaması gerektiğine ilişkin bir talimat verildiği iddialar ortadadır. Türkiye’de rejimimiz, Cumhuriyetimiz yasama, yürütme, yargı ekseninde kuvvetler ayrılığı prensibine dayalı iken, hükümetin HSYK’yı Adalet Bakanına bağlaması rejim değişikliği anlamına gelmektedir. MHP olarak mücadelemizi sürdürmeye karalıyız. Yargının bağımsız ve tarafsız olmasına inanıyoruz. Elbette yargının kendi içinde sorunları vardır ama doğrudan doğruya yürütmeye bağlamak yargıç ve savcıların bağımsız ve tarafsız olması ihtimalini ortadan kaldırıyor. Bekir Bozdağ’ın, ‘Allah şirk, devlet şerik kabul etmez’ diye ifade etmek suretiyle ortaya koyduğu tavır adeta devleti zorba, zalim olmayı meşrulaştıran bir anlayıştır. Allah zalimi sevmez, zulümle de payidar olunmaz.”

“Önümüzdeki dönem içerisinde Cumhurbaşkanının oy telaşına girmesi, devletin kurumları ile çatışan bir devlet içerisinde Cumhurbaşkanlığı görevini ifa etmemesi ayrı bir sorun haline gelmiştir” diyen Vural, “Oy peşinde değil, devletin peşinde, hukukun peşinde, demokrasinin yanında olmamız lazım. Kim olursa olsun herkesi, hangi partiden olursa olsun demokrasiden ve hukuk devletinden yana olmaya davet ediyoruz. Türkiye’yi böylesine zalim bir devlet anlayışına getirecek bu süreç ile ilgili milletin makam ve mevkilerini dolduran şahsiyetlerinden gerekli görevi yerine getirmelerini beklediğimizi ifade etmek istiyorum” ifadesini kullandı.

Konuşmaların ardından Vural, MHP Bilecik Milletvekili Bahattin Şeker ve partililer, konvoy eşliğinde Pazaryeri ilçesine gitti.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments