DOLAR
8,2759
EURO
10,0798
ALTIN
489,01
BIST
1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
19°C
İstanbul
19°C
Açık
Salı Az Bulutlu
20°C
Çarşamba Az Bulutlu
22°C
Perşembe Az Bulutlu
23°C
Cuma Az Bulutlu
25°C
BİR DAĞ DAHA GÖÇTÜ  Kenan EROĞLU (Celal Doğru’nun Ardından)  Çok değerli arkadaşım, kardeşim Celal Doğru’nun vefatı üzerine bir yazı yazmak pek aklıma gelmezdi. O hastaydı ve yatıyordu, fakat vefat edeceğini üzerine konduramıyorduk.   Ne diyelim Allah Rahmet eylesin.  1970’li yıllarda “Genç Ülkücüler Teşkilatı”nda ben yönetim kurulunda görev yaparken kendisiyle tanışmış,n1971 den itibaren arkadaşlığımızı...
YENİ ANAYASA YAZILIRKEN Fahrettin Masum BUDAK     Bir süreden beri, bazı partilerde yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğuna dair  görüş beyanatları duymaya ve bu demeçleri gazetelerde okumaya başlamıştık. Bu doğrultuda MHP ile AKP’nin biraz daha  ön alarak yeni anayasa taslakları hazırlamak için kolları sıvadıkları gelen haberler arasındaydı. Nitekim bunun sözde kalmadığını ve ete...
 YUNAN İTTİFAKI VOLKAN YAŞAR BERBER         23 ocak 1913 tarihinde sadrazamlığa getirilen Mahmut Şevket Paşa, Balkan savaşının lehte netice vermeyeceğini sezerek kişisel gayretlerde bulunmuştur. Yıldız sarayında Maliye nazırı ile beraber ön istişaresini yaptıktan sonra diğer nazırlarla beraber topluca yemek yerler. Nazırlar odasında toplanılarak ilk defa bilahare kendileri Yunan ittifakı metnini açık...
ZİYA GÖKALPLE İLGİLİ ANILAR  Kenan EROĞLU               Büyük mütefekkirimiz Ziya Gökalp konusuna devam ediyoruz.               Daha önce de belirttim. Ziya Gökalp gibi büyük bir düşünürümüzü ne yazık ki yeteri kadar tanıyamıyoruz. Onun vefatından sonra 20 yılı geçkin bir süre kendisinin neredeyse unutulmaya terk edildiğini, hatta ders kitabı olarak yazdığı bazı eserlerinin basılmak...

AKP iktidarı son bulacaktır.

AKP iktidarı son bulacaktır.
28.05.2015
0
A+
A-

Trabzon sırtındaki kamburu nihayet atacaktır. AKP iktidarı son bulacaktır. Ve Milliyetçi Hareket iktidara gelecektir. Bu müjdeyi Trabzon’un bu meydanında görüyorum. Bu heyecanı Karadeniz uşaklarının gözlerinden okuyorum.

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Sayın Devlet BAHÇELİ’nin,
“Trabzon Mitingi”nde yapmış oldukları konuşma.
28 Mayıs 2015

 

Aziz Trabzonlular,

Muhterem Vatandaşlarım,

Değerli Dava Arkadaşlarım,

Muhterem Hanımefendiler, Beyefendiler,

Mert, vefakâr, haysiyetli, heyecanlı ve tavizsiz insanıyla iftiharımız olan Trabzon’da, bu muhteşem tabloyla karşılaşmaktan son derece bahtiyarım.

Bugün Karadeniz hakikaten de çırpınıyor, göğsümüzü kabartıyor.

Trabzon adeta deniz gibi dalgalanıyor, sevdalısına kucak açıyor.

Hünkârımız Fatih’in emaneti olan Trabzon’da, bu ihtişamlı toplantı vesilesiyle sizlerle bir arada bulunmaktan gurur ve heyecan duyuyorum.

Hepinizi özlemle kucaklıyorum.

Bizleri kavuşturan Rabbim’e şükrediyorum.

Ve sizleri saygılarımla selamlıyorum.

Akçaabat’a, Araklı’ya, Arsin’e, Beşikdüzü’ne, Çarşıbaşı’na, Çaykara’ya, Dernekpazarı’na, Düzköy’e, Hayrat’a, Köprübaşı’na, Maçka’ya, Of’a, Ortahisar’a, Sürmene’ye, Şalpazarı’na, Tonya’ya, Vakfıkebir’e ve Yomra’ya selam ve sevgilerimi gönderiyorum.

Bu açık hava toplantımızın gerçekleşmesinde emeği geçen, katkısı bulunan her dava arkadaşımı yürekten kutluyorum.

11 gün sonra yapılacak 25’nci Dönem Milletvekilliği Genel Seçimleri’nin ülkemizin birliğine, milletimizin dirliğine, insanımızın refahına en üst düzeyde katkılar sağlamasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

Seçimlerin barış, huzur, güven ve demokratik yarış içinde geçmesini temenni ediyor, siyasi partilere ve milletvekili adaylarımıza başarılar diliyorum.

Ve hepinize hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum.

 

Değerli Vatandaşlarım,

Muhterem Dava Arkadaşlarım,

12 yıl 6 ay 11 gündür süren AKP’nin karanlık dönemi nihayet 11 gün sonra noktalanacaktır.

Sıkıntılarınızın son bulacağı, tazelenmiş ve yenilenmiş milli iradenin tecelli edeceği genel seçimlere sayılı günler kalmıştır.

Türk milleti 7 Haziran günü sandığa giderek kaderine ve geleceğine sahip çıkacaktır.

Çok şükür, 11 gün sonra Türkiye de, Trabzon da, Karadeniz de huzura kavuşacaktır.

Trabzon sırtındaki kamburu nihayet atacaktır.

AKP iktidarı son bulacaktır.

Ve Milliyetçi Hareket iktidara gelecektir.

Bu müjdeyi Trabzon’un bu meydanında görüyorum.

Bu heyecanı Karadeniz uşaklarının gözlerinden okuyorum.

Buraya kadar gelerek milli duruşunu gösteren bütün Trabzonlu kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum.

Bizlere heyecan kattınız.

Coşkumuzu artırdınız.

Güç ve şevk verdiniz.

Sağ olun, var olun.

Şüphesiz sıkıntılarınızı biliyor ve yakından takip ediyorum.

Bunaldığınızın farkındayım.

Sabrınızın kalmadığı da görüyorum.

AKP ile geçen ağır yılların en buhranlı, en sıkıntılı yöresinin başında Trabzon gelmektedir.

AKP zihniyetinin yıkımından en büyük zararı  Trabzon’un gördüğü açıktır.

 Açlarınız arttı, yoksulunuz çoğaldı.

İmkanlarınız daraldı, geliriniz azaldı, ihtiyaçlarınız fazlalaştı.

Gençleriniz sahipsiztir.

Çocuklarınız sahipsiztir.

Anneleriniz çaresizdir.

Çayınız para etmiyor.

Fındığınız para etmiyor.

Gübre, mazot can yakıyor.

Köylünün gözü yaşlıdır.

Bahçeleriniz kurudu, geleceğinizi borçlandınız.

Yapılan yatırım yok.

Açılan tesis yok.

Sofranızda bir lokma aş yok.

Dahası cebinizde paranız yok.

Siftah etmeden kepenk kapıyorsunuz.

Tezgahlar kapalı, kahvehaneler dolu.

Vergilerle esnafın boynu bükük.

Küçük yatırımcı darda, üretici sıkıntılı.

Dürüst işadamı sancılı.

Memur, işçi çıkmazdadır.

Emekli açlık sınırındadır.

Trabzonlu işsiz ve umutsuzdur.

Her evde en az bir işsiz Trabzonlu vardır.

Her evde geleceği belirsiz bir evladımız bulunmaktadır.

Trabzonlu çaresiz, Trabzonlu ümitsizdir.

Trabzon’un durumu bu. Trabzon’un gerçeği bu.

Karadenizin acısı, sızısı, hali, ahvali bunlardan ibaret.

Oysa Davutoğlu’na bakarsanız, Türkiye kalkınmış, zenginleşmiş ve mutludur.

Serok Ahmet’e göre herşey yolunda gitmektedir.

Başbakana göre dev uyanmış, dünya Türkiye’yi alkışlamaktadır.

Başbakana göre Trabzonlu zengindir.

Trabzonlunun hiç bir sıkıntısı yoktur.

Başbakana göre Karadenizli geleceğinden emin ve kaygısı yoktur.

Buradan Trabzonlulara soruyorum. Ve cevap bekliyorum.

Gerçek Trabzon, Başbakanın pembe tablosundaki Trabzon mudur? (Hayır)

Gerçek Karadeniz, Başbakanın sahte Türkiye manzarasındaki Karadeniz midir? (Hayır)

AKP iktidara geleli tam 4 bin 575 gün olmuş.

Geçen bu kadar yıl sonra;

Bugün, daha mı zenginsiniz? (Hayır)

Bugün, daha mı huzurlusunuz? (Hayır)

Bugün, daha mı mutlusunuz? (Hayır)

Elbette Hayır, Değerli Trabzonlu vatandaşlarım.

Trabzonlu Kolbastıyı bile huzurla oynayamıyor.

Hamsi para etmiyor.

Fındık üreticisi şikayetçi, dert küpü.

İşte Türkiye’nin gerçeği budur, işte Trabzon’un acı manzarası bundan ibaret.

Erdoğan ve Davutoğlu bu gerçeklerle yüzleşmekten sürekli kaçıyorlar.

Bu iki müflis Trabzon’dan yükselen haykırışlara kulak tıkamayı tercih ediyor.

Sanal sorunların peşinde koşuyorlar.

Sahte mağduriyetlerden medet umuyorlar.

Gerçek mağdurun Trabzon sokaklarında, kahvelerinde, mahallelerinde olduğunu görmüyorlar, görmek istemiyorlar.

Çünkü işlerine öyle geliyor.

Kendilerini öyle mutlu ediyorlar.

Oysa biliyorum ki, Türkiye’nin ne kadar sorunu varsa Trabzonlu bunun en ağırını yaşamaktadır.

Trabzon buhranın en derinine katlanmaktadır.

Peki, Trabzon’un sıkıntıları niye daha fazladır?

Niçin Trabzonlu büyük mağduriyet içindedir?

AKP Trabzon’dan intikam almaya çalışıyor da ondan.

Başbakan, Trabzonlu’ya tepkili de bunun için.

Trabzonlular, Karadenizliler sizlerle övünüyorum.

Baskılara boyun eğmediniz.

Yalanlara kanmadınız.

Hakkınızı aradınız.

Dik durdunuz.

Sözünüzü esirgemediniz.

Haram yiyenlere tamah ve tenezzül etmediniz.

Helalin yanında durdunuz.

İnanıyorum ki, milliyetçiliği ayaklar altına alma küstahlığı gösteren densizlere yüzünüzü döneceksiniz.

Türklükle karşıma gelmeyin diyen bedbahtlara Trabzon’un kaç bucak olduğunu göstereceksiniz.

Hüseyin Avni Aker’den yükselen coşkun ve heyecanlı sesi, vatan ve millet yolunda da ispatlayacaksınız.

Zira Trabzon’a yakışacak budur.

Trabzon’un asaletine bundan başkası uygun düşmeyecektir.

Trabzon’da gençler işsiz ve zordayken, Ankara’ya 1 milyar 370 milyon liraya kaçak ve karanlık saray yaptılar.

Hamsiyi siz tuttunuz, onlar çaldılar.

Fındığı siz ürettiniz, onlar ayakkabı kutularına aşırdılar.

Siz çalıştınız, onlar götürdüler.

Siz emek verdiniz, onlar soydular.

Siz çile çektiniz, onlar haram saltanatı sürdüler.

Kamudaki araçlara harcanan 3 milyar 300 milyar liraya çerez parası derken hiç utanmadılar.

Diyanet İşleri Başkanı’na yüzbinlerce liralık lüks ve zırhlı araç hediye ederken, ne var bunda dediler, hiç pişmanlık duymadılar.

Duydunuz değil mi, Erdoğan, Diyanet İşleri Başkanı’na şimdi de özel uçak tahsis edecekmiş.

Sanki babadan kalma mirasından, sanki bankadaki milyar dolarlarından hayır yapıyor.

Erdoğan haklı eleştirileri, “Vatikan’a niye bakmazlar, Vatikan’da dini liderin özel uçağı var, özel araçları var, zırhlı araçları var. Niye bunları görmüyorsunuz?” sözleriyle geçiştirmeye kalkışmıştır.

Ve devamla şöyle demiştir:

“Vatikan’da yapı bu olacak, bizim dini liderimiz tarifeli uçakla seyahat edecek. Bunlar için çok da önemli değil, ama bizim için önemli.”

Vicdanen Cumhurbaşkanlığından düşmüş olan 17-25 Erdoğan bu sözleriyle defalarca pot kırmış, yanlış üstüne yanlış konuşmuştur.

Helal kazanç, helal lokma gibi derdi olmayan Erdoğan’ın, Trabzonlunun nafakasını har vurup harman savurması affedilmeyecek hatadır.

Erdoğan Vatikan’da var biz de niye yok demektedir.

İlk olarak, Vatikan dün bir açıklama yapmış, ne geçmişte ne de bugün, Papa’nın özel uçağı veya helikopteri olmadığını duyurmuştur.

Vatikan’ın lüks araçlara mesafeli tutumu bilinmekle birlikte, Erdoğan’ın yakın ilişki içinde olduğu Papa’nın yurtdışı seyahatlerini tarifeli uçaklarla yaptığı ileri sürülmüştür.

Erdoğan, yüzü kızarmadan söylediği yalanının üstünden iki gün geçtikten sonra suçüstü yakalanmıştır.

İkinci olarak, Papa’yla Diyanet İşleri Başkanı’nı mukayese etmek hangi aklın ürünüdür?

İslam’da ruhban sınıfı yoktur.

İmtiyazlı, ayrıcalıklı din adamı statüsü de hiç kimse için söz konusu olamayacaktır.

Bir Müslüman, iradesini, aklını kalbini ve vicdanını kendisi gibi beşer olan ölümlü bir şahsa ön şartsız devredemeyecektir.

Şu anki Diyanet İşleri Başkanı’nın geçmişte yaptığı bir konuşması da aynen buna işaret etmektedir.

O halde, Papalıkla Diyanet İşleri Başkanı’nı terazinin iki ayrı kefesine koyup kıyaslamak ya cehalet ya da fitneciliktir.

Diyanet İşleri Başkanı’na dini lider demek, bir defa İslam’ın mesaj ve ruhuyla taban tabana zıttır.

Kararnameli dini lider nerede görülmüştür?

Bir Başbakan’a bağlı dini lider nasıl olacaktır?

Maaşlı çalışan dini lidere nerede rastlanmıştır?

İslam’da ruhban sınıfı tesis etme sinsiliği neye ve hangi alçak emellere hizmettir?

Erdoğan Müslüman Türk milletini ne zannetmektedir?

Diyanet İşleri Başkanı derhal bunlara cevap vermelidir.

Kendisine dini lider denilmesini, Papayla aynı çerçevede değerlendirilmesini çok acil aydınlığa kavuşturmalı, fikrini paylaşmalıdır.

İslamiyet, Müslüman görünümlü maneviyat dolandırıcıların tasallut ve zulmü altındadır.

Tüm din kardeşlerimiz bu yakın ve açık tehdidi görmelidir.

Geçtiğimiz yıllardaki bir konuşmasında; “Devlet malının dokunulmazlığı ve manevi mesuliyet, en az özel mülk kadar dinen ve manen hassas bir konudur” diyen Diyanet İşleri Başkanı inançlarımıza sürülen kara lekeye karşı tavır almalıdır.

Erdoğan şuursuzca konuştukça, 7 Haziran’da kabus yaşayacağını gördükçe kontrolden, izandan ve yoldan çıkmaktadır.

Trabzonlu kardeşlerim, yüce dinimiz, efendimizin kutlu tebliği istismar kuşatmasıyla sarsılmaktadır.

Erdoğan Vatikan’ı örnek gösterirken hiç mi yüreği sızlamamıştır?

Ve Vatikan’ı başka hangi konularda örnek almaktadır?

Papaz cübbesi giyip poz verirken aklından geçenler nelerdi?

Geçtiğimiz yıl, Papa’yla her konuda fikir birliği içinde olduğunu söylerken kastı neydi?

Türkiye tuzağa çekilmektedir.

Türk milleti Kilise açıp cami yıkan ahlaksızların kapanındadır.

Bunlar sırf tertemiz mümin duygularla oynamak ve sömürmek için Ayasofya Cami’ni bile kullanabileceklerdir.

Çünkü bunların freni patlamış, başkanlık hırsı, bölünme hedefi, Türklüğü yok etme gayesi akıllarını başlarından almıştır.

Fakat ne yaparlarsa yapsınlar, karşılarında Müslüman Türk milletinin güvencesi Milliyetçi Hareket Partisi vardır.

Hangi senaryoya bel bağlarlarsa bağlasınlar, Türkiye sevdalıları bu müşriklere, bu günahkarlara, bu zalimlere izin vermeyecektir.

Şimdi sizlere soruyorum;

Bizimle yürümeye var mısınız?

Bizimle Türkiye’ye sahip çıkmaya hazır mısınız?

O halde Bizimle Yürü Trabzon.

Haine, harama, hıyanete, inkara, küfre karşı Bizimle Yürü Trabzon.

Huzur için, umut için, mutlu ve müreffeh günler için Bizimle Yürü Trabzon.

Despotun oyununu bozmak için Bizimle Yürü Trabzon.

17-25 Aralık’ın hesabını görmek için Bizimle Yürü Trabzon.

Mazlumlara, kimsesizlere, evsizlere, barksızlara, öksüz ve yetimlere sahip çıkmak için Bizimle Yürü Trabzon.

 

Değerli Trabzonlular,

Aziz Dava Arkadaşlarım,

Başbakan Davutoğlu geçtiğimiz günlerde Trabzon’a gelmiş, yeni bir şey söylememiş, bilinenleri yalnızca tekrar etmiştir.

Öncelikle şunu söyleyeyim ki, Davutoğlu’nun vaat ettiği Trabzon Güney Çevre Yolu Projesi MHP’nin projesidir.

MHP iktidarında proje ihalesi yapılmış ve bundan 13 yıl önce yapıma hazır hale getirilmiştir.

Bu güzide proje AKP tarafından tam 13 yıldır tozlu raflarda bekletilmiştir.

Davutoğlu’nun bu zamana kadar aklı neredeydi, nelerle uğraşıyordu?

Güney Çevre Yolu’nu tamamlamak inşallah bize nasip olacaktır.

Yıllar yılı ödenek sıkıntısı nedeniyle ağır aksak ilerleyen Karadeniz Sahil Yolu’nun önünü de MHP açmıştır.

İktidara gelip önce bu yolun yapımını iki yıl durduran, sonra da bu yolda önceki iktidarların katkısını görmezden gelerek, bu meydanda Karadeniz Sahil Yolu’nu biz yaptık diyen tam bir yalancılık markasıdır.

Siyasi ahlak kaçkınları bunu da tevessül etmişlerdir.

AKP’nin 13 yılda yapamadığını MHP 3 yılda yapmış, Trabzon Sahil Geçişi Projesi’ni bu şehrimize kazandırmıştır.

İşte o projenin Mimarı 57. Cumhuriyet Hükümeti’nin Bakanı, şimdi milletvekili adayımız ve sizin evladınız Koray Aydın Bey’dir.

AKP iktidarının tam 3 seçimdir, Trabzon’u oyaladığı ve bir türlü bitirip hizmete açamadığı Akyazı Projesi Trabzon’a bir lütuf değildir.

Trabzon’a ve Trabzonspor’a anasının ak sütü gibi helaldir.

Çünkü Trabzon Akyazı’yı almak için büyük bedeller ödemiştir.

Hüseyin Avni Aker Stadı, hemen yanıbaşındaki Yavuz Selim Stadı, 19 Mayıs Kapalı Spor Salonu, Orman Misafirhanesi, Trabzon Otobüs Terminali ve Akçaabat Fatih Stadı Trabzon’un elinden alınmıştır.

Karşılığında da Akyazı Stadı’nın mülkiyeti Trabzonspor’a verilmemiş, sadece tahsis edilmiştir.

Bu yüzden Trabzonspor’un sponsorluk anlaşmalarında bir dizi sorunla karşı karşıya kaldığını yakinen takip ediyorum.

İnşallah iktidarımızda, Akyazı Projesi için Trabzon’dan alınanlar Trabzon’a geri verilecektir.

Ve Akyazı Projesi için dolgu yapılan alanın bütün geliri de Trabzonspor’a tahsis edilecektir.

Trabzon ulaşımda sahip olduğu elverişli konumunu değerlendirmeli, demiryolu hatlarıyla da ulaşım sistemi güçlendirilmelidir.

Bu bakımdan Yatırım Programı’nda yer alan Erzincan-Gümüşhane-Tirebolu-Trabzon Demiryolu Projesi’ni de önemsiyor ve elbette olumlu buluyoruz.

 Ancak, biz MHP olarak Trabzon’a, Karadeniz’e ve Türkiye’ye bir proje daha sunmak istiyoruz.

Samsun-Trabzon-Hopa-Batum Demiryolu Projesi’ni Trabzon, Karadeniz ve Türkiye için çok daha verimli ve yararlı bir proje olarak değerlendiriyoruz.

Bu projenin bir ucu Bakü’ye, bir ucu da Almatı’ya uzanacaktır.

Bu proje bilim adamlarımızın, çeşitli sivil toplum kuruluşlarımızın da önerdikleri Demir İpekyolu Projesi’dir.

Demir İpekyolu Projesi ile Türkiye, Trabzon üzerinden Avrasya ve Türk Dünyası ile barış ve işbirliği zemininde bütünleşecektir.

Demir İpekyolu Projesi ile kıtalar, Trabzon ve Karadeniz üzerinden birleşecektir.

Trabzon küllerinden yeniden doğacaktır.

Trabzon Karadeniz’in iş ve aş üreten kutup yıldızı olacaktır.

Sizin yanınızdayız, sizinle beraberiz.

Ve Bordo-Mavili renge bürünmüş Trabzon’un her şeyin en iyisine layık olduğuna yürekten inanıyorum.

 

Muhterem Vatandaşlarım,

Milliyetçi Hareket, devletle millet kaynaşmasının, milli değerlerimizin ve bin yıllık kardeşliğimizin teminatıdır.

Milliyetçi Hareket, Türkiye’nin bölünmesine, değerlerimizin yok edilmesine ve milletimizin kardeş kavgasına sürüklenmesine hiçbir şart altında izin vermeyecektir.

Karşımıza çıkacak her engeli tek başımıza aşarız.

Yeter ki Trabzon bizimle yürüsün, yeter ki bize destek versin.

Aziz kardeşlerim, buradan hepinize soruyorum:

Milletimize sahip çıkmaya var mısınız? (Evet)

Geleceğinize sahip çıkmaya hazır mısınız? (Evet)

Bizimle yürümeye söz veriyor musunuz? (Evet)

O halde bunun yolu, tam 11 gün sonra, tertemiz ellerinizle sandıkta üç hilale vuracağınız evet mühründen geçmektedir.

Sandık önüne gittiğinizde tarihi bir tercih yapacaksınız. Ve eminim ki;

Huzur için, emniyet için, barış için “MHP’ye evet”diyeceksiniz.

Şeref için, haysiyet için, kudret için “MHP’ye evet”diyeceksiniz.

Birlik için, kardeşlik için, kimlik için “MHP’ye evet”diyeceksiniz.

Refah için, aş için, iş için, gelecek için “MHP’ye evet” diyeceksiniz.

AKP’ye oy veren kardeşim, ülkemiz kötüye gidiyor.

Artık siyasi taassup ve tarafgirlikle hareket edecek vakit kalmamıştır.

AKP, aldığı oyları kötüye kullanmış, Türkiye’yi enkaza çevirmiştir.

AKP’ye destek veren kardeşim; ülken için, milletin için, vatanın için, geleceğin için bu defa birlikte yürüyelim.

Bunlarda hayır yoktur, bunlarda ümit yoktur, bunlarla huzur yoktur.

CHP’ye oy veren vatandaşlarım, çağrım sizleredir; bu defa bizimle yürüyün.

Kararsız duran, tercihini henüz yapmamış kardeşim; boşuna zaman kaybetme, MHP bil ki seninle, senin yanında.

Teröre karşı, bölünmeye karşı, hırsızlara karşı, rüşvetçilere karşı bizimle yürü Trabzon.

Refah ve mutluluksa aradığınız; iş ve aşsa istediğiniz bizimle yürüyün.

Yürüyüşümüz, korkaklara karşı cesurların yürüyüşüdür.

Yürüyüşümüz, ahlaksızlığa karşı namusluların yürüyüşüdür.

Yürüyüşümüz Türkiye’nin istiklal ve istikbal yürüyüşüdür.

Bizimle yürümeye var mısınız? (Evet)

Zalime karşı beraber miyiz? Haine karşı birlikte miyiz? Başkanlık sistemi düşleyen 17-25 Aralık çetesine, PKK’yla yeni Anayasa planlayan zorbalara karşı aynı safta mıyız? (Evet)

İşte Trabzon’un cevabı budur.

İşte Trabzon’un sedası bu kadar samimi, bu kadar içtendir.

Allah hepinizden razı olsun, Allah hepinizi gözetsin, inşallah rahmetiyle bereketlendirsin.

 

Değerli Trabzonlular,

Beş ana projemizle milletimizin tüm sıkıntılarını çözmek için yola koyulduk.

Yoksullukla savaşacağız, yolsuzlukla ve terörle mücadele edeceğiz.

Devlet ve yönetim reformuyla çürümenin önüne geçeceğiz.

Ahlak ve kalitenin tesisiyle çöküşü engelleyeceğiz.

Üreten Ekonomi Programımızla aç ve açıkta kalan milyonlarca masum vatandaşımızın sorunlarını gidereceğiz.

Ekonomi büyüyecek, Trabzonlu refah ve zenginliğe ulaşacaktır.

Türkiye, MHP iktidarıyla, milli varlığına, tarihi misyonuna sahip çıkarak bugün içinde bulunduğu ataletten kurtulacaktır.

Tarımsal destekleri artıracağız.

Mazot, gübre, ilaç, tohum, yem ve fide gibi temel tarımsal girdilerin üzerindeki ÖTV ve KDV’yi kaldıracağız.

Sulamada ve tarım işletmelerinde kullanılan elektrikten KDV almayacağız.

Ülkemiz için stratejik öneme sahip buğday, mısır, pamuk, soya, ayçiçeği, çeltik, fındık, incir, üzüm, kayısı, zeytin, yerfıstığı ve enerji bitkileri gibi ürünlerimiz için özel destekleme programları geliştirip fiyat garantisi vereceğiz.

Tarım-sanayi entegrasyonun kurulduğu tarım kentleri sistemine geçeceğiz.

Çiftçilerimizin belini büken mazotu 1 lira 75 kuruşa indireceğiz.

Tarımı canlandırmak, çiftçimizi, hayvan üreticimizi borçtan dertten kurtarmak için bizimle yürüyecek misiniz?

Hayvan üreticilerimizin yem ve kepek başta olmak üzere, kullandıkları girdilerdeki KDV’yi yüzde 1’e düşürmek için yürüyüşümüzü hızlandıracağız, bize katılacak mısınız?

Orman köylüsünün mağduriyetini gidermek için 2/B sorununu adil bir şekilde çözeceğiz.

Canlı hayvan kaçakçılığını önlemek, et ve sütte garanti fiyat uygulamak için tedbir alacağız.

Emeklilerimize sesleniyorum, Mart ayında 1400, Eylül ayında 1400 lira olmak üzere yılda toplam 2800 lira Emekli Destek Ödeneği almak için bizimle yürümeye var mısınız?

Kamu çalışanlarımıza çeşitli isimler altında ödenen tüm ek ödenekleri emekli aylıklarına aynen yansıtacağız.

Asgari ücreti net 1400 liraya çıkaracağız.

İmamsız ve müezzinsiz cami bırakmayacağız.

Cemevi gerçeğini siyasi kaygılardan uzak bir şekilde kabul edecek ve devlet yardımının önünü açacağız.

Köy ve mahalle muhtar maaşlarının en az asgari ücret kadar yükselmesi, yani en az 1400 lira olması için gereğini yapacağız.

Esnaf ve sanatkâr kardeşim, yeni işyeri açtıysan, meraklanma beş yıl süreyle gelir vergisinden seni muaf tutacağız.

İlave olarak, kendi adına ödediğin sigorta primlerinin yarısı beş yıl süreyle devlet tarafından karşılanacaktır.

Şoför esnafımızın aldığı yeni ticari araçtan 10 yıl kullanmak kaydıyla KDV ve ÖTV almayacağız. Hayırlı olsun.

Kamyon, otobüs, dolmuş ve taksi şoförlerimiz; çalışma sürelerinizin her 4 yılı için bir yıl fiili hizmet zammı alacaklardır. Kutlu olsun.

Esnaf, Bağ-Kur emeklilerimizin aylıklarını iyileştireceğiz. Gerçek manada intibak düzenlemesi yapacağız. Herkesin gözü aydın olsun.

Bizimle yürümeye söz veriyor musunuz?

İşsiz kardeşlerim üzülmeyin, Üreten Ekonomi Programımızla her yıl 700 bin insanımıza iş sağlayacağız, sorunlarınızı bitireceğiz.

Yoksul kardeşim, 11 gün daha sabret, senin sorunlarını tamamen bitireceğiz.

Bugüne kadar kim, hangi ad altında, hangi tutar ve miktarda yardım alırsa alsın, anasının ak sütü gibi helali olan sosyal yardım ve desteklerden kesinlikle mahrum bırakılmayacaktır.

Ve de bu yardımları refah artışı kapsamında yükseltip yüzleri güldüreceğiz.

Muhtaç durumda olan ailelerimizin en az bir ferdine iş vereceğiz. Uğurlu olsun.

İş sağlanana kadar, asgari ücretin yarısı kadar, yani 700 lira “Aile Desteği” adı altında ödeme yapacağız.

Evi olmayan muhtaç ailelerimize sosyal konut sağlayacağız. Veya 250 lira kira yardımı yapacağız.

Aylık 200 kilowatsaatin altında elektrik tüketen ve ödeme gücü olmayan vatandaşlarımıza yüzde 75 indirim yapacağız. Hayırlı olmasını diliyorum.

18 yaşını doldurmuş ve başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyen engellilerimizin aylıklarını 600 liraya, 18 yaş altı engelli aylığını ise 400 liraya çıkaracağız.

Muhtaç durumdaki ailelere aylık temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri Hilalkart uygulamasına geçeceğiz. Güle güle harcayınız.

Öğretmenlerimizin 3600 ek göstergeden yararlanmalarının önünü açacağız.

Yuva kuracak gençlerimize 10 bin lira tutarında, iki yıl vadeli, faizsiz kredi imkânı sağlayacağız.

Emniyet mensuplarımızın çalışma şartlarını ve özlük haklarını iyileştirecek, bu kapsamda polislerimizin ek göstergesini 3600’e çıkaracağız. Hayırlı, uğurlu olsun.

Devletin asli ve sürekli hizmetlerinde çalıştırılan taşeron işçilere kadro vereceğiz.

Kapatılan belde belediyeleri, özel idareleri ve köyleri yeniden kuracağız.

Kamuda sözleşmeli, geçici, 4/B’li, 4/C’li, vekil ve benzeri şekilde istihdam edilenlerin hepsini kadrolu yapacağız.

Bölücülüğün ve terörün kökünü kazıyacağız.

Milli birliğimizi ve kardeşliğimizi güçlendirecek yeni bir anayasayı milletimize hediye edeceğiz.

Temiz siyaset, dürüst yönetim için Bizimle Yürü Trabzon.

Dik baş, tok karın, mutlu yarın için Bizimle Yürü Trabzon.

7 Haziran’da MHP’ye oy verecek misiniz? (Evet)

7 Haziran’da vatana, millete ve geleceğinize sahip çıkacak mısınız? (Evet)

MHP’nin Trabzon milletvekili adaylarını tam kadro Meclis’e gönderecek misiniz? (Evet)

Bu evetler sayesinde, Genel Seçimler, büyük milletimizi tıpkı asırlar öncesinde olduğu gibi lider ülke Türkiye ülküsüne götürecek yolun başlangıcı olacaktır.

Sizleri bir kez daha sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Yolunuz, bahtınız, alnınız açık olsun diyorum.

Hepinizi Cenab-ı Allah’a emanet ediyorum.

Sağ olun, var olun.

Ne mutlu Türküm Diyene.

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.