Amiralin İhaneti

Bu haber 12 Mayıs 2014 - 18:50 'de eklendi ve 912 kez görüntülendi.

Anadolu’nun kuzeyinde, Sinop’un karşılarında, İstanbul Boğazı çıkışı Rumeli Feneri’nden başlayarak 042 rotasında seyredildiğinde,  268 deniz mili uzaklıkta Kırım Yarımadası’nda Türkçe adı ile Akyar, Rusça adı ile Sıvastopol’da 9 Mayıs 2014’te alül alâ, muhteşem kutlama törenleri vardı. Büyük Rusya ideali güden yeni çar Vlademir Putin 1404 borda numaralı, beyaz tenezzüh teknesinin üst güvertesinde çevresinde amiral ve generallerle Akyar limanı girişinde Rus Karadeniz Filosu’nu selamladı. Devamında da coşkulu bir konuşma yaptı.

Denizde cereyan eden gösteri sırasında bir nizam halinde ve personeli “çimariva mevkiinde”ki gemilerden hangilerinin Ukrayna Donanması’ndan zorla el konularak alındıkları belliydi. V. Putin “İhaneti mükâfatlandırılan amiral Denis Berezovsky”ye eli ile işaret ederken bunları soruyor olmalıydı.

Hazırlıklar günler öncesinden başlamıştı.  Rus Devlet Televizyonu, Rus Karadeniz Filosu’nun  Akyar Limanı ve girişinde yaptığı gösteri, konuşma, selamlama ve denizde yapılan merasimleri verirken hata yoktu. Bazı yabancı kanallar denizdeki bu merasimi bütün görkemi ve canlılığı ile yansıttı. Güdümlü amiral Denis Berezovsky’nin organizasyonu iyiydi. Bağlılığını zirvedeki amirleri Rus Savunma Bakanı Sergei Shoigu ve V.Putin’e gösterdi. Kendini ikinci defa ispat etti.

Çok değil daha bir hafta önce, 2 Mayıs 2014’te kuzeyden kara yolu ile Ukrayna – Kırım Ermeniapazarı hudut sınır kontrol noktasından giriş yapmak isteyen biri durduruldu ve ülkesine sokulmadı. Kendisini karşılamaya gelen bir avuç Kırım Tatar Türkü ise Moskova’dan yeni gönderilen savcının tehdidi ile karşılaştı. Hepsi çaresiz, hepsi üzgündü.

A. Gül’ün 15 Nisan’da Ankara’da verdiği madalya burada hiç ama hiç işe yaramıyordu.  O Mustafa A.Cemiloğlu ki, 1961’de Kızılordu’da askerlik yapmayı reddettiği için ömrünün 15 yılını hapislerde, sürgünde geçirmişti. Rahmetli Rauf Denktaş’tan sonra bugün Türk Dünyası’nın yaşayan en büyük,  mütevazi, mücadeleci, bilinçli lideriydi. Bahçesaray’a, Akmescit’e (Simperopol) onca vaade rağmen giriş izni verilmedi. Halbuki o, V. Putin Mart 2014’te yaptığı zorlama referandum öncesinde Kırım Tatarları’na başbakan yardımcılığı ve mecliste % 20 temsil hakkı vaat ediyordu. Yalan. Rus yalanı.

BATININ BLÖFLERİNE KARŞI “REST”

10 Mayıs 2014 Türkiye’de gazetelere bakıyorum konuşması gerekenler suskun, bazı gazeteler arka sayfalarında, diplerde, laf olsun kabilinden yer vermişler. Boş propagandaya gelince ise durum değişiyor. Karadeniz’e İngiliz, Amerikan, İspanyol hangi ülkenin askeri gemisi çıkarsa çıksın, ne kadar kalırsa kalsın, onlar Kırım’da Rus gücünü mü imha edecekler, karşı mı duracaklar, hayır. Onlar birer gösteri, aldatmaca. Ne Avrupa Birliği’nde, ne Amerikalılar’da icraat var; sadece “blöf”, “lâf salatası”, “kuru tehdit”,  savur, savurabildiğin kadar!

Onlar, o batılılar İngilizler, Fransızlar, İspanyollar ve sonra da Amerikalılar dünyayı sömürdüler. Afrika’da, Hindistan’da, Güney Amerika’da deniz kıyılarını, sahillerini soyup, yiyip bitirdiler. Güzel de! Ruslar’da 5 Türk diyarını yıllar yılı sömürdü, kanını iliğini emdi, dillerini, alfabelerini bile bozdu.

Bizdeki açık veya gizli Rus sempatizanları hiç onlardan bahsetmezler. Hiçbir etkisi, hiçbir yaptırım gücü olamayan bir gemi Karadeniz’e girse onu yazar onu konuşurlar. Beyler, Vlademir Putin Kırım’ı Ukrayna’dan ayırdı, böldü. Kendisine yöneltilen her türlü tehdidi, her türlü resti gördü ve sonrada Kırım’ı yaladı yuttu. Bu çağda, bu emperyalist saldırıya karşı çıkmayacak mısınız? Hani nerede “emperyalistler defolun!”  sloganları, gösteriler?

Burada bilinen bir hikâyenin tekrarında fayda var. Hırsız bir evi soymuş, ama yakalanarak hakim karşısına çıkarılmış. Hakim ev sahibine:

-Kapıyı iyi kilitlediniz mi? Pencereleri daha iyi, daha muhkem yaptırabilirdiniz. Neden bu evin kapısı bu kadar kolay açılıyor?  gibi sualler sorunca, ev sahibi:

-Efendim iyi de hırsızın hiç mi suçu yok demiş.

Uzun vadede,  belki 60, belki 90 yıl sonra; karada, denizde, havada veya başka şartlarda Türk – Rus kapışması kaçınılmaz bir mecraya doğru ilerliyor. Tarih 13 Türk – Rus savaşı kaydediyor. Artık yeter. İstanbul Boğazı’nın Karadeniz çıkışı Rus Donanması tarafından bir daha kapatılamasın. 1915’lere dönülmesin.

İÇİNDEN ÇIKTIĞI TOPLUMU İMHAYA ÇALIŞAN KİŞİ

Kırım’da Rusların hızla duruma hakim olmalarının bu kadar kolay ve çabuk sonuçlanma sebebi kendi kontrollerindeki milislerin baskı ve yıldırmaları kadar bir ihanetin, bir artçı desteğin de mevcut olmasından kaynaklanıyordu.

Amiral Denis Berezovsky, Ukrayna Donanması’nda yetişmişti, sanki şeytan tüyü vardı. Karadeniz’de düzenlenen Ukrayna – Amerika ortak deniz tatbikatları  “Exercice Sea Breez 2012 ve 2013” de bir üst rütbeli, bir amiral olarak görev yapmış, göz doldurmuştu. Çevresinde kendisine fayda ve rütbe sağlayacak herkese göz kırpıyor, mavi boncuk dağıtıyordu.

1 Mart 2014’te Ukrayna Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na getirildi. Öyle bir amiral ki 24 Mart 2014’te Akyar’a gelen Rus Savunma Bakanı Sergei Shoigu ile görüştü ve taraf değiştirdi. V.Putin onu, onun Ukrayna’ya ihanetini Rus Karadeniz Filosu Komutan yardımcılığı ile mükâfatlandırdı.

Ukraynalı, Kırım kökenli İstanbul’da yaşayan Kemal ve Pavel’e göre o, ülkesine ihanet eden kötü bir asker, değerleri olmayan bir amiraldi. Aynı ırktan, aynı dinden olabilir ama yaptığı son icraatı; 25 Mart’ı 26 Mart’a bağlayan gece Ukrayna Donanması’nın büyük bir kısmının Ruslara tesliminde başrolü oynadı. 61 geminin 50’den fazlasını yeni çarına kazandırdı.

Kırımlı Kemal, “Akyar’da Ukrayna ne zaman ki kaybetti, Kırım Tatarları da kaybetti” diyordu. Biz Türkiye olarak bu konuda zayıf ve etkisiziz.

Daha önce bir okuyucu: “ Siz oraları gördünüz mü ki, görmüş gibi yazıp çiziyorsunuz?” demiş. Evet Kırım’ı bir kere, başta Odesa ve Novorosisk olmak üzere Karadeniz’deki diğer Rus limanlarını defalarca gördüm, bilirim.
***

Bizde hain çıkmaz, aksine değerler silsilesi vardır. Amiral deyince görüp tanıdığım rahmetli Kemal Kayacan, Celâl Eyiceoğlu, Hilmi Fırat ve yaşayan abide Bülent Ulusu’yu bilir ve hürmetle anarım. Onların her biri Bahriye’de ve bütün yaşamlarında çevrelerine iyi örnek olmuş birer değerler manzumesi, imrenilen kalın sırmalı zat-ı muhteremlerdi.

 

Babür Hüseyin Özbek

Babür Hüseyin ÖZBEK
Babür Hüseyin ÖZBEKhozbek44@yahoo.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments

takipçi satın alinstagram takipçi satın altwitter takipçi satın altiktok takipçi satın alyoutube abone satın alfacebook takipçi satın altwitch takipçi satın al