BAŞBUĞ’UM!

Asena Kınacı Moral

YAZMAK

Atilla ÇİLİNGİR

BAHÇELI: GENÇLERIMIZI BIR SARKAÇ GIBI SALLAMAYA HIÇ GEREK YOK

Bu haber 18 Mart 2014 - 16:15 'de eklendi ve 538 kez görüntülendi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, sosyal hareketliliğe dikkat çekerken, “Sandıkla sokak arasında gençlerimizi bir sarkaç gibi sallamaya hiç gerek yoktur. Doğru da değildir. Türkiye bu aşamaları aşmalıdır ve etrafını da iyi görmelidir” dedi.

ikizce2

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Çözümü milli iradeyle yapmaya gerek vardır. Bunun dışındaki noktalar, sosyal hareketlilikler, sandıkla sokak arasında gençlerimizi bir sarkaç gibi sallamaya hiç gerek yoktur, doğru da değildir. Türkiye bu aşamaları aşmalıdır ve etrafını da iyi görmelidir” dedi.

Devlet Bahçeli, bugün karayoluyla Ordu’ya geldi ve il sınırında partililer tarafından karşılandı. Konvoy eşliğinde İkizce İlçesi’ne giden Bahçeli ilçe meydanında düzenlenen mitingde ‘Devletin başına devlet gelecek’ sloganları arasında konuştu.

17 Aralık’ta yapılan ve 4 bakanın istifasına yol açan yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasıyla ilgili sürecin devam ettiğini belirten Devlet Bahçeli, şunları söyledi:

“Bu süreç hala tartışılıyor. Sayın Başbakan her yerde bunu reddediyor ama gerekli tedbirleri de almak istemiyor. İki kelime üzerinde bir savunma kurmuş. Bu bana komplodur, montajdır. Peki, bunun aslı nedir Sayın Recep Tayyip Erdoğan? 92 günden bu yana muhalefeti, iktidarı Türkiye’yi tek gündem haline getirmiş bunu tartışıyor. Sana Başbakan olarak düşen görev nedir? Bunları kalkıp halk arasında tartışacağın yerde, ‘Aziz milletim ben Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurdum, bunun kısaltılmışı AKP olacağı yerde biraz daha ileri gidip aynı zamanda bir konuya söz vererek adını Ak yaptım. Ama şimdi ülkemde bir yolsuzluk ve rüşvet yaygınlaşmış. Halkımızın arasında sürekli tartışılıyor.”

“Sana Başbakan olarak düşen görev nedir” diyen Bahçeli, şöyle devam etti:

“Bana düşen görev milletime güvenerek bütün savcıları, kolluk kuvvetlerini, yargıyı harekete geçirmek suretiyle nerede yolsuzluk varsa kökünü kazıyacağım’ diyerek hayırlı bir adım atacağın yerde, savcıları kıyıyorsun, 8 bin polisimizi darmadağın ediyorsun. 28 valimizi yer değiştiriyorsun veya merkeze alıyorsun. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nu zaten sen kurdun. Eksikliklerini de tamamlayarak kendini aklaştırmanın yolunu arıyorsun. Bu nereye kadar gidecektir diye düşündüğümüzde, bunu demokrasi içerisinde çözmeye ve çözümü milli iradeyle yapmaya gerek vardır. Bunun dışındaki noktalar, sosyal hareketlilikler, sandıkla sokak arasında gençlerimizi bir sarkaç gibi sallamaya hiç gerek yoktur, doğru da değildir. Türkiye bu aşamaları aşmalıdır ve etrafını da iyi görmelidir.”

SORUNUN ÇÖZÜMÜ DEMOKRASİ İÇİNDE

Devlet Bahçeli bu sorunu demokrasi içerisinde çözmeye ve çözümü milli irade ile yapmaya gerek olduğunu, başka yol aranmaması gerektiğini söyledi. Bahçeli, şöyle dedi:

“Bunun dışındaki noktalar sosyal hareketlilikler, sandıkla sokak arasında gençlerimizi bir sarkaç gibi sallamaya hiç gerek yoktur. Doğru da değildir. Türkiye bu aşamaları aşmalıdır ve etrafını da iyi görmelidir. Burayı tahrik eden teşvik eden bazı ülkeleri, özellikle de Arap baharı gelip de şimdi zehirli bahara dönüşmüş olan Tunus’u, Mısır’ı incelemeli, Suriye’yi, Ukrayna’yı incelemelerinde yarar vardır. Orada sosyal hareketlilikler başladı. Sonuçlarını görüyorsunuz. Türkiye böyle gelişmeler layık bir ülke değildir. Türkiye birlik, dirlik içerisinde daha önümüzde ne risklerle karşılaşacağımız onu da dikkate alın.”

– “30 Mart’ta iktidarın değişiminin işaretleri gösterilebilir”

Bahçeli, şöyle konuştu:

“Türkiye birlik, dirlik içinde daha önümüzde ne risklerle karşılaşacağımızı dikkate alın, onu da dikkate aldığınız vakit Türkiye’de demokratik açılım zırvasının 2014 yılında bir özerklik yapıya kavuşturulacağına dair söylentilerin 30 Mart’tan sonra da hayata geçirileceğini düşündüğünüz vakit daha ne büyük tehdit, tehlikeler ve risk altında kalacağımız bellidir. Hal böyle olunca sizden demokrasi içinde, milli iradenizi ortaya koyarak, sorunları çözebilecek bir çabayı göstermenizi istiyoruz. Bu ne demek, seçim demektir. En son seçim ne zaman, 30 Mart’tır. 30 Mart’ta iktidar değişebilir mi? Hayır ama iktidarın değişiminin işaretleri gösterilebilir. Bu nasıl olur, Adalet ve Kalkınma Partisi’ne önemli bir sayıda oy kaybını ortaya koymakla mümkün olur.”

“İRADEMİZİ ORTAYA KOYALIM”

Hükümetin başlattığı ‘çözüm süreci’ ve ‘demokratik açılım’ın 2014 yılında Güneydoğu’da özerk yılı olarak söylendiğine değinen Bahçeli, “Bunun 30 Marttan sonra da hayata geçirileceğini düşündüğünüz vakit daha ne büyük tehdit, tehlikeler ve risk altında kalacağımız bellidir. Sizden demokrasi içerisinde milli iradenizi ortaya koyarak sorunları çözebilecek bir çabayı göstermenizi bekliyoruz. Demokrasi içerisinde bu seçim demektir” dedi.

Bahçeli, 30 Mart seçiminde iktidarın değişmeyeceğini, ancak değişeceğinin işaretinin verileceğini belirtirken de şunları söyledi:

“Bu da Adalet ve Kalkınma Partisi’ne önemli bir sayıda oy kaybını ortaya koymakla olabilir. Böyle bir durum karşısında sonuç ne olur. Eğer Recep Tayyip Erdoğan neden oy kaybettiğini çok yönlü inceleyebilirse o zaman kendisine çeki düzen verecek 3-5 danışmanının tahrikine, aklı uçuk bu insanların tahrikine kapılmayarak milletle tekrara buluşup kendisine yeni bir hizmet alanı, yeni bir siyasi çizgi ortaya koyabilir. Hayır ‘Ben bunu yapmam, ben şuyum buyum, ben diktatörüm. Tek adamım’ bundan vazgeç Recep Ağa. Böyleleri ne geldi ne de geçti. Türkiye aklı başında bir devlettir. Geleneği olan bir devlettir. Sessiz kalır, soğukkanlı olur ama netice itibariyle bir günde ayranı kabarırsa karşısında kimse duramaz.”

“Böyle bir durum karşısında sonuç ne olur” ifadelerini kullanan Bahçeli, şunları kaydetti:

“Eğer Recep Tayyip Erdoğan, neden oy kaybettiğini çok yönlü inceleyebilir ise o zaman kendisine çekidüzen verecek, üç beş danışmanın tahrikine, aklı uçuk bu insanların tahrikine kapılmayarak milletle tekrar buluşup, kendisine yeni bir hizmet alanı, yeni bir siyasi çizgi koyabilir. ‘Hayır ben bunu yapmam, ben şuyum, ben diktatörüm, ben tek adamım…’. Bundan vazgeç Recep Ağa. Böyleleri ne geldi, ne geçti. Türkiye aklı başında bir devlettir, geleneği olan bir devlettir. Sessiz kalır, soğukkanlı olur ama netice itibarıyla bir gün de ayranı kabarırsa karşısında kimse duramaz. 30 Mart seçimlerine önem verelim.”

Bahçeli, konuşmasının ardından Ünye’ye hareket etti.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments