DOLAR
8,2759
EURO
10,0798
ALTIN
489,01
BIST
1.461
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
19°C
İstanbul
19°C
Açık
Salı Az Bulutlu
20°C
Çarşamba Az Bulutlu
22°C
Perşembe Az Bulutlu
23°C
Cuma Az Bulutlu
25°C
BİR DAĞ DAHA GÖÇTÜ  Kenan EROĞLU (Celal Doğru’nun Ardından)  Çok değerli arkadaşım, kardeşim Celal Doğru’nun vefatı üzerine bir yazı yazmak pek aklıma gelmezdi. O hastaydı ve yatıyordu, fakat vefat edeceğini üzerine konduramıyorduk.   Ne diyelim Allah Rahmet eylesin.  1970’li yıllarda “Genç Ülkücüler Teşkilatı”nda ben yönetim kurulunda görev yaparken kendisiyle tanışmış,n1971 den itibaren arkadaşlığımızı...
YENİ ANAYASA YAZILIRKEN Fahrettin Masum BUDAK     Bir süreden beri, bazı partilerde yeni bir anayasaya ihtiyaç olduğuna dair  görüş beyanatları duymaya ve bu demeçleri gazetelerde okumaya başlamıştık. Bu doğrultuda MHP ile AKP’nin biraz daha  ön alarak yeni anayasa taslakları hazırlamak için kolları sıvadıkları gelen haberler arasındaydı. Nitekim bunun sözde kalmadığını ve ete...
 YUNAN İTTİFAKI VOLKAN YAŞAR BERBER         23 ocak 1913 tarihinde sadrazamlığa getirilen Mahmut Şevket Paşa, Balkan savaşının lehte netice vermeyeceğini sezerek kişisel gayretlerde bulunmuştur. Yıldız sarayında Maliye nazırı ile beraber ön istişaresini yaptıktan sonra diğer nazırlarla beraber topluca yemek yerler. Nazırlar odasında toplanılarak ilk defa bilahare kendileri Yunan ittifakı metnini açık...
ZİYA GÖKALPLE İLGİLİ ANILAR  Kenan EROĞLU               Büyük mütefekkirimiz Ziya Gökalp konusuna devam ediyoruz.               Daha önce de belirttim. Ziya Gökalp gibi büyük bir düşünürümüzü ne yazık ki yeteri kadar tanıyamıyoruz. Onun vefatından sonra 20 yılı geçkin bir süre kendisinin neredeyse unutulmaya terk edildiğini, hatta ders kitabı olarak yazdığı bazı eserlerinin basılmak...

İş başa düşüyor

İş başa düşüyor

Ergun KAFTANCI

    SOMA‘da şehit düşen 301 madencinin geride kalan yakınları çaresiz ve âdeta kimsesiz. Aileler, verileceği söylenen evleri de alamadı henüz…

    Ortalıkta ev filan yok, sadece dolaştırılan lâfı var…
    Altı maaştan ibaret ikramiye de ödenmiş değil…
    Kredi borçları ne ertelendi, ne silindi…
    Kurtulan ama işsiz kalan madencilere tazminatları ödenmedi…
    Kapı önüne konulan 3 bine yakın madenci ne yapacağını bilemiyor…
    Bütün bunlara inat olsun diye, madenciyi sömüren dayı sistemi olduğu yerde duruyor.
    Denetim yok, galerilerde hayat odaları kurulmadı, teknik ekipman yenilenmedi, işsiz madencilere kucak açılmadı.
    …………………………
    CHP Lideri Kılıçdaroğlu‘nun dediği gibi madenciye, emekliye ve işsize gelince para da yok, hak da yok; ancak saray yaptırmaya gelince ikisi de vagonla…
    MHP Lideri Bahçeli de vurguladı… 
    İşsiz sayısı 6 milyonu aştı; aç yatıp aç kalkan, yani yoksul yurttaş sayımız 17 milyonu devirdi. Borçlu yurttaş sayısı tırmanıyor, icra daireleri dosya çokluğundan tıkandı. 
    Batan kuruluş ve iflas eden işadamı sayısına, kepenk indirmek zorunda kalan esnaf da katıldı; piyasalar durdu, kredilerin geri ödemeleri yapılamıyor, bankalar da kimseye kredi vermiyor.
    ………………………….
    Af buyrun, iyice boka saran ekonomik duruma tınmıyorlar bile; toplumun çaresizliği karşısında, omuz silkerek “Bizi ırgalamaz” diyorlar.
    Onları sadece saraylar, altın varaklı kadehler, taht biçimindeki koltuklar, kupon araziler, lüks uçaklar ve otomobiller, atamızın yatı Savarona’da keyif çatmak, yurt dışına gitmek, her açıdan pahalı yaşamak, vakıfları ele geçirmek filan ırgalıyor…
    Egemen güç oldular diye çok konuşuyorlar, üstelik her söyledikleri yalan…
    Bunlara kızanlar da mırıldanıyor:
    –Çok parada haram, çok lafta yalan vardır… 
    Umursamıyorlar!
    ………………………….
    Her yaptıkları, hukuksuzluğa işaret. İşçiye, çiftçiye, memura, emekliye, esnafa destek olmuyor, çıkardıkları yasalarla, kararnamelerle köstek oluyorlar…
    Bu grupların dertleri, sıkıntıları, çaresizlikleri birine bile gam değil…
    Çözüm aramıyorlar; toplumdan koptular, iktidarın nimetleri sadece kendileri için söz konusu…
    ………………………….
    Dilleri iyice çatallaştı, suratları çekilmez oldu. 
    Eskidiler, makyajları döküldü, gerçek yüzleri kabak gibi ortaya çıktı…
    Sözlerine aldıran da yok; ne derlerse desinler en yakınları bile söylediklerini kaldırmıyor, yalanlarını ve kuru vaadlerini ciddiye almıyor…  
    Bitti AKP bitti…
    O bitti de başındakiler bitmedi mi?
    Elbet de onlar da bitti, hepsi tükendi…
    Siyasal mevta oldular vesselâm!
    * * *
    NEYİ düşündüm biliyor musunuz…
    Tayyip Bey‘in elindeki güçlere rağmen neden sevilmediğini; neden dünyanın en dikkat ve titizlikle korunan siyasetçisi olduğunu…
    Oysa bütün güçler elinde, korkacağı bir durum yok…
    Üstelik seçmenin yüzde 51’i (!) yani iddiasına göre ülkenin yarısından fazlası ona oy verdi…
    O halde!? 
    …………………………   
    Zaten başbakan emrinde…
    Gönlünde yatan aslanın parlamentodaki çoğunluğu elinde…
    Yargı erkinde yaptırdığı değişiklikler sonucu adaletin oluşması konusunda 
söz sahibi oldu…
    Kezalik, polis ordusu koruyucusu…
    Meydanlara çıkıp AKP propagandası yapmasına ses çıkarmayan YSK sessiz, “Hooop ne yapıyorsun” diyemeyen bir dilsiz…
    TRT, AA ve yığınla gazete ve televizyon iki yanında…
    RTÜK‘ün ikisi dışında üyeleri beyefendiyle can ciğer kuzu sarması…
    Valiler ve bir kısım kaymakam, ne istenirse yapmaya amade…
    Müteahhitler muhtereme omuz veren destek kıtaları…
    Rektörlerin çoğu has adamı…
    Diyanet yolunu değiştirdi, muhteremin izinde yürümeye başladı…
    Cühela tayfasıyla rant peşinde koşan güruh oy kaynağı…
    Muhterem bütün bunlarla tatmin olmuyor, ayakta duramıyor da onun için mi ille de başkanlık diye tutturuyor.
    Herhalde…
    Ancak gönlündeki aslanın oylarında görülen gerilemeye tanık oldukça da başkanlığın hayal halinde kalmasından korkuyor…
    ………………………….
    Bilmem dikkat ettiniz mi; ortağı cemaatle aynı kaptan yer içerken başkanlık iddiasında değildi. Bahsederdi ama vazgeçilmez tutku olduğunu belli etmezdi…
    Kapıştılar, birbirlerini tu kaka ilan ettiler…
    Başkanlık hırsı ondan sonra öne çıktı…
    Acaba diyorum, Cemaat-AKP ortaklığı bundan dolayı mı bitti ve taa Fethullah Gülen‘in tutuklanması çağrısına kadar dayandı!?   
    Olabilir de, olmayabilir de…
    …………………………
    Dönelim başa…
    Bence İş başa düşüyor
    Perişan hale getirilen yurttaşlar, grevdeki işçiler, onlara katılan ve destek veren herkes, mutfaktaki yangından dolayı bir tencere yemek yapamayan ev kadınları, haklarını alamayan çalışanlar, potansiyel suçlu gibi görülen genç insanlar, üniversite öğrencileri, bilim yapmaları engellenen üniversite hocaları, savunma hakları ellerinden alınmak istenen avukatlar, baskı altında tutulan yargı mensupları, polisler, itibarsızlaştırılmak istenen askerler ve bu iktidarın gazabına öyle ya da böyle uğramış bilcümle yurttaş, AKP’ye oy vermeyerek ülkemizi, cumhuriyetimizi, demokrasimizi bunlardan kurtaracaktır.
     Evet, iş başa düşüyor!
     …………………………..
     Umudumu yitirmiş değilim…
     AKP’nin bir dönem daha ülkemizin kaderiyle oynamasına, istediği gibi at koşturmasına inşâllah izin vermeyeceğiz  
    Saltanatı yıkmayı başarmış Türk Milleti, yeni bir saltanata, vesayete ve acayip bir statükoya karşı da bütün unsurlarıyla el ele vererek birlik ve beraberlik içerisinde direnecektir.
    Direnmek, en demokratik haklardan biridir!!
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.