GÖKTÜRKLER ÜZERİNE

Celil Altınbilek

Neden Teksas’a döndük

Bu haber 30 Ekim 2014 - 10:08 'de eklendi ve 659 kez görüntülendi.

Ergun KAFTANCI

    ATEŞLİ ve kesici silahlara ilişkin yasanın başına gelmedik kalmadı. İlk yasa Demokrat Parti döneminde 6136 sayıyla çıkarıldı, yıl 1953.
    O tarihte rahmetli Adnan Menderes Başbakan, Rüknettin Nasuhioğlu da İçişleri Bakanı; ülkede henüz yasa yok…

    DP iktidara gelmeden önce CHP iktidarı, bu konuda yasa çıkarma gereksinimi duymamıştı. Çünkü yurttaşlar ellerindeki silahları çağrı üzerine silahlı kuvvetlerimize teslim etmişti…
    Savaş yılları…
    Nazi diktatör Adolf Hitler‘in girmediği ülke, savaşmadığı cephe yok. Hitler Rusya’ya da Türkiye üzerinden ulaşmak ve Moskova’yı teslim almak sevdasında. Ancak bu hevesini kursağına Ankara’da büyükelçi olarak bulunan Von Papentıkadı ve “Bu çılgınlık olur, Türkiye’ye girersek çıkamayız. Türkiye’nin coğrafyasını ve  Türk askerinin savaşcı özelliğini aşamayız” diyerek diktatörü kuzeyden Rusya’ya yürümeye ikna etti…
     Napolyon ve ordusu gibi Hitler ve ordusu da, uçsuz bucaksız topraklarda kışa yenildi ve dağıldı.
     Çok şükür Nazi tehlikesi kapımızı çalamadı…
     Yine de hazırlıklı olduk…
     Bu tehlikeye karşı bütün değerlerimizi, her alanda yapılan üretimi,  babadan kalma silahlar dahil maddi ve manevi bütün varlığımızı, milli bir bilinçle devletimizin emrine verdik. Evlerimizde tek mermi, miadı dolmuş da olsa tek silah kalmadı. 
     Hey gidi günler heeey…
     O dönemde ekmek, gaz, bez, şeker ve un karneyleydi…
     İsraf yoktu, herkes savaşa hazır hale gelmiş, bir kez daha bağımsızlık ve özgürlük mücadelesine hazır bekliyordu… 
     O nedenle hükûmet o günlerde bir ateşli silah yasası çıkarmayı düşünmedi…
     Zaten, kimse kimseyi bugünkü gibi canavarca duygulara kapılarak öldürmüyordu; toplum el ele, kol kola kardeşçe yaşıyordu.
     ………………………..
     Bugüne gelince…
     İnsanların ne hale geldiğini uzun boylu anlatacak değilim…
     Yaşıyoruz; toplumda insanların canına kast eden bir yığın canavarın türediğini görüyoruz. Bunlar bazen silaha da gerek duymadan en yakınlarını dahi boğazlıyabiliyor…
      Bu iğrenç ve korkunç sosyal gelişmenin temel nedenleri de belli. 
      Nedenleri, uzmanları da konuşturarak bir başka yazıda ele almayı düşünüyorum…
      Ne diyordum; türeyen canavarların hemen hepsi silahlı; tabancadan baltaya, ateşli ve kesici her türlü silahı kullanıyorlar. Bunlar, gündüz külâhlı gece silahlı türünden de değil, her daim silahlı gezen yaratıklar…
      Güvenlik güçlerimizin yaptıkları aramalardan tabanca ve bıçak yakalamadan döndükleri hiç görüldü mü!? 
      ……………………….
      1953 yılında çıkarılan yasa yıllar içinde defalarca yenilendi. 1979 yılında 2249 sayılı yasayla kapsamı ve nitelikleri geliştirildi. Galiba 1983 ya 84’te yani Özal döneminde yeni yasa çıkarıldı. Nihayet 2006 yılında AKP iktidarı Özal’ın yasasında değişiklik yaparak bugünkü 5529 sayılı yasayı getirdi. Yanılmıyorsam uygulanan yasa şimdilik bu…
      Arada ufak tefek eklemeler ve düzeltmeler de yapıldı ama biri bile sadre şifa olmadı. Turgut Özal’ın en büyük hatalarından biri Amerika’ya özenerek silah edinmeyi serbest bırakmasıydı. 
      Ülke bugün Teksas’ a benzediyse iki nedenden benzedi…
      Birinci neden Özal’ın silah edinmeyi serbest bırakması; ikinci neden ise bugünkü siyasal otoritenin silahlanmayı önleyecek yasa çıkarmaması…
      Önlem alınsaydı ve Özal’ın o sakim anlayışı ortadan kaldırılsaydı, kıçında donu olmayan ama belinde 7-65 çapında tabanca taşıyan baldırı çıplaklar türeyebilir miydi!? 
      Yapılacak iş belli; yeni bir yasayla silah edinme yasaklanmalı, cezalar ağırlaştırılmalı, yurttaşlardaki silahlar toplanmalı, silah taşıma yetkisi de sadece güvenlik güçleri mensuplarına tanınmalı…
      Bu ülkede insanların magandaların kör kurşununa kurban gittiği de unutulmamalı…
       * * *
       CUMHURİYET Bayramı ülkenin her köşesinde yurttaşlar tarafından coşkuyla kutlandı. Yürüyüşler, fener alayları, seminerler, konferanslar ve yığınla etkinlik milletimizin cumhuriyete sahip çıktığını gösterdi.
       Cumhuriyet düşmanları da boş durmadı…
       Tıynetlerinin gereğini yaptılar; birçok yerde aziz Atatürk‘ü anma toplantılarına engel olmaya kalkıştılar. Atatürk anıtlarına çelenk konulmasına müdahale ettiler. 
       Cumhuriyet bağımsızlık demektir, özgürlük demektir, huzur demektir, ışık demektir, çağdaşlık demektir, hak ve hukukun kaynağı demektir, kültür demektir, yarınlarımızı teminat altına alan irade demektir…
      Cumhuriyet gerçeğini söküp atmak ise kimsenin harcı değildir!
      Yaşasın cumhuriyet!

Ergun KAFTANCI
Ergun KAFTANCIergunkaftanci@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.