YOLLARDA

Kemal Çopuroğlu

AKP kirli emellerine yüce Meclis’i alet ediyor

Bu haber 20 Şubat 2015 - 13:22 'de eklendi ve 531 kez görüntülendi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin, güvenlik paketinin akıbetinin AKP”nin PKK pazarlığına bağlı olduğunu belirterek, “AKP kirli emellerine yüce Meclis’i alet ediyor” dedi.

HaberRes_40619.jpg.pagespeed.ce.EfyQ7O04oz

Çetin, iç güvenlik yasası ve hükümetin bölücü örgütle müzakere ettiği 10 maddelik metnin gündeme eşzamanlı gelişinin, birbirleriyle yakından ilgili olmalarından kaynaklandığına işaret ederek, ”Ayrıştırmaya dayalı çok sayıda icraatıyla bölücülere hizmeti tescilli AKP hükümeti, terör örgütünün müebbete mahkûm elebaşı başta olmak üzere Kandil’deki çetesiyle aynı masaya oturacak kadar yolunu şaşırmıştır. Türk milletine karşı işlediği suçların hesabını sormak yerine, açılım ucubesi adı altında PKK’ya meşruiyet kazandıran ve devletin muhatabı yapan AKP bölücülerin suç ortağı olmuştur” açıklaması yaptı.

 

MHP Genel Başkan Yardımcısı Şefkat Çetin, iç güvenlik yasası ve hükümetin bölücü örgütle müzakere ettiği 10 maddelik metnin gündeme eşzamanlı gelişinin, birbirleriyle yakından ilgili olmalarından kaynaklandığına işaret ederek, konuya ilişkin yazılı değerlendirme yaptı.

 

İç güvenlik paketi ve hükümetle bölücü örgüt arasındaki müzakerelerin, AKP hükümeti ve PKK arasındaki pazarlıkların iyice aleniyete döküldüğünü ve her iki tarafın da bu kirli ittifaktan daha fazla faydalanmanın yollarını aradığını gösterdiğini kaydeden   Çetin, “AKP iktidarı yaklaşan seçimler öncesi PKK’nın iplerini daha sıkı tutabilmek için iç güvenlik paketi tehdidini kullanmaktadır. Buna karşılık PKK ise seçimlere kadar kendilerine muhtaç olan AKP’den daha fazla taviz koparmanın peşindedir” görüşünü belirtti.

 

Şefkat Çetin, terör örgütüyle seçim öncesi sorun çıkarmayacağı garantisi için hükümetin pazarlık yaptığını ifade ederek, iktidarın aslında uygulatmayacağı iç güvenlik paketi bahanesiyle kirli emellerine Yüce Meclis’i alet ettiğini vurguladı.

 

Çetin açıklamasını, “Bölgenin PKK’ya teslim edilmesiyle birlikte taş atan çocukların ve çok sayıda kandırılmış insanımızın molotof kokteylinden bombalı saldırılara her türlü kanlı eylemleriyle masum insanlara kıymasında 13 yıllık iktidarlarının sorumluluğunu teslim alacak bir namuslu AKP’li yok mudur? Asıl mesele siyasi iradenin, yani AKP hükümetinin ülkenin bir bölümünde yasaları uygulayacak devlet otoritesini yok etmesidir. Silahlı bölücü militanlarına müdahalenin valilik iznine bağlanması ve bu izinlerin hiçbir zaman verilmemesi nedeniyle, bölücü örgütün bırakmadığı silahlar Türk devletine bıraktırılmıştır” şeklinde sürdürdü.

 

”AKP BÖLÜCÜLERİN SUÇ ORTAĞI OLMUŞTUR”

Otoriter bir Türkiye’nin temel taşlarından birisi olarak tasarlanan güvenlik yasasının, AKP’nin başkanlık sistemi ve federasyon planlarına karşı oluşacak muhalefetin etkinliğini kırmayı amaçladığını belirten Şefkat Çetin, şöyle dedi: “Yıllardır güneydoğuda askerin, polisin ve yargının elini kolunu bağlayan, katillerle pazarlık masalarına oturanların aklına, Türkiye’de sistem değişikliği yapacakları zaman güvenliğin gelmesi düşündürücüdür.

AKP’nin ve PKK’nın çıkar birlikteliği birbirlerinden vazgeçmelerini imkânsız kılmaktadır. AKP’nin doğal lideri Tayyip Erdoğan 1991’den itibaren Türkiye’de 36 etnik grup arayışı PKK’nın hedefleriyle birebir örtüşmektedir. Bugün Türkiye’ye dayattığı başkanlık sisteminin ardında etnik parçalanmaya dayalı federal bir yapı vardır. Bölücü terör örgütü PKK’nın tek amacı ise Türkiye’nin bir bölümünü de içine alacak bir sözde Kürdistan kurmaktır.

 

AKP HÜKÜMETİ, YOLUNU ŞAŞIRDI

Ayrıştırmaya dayalı çok sayıda icraatıyla bölücülere hizmeti tescilli AKP hükümeti, terör örgütünün müebbete mahkûm elebaşı başta olmak üzere Kandil’deki çetesiyle aynı masaya oturacak kadar yolunu şaşırmıştır. Türk milletine karşı işlediği suçların hesabını sormak yerine, açılım ucubesi adı altında PKK’ya meşruiyet kazandıran ve devletin muhatabı yapan AKP bölücülerin suç ortağı olmuştur. Her ortaklık bozulur ancak suç ortaklığı zor bozulur. Bu nedenle Meclis’teki güvenlik paketi ya da başka bir gelişmenin açılım adı altında AKP ve PKK tarafından yürütülen ihanet sürecini sona erdiremeyecektir.

Açılım sürecini bitirmenin ve Türkiye’yi ihanet çetesinden kurtarmanın tek yolu yaklaşan seçimlerde milli iradenin göstereceği tavırla mümkündür. 7 Haziran’da Türk milletinin başkanlık ya da hangi adla sunulursa sunulsun ayrışmaya ve bölünmeye onay vermeyeceği bir seçim yaşanacaktır. Devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü koruyacağını deklare eden Milliyetçi Hareket Partisi’nden başka bir parti olmadığına göre, büyük Türk milletinin teveccühü şimdiden bellidir. Milliyetçi Hareket’in iktidarının ilk icraatı ise açılım adlı ihanet sürecini sona erdirmek, vatana ihanetin hesabını sormaktır.

 

ZORLU SEÇİMİNDE AZA DEĞİL EN BÜYÜĞE TALİP OLACAĞIZ

Milliyetçi Ülkücü Hareket’in 7 Haziran’da Türkiye’nin kaderini tayin edecek bir rol üstlenme ihtimali, yıllardır ülkemizi bir örümcek ağı gibi sarmış küresel ihanet şebekeleri ve işbirlikçilerini telaşa sürüklemiştir. Milliyetçi Hareket Partisi’nin iktidarın en önemli alternatifi olduğu gerçeğini gizlemek için her türlü algı operasyonu devreye sokulmaktadır.

Türk milletinin birlik ve bütünlüğünü savunan ve bu uğurda mücadele veren Türk milliyetçileri, Türkiye tarihinin en kritik ve zorlu seçiminde aza değil en büyüğe talip olacaklardır. Türkiye’yi ihanet şebekesinin elinden kurtarmak için, vatan ve millet duygusuna sahip her insanımızın MHP’nin başarısı için üstün gayret göstermesinin zamanıdır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.