BAHÇELI: TÜRKIYE’DE YALAN, ÇALAN, TALAN LOBISI VAR

Bu haber 23 Mart 2014 - 23:26 'de eklendi ve 650 kez görüntülendi.

aksaray6

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın partisine ‘AKP’ diyenlere kızdığını ve ‘Ak Parti’ denilmesi gerektiğini söylediğini hatırlatarak, “Amerikan bezidir bu. 17 Aralık’tan sonra gördük. Türkiye bir yalan lobisi var. Çalan lobisi, talan lobisi var. Onun da karşılığı Ak Partidir. Ak Parti çalanın yalanın talanın hesabını verecektir” dedi.

Bahçeli, partisince Aksaray Kılıçarslan Parkında düzenlenen mitingde yaptığı konuşmada, pazar günü yapılacak mahalli idareler seçimleri münasebetiyle MHP teşkilatı olarak Türkiye’yi il il, ilçe ilçe gezdiklerini söyledi.

Seçimlerin, iç ve dış tehditlerin arttığı, yaşanan sosyal ve ekonomik sorunların çözümsüzlüğe terk edildiği bir dönemde yapıldığını ifade eden Bahçeli, “Bu süreçte Türkiye’nin geleceği belirlenecektir. Bu süreçte milletimizin, önümüzdeki yıllarda siyaseten yeniden şekillenmesinin fırsat ve imkanı doğacaktır. Onun için bütün siyasi partilerimiz bu seçimlere özen göstermektedir” dedi.

Seçimlerin, bin 394 seçim çevresinde, 25 siyasi partinin katılımıyla gerçekleşeceğini ifade eden Bahçeli, Aksaray’da seçime katılan siyasi partilere ve onların adaylarına başarılar diledi.

30 Mart’ta sandığa gidişin coşku ve heyecanla olması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, şunları kaydetti:

“Milliyetçi Hareket Teşkilatı olarak yasanın kendine vermiş olduğu imkanlarla, her sandıkta parti görevlimizin olması gerekiyor. Dava arkadaşlarıma sesleniyorum; bu önemli bir görevdir, vicdani bir sorumluluktur. 5 yıllık seçim arasında parti olarak, dava insanı olarak, gecemizi gündüzümüze katıyoruz. Her biriniz çocuğun rızkından keserek davanıza hizmetin gayreti içinde oluyorsunuz. Aylar, yıllar böyle geçiyor. Evlerinizi, zaman zaman işlerinizi ihmal ediyorsunuz. Seçim günü geliyor, bütün imkânlarınızı seferber ediyor, seçim süresi 90 gün ise 90 gün çalışıyorsunuz fakat tam oy verme günü geldiğinde, sandık görevlisi ülküdaşlarım, sabahleyin sandığa gitmekte gecikiyorsunuz. Vardığınız zaman yarım saat bir saat kaldığınızda, usanıyorsunuz. Aç geldim şuradan simit çay içeyim diyorsunuz orada sandığı unutuyorsunuz. Böyle olunca da sandıktaki hileyi, oyların çalımını hiçbir zaman fark edemiyorsunuz. Bu davamıza en son gün sahip çıkması gereken dava insanları, görev ihmalinde bulunuyor. Bunu yapmayalım, yazık oluyor davamıza, mücadelemize, insanlarımızın her türlü gayretini ortaya koymaya. Bu seçim Türkiye için önemli bir seçimdir, tarihi dönüm noktasıdır. Sandığa gideceksiniz, gelen kimse, hangi partinin mensubu olursa olsun, yaşlısı, genci, hastası kim varsa, ülkücünün edep ve terbiyesiyle, Allah’ın selamını vereceksiniz, hoş geldiniz diyeceksiniz, güler yüzlü davranacaksınız. Onların oy vermelerine kolaylık sağlayacaksınız ve bu görevi akşama kadar yerine getirmenin gayreti içerisinde olacaksınız. Aç olacaksınız, susuz olacaksınız, o gün görev orucu tutacaksınız.”

Bahçeli, geçmiş dönemlerde 3 oy farkıyla belediye seçimlerinin kaybedildiği yerler görüldüğünü, itirazlar yapılmasından sonra yapılan sayımlarda 2 oyla kazandıklarını anlatırken, “Artık buna fırsat vermeyelim. Milliyetçi Hareket’in oylarıyla Milliyetçi Hareket’in sırtında kurban keserek hakkımızı yiyenler yıllarca iktidar oldular. Artık buna fırsat vermeyelim” dedi.

Milliyetçi hareketin oylarıyla, milliyetçi hareketin sırtında kurban keserek hak yiyenlerin yıllarca iktidar olduğunu savunan Bahçeli, şöyle devam etti:

“Artık buna fırsat vermeyelim. Türkiye’nin önümüzdeki döneminde Milliyetçi Hareket Partisi, Türkiye’nin geleceğini belirleyen tek siyasi kurum olmalıdır. Kamuoyu araştırması değil, kamuoyunu yönlendirme maksadıyla yapılan araştırmaların sonuçlarına itibar etmeyiniz. Bazılarını görüyoruz, diyorlar ki; Türkiye genelinde bilmem ne şirketinin yaptığı araştırma sonucu, bilmem ne gazetesinde veya televizyonunda her gün yayınlanıyor. Ne olmuş, 3 bin 500 denekle yani anketörle araştırma yapılmış, bilmem ne partisi yüzde 49 almış, bilmem ne partisi yüzde 32 almış, Milliyetçi Hareket Partisi ise işte şuralarda. Bu araştırmayı yapanlar, paraya boğulup emeğini satanlar, Aksaray’a gel de şuradaki 10 binleri gör. Bunlar parayla anketör değil, bunlar milli iradenin, bu aziz milletin evlatları. Onun için işaret öyledir ki, Aksaray kararını 7 gün öncesinden vermiş  ve Aksaray Dr. Rıfkı Karabatak demektedir.”

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, “Türkiye’de sosyal ve ekonomik sorunlar çözümsüzlüğe terkedilmiş ve insanlarımız bu güzel ülkede yaşamaktan ıstırap çekiyor. Adalet ve Kalkınma Partisi’nin 11 yıllık iktidarı döneminde 4 önemli konuyu dikkatinize sunmak istiyorum. Bu iktidar döneminde, birinci temel sorun; açlıktır, ikinci temel sorun adaletsizliktir, üçüncü temel sorun asayişsizliktir, dördüncü temel sorun da ahlaksızlıktır” dedi.

MHP lideri Bahçeli, Türkiye’nin birçok ekonomik, sosyal ve siyasi sorunları bulunduğunu, ülkedeki milli ve manevi değerlerin tahrip edilerek tartışmaya açıldığını, Türkiye’de üniter milli devlet yapısı ve toprak bütünlüğünün sarsıldığını savundu. Bahçeli, şöyle devam etti:

“1000 yıllık kardeşliğimiz hasımca hallere dökülmeye çalışılıyor. Türkiye’de sosyal ekonomik sorunlar çözümsüzlüğe terk edilmiş ve insanlarımız bu güzel ülkede yaşamaktan ızdırap çekiyor. Bu iktidar döneminde, birinci temel sorun; açlıktır, ikinci temel sorun adaletsizliktir, üçüncü temel sorun asayişsizliktir, dördüncü temel sorun da ahlaksızlıktır. Şu an herkes araştırabilir inceleyebilir, bugünkü iktidarın verilerini de dikkate aldığınız zaman 76 milyon nüfusa ulaşmışız. Bu nüfusun yüzde 59’u yoksulluk sınırının altındadır. Bu, 44 milyon insan demektir. Bunun içerisinden açlık sınırı altında kalan ise 13 milyondur.”

Bahçeli, 3 milyonun içinde kimsesizler, öksüzler, yetimler, yıllardır işsiz kalanlar ve birgün iş bulduğu zaman evine bir ekmek götürme şansını elde etmiş insanlar olduğunu vurgulayarak, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Burada çocuklarının okulda veya çevrede diğer yaşıtlarıyla oynarken, ailesinin kendilerine vermiş olduğu çikolatayı ‘ben de isterim’ diyerek, eve gelip babasına söylediğinde o çikolatayı uzun zamandır eve götüremeyen babalar vardır. Açlık neredeyse hayatı zindan etmektedir. Bunları karşılayamayan aile reisleri öyle bir gün oluyor, dara düşüyor ve kendi canına kıyacak duruma geliyor veya anında cinnet geçiriyor, çocuklarını, eşini katlediyor. Bugün televizyonda bunu görüyorsunuz. Açlık sınırının altında kalanın derdinden Recep Tayyip Erdoğan’ın haberi bile yok. Recep Tayyip Erdoğan açlığı ve yoksulluğu sürekli olarak istismar ediyor. İşte şimdi seçim dönemleri geliyor veya bazı günler oluyor birkaç paketle yoksulu istismar ediyor, yoksulun açlığını sömürüyor, onu oy bağımlısı haline getiriyor ve sürekli açlıkta ve yoksulluk sınırının altında kalmasını kendisinin, iktidarının önemli bir fırsatı olarak görüyor. Çünkü iktidarın sahip olunmuş olan bütün imkanlarını, kendisinin başarısı için kullanmak suretiyle, yoksulluğu yoksulluk olarak bırakıyor ve onları yeri geldiği zaman kendi lehine kullanmaya çalışıyor. Bugün Türkiye’nin durumu budur.”

Kadına şiddetin, aile içi şiddetin önlenmesi gerektiğini aktaran Bahçeli, “Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 1 milyar dolarlık servet üzerine mutlu bir aile kurduğu için ailelerimiz, şiddete maruz kalanlar, yuvaları yıkılanlar umrunda bile değildir” diye konuştu.

MHP lideri Bahçeli, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, açlığı ve yoksulluğu sürekli istismar ettiğini, yoksulunun açlığını sömürerek onu ‘Oy bağımlısı’ hale getirdiğini iddia etti. Bahçeli, “Sayın Recep Tayyip Erdoğan, 1 milyar dolarlık servet üzerine mutlu bir aile kurduğu için ailelerin şiddete maruz kalanlar, yuvaları yıkılanlar umurunda bile değildir.  Bu iktidar siyasi ömrünü tamamlamıştır” dedi.

Bahçeli, 17 Aralık 2013’ün Türkiye’yi felakete sürükleyen, toplumsal hareketleri azdıran, iç kargaşaya götüren, gerilim ve kamplaşmayı artıran, kardeş kavgası ve çatışmayı Türkiye’ye getiren 1000 yıllık kardeşliği, toprak bütünlüğümüzü bölünme eşiğine sürükleyen tarih olarak yerini alacağını söyledi.

“ERDOĞAN, TÜKENMİŞTİR”

Bahçeli, iktidarın siyasi ömrünü tamamladığını, ülkeyi yönetemez hale geldiğini iddia ederek, şöyle devam etti:

“Bu kararı önce Adalet ve Kalkınma Partisi’ne oy vermiş olan kardeşlerim düşünmelidir. Ama biz bir milat çiziyoruz ve diyoruz ki; 17 Aralık 2013, Türkiye’yi felakete sürükleyen, toplumsal hareketleri azdıran, iç kargaşaya götüren gerilim ve kavgaları arttıran, kardeş kavgasıyla çatışmayı Türkiye’ye getiren ve bin yıllık kardeşliğimizi ve toprak bütünlüğümüzü bölünme eşiğine sürükleyen bir tarih olarak yerini alacaktır. 17 Aralık Adalet ve Kalkınma Partisi için kara gün ve kara yüzdür. Adalet ve Kalkınma Partisi 17 Aralığı ortadan kaldırmadan, 17 Aralığın yolsuzluk ve rüşvetinin hesabını sormadan, Türkiye’yi yönetme şansı kalmamıştır. Recep Tayyip Erdoğan tükenmiştir, gelecekte iktidar imkanlarını da kaybedecektir. Haramla hesaplaşmak, helal kazancı öne çıkarmak, kim haram yemişse, ne kadar yemişse onların hepsinin tespitini alarak, ne kadar yetimimiz, öksüzümüz sokakta yatanımız, bazı yanlış işlere sürüklenmiş gençlerimiz varsa, o haramla toplanmış paraları onların geleceği için kullanarak, onlara hediye ederek, onları bu toplumda insanca yaşayacak hale getirmek gerekecektir. Ak kavramının partinin üstüne örtülmesinin herhalde gerekçesi, 17 Aralık’ta anlaşılmıştır. Bu ak değildir, Amerikan bezidir.”
Bahçeli, İran’dan gelen 29 yaşında bir şarlatanın bakan çocuklarını avucuna aldığını istediği rüşveti vererek yolsuzluğu yaptırdığını, kara paralarını akladığını, altın kaçakçılığı yaptığını öne sürdü. Bahçeli, Başbakan Erdoğan ve oğlu Bilal Erdoğan arasında geçtiği öne sürülen telefon görüşmelerine değinirken şöyle konuştu:

“GİT, AKLAN-PAKLAN, GEL”

“Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Aksaray’dan size sesleniyorum. Bunlardan korkma. Bunlara ‘Komplo, montaj’ deme. Adalete git ne ise aklan, paklan gel. Yoksa sen iktidar döneminde iktidar gücünü kullanarak, savcılara kıyabilirsin. 8 bin polis memurunu darmadağın edebilirsin. 28 valiyi yerinden edip kimini merkeze kimini başra yere verebilirsin. Türkiye’de iki devlet vardır diye ne olduğu anlaşılmayan ama kimi suçladığı çok net olarak bilinen bir davranışı hala devam ettirirsen bunun altından kalkamazsın. Sürekli iktidar olacak halin yok. Allah nasip eder bir gün MHP iktidara olduğunda 7 göbeğinden hesap sormazsam namerdim.

7 Aralıkta anlaşılmıştır. Bu Ak değildir Amerikan bezidir bu. O beyaz Amerikan bezi var ya. Geçmiş dönemlerde annelerin ninelerin evlerini kullandığın bu o bezi ak görerek AK Parti’nin üstüne örtmüş altında hile  var. Çalan var. Çalınan paralar var. Sayın Recep Tayyip Erdoğan diyor ki Türkiye’de faiz lobilerle uğraşıyoruz var diyor.   Ama gördük 17 Aralıktan sonra Türkiye bir yalan lobisi var, çalan lobisi var talan lobisi var o da karşılığı AK Partidir. AK Parti çalanın yalanın talanın hesabını verecektir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments