YOLLARDA

Kemal Çopuroğlu

Günal: AKP Okul Arazilerini Yandaş Müteahhide Peşkeş Çekiyor!

Bu haber 23 Kasım 2014 - 18:59 'de eklendi ve 436 kez görüntülendi.

Mehmet GÜNAL, Şişli’de yer alan Endüstri Meslek Lisesi arazisinin yandaş müteahhitlerin rant hırsına kurban edilmek istendiğini ve bu amaçla okul arazisinin önce Bulgar Vakfına sonra da AVM ve ticaret merkezi yapacak firmaya devredildiğini, ama bu işlemlerin hukuksuz olduğunu belirtti. AKP Hükümetlerini en iyi anladığı şeyin imar planları tadilatı ve bunlardan sağlanan rant olduğunu ifade eden Günal, müteahhit yandaş olunca imar planlarının da aceleyle onaylatıldığını söyledi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda 13 Kasım 2014 tarihinde Çevre ve Şehircilik  Bakanlığı ile Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğünün 2015 yılı bütçesi üzerindeki görüşmeler sırasında söz alan MHP Antalya Milletvekili Doç. Dr. Mehmet GÜNAL, Şişli’de yer alan Endüstri Meslek Lisesi arazisinin yandaş müteahhitlerin rant hırsına kurban edilmek istendiğini ve bu amaçla okul arazisinin önce Bulgar Vakfına sonra da AVM  ve ticaret merkezi yapacak firmaya devredildiğini, ama bu işlemlerin hukuksuz olduğunu belirtti. AKP Hükümetlerini en iyi anladığı şeyin imar planları tadilatı ve bunlardan sağlanan rant olduğunu ifade eden Günal, müteahhit yandaş olunca imar planlarının da aceleyle onaylatıldığını söyledi. Daha önceki planın yürütmesinin durdurulduğunu ifade eden Günal, belli değişiklikler içerse de yeni planın da hukuki olmadığını ve iptal edilmesi gerektiğini söyledi.
 
Günal’ın konuşmasının özeti şöyle:
 
Şişli Endüstri Meslek Lisesi Arazisini Rantçılara Yedirmeyin!
 
Şişli’de bir eğitim kampüsü var. Endüstri Meslek Lisesi, Motor Teknik Lisesinin olduğu yer. Burasını geçen sene tam bu vakitler ben gündeme getirdim, çünkü bundan birkaç gün önce, kasım ayının başında Bakanlığınız oraya bir imar planı tadilatı yaparak eğitim alanı olan yeri ticari alan, konut alanı, AVM olarak değiştirdi ve sonrasında veliler, okul yetkilileri, sendikalar, odalar, hepsi itiraz ettiler, mahkemeye gittiler ve yürütmesi durduruldu. Şimdi, o yürütmeyi durdurma aşamasında iptal kararı henüz sonuçlanmadan siz yeniden bir plan tadilatı yaparak, bu sefer bir kısmını eğitim alanı gibi ayırarak yeniden bir imar planı askıya çıkarmışsınız. 
 
Şimdi, ben size, hafızanızı tazelemek üzere bazı şeyleri söyleyeyim. Burası Şişli’nin göbeğinde, 1960’tan beri okul olarak devam ediyor. 1952 yılında tahsis edilirken de Millî Eğitim Bakanlığı diyor ki: “Eğer burada yarın Bulgar devleti herhangi bir hak iddia ederse ve mülkiyetini isterse, Hazine kamulaştırıp parasını versin, burası eğitim yeri olarak kalsın.” Çünkü onların din adamlarına ait olduğu yolunda iddiaları var ama tapuda böyle bir şey yok, sahibi 1915 yılında ölmüş, varisi olmadığı için de Hazineye geçmiş, şahıs adına kayıtlıymış. Yani söylediğimin hepsi fazlasıyla, Osmanlıca arşiv kayıtları dâhil burada var, istediğiniz belgeyi size takdim edebilirim. Abdülhamid’den kime nasıl devredildi, Bulgar Eksarhlığına nasıl geçtiği, Vakıflar Meclisine nasıl geldiği, hepsi var ama benim merak ettiğim şey şu: Şimdi, burada yaklaşık 6 bin öğrenciye hizmet veren, Şişli ilçesinin en büyük okul kampüsü olan yeri nasıl AVM yeri olarak planlıyorsunuz? Ben kendim bizatihi merak ettim bu olaydan sonra, bir iki ay önce gittiğimde gezdim. İçinde bütün özel sektörün atölyeleri var, AR-GE merkezleri var. Biz burada sanayi-üniversite iş birliği diyoruz ama meslek okulları zaten sağlamış. Şimdi diyeceksiniz ki “Efendim, o oldu, bu oldu.” diye, onun için bunları söylüyorum. O atölyeleri bir daha hiç kimseye yaptıramazsınız. Türkiye’nin en büyük firmaları gelmiş, okulun kampüsü içerisinde çocukların çalışacağı yerler kurmuş ve oraya gelen çocukları yüzde 80’i de sizin söylediğiniz tarzda garip gurebanın çocuğu. Meslek lisesi burası. 
 
AKP’nin En iyi Anladığı Şey: AVM, İnşaat ve Şehir Rantı!
Şimdi, gerçekten bu aceleyi anlamadım. Tamam, birileri var, bazı şeyleri söyledik, bazı şahısları söyledik, geçen sene de burada söyleyince fincancı katırlarını biraz ürküttük, bize de tepkiler geldi ama yani anlamıyorum bu AVM merakı nedir? Hadi, tapuyu vakfa geçiriyorsunuz, üstüne üstlük bir de imar planı yapıyorsunuz, mahkeme durduruyor, bir tane daha yapıyorsunuz. Nedir Sayın Bakanım, anlamadım ben. Bir kere mülkiyetin geçişi sorunlu ama onu kanuna uydurmuşlar. Böyle enteresan tarihler var. Bakıyorum, ağustosun 17’sinde adam tescil yaptırıyor, bir tarafı Şişli Belediyesine geçmiş, bir tarafı “Bulgar Hastanesi” denilen yeri Vakıflar vermemiş, öbür tarafı Büyükşehirde “mezarlıklar” diye geçmiş ama gelip okulun olduğu yere çöküyor. Neden? Çünkü o parsel en büyük yer, 59 bin metrekare yer, diğerleri 3 bin metrekare, 5 bin metrekare. Enteresan şekilde Şişli Belediyesi aldığı yerde oturuyor, kendi adına tescil yaptırmış. Daha önce, 2008’de, Vakıflar Kanunu’na ilişkin yaptığımız değişiklikten sonra bir kısmını almışlar, bir kısmı kalmış, bunlar sorunlu olarak kalanlar. 01/10/2010 tarihinde 11’inci madde gereğince Şişli Belediyesi ve Bulgar Ortodoks Kilisesi adına tescil etmiş. Büyük parça kalmış, işi çözememişler Neden kaldıysa? Onu Vakıflarla ilgili yetkililere daha önce sorduk, ilgili bakana da sorduk, hâlâ cevap gelmedi. 
 
Müteahhit Yandaş Olunca, Eğitim Alanı AVM ve Ticari Alan Oluyor!
 
Şimdi, bu kadar tartışmalı bir yer, mahkeme yürütmesini durdurmuş yani ne acelesi var da siz bir tane daha plan yapıp da bunu askıya çıkarıyorsunuz? Daha yeni, bu söylediğim ekim ayında Sayın Bakanım. Ya, bu, hakikaten enteresan bir şey, ben anlamakta zorlanıyorum, burası okul yeri olarak duruyor. Şimdi söylediğimiz yerleri gidip bir gördünüz mü? Bu arkadaşlarımızın bir tanesi gidip baktılar mı? Ben merak ediyorum. Ya, burası nasıl bir şeydir, ne menem bir şeydir? Niye millet itiraz ediyor? Niye herkes, veliler, öğrenciler yığıldı diye bakılmıyor mu? Merak ediyorum yani, anlamakta zorlanıyorum. Tabii, niye zorlanıyorum? Aslında zorlanmıyorum da bütün hepsinin üstü kapatıldığı için, malum 17-25 Aralık “tape”lerinin bir kısmında da bu müteahhidin eski bakanımızın oğluyla görüşmelerine ilişkin iddialar vardı ve o devreye girdikten sonra bunun çözüldüğü, beyefendiyle görüşüldü yazıyor. Şimdi, siz bunun üstüne eğer kalkar, bununla ilgili geçen sene Kasım 2013’te mahkeme kararıyla iptal edilmesine rağmen şimdi yeniden kalkar yeni bir şey yaparsanız o zaman burada gerçekten başka bir şeyler aramaya başlarız. En azından bir bekleyin, mahkeme bir belli olsun, iptal ediyor mu, etmiyor mu, neyle ilgili, yürütmeyi durdurması neyle ilgili, bunlara bir bakmak lazım.
Artı, Vakıflar Genel Müdürlüğü bütçesinde de konuştum ama maalesef orada verilen 1936 beyannamesindeki, her şey doğru kabul ediliyor. O beyannamenin arkası var mı? Ondan önce Osmanlı’nın tapu kayıtları burada, kimin kime neyi verdiği belli. Böyle bir şey var mı, yok mu? Birisinin adına, gayrimüslimin adına olan her şey vakıf arazisi diye tescil edilecek diye bir şey yok ki. Bizim arşivlerimiz dünyada hiçbir devlette yok, arşivler de açık. Bakın, burada, Osmanlıcada hepsi var, çevirmiş arkadaşlar, Türkçesi de var, okumak isteyenlere gösterebilirim. Yani, bir bağışta bulunulmuş zaten Abdülhamit tarafından, gelmiş şahıs adına.
 
İmar Planı Değişikliği Hukuki Değil!
 
O, ayrı konu, haydi orayı geçtik, Vakıflar yaptı bir şey, kanun çıktı, onlar da kılıfına uydurdu. dosyanın tamamı tarih tarih. Hangi tarihten sonra kim nereye müdahale etmiş, hangi kanun çıkmış, arkasından hangi düzenleme yapılmış? Arkasından bir de bununla ilgili yönetmelik de tekrar yürürlüğe girmiş, hepsini arka arkaya uydurmuş arkadaşlarımız. Maalesef orada önceki yapamadıklarını da 2011’e kadar olmayanları önce bir almışlar bir kısmını 2010’da ilk kanuna göre, getirmişiz onlara da uygun olsun diye, geçici madde 11, ilgili kanununun 17’nci maddesiyle, Vakıflar Kanununa geçici 11’inci maddeyi ekleyip geri kalanlar da almışsınız.
Şimdi, hukuk devletinin ayaklar alındığını hep söyledik, Sayın Bakanım böyle bir şey olamaz. 
Bütün belgeler burada, 1952’deki yazılanlar burada. İmar planı değiştirilirken bir de merak ediyorum neye istinaden değiştirdiğinizi? Çünkü “gecekondu, kıyı alanları ve tesisleriyle, niteliğinin bozulması nedeniyle orman ve mera dışına çıkarılan alanlar dâhil kentsel ve kırsal alan ve yerleşmeler” maddesine sokulduğu söyleniyor. Yani, donatı alanı olarak olan bir yer eğitim alanı olarak tahsis edilmiş olan bir yeri Şişli’nin göbeğinde, yanında hastane, bir tarafından belediye binası var, ama hakikaten burada nasıl oldu da böyle bir şeyin dışına çıkarılan bir maddeye sokulduğunu ben anlayabilmiş değilim.
Aynı kararla, enteresan bir şekilde, okul arazisi ve Şişli Belediyesi hizmet binasının yapıldığı arazi Vakıflar Meclisinin aynı kararıyla buraya verilmişken Şişli Belediyesi binasının bulunduğu yer garip bir şekilde -demin dediğim gibi, bir hafta öncesine nasıl anlaştılarsa- tapuya tescil ettirilmiş. E, beyefendi devreye girmiş alır almaz, tescili yapılır yapılmaz da işin içerisine tekrar Bakanlığınız girmiş ve belediyenin daha önce kabul etmediği yapılmayan imar planı tadilatlarını maalesef yapmış.
Onun için, bu iddialar çok ciddidir. Bir yıldır devam ediyor, ilk geldiğinizde de bu konu gündemdeydi ama şimdi yeniden böyle imar planının askıya çıkarılması bütün halkı galeyana getirmiş durumda. Veliler, öğrenciler, öğretmenler şu anda sıkıntılı bir durumda, yeniden dava açma yoluna doğru gidiyorlar ama bence en azından bu davaların sonucunu biraz daha beklemiş olsaydılar böyle bir sıkıntı olmazdı diyorum.
 
Yeni İmar Planı da İptal Edilsin! Okul Arazisi Ranta Kurban Edilmesin!
 
Yeni imar planında biraz daha bazı planlar, parseller eğitim tesis alanından çıkarılarak ayrıcalıklı bir şekilde bu ticaret-konut alanına dönüştürülmüş ama yeniden askıya çıkan planda 1,6 hektarlık alanın köşesinde meslek lisesi olarak yer ayırmışlar. “Bakın, sizi atmıyoruz, buna itiraz etmeyin.” Arkasından, kısmen işte 1 hektarlık alana park, kısmen cami fonksiyonları getirmişler, 3,6 hektarlık alanda ticaret-konut olmuş. 1,6’sını köşeye ayırmışlar, “Ya, burası dursun ama biz öbür tarafa yine ticaret alanı yapalım.”
Şimdi, yani, burada çok teknik şeyler var siz çok iyi biliyorsunuz. Eğitim tesisi alanı yani kentsel donatı alanı olan bir yer dedim. Donatı alanları bu şartlarda zaten mevcut yoğunluğu karşılayamaz durumda. Bir de kat sınırı yok, yükseklik sınırı yok. Yaptığınız plan her şeye böyle çok caiz bir plan. Türkiye’nin en önemli firmaları -20-30 tane firma ben gördüm- otomotiv firmaları, elektronik firmaları, bütün donanımları yapan, imar eden firmaların orada atölyeleri var. Onları hiç kimseye bir daha kurduramayız, zaten rica minnetle, zorla yaptırıyorlar ve orada gariban çocukları okuyor. Onun için, lütfen bunu bir daha gözden geçirin, bilmiyorum ayrıntısına vâkıf mısınız? Arkadaşlar da bir değerlendirsin, oraya yazık olmasın diyorum. İlla ki varsa bir şey, dediğimiz gibi, kamulaştırıp bedelini öderiz, devlet nerelere ödüyor yani, nerelere ne paralar ödüyor! 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.