YOLLARDA

Kemal Çopuroğlu

Pardon, ne caddesi dediniz

Bu haber 15 Mart 2015 - 8:19 'de eklendi ve 500 kez görüntülendi.

Ergun KAFTANCI

 

 


 
      CHP‘nin görüşü açık:
      -MİT Müsteşarı tarafsız olmak zorundadır. Siyasi bir taraf olduğunda bu özelliğini yitirir. Ayrıca MİT’e yeniden müsteşar atamak MGK’nın toplanmasını gerektirir. Bütün teamüller çiğnenmiştir, devletin çivisi çıkarılmıştır.
      Ana muhalefetin bu görüşünü açıklayan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök. Bir de HDP adına yapılmış bir açıklama var, onu da Ertuğrul Kürkçü yapmış, diyor ki:
      –Bu atamayla müsteşarın özerk bir aktör olması rolü ortadan kaldırılmıştır. Müsteşar örselenmiş ve güven yitirmiş biridir. Bütün bunların hepsi Tayyip Erdoğan’ın mutlak hâkimiyet projesinin yansımalarıdır.
      İfadeler açık, yoruma gerek yok!
      …………………………
      Yalnız günaydın diyeceğim…
      CHP ve HDP mensupları, bu tür projelerinin mimarını şimdi mi görmeye 
başladılar; daha önce nereye bakıyorlardı!?
      13 yıl gözleri bağlı mıydı; akılları dumura mı uğramıştı…
      Ne denir bunlara!
       ………………………..
       Yargı kararlarını uygulamayan, hak ve hukuk tanımayan, anayasaya rağmen yasa çıkaran, temel yasamızı tanımadığını ilan eden, onu değiştirmek için enva-ı çeşit oyun yapan, yalanlar söyleyen, bölen, kan kusturan,astığım astık kestiğim kestik diyen bir zihniyetin egemenlik alanında, devletin önemli noktalarında görev yapanların tarafsızlığı elbet de tehlike olarak görülür ve o insanlar ya sindirilir, ya değiştirilir…
      Kimi de yemlenir…
      Malûmun ilamı olacak ama söyleyim; iktidarlar, bürokrasinin tümüyle kendisine biat etmesini ister; bunu sağlarken yasa filan tanımazlar, kuralları, hatta teamülleri de yıkarlar, yok ederler…
      Bazı atamaları, bu çerçevede değerlendirmek lâzım; değerlendirmek diyorum, kabullenmek değil!
      * * *
      ÖNEMLİ gibi görmeyenler olabilir; aksine şimdi değineceğim konu bence çok önemli…
      Herhangi bir toplum, özünden bizim kadar hızlı uzaklaşabilir ve millet olma şuurundan kopabilir mi?
      İstinye Caddesi’nin adını “Katar Caddesi” olarak değiştirmişler…
      Neden bu isim; çünkü cumhurun başı ile Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Âl-i Sani arasından su sızmıyor.“Emire cemile olsun“demişler…
      Emir, Tayyip Bey’e çok yakın bir dost; iki üç günde bir telefon görüşmesi yapıyorlar. Arap Dünyası’nda Tayyip Bey’e Emir’den başka dostluk gösteren de yok. Hal böyle olduğu için ana arter sayılan o yola Katar Caddesi adının verilmesi kararlaştırılmış. Söylesinler bakalım, başka ülkelerden hangisinde “Recep Tayyip”adını taşıyan bir ana cadde var; bırakınız başka ülkeleri, Katar’da var mı!?   
         Katar Caddesi adı bana Katır Caddesi adını çağrıştırıyor; semt sakini halk inşâllah benim gibi sürç-i lisan etmez. 
       …………………………
       Demek istediğimi özetleyim…
       Emir’e yaranacağız diye isim değişikliği yapmak suretiyle özümüzden biraz daha uzaklaşmış oluyoruz…  
      Milli şuurumuza musallat olan ve değerlerimizi hallaç pamuğu gibi atan bu erozyondan kurtulmamız lâzım. Özümüze dönmek o kadar zor mu!?
      DERKENAR: Bir gazete, “Emir iki saatliğine ülkemize geldi, para mı getirdi…” diye sormuş. Tayyip Bey açıklar herhalde…
       * * *
      MERAL Akşener, tavırlarıyla, duyguları ve düşünceleriyle, bilgi ve birikimiyle siyasal hayatımızda önemli yer edinmiş siyasetçilerimizden biridir. MHP üyesidir; milliyetçi ülkücü camiamızın önemli bir asenasıdır, medâr-ı iftiharıdır…
      Akşener, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekilliği görevini dört yıl boyunca son derece dikkatli ve tarafsız yaparak da örnek bir siyasetçi olduğunu göstermiştir. Parlamentoda grubu olan partilerin tamamı Akşener’in yönetiminden memnun olduklarını “Sizi önümüzdeki seçimden sonra da Meclis’te görmek istiyoruz”diyerek göstermiş oldular.
      Akşener, demokrasiye bağlılığı, hukukun üstünlüğüne duyduğu inancı, milli duygu ve düşüncelerin egemen olması amacıyla yaptığı çalışmalarıyla da siyasal hayatımıza önemli katkılarda bulunmanın huzurunu yaşamaktadır.
     Onu bir kez daha saygı ve sevgiyle selâmlıyoruz.
     * * *
     TATLIYA bağladılar ama dolar cumartesiyi 2.65 TL olarak bağladı. Önce 2.63’e çıktı, ardından da rekor sayılan o seviyeye. Didişmeyi nasıl tatalıya bağladılarsa…
     …………………………..
     SADRAZAM Amerika’ya gittiğinde Obama‘nın huzuruna çıkamadı ama New Jersey’deki bir camide cemaatin huzuruna çıktı. İbadet etmedi, nutuk attı; iktidarı, yaptıklarını ve cumhurun başını övdü… Alışırsa, o tavrını buradaki camilerde de sürdürebilir!
        ………………………….
     CUMARTESİ günü Tıp Bayramı idi, kutlanmadı, iktidara ver yansın edildi…
     Bu iktidardan gayrı memnun olan kesimlerden biri de sağlık sektörü…
Sektöre mensup olanlar çalışma saatlerinden ücretlere kadar her konuda yeni düzenleme istiyor; vallahi hakları…
     Saydıkları koşullardan biri de halkın ücretsiz olarak sağlık hizmeti alabilmesinin sağlanması. 
     İnsanın aklı almıyor; hem sosyal devlet diyorlar hem onu sağlayacak koşulları göz ardı ediyorlar. İktidar her şeyi paralı yapsın ama hastaneleri para alınmayan kurumlar haline getirsin, sübvanse etsin. Halk ilacını dahi parasız sağlasın. 
     Özel hastaneler de denetlensin, hastadan alınan paralar minimize edilsin.
     Tekrarlayalım mı; lâfla sosyal devlet olunmaz, uygulamayla olunur!

Ergun KAFTANCI
Ergun KAFTANCIergunkaftanci@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.