betexper
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,8382
EURO
10,3489
ALTIN
496,88
BIST
1.396
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Az Bulutlu
25°C
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
23°C
Çarşamba Sağanak Yağışlı
21°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
21°C
Cuma Sağanak Yağışlı
20°C

Yeniçeri,”Türkiye Cumhuriyeti ,terör örgütü karşısında aciz duruma düşürülmüştür”

Yeniçeri,”Türkiye Cumhuriyeti ,terör örgütü karşısında aciz duruma düşürülmüştür”
24.12.2014
0
A+
A-

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, Mecliste düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

AK Parti’nin “bir yandan toplumu saçma sapan gündemlerle meşgul ederken diğer yandan Öcalan ve Kandil ile kurduğu ilişkileri gözden kaçırdığını” savunan Yeniçeri, “Koskoca Türkiye Cumhuriyeti çözüm süreci adı altında terör örgütü karşısında aciz duruma düşürülmüştür” diye konuştu. 

“Özerklik çözüm müdür çözülme midir, birleşme midir bütünleşme midir?” sorularının yanıtının, bazı ülkelerin Osmanlı’dan ayrılmasının incelenmesiyle anlaşılabileceğini belirten Yeniçeri, “Bizden özerklik talep edenler gerçekte bağımsızlık talep etmektedir” dedi. 

Türkiye’de yargının “büyük yolsuzlukların delip geçtiği, küçüklerinse takılıp kaldığı tel örgüye döndüğünü” öne süren Yeniçeri, her yanı dökülen her tarafı sorgulanan bir yargıyla Türk halkının karşı karşıya olduğunu savundu. 

Şaibeli paralar valiz valiz taşınırken, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun “Yolsuzluk yapanın kolunu keseceğinden” söz ettiğini gerçekte ise Davutoğlu’nun mevcut tavrıyla “Yolsuzluk yapanları engellemeye uzanan kolların kesileceğini söylediğini” savunan Yeniçeri, şunları ifade etti: 

“Soruşturma komisyonundan ne karar çıkacağını bazıları merak ediyor. Halbuki ortada merak edilecek bir şey kalmamıştır. Komisyonun kararı daha dünden belliydi. AKP var gücüyle milletin parasını yedirmeye, adamlarını da yedirmemeye çalışıyor.

Önümüzdeki günlerde bu zatlara devlet yolsuzluk övünç madalyası verilir mi bilemeyiz. Ancak bakanlıktan istifa etmek zorunda kalanlara, Türkiye’nin cari açığının önemli bir kısmını kapatanlara gelinen aşamada hükümetin en azından bir özür borcu vardır. Öcalan’la hükümetin yaptığı gibi yolsuzlarla da müzakereler başlamalıdır. Bu muhterem zatların itibarları yeniden inşa edilmelidir. Öcalan’a terörü, Zerrab’a yolsuzluğu önlemekten malum vakıf üniversitesi fahri doktora vermelidir.” 

Yeniçeri, takipsizlikle sonuçlanan 17 Aralık soruşturması kapsamında alınan ve adli emanette bekletilen paraların faizinin Kızılay’a bağışlanmasıyla ilgili “Helal kan haram kan haline geldi” dedi. 

Yeniçeri: Öcalan’a terörü, Zerrab’a yolsuzluğu önlemekten fahri doktora vermelidir
“ Yeniçeri: “Bakanlıktan istifa etmek zorunda kalanlara, Türkiye’nin cari açığının önemli bir kısmını kapatanlara gelinen aşamada hükümetin en azından bir özür borcu vardır. Öcalan’la hükümetin yaptığı gibi yolsuzlarla da müzakereler başlamalıdır. Bu muhterem zatların itibarları yeniden inşa edilmelidir. Öcalan’a terörü, Zerrab’a yolsuzluğu önlemekten malum vakıf üniversitesi fahri doktora vermelidir!” „

MHP Ankara Milletvekili Prof. Dr. Özcan Yeniçeri,TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, Türkiye’de 12 yıldır iş başında bulunan iktidarın, Türkiye’nin bütünlüğüne ve birliğine Kandil/İmralı hattı gibi baktığını ifade etti. HDP’lilerin sızdırdığı bilgilere göre, Öcalan’ın müzakere taslağında kadın cinayetlerinden ekolojik katliamlara, Anayasal, yasal değişiklikler, özerklikler, genel af da olduğunu dile getiren Yeniçeri, paraların yolsuzluk soruşturması kapsamında iade edilmesini değerlendirdi.

Konuya ilişkin gazetenin başlıklarını gösteren Yeniçeri, bavullarla paraların götürüldüğünü söyyedi. “Yolsuzluk Türkiye’de bundan böyle devletin koruması altındadır.” diyen Yeniçeri, “Türkiye’de yargı büyük yolsuzlukların delip geçtiği, küçüklerinse takılıp kaldığı tel örgüsüne dönmüştür. Her yanı dökülen, her tarafı sorgulanan bir yargıyla Türk halkı karşı karşıyadır.” diye konuştu.

Yeniçeri: Hükümet 15 Nisan’da İmralı Canisini Serbest Bırakacak mı?

Yeniçeri’nin açıklamaları iu şekilde:

Öcalan’dan Türkiye İçin Reçete ve Ruhsat!
 
Türkiye’de on iki yıldır iş başında bulunan iktidar anlaşılıyor ki Türkiye’nin bütünlüğüne ve birliğine Kandil/İmralı hattı gibi bakıyor.
 
AKP bir yandan top­lu­mu saçma sapan gündemlerle meşgul ederken diğer yandan Öcalan ve Kandil ile kurduğu ilişkilerini gözden kaçırıyor. 
 
Kandil, “Eğer AKP Hükümeti sorumlu davranmaz ve HDP heyeti bir iki gün içinde İmralı’ya gitmezse bizim kabul ettiğimiz ve gereklerini yerine getireceğimizi söylediğimiz müzakere taslağının tümünü kamuoyuna açıklamak zorunda kalacağız” demektedir.
 
HDP’lilerin sızdırdığı bilgilere göre Öcalan’ın müzakere taslağında kadın cinayetlerinden ekolojik katliamlara, Anayasal, yasal değişiklikler, özerklikler, genel af da varmış. 
 
AKP sürekli olarak Öcalan ile yalnız silah bırakmayı, teröristlerin Türkiye’nin sınırlarını dışına çıkmasını görüştüğünü söylüyordu. AKP’nin meşru muhatapları ise durumun AKP’lilerin söylediği gibi olmadığını söylüyor. Onlar Türkiye’nin idari, hukuki ve sosyolojik yapısını Öcalan’ın belirlediği esaslar çerçevesinde görüşmelerin sürdüğünü söylüyorlar. 
 
Öcalan bir zamanların Düveli Muazzaması gibi dayatıyor AKP ise aynı zamanların çöküş sürecindeki Osmanlı Devleti gibi Öcalan’ın söylediklerini yerine getiriyor.  
 
AKP, terörist odaklarla Türkiye’yi tartışıyor. 
 
Erdoğan/Davutoğlu ikilisi doğruları “Çözüm Süreci” adlı bölünme kumpasında Türk halkına doğruları söylemiyor. 
 
AKP Ne Anlatıyor?
 
Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, iyi niyet temelinde görüşmelerin hız kazandığını söyledi. Akdoğan, “Süreç güçlü bir siyasi irade ve kararlılıkla sürüyor. nihai sonuca ulaşmak için güven ve iyi niyet temelinde görüşmeler hız kazanmış durumda” diye konuşuyor. 
 
Karayılan Ne Diyor?
 
KCK Yürütme Konseyi üyesi Murat Karayılan, ‘Çözüm sürecinin‘ başarıyla sonuçlanması durumunda, Abdullah Öcalan’ın 2015 yılının Nisan ayında yapılması planlanan PKK’nın 12’nci kongresine katılacağını öne söylüyor. 
 
Karayılan çözüm süreci ile ilgili adım atılmaması durumunda seçimden önce yeniden savaşa başlayacaklarını açık bir biçimde ortaya koymuştur.
 
Karayılan Öcalan’ın tasarısında şunların olduğunu söylüyor.

  • Hakikatleri araştırma komisyonunun kurulacak,
  • Öcalan’a sekretarya verilecek,
  • 15 Martta çatışmasızlık ilan edilecek,
  • 15 Nisan’da PKK’nın kongresine katılacak biçimde Öcalan serbest bırakılacak,
  • 15 Nisan’da Kuzey Kürdistan’daki gerilla güçlerinin ne olacağını tartışılacak,
  •   Ya siyasi bir güç ya da başka bir bölgeye geçip mücadele edene güç haline gelecek!

Sırrı Süreyya da bir dahaki Nevruz da Öcalan Diyarbakır Meydanında doğrudan size seslenecek demişti. 
 
Bu durum AKP ile İmralı arasında Öcalan’ın serbest bırakılması konusunda öteden beri bir mutabakatın var olduğu anlaşılıyor.

  • 15 Şubatta Öcalan çatışmasızlık çağrısı yapacak,
  • 15 Martta Türkiye’yi silahlarınızla terk ediniz diye Öcalan talimat verecek,
  • 15 Nisanda da Öcalan serbest bırakılacak…

Her şey 2015 Haziran seçimlerine göre biçimlenecek demektir. 
 
Terör bitti, huzur geldi, sonuç alındı lakırdıları altında AKP’nin tek başına iktidar olması sağlanacak…
 
İmralı’dan çıkarılan Öcalan sınırın öbür yanına geçmiş olan silahlı terör güçlerini seçim sonrası bir gerekçe bulup şu veya bu biçimde yeniden aktifleştirecek biçimde elde tutacak. 
 
AKP ile PKK’nın böyle bir hesabı var ama Allah’ın da başka bir hesabı olduğunu bu süreçte yaşayanlar görecektir!
 
Tehditler Birbirinin Peşi Sıra Geliyor!

  • Süreç takvime göre işlemezse taslağı kamuoyuna açıklarız!
  • AKP ‘seçimlerden sonrasına kalsın’ derse bunu kabul etmeyiz!
  • 6,7,8 Ekimde ne olduysa benzer şeyler olabilir!
  • Bu siyasette ısrar edilirse Türkiye’de darbe ya da bir iç savaş gelişir!
  • Gündemimizde silah bırakmak yok!

Bayık Ne Diyor?
 
Seçimlerde önce müzakereler olacaksa da, olmayacaksa da bunun netleşmesi gerekiyor…. Eğer müzakereyi kabul etmezlerse veya kabul ederler ama o takvimlere göre yürütmezlerse bir politik oyalama, bir aldatma olarak değerlendireceğiz ve bunu aynı zamanda bir savaş hazırlığı olarak değerlendireceğiz” diyor. 
 
Süreç amacına ulaşırsa 15 Mart’ta silahlı mücadeleyi durduracağız. Öcalan 2015 Nisan’da PKK’nın 12. Kongresine katılacak.
 
Bayık Hükümete yakın gazetelerde, “PKK mart sonuna kadar silah bırakacak, MİT toplayacak” diye haberler çıkıyor. “Silah bırakacağımız hiçbir koşul yoktur” diyor.
 
Kandil’deki terörizmin kurmayları müzakere ortakları olan AKP’yi tehdit ediyor. Oyunun kurallarını belirleyen Öcalan, tasarısı üzerinden görüşmelerin acilen sonuçlandırılmasını ve kendisinin serbest bırakılmasını dayatıyor. 
 
Çözüm süreci başladığında, akil adamlar yollara düştüğünde aynı şeyleri söylenmişti. AKP’nin sığ ve süfli akıl hocaları PKK çekildi çekiliyor, silah bıraktı bırakıyor, barış geldi geliyor havasına Türkiye’yi sokmuşlardı.
 
Baş­ba­ka­nı Tay­yip Er­do­ğan, “El­le­rin­de­ki si­lah­la­rı bı­ra­ka­cak­lar, sı­nı­rı­mız­dan öy­le ge­çe­cek­ler, si­lah bı­rak­ma­dan bu ge­çi­şe as­la izin ver­me­yi­z” diyordu.
 
Kandil’dekiler “Si­lah bi­zim en bü­yük gü­cü­müz, ne­den bı­ra­ka­lım ki­” de­di­ler. Bugün de aynı yerde duruyorlar.
 
Gelinen yer ortadadır.
 
Gerçekler Ne Diyor?
 
Çözüm, kardeşlik, barış adı altında yürütülen süreç, 6/7 Ekim olaylarıyla test edilmiştir. Büyük bir algı operasyonuyla başlatılan bu sürecin ne kadar sahte, tutarsız ve kırılgan olduğunu ‘Çözüm süreci’ sayesinde PKK terör örgütü bölgede vergi toplayan, yargı yapan, yol  kapatan, vali atayan, bayrak indiren ve nihayet özerklik ilan edebilen bir örgüt haline gelmiştir. Bu  süreç sayesinde bölgedeki “kamu düzeni” ve “güvenliği”nin PKK’nın eline geçmesi AKP Başta Erdoğan’ın olmak üzere AKP yetkililerinin başlarını ve gövdelerini riske ettikleri çözüm sürecinin ürettiği sonuçtur. 
  
Koskoca Türkiye Cumhuriyeti çözüm süreci adı altında terör örgütü karşısında aciz duruma düşürülmüştür.
  
6/7 Ekim olayları sonrasında “çözüm süreci” resmen kadavra haline gelmiştir. AKP halkı  “çözüm süreci” ile uyutmanın faturasını ödememek için yeniden daha büyük bir algı yönetimini devreye sokmuştur. Öyle görülüyor ki Türkiye bölününceye kadar “çözüm süreci” teraneleri tek çıkar yol ve istikamet olarak AKP tarafından savunulmaya devam edecektir.
 
Bu bağlamda önce uyutma sonra da unutturma stratejisi bütün algı yönetim mekanizmaları tarafından uygulanmaktadır. Bundan amaç 2015 Seçimlerine kadar AKP’nin bir afyon gibi halka yutturduğu çözüm sürecinin bedelini ödemesini engellemektir. Bu amaca uygun bir biçimde Milliyet Gazetesi manşetinden yeni bir çözüm stratejisi pazarlanmıştır. Bu sürecin sahibi İmralı’daki terörist başıdır.  Buna göre  “Eş Zamanlı Dört Adım” la 
 
Birinci aşama yasal güvence sağlamak olarak ifade edilmiş. Buna göre yasal güvence sağlanması ve yurt dışındaki PKK’lılar için ‘Geri Dönüş Yasası’ çıkarılacaktır.  
  
İkinci aşama yasal düzenlemelerle üzerinde mutabakata varılacak taslak üzerinden müzakere aşamasına geçirilmesi gerekecek. Hükümet “izleme kurulu”  oluşturacaktır.
  
Üçüncü aşamada ise çatışmasızlık ortamını güçlendirecek  “Tahkim edilmiş ateşkes” ilan edilecek. Karşılıklı olarak tepki çekecek eylemleri sonlandırılacak.
  
Dördüncü aşama olarak da anayasada yapılacak düzenlemeler, toplumsal dönüşüm ve Aslında bütün bu yaklaşımlar ‘olmayacak duaya amin’ diyen temennilerdir. 
  
Osman Öcalan Gerçek Stratejiyi Açıklıyor!
  
Gerçeklikle, mevcut bölgesel ve uluslararası gelişmelerle uyumlu değildir. Terörist başı devleti çeşitli vaatler ve sahte çözüm masallarıyla uyutmaya ve örgütü rahatlatacak adımları atmaya zorluyor. AKP’de genel seçimlere kadar zevahiri kurtarmak için idare-i maslahat ediyor.
  
Milliyet Gazetesinin manşetten terörist başı Öcalan’ın çözüm planı verdiği gün Star Gazetesi bir başka teröristOsman Öcalan’ın çözüm ile ilgili görüşlerini yayınladı.

Orhan Miroğlu’nun Osman Öcalan ile yaptığı röportaj 1 Aralık tarihli Star Gazetesi’nde yayınlandı. PKK’nın uyguladığı stratejiyi deşifre etmesi bakımından Osman Öcalan tespitleri Terör örgütünü en iyi tanıyan ve izleyenlerden birisi olan Osman Öcalan’ın son gelişmelerle ilgili değerlendirmesi şöyledir:
  
-PKK Abdullah Öcalan’a ‘evet diyerek reddetme stratejisi’ izliyor.
  
-İki PKK var, bir Kandil PKK’si diğeri İmralı PKK’si
  
Kandil PKK’si Öcalan’ı reddederek siyaset yapamayacağını… bildiği için Apo’ya evet diyecek resmen kabul edecek ama fiilen kendisini uygulayacak…
  
-Hiç bir zaman söylemde Apo’yu reddetmezler. Uygulamaya gelince Apo büyük bir ret 
  
-PKK’de, Türkiye’den yana olmayanların çabaları az değildir. Her üyesi PKK’yi bir tarafa  AKP çözüm sürecinde umudunu İmralı’ya, uygulamayı da Kandil’in samimiyetine bağlamış durumdadır. Bu nedenle AKP, Öcalan’ın itibarına muhtaç haldedir. Onun için Arınç, Öcalan’ın ‘itibarına zarar vermeyiniz’ diye HDP’yi uyarıyor. 
 
Ders: Tarih
Konu: Özerklik
 
Arınç, ‘Kürtlerin özerklik talebinde bulunmayacaklarını’ öne sürerek, “Yola çıkarken bazı konuların kesinlikle kabul edilmeyeceği söylendi” diyor. 
 
Erdoğan, Davutoğlu, Akiller, sayısız Sorosçu STK’lar, liberaller, malum solcuların cansiperane savundukları “çözüm süreci” ambalajlı terörle pazarlık süreci özerklik, genel af ve  “Çözüm süreci taslağında özerklik var” diyen HDP’li Önder bu defa “Özerklik bu toprakların yabancısı olduğu bir şey değil” dedi
 
Önder, “Bunu ilk defa tartışmaya başlayacağız. Biz şu an bunun mekanizmalarını oluşturma anlamında belli bir zemin oluşturmuş durumdayız” diyor. 
 
HDP tarafı açıkça biz özerkliğin mekanizmalarını oluşturduk, fiilen uyguluyoruz bu müzakerelerle fiili durumu resmileştiriyoruz, diyor.
 
Özerklik çözüm müdür, çözülme midir? Birleşme midir, bütünleşme midir? Bu soruların cevabını bize tarih veriyor. 
 
Osmanlı İmparatorluğu Özerklikle Nasıl Çözdü?
 
Eflak-Boğdan ve Sırbistan’ın Osmanlı’dan koparılması: 1828-1829 Osmanlı-Rus Savaşı sonucunda Ruslarla imzalanan EDİRNE ANTLAŞMASI’nda  Eflak-Boğdan ve Sırbistana özerklik verildi. 49 yıl sonra da1877-1878 imzalanan Ayestefanos ve Berlin Antlaşması’nda Sırbistan, Karadağ ve Romanya 3 Mart 1878 tarihinde tam bağımsız oldu
 
Bosna-Hersek’in Osmanlı’dan Koparılması: Bosna-Hersek’e 1878 tarihinde Ayestafanos Anlaşması ile özerklik verildi. Berlin Antlaşmasında Bosna Hersek’in yönetimi geçici  olarak Avusturyaya bırakılmıştı. Otuz yıl özerklik statüsü altında bulunan Bosna Hersek 1908 yılında Avusturya’nın Bosna-Hersek’i topraklarına kattığını açıklamasıyla Osmanlı devletinden koparılmış oldu. 
 
Girit’in Osmanlı Devletinden Koparılması: 18 Aralık 1897 tarihinde Düvel-i Muazzam yani büyük devletler, Girit’in özerkliğini ilan ettiler. Buna göre Girit adası Osmanlı Devleti’nin hâkimiyetinde tarafsız ve muhtariyete sahip bir eyalet oluyordu. Girit özerk olduktan on bir yıl sonra 5 Ekim 1908’de Girit Meclisi, adanın Yunanistan’a bağlandığını ilan etti. 
 
Bulgaristan’ın Osmanlı Devletinden Koparılması: 1878 Ayastefanos anlaşmasıyla özerk büyük Bulgaristan Krallığı kuruldu. Tam otuz yıl sonra 22 Eylül 1908 yılında Bulgaristan bağımsızlığını ilan etti.
 
Bulgaristan Özerk olduktan 30 yıl sonra bağımsız ülke olmuştur. Kliment Ohridski Üniversitesinden Valeri Kolev anlatıyor: “18.- 19. asırda yeni devletler otomatik olarak bağımsızlığını kazanmıyordu. Romanya, Sırbistan, Karadağ’a baktığımızda da onlar önce özerk, fakat bağımlı devlet, daha sonra da bağımsız devlet statüsüne geçmiştir.  Bulgaristan’ın kurtuluşundan 30 yıl sonrasına kadar Sultanın buyruğu altında kalmıştır”.
 
Ey Akredite Basın
Ey Özgür Basın,
Ey Ahali!
Özerklikle Türkiye’yi bütünleştireceğini söyleyen barış görünümündeki hainler!
 
Tarih budur… Gerçek budur… Karar sizin!
 
Kamu Düzenini Öcalan’ın Sağladığı Yerde Devlet Kimdir?
 
Türkiye’nin Başbakan’ı sürekli kamu düzeni ve güvenliğine vurgu yapıyor. Çözüm süreci dediği gayya kuyusunu da kamu düzeninin ve güvenliğinin sağlanmasına bağlıyor. Zira kamu düzeni ve güvenliğinin bölgede PKK’nın milislerinin elinde olduğunu Başbakan Davutoğlu’nun danışmanı ve İçişleri Bakanı itiraf ediyor.
 
Davutoğlu, kamu düzeni ve güvenliğini devletin meşru güçlerinin değil HDP/PKK ve İmralı’nın talimatlarıyla gerçekleşmesini onlardan rica ediyor.
 
Bunun nedeni de eğer devletin güvenlik güçleri kamu düzeninin sağlanması için harekete geçerse terör örgütü buna karşı çıkar. Bu durumda kan dökülür ve çözüm sürecini bitirir. Bu yüzden Başbakan Davutoğlu, HDP ve İmralı’yla AKP’nin yaptıkları görüşmelerde sürekli olarak Kamu güvenliğini örgütün garanti etmesini istiyor.
 
Öcalan yeniden sahne alıyor. Ölüm oruçlarını hem başlatıp hem de tavizi aldıktan sonra durduran, sonra Lice olaylarını başlatıp ardından 26 gün yolu kestirip ve sonra gerekli sözleri aldıktan sonra bir talimatla durduran; 6/8 Ekim olaylarının talimatını veren ve ardından da eylemleri durduran Öcalan bu defa da bölgede özerklik ilan edip Kamu Düzeni ve Güvenliği’ni bozdurup yeni bir talimatla durdurmuştur. 
  
Teröristbaşı Öcalan, “Yaklaşık altı yıldır süren diyalogda önemli yol alındı. Sorunların çözümüne yönelik taslakta anlaşmaya kadar ulaşmış durumdayız” diyor. Ardından da ‘bölgedeki, yol kesme, adam kaçırma, vergi salma, mahkeme kurma gibi eylemlerin mutlak sonlandırılması talimatını’ veriyor.
 
Öcalan bu tavrıyla bölgede ‘devletin değil benim sözüm geçer’, ‘bölgede hakimiyet bende’ dahası ‘bölgede devlet benim’ talimatı vermiş oluyor. AKP bu durumu içine sindiriyorsa, sindirim sisteminin kısa süre sonra fena halde bozulacağını ben buradan ilan ediyorum.
 
Yolsuzluk Türkiye’de Devletin Koruması Altındadır!
 
Türkiye’de yargı büyük yolsuzların delip geçtiği, küçüklerinse takılıp kaldığı tel örgüye dönmüştür. Her yanı dökülen, her tarafı sorgulanan bir yargıyla Türk halkı karşı karşıyadır. 
 
Başbakan Davutoğlu, bunca olan bitene karşın milletin gözünün içine baka baka şunları söylüyor: “AKP’li dört bakanla ilgili yüce divan kararını 5 Ocak’a erteleyen Meclis Soruşturma komisyonuna müdahale etmeyiz”. Komisyonun müdahale edilmedik bir yanı kalmış gibi pişkin pişkin bu laflar edilebiliyor. Samimiyetsiz ve iki yüzlü bir şekilde… 
 
Şaibeli paralar valiz valiz, faiziyle birlikte taşınırken Davutoğlu, “Yolsuzluk yapanın kolunu keseceğinden” söz ediyor. Gerçekte ise Davutoğlu mevcut tavrıyla yolsuzluk yapanları engellemeye uzanan kolların kesileceğini söylemiş oluyor.
 
AKP Yolsuzlukta Suçüstü Yakalanmıştır!
 
17/25 Aralıkta MHP Türkiye’nin 9 İlde 9 uyarıcı toplantı yaparken, AKP kendi belediyelerinin olduğu yerlerde kendi yaptıkları yolsuzluklar için salon vermeyerek bu toplantıları engellemeye çalıştı. 
  
Dahası AKP 17/25 Aralığın yıl dönümünde en iyi savunma saldırıdır stratejisiyle hücuma kalktı.17/25 Aralıkta AKP’nin üst düzey mensuplarının yolsuzluklarını meşrulaştırma etkinlikleri olarak şu olaylar gerçekleştirildi. 

  • 17/25 Aralığın sene-i devriyesinde yolsuzluk şaibesi altında olanlara verilmiş takipsizlik kararına yapılan itiraz reddedildi.
  • MASAK’ın komisyonda soruşturulan bakanların mal varlıklarındaki artışın orantısızlığı üzerine verdiği karara itiraz edildi.
  • Yolsuzluk ve rüşvet ile ilgili olarak dört bakan için kurulan komisyon, MASAK’ın raporuna itiraz etsinler diye karar 5 Ocak tarihine ertelendi.
  • Yüce Yargı Yolsuzluk ve Rüşvet operasyonu sırasında ele geçirilen yüzde yüz helal (!) paraları faiziyle birlikte iade kararı verdi.
  • 23 Aralık tarihinde bavulların içinde bu paralar faiziyle birlikte sahiplerine iade edildi.
  • Reza Zarrab’ın sağ kolu Abdullah Happani, adliye binasındaki banka şubesine giderek parasına işleyen 29650 Lira, 550 dolar ve 7600 Euro faizi Kızılay’a bağışlıyor.
  • Barış Güler ise parasının faizi olan 20 bin lirayı hesabına havale etmiş…

 
Yolsuzlara İade-i İtibar!
  
Soruşturma komisyonundan ne karar çıkacağını bazıları merak ediyor. Halbuki ortada merak edilecek bir şey kalmamıştır. Komisyonun kararı daha dünden belliydi. AKP var gücüyle milletin parasını yedirmeye, adamlarını da yedirmemeye çalışıyor.
  
Önümüzdeki günlerde bu zatlara devlet yolsuzluk övünç madalyası verilir mi bilemeyiz. Ancak bakanlıktan istifa etmek zorunda kalanlara, Türkiye’nin cari açığının önemli bir kısmını kapatanlara gelinen aşamada hükümetin en azından bir özür borcu vardır.Öcalan’la hükümetin yaptığı gibi yolsuzlarla da müzakereler başlamalıdır. Bu muhterem zatların itibarları yeniden inşa edilmelidir.
  
Öcalan’a terörü, Zerrab’a yolsuzluğu önlemekten malum vakıf üniversitesi fahri doktora vermelidir!
  
17/25 Aralık MHP “Yolsuzlukla Mücadele”; AKP İçin “Yolsuzluğu Meşrulaştırma Haftası” Olarak İlan Etmiştir!
 
23 Aralık tarihini herkes bir tarafa not etsinBu tarih bir utancın tarihidir. Haramın helale, ahlaksızlığın ahlaka galip geldiğinin tarihidir.
 
23 Aralık aynı zamanda yargının iflas ettiği, vicdanların iktidara kul olduğu, gayrimeşru kazancın makbul bulunmasının da tarihidir.
 
Faizle, rantla, kapkaçla, dolandırıcılıkla, yankesicilikle oluşturulmuş zenginliklerin aklandığı tarihtir.
 
23 Aralık AKP’nin ahlaki iktidarını tamamiyetle yitirdiğinin tarihidir. 
  
Durum budur… Gerisi işin hikâyesidir!

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal