GÖKTÜRKLER ÜZERİNE

Celil Altınbilek

BİR ZAMANLAR KIBRIS…

Atilla ÇİLİNGİR

SÜRÜCÜ MESLEKİ YETERLİLİK BELGESİ “SRC” EĞİTİMİ VE SINAVI YETERLİ Mİ?

Bu haber 03 Aralık 2014 - 9:27 'de eklendi ve 1.337 kez görüntülendi.

metin akgün

Metin AKGÜN Maarif Müfettişi Eğitim 2023 Derneği Elazığ İl Temsilcisi

Trafik kazalarında meydana gelen can ve mal kayıplarında ortaya çıkan şoför hatalarındaki yüksek sorumluluk oranı şoför yetiştirme sistemi sorgulanmasını zorunlu kılmaktadır. Medyada yer alan her trafik kaza haberi sonrasında Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursları gündeme taşınmaktadır. MTSK’larda yaşanan sorunlar, çözüm önerileri kısa bir süre medyada yer aldıktan sonra unutulup bir sonraki kaza haberine dek ötelenmektedir. Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursları(MTSK) ile ilgili düzenlemeler ilk defa 1987 yılında yapılmıştı. Bu düzenleme öncesi şoför yetiştirme sistemi şoför olmak isteyen şahsın kendi çabasına bağlı kalan bir durumdu. Herkes kendince şoförlüğü öğreniyor, müracaatları sonrasında da Emniyet Genel Müdürlüğünün yaptığı ehliyet sınavlarına girerek yapılan yazılı ve uygulamalı sınavda başarı gösterdikten sonra ehliyet alabiliyordu.  Bu dönemlerde de önemli sorunlar yaşanıyordu. Ehliyet alanların şoförlük kalitesi sorgulanıyordu… 1980’li yılların sonlarına doğru Avrupa Birliği’ne girme teşebbüslerinin yoğunlaşmasıyla, toplumsal açıdan birçok alanda düzenleme yapılması ihtiyacının tartışıldığı süreçde, ehliyet alma sisteminde de düzeltme ihtiyacının olduğu görülmüştü. Motorlu Taşıtlar Sürücü Kursları bu ihtiyaçlar doğrultusunda başlatılan bir sürecin neticesi olmuş, MTSK’lar kurulmaya başlamıştı. Yeni sistemle şoför adayları teorik ve uygulamalı eğitimlerini MEB’e bağlı kurslarda almaya başladı. Şoför yetiştirme eğitimini verecek kursların açılması, işletilmesi, denetlenmesi, yönetilmesi gibi hususlara ait yasal düzenlemeler yapıldıktan sonra sistem işlemeye başladı. Sürücü kursları ile ilgili sorunların ne zaman başladığına ilişkin kesin bir tarih vermek zor olmakla beraber, kursların açıldığı ilk günden itibaren önemli sorunların doğduğu ve süreç içinde devam ettiği söylenebilir. Göç gide gide düzelir mantığı içerisinde süreç reaktif bir anlayışla yönetilmeye başlandı. Sistemi kurmak yetinilmeyip, onu etkili ve verimli kılma yönünde çalıştırmak gerekmektedir. TKY mantığında özdeğerlendirme ve paydaş değerlendirmesinin rasyonel uygulanarak, PUKÖ Döngüsünün, (Planla-Uygula-Kontrol et-Önlem al) doğru işletilmesi yönünde SWAT/GZFT verilerine dayalı sağlıklı işletilmesi gerekmektedir. Sürecin bu anlayışla yönetilmemesi, sorunların büyümesine, kangrenleşmesine yol açabilmektedir. Sistemin kurulduğu dönemlerin ilk başlarında süreç çok daha başıboş bir durumdaydı. Ver parayı al ehliyeti yaklaşımı süreci verimsiz kılan en önemli sorundu. Uygulamalı eğitim sürecinde özellikle kursiyerin kursa gelmesi, araç kullanması gibi durumların, kurs sahibinin harcamalarını arttırması, diğer kurslarla rekabet edebilmek için giderlerini dengede tutma adına giderlerini azaltma yolunda kursiyerin gelmemesini isteyebilmesi, verilmesi gereken eğitimden verilen tavizler alanda yaşanan sorunlardan ilk akla gelen problemlerdi. Zaman içinde sürücü kursları ile ilgili sistem oturdukça işler biraz daha kâğıt üzerinde de olsa en azından mevzuata uygunluk merkezinde önemli mesafeler alındı. MTSK’ların işleyiş sürecinde yaşanan sorunların çözümüne yönelik düzenlemeler bu gün de devam etmektedir. Sınav süresinin artırılması (sınav süresinin 30 dakika olması, şoförlük açısından temel kriterlere dayalı sınav yapılması ve komisyonun uygulamasının da denetleniyor oluşu önemli bir gelişme olmakla beraber, sınav öncesi verilen eğitim süresindeki azalma (12 saate düşüş) ilerisi için bir başka sorun kaynağı olabilir. Süreçte yaşanan veya yaşanması muhtemel sorunlarla karşılaşmamak için, kabul edilmesi gereken yaklaşım, sürecin proaktif anlayışla yönetilmesi, özdeğerlendirme ve paydaş değerlendirmesine açık olunarak, bilimsel temelde SWAT/GZFT uygulaması merkezinde, TKY uygulamasında samimi olunarak, süreçte PUKÖ Döngüsünün, (Planla-Uygula-Kontrol et-Önlem al) doğru işletilmesi yönünde kararlı olunmalıdır. * TÜİK Verilerinde Yıllara Göre GENEL KAZA İSTATİSTİKLERİ

ILIKAZA SAYISIÖLÜ SAYISIYARALI SAYISI
2004537.3524.427136.437
2005620.7894.505154.086
2006728.7554.633169.080
2007825.5615.007189.057
2008 **950.1204.236184.468
2009 **1.053.3464.324201.380
2010 **1.104.3884.045211.496
2011 **1.228.9283.835238.074
2012 **1.296.6343.750268.079
2013 **1.207.3543.685274.829

Trafik kazalarında ölenlerin %42,8’ini sürücüler oluşturdu Ülkemiz karayolu ağında 2013 yılında gerçekleşen trafik kazalarında ölen kişilerin %42,8’i sürücü, %39,5’i yolcu, %17,7’si ise yayadır. Trafik kazalarında ölenler ve yaralananlar cinsiyetlerine göre incelendiğinde ise ölenlerin %77’sinin erkek, %23’ünün kadın, yaralananların ise %70,2’sinin erkek, %29,8’inin kadın olduğu görüldü. Kazaya neden olan kusurlar içinde sürücü kusurları %88,7 ile ilk sıradadır Türkiye’de 2013 yılında ölümlü yaralanmalı trafik kazasına neden olan toplam 183 030 kusura bakıldığında kusurların %88,7’sinin sürücü, %9’unun yaya, %1’inin yol, %0,9’unun taşıt ve %0,4’ünün yolcu kaynaklı olduğu görüldü. Ölümlü yaralanmalı trafik kazasına 251 729 adet taşıt karıştı Ülkemiz karayolu ağında 2013 yılında ölümlü yaralanmalı trafik kazasına karışan toplam 251 729 taşıtın %50,3’ü otomobil, %16,2’si motosiklet, %16,1’i kamyonet, %5,7’si kamyon %3,2’si minibüs, %2,9’u otobüs ve %5,6’sı diğer taşıtlardan oluştu. Veriler irdelendiğinde; Kaza sayısında ciddi bir artış görülürken, (537.352den, 1.207.354 e varan sayısal artış) ölü sayısında azalmanın emniyet kemeri kullanımındaki bilinçlenmeyle izah edilebileceği düşünülürken, yaralı sayısındaki artışın 136.437 den 274.8292a artmasıyla değerlendirildiğinde emniyet kemeri kullanımıyla izah edilebileceği,  C-E sınıfı sürücü sayıları da göz önüne alındığında yaralı sayısındaki artışın toplu taşıma araçlarındaki kazalara dayalı olacağı yordanabilir. Ancak Trafik kazalarında artışın sadece MTSK eğitimi ve yapılan sınav sonrasında verilen ehliyetlerle sınırlı olmadığını, şu an pek fark edilmemekle beraber ileriki günlerde tartışılması gereken sorunun “SRC” belgelerinin verilmesinde de olduğunu düşünüyoruz… SRC belgesi, karayolunda yük ve yolcu taşıyan ticari araç sürücülerinin alması zorunlu olan bir belgedir. SRC belgesi, sürücü mesleki yeterlilik belgesi anlamına gelmektedir. SRC belgesi, Türkiye Cumhuriyeti Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nca verilmektedir. SRC belgesi almak için öncelikle yetkili bir SRC kursuna başvurması gerekmektedir. SRC muafiyet için gerekli şartların taşınması halinde sınavsız olarak SRC belgenizi alınabilmektedir. Muafiyet için gerekli şartları taşınmıyorsa, almak istenen SRC belgesinin eğitimlerine katılınması gerekmektedir. Daha sonrasında Ulaştırma Bakanlığı tarafından yapılan sınavda başarılı olması durumunda SRC belgesi T.C. Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı tarafından ilgili şahsın adresine gönderilmektedir. 2003 yılından önce ehliyet alanların yasayla verilen hak kapsamında “Sınavsız SRC Belgesi” alabilmektedirler. Bunun ikinci şartı ise 2003 yılından önce sigorta başlangıcı olması yetmekte olup, bu şartlara sahip ise dilekçe ve evrakları hazırlayıp ödeme yaptığında talep ettiği SRC belgesi talep sahibinin adresine gönderilmektedir. Src1 belgesi, uluslar arası yolcu taşımacılığı yapan sürücülerin alması gereken src belgesi türü olup, SRC1 belgesi eğitimleri toplam 32 saat sürmektedir. SRC1 belgesi alan sürücüler SRC2 belgesini de almış sayılır. Çünkü SRC1 belgesi uluslararası geçerliliğe sahip olan bir belgedir. SRC2 belgesi, yurtiçinde yani Türkiye’de yolcu taşımacılığı yapan sürücülerin alması gereken SRC belgesi türü olup, SRC2 belgesi eğitimleri toplam 28 saat sürmektedir. SRC3 belgesi, uluslar arası yük, eşya ya da kargo taşımacılığı yapan sürücülerin alması gereken SRC belgesi türü olup, SRC3 belgesi eğitimleri toplam 32 saat sürmektedir. SRC3 belgesi alan sürücüler SRC4 belgesini de almış sayılır. Çünkü bu belge de SRC1 belgesi gibi uluslararası geçerliliğe sahip bir belgedir. SRC4 belgesi, yurtiçi yük, eşya ve kargo taşımacılığı yapan sürücülerin alması gereken SRC belgesi türüdür. SRC4 belgesi eğitimleri toplam 28 saat sürmektedir. SRC5 belgesi, tehlikeli madde taşımacılığı yapan sürücülerin alması gereken SRC belgesi türüdür. SRC5 belgesi eğitimleri, 19 saat temel eğitim ve 13 saat tanker eğitiminden oluşmaktadır. Tanker kullanmayacak sürücülerin sadece 19 saatlik temel eğitimi almaları yeterlidir. SRC5 belgesi alan sürücüler uluslararası tehlikeli madde taşımacılığı yapabilirler. SRC belgesi, ADR belgesi olarak da bilinmektedir. SRC belgesi başvuruları yetkili SRC kurslarından yapabilmekte olup, SRC belgesi kurslarına kayıt olduktan sonra SRC derslerine girilmesi zorunludur. Derslere girdikten sonra yapılan test mantığında bir sınavla SRC belgesi verilmektedir. SRC eğitimlerinin denetiminin MEB tarafınca yapılmaması ve yapılan sınavın talep ettiği mesleki yeterliğin akan trafikte, gerçek ortamda uygulama boyutlu bir sınav olmamasının, önemli eksiklik olduğu, TKY söylemiyle iyileştirilmeye açık alan olduğunu düşünüyoruz. Tır veya Kamyon taşımacılığı, şehir içi hatlarda çalışan profesyonel taşımacılık, yurt içi, yurt dışı taşımacılık yapma yönünde mesleki yeterliliğin akan trafikte, gerçek ortamda uygulama boyutlu bir sınav yapılmadan, sadece bir yazılı/test sınavının yeterli görülmesinin sorgulanması gerektiğini kamuya arz ederim. —————————————— *

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.