Ayakkabı Bot ve çizme Günlük ayakkabı Bot ayakkabı modelleri Çizme ayakkabı Terlik ayakkabı Sandalet Babet Spor ayakkabı Topuklu ayakkabı İç giyim Mayo Çorap Fantezi giyim İç çamaşır takımları Sütyen Gecelik Pijama takımı Gece elbisesi Plaj giyim Giyim Büyük beden Tesettür Etek Trenckot tarz eşofman takımları bayan Mont Gömlek Pantolon T-shirt Sweatshirt Kırmızı elbiseler Ceket Çanta Çanta aksesuarlar Bebek bakım çantası Spor çanta Okul çantası Laptop çantası Portföy çanta Bel çantası Postacı çantası El çantası Sırt çanta Bebek bakım çantası Omuz çantası

ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
18,4191
EURO
17,8508
ALTIN
973,15
BIST
3.281,61
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
24°C
İstanbul
24°C
Açık
Pazar Açık
25°C
Pazartesi Az Bulutlu
27°C
Salı Az Bulutlu
25°C
Çarşamba Az Bulutlu
25°C

YENİ DÜNYA DÜZENİ

YENİ DÜNYA DÜZENİ
01.11.2015
0
A+
A-

Safter TANIK

 

 

 

-16-

II. Dünya Savaşı sonrasında; dünyada, ABD ve SSCB bloğu olmak üzere ikili bir blok oluştu.

ABD; tarafında yer alan ya da alacak ülkelere, liberal ekonomik modeli dayatırken; SSCB ise kolektif ekonomik modeli dayattı.

Savaşa girmemekle birlikte; savaştan oldukça etkilenen Türkiye, mali ve ekonomik bir sıkıntı yaşıyordu. Bunun yanı sıra; dünyada oluşan yeni siyasi dengeden de istifade ederek ekonomik kalkınmasını sürdürmek istiyordu.

ABD dışında, küresel bir finans gücü yoktu; olmazsa olmazı da kontrollü ekonomiden, serbest ekonomiye geçilmesiydi.      

Değişimin Ayak Sesleri

Ocak 1944’te; Mustafa Kemal’in halefi olarak kabul edilen, Fevzi Çakmak; genelkurmay başkanlığı görevinden istifa etti.

Eylül 1944’te; aralarında Zeki Velidi Togan, Hüseyin Nihal Atsız, Alparslan Türkeş gibi isimlerin yer aldığı, 23 kişi hakkında; “Irkçılık ve Turancılık” davası açıldı. Bu dava; resmi ideolojinin olmazsa olmazı olan milliyetçiliğin terki, siyasette etkin olan milliyetçi kadro ile iş adamlarının tasfiye edileceğine ilişkin; ABD ve SSCB’ne verilen bir mesajdı.     

Ekim 1945’te; Mustafa Kemal’in yakın çevresinden, Yeni Genelkurmay Başkanı Kazım Orbay; “Ankara Cinayeti” denilen olay sonucu, konumu tartışılan bir kişi haline geldi.

Neden?

Oğlu Haşmet Orbay’ın; “ Aynı zamanda SSCB elçiliğinde doktor olarak çalışan, Neşet Naci Arzan’ı; Samanpazarı’ndaki muayenehanesinde,  çıkan bir tartışma sonucu, yedi kurşunla öldürdüğü “ iddia ediliyordu.

Niçin?

Tartışmanın ise; “Bosna-Hersek’te, partizanlara karşı savaşan Boşnaklar için toplanan yardım parası hakkında çıktığı; Haşmet Orbay’ın da Doktor Neşet Naci Arzan’ı, zimmetine para geçirmekle suçladığı” ileri sürülmüş.

Haşmet Orbay; Ankara Valisi Nevzat Tandoğan’ın, Robert Kolej’den arkadaşı Reşit Mercan’ın; olayı üstlenmesi sonucu, sadece silah temin etmeden dolayı caza aldı. Ancak; mahkeme kararı, temyize taşındı; karar, Yargıtay tarafından da bozuldu.

Ankara Cinayeti Davası; bu sefer, Bolu Ağır Caza Mahkemesi’nde ele alındı; neticede, “Haşmet Orbay’ın; Doktor Neşet Naci Arzan’ı öldürdüğü, Vali Nevzat Tandoğan’ın ise olayı örtbas ettiği” kararına varıldı.

Karar sonrasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Fahrettin Karaoğlan; otomobili içinde ölü bulundu, Ankara’nın 17 yıllık valisi, belediye başkanı Nevzat Tandoğan; intihar etti, Genelkurmay Başkanı Kazım Orbay ise görevinden istifa etti. Yeni genelkurmay başkanı da İsmet İnönü’ye yakın bir isim olan Orgeneral Salih Omurtak oldu.   

Ağustos 1946’da; Mustafa Kemal’in yakın çevresinden ve milliyetçi kimliği ile tanınan Başbakan Şükrü Saraçoğlu istifa etti.

Geçiş Dönemi

Başbakanlığa getirilen Recep Peker; SSCB ile olan gerginlik sonucu, ABD ağırlıklı bir dış politika izledi. Haliyle ekonomi ile de ilgili bazı liberal kararlar aldı.

Türk Lirası’nı;  % 50 oranında devalüe ederek, 1 doları; 2,8 TL yaptı; ithalatı kolaylaştıran, yabancı sermayenin ülkeye girişini teşvik eden kararlar aldı; iç ve dış ödemede, denk bütçe politikasına son verdi;     ağır sanayi yatırımlarını durdurdu.           

İthalatın kolaylaşması; 1947’de, cari açığın büyümesine yol açarken;  IMF’den ise sadece 5 milyon dolarlık bir kredi sağlanabildi.

Recep Peker’in başarısız olması ardından; hükümeti kuran Hasan Saka ve halefi Şemsettin Günaltay da benzer bir ekonomik politika izledi.

Buna karşılık; ABD’nin 69 milyon dolarlık Marshall Yardımı ile 24 milyon dolarlık kredi diliminden istifade edilebildi. Tahsis edilen 25,5 milyon dolarlık kredi dilimi ise iktidarın değiştiği 1950’ye kadar da kullandırılmadı.

Dikkati Çeken Olaylar   

Milliyetçi Kadroların Tasfiyesi

1945-1949 Döneminde, Mustafa Kemal’in yakın çevresinde yer alan veya milliyetçi ideolojiye sahip olan birçok siyasetçi, bürokrat ve işadamı; çeşitli gerekçe ve şekilde tasfiye olundu. Bu da; iktidarın, milliyetçilere; kapalı, liberallere ise açık olduğunu gösteriyordu.

Silah Sanayiinden Soba Sanayiine Geçiş

1925’ten itibaren, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne mühimmat üreten; ilk Türk uçak bombası ile denizaltılar için ilk Türk sualtı bombasını imal eden; bunun ihracatını yapan, Şakir Zümre; 1945 sonrasında, baskı ve ihalenin kesilmesi sonucu, soba üretimine geçmek zorunda kaldı.

Nuri Killigil Silah ve Mühimmat Fabrikası’nın Havaya Uçması

Mart 1949’da; Enver Paşa’nın kardeşi Nuri Killigil’in Sütlüce’deki silah ve mühimmat fabrikasında, bilinmeyen bir nedenle büyük bir patlama oldu. Patlamada; aralarında milliyetçi kimliği ile tanınan Nuri Killigil de olmak üzere 27 kişi hayatını kaybetti. Patlamanın ise bir sabotaj sonucu olduğu söylendi. Ancak; yapılan araştırmalar, ne hikmetse hep sonuçsuz kaldı; sebep ve failine ulaşılamadı.

1945-1949 Dönemi Önemli Sanayi Yatırımları

1946’da; Elazığ Tekel Şarap Fabrikası, 1947’de; Rize Çay Fabrikası, Eskişehir Demiryolu Takım Fabrikası, 1948’de; General Elektrik Fabrikası, 1949 ‘da; Filyos Sümerbank Ateş Tuğla Fabrikası işletmeye alındı.

1950-1953 Dönemi Sanayi Politikası

1950-1953 Döneminde; serbest piyasa ekonomisine dayalı, devletin; ekonomide aktif rol almaktan vazgeçtiği ve ekonomiye olan müdahalesinin en aza indiği, sanayileşmede özel sektörün öne çıkarıldığı, tüketime endeksli, bir plan ve programdan yoksun, liberal denilecek ölçüde; karma ekonomik bir modelin uygulamasına gidildi.

Menderes’in Bir Kadrosu Yoktu

Menderes; liberal sistemi inşa edecek, siyasete yön ve şekil verecek bürokratik bir kadroya sahip değildi. Var olan ise İsmet İnönü’ye yakın isimlerdi. Bunun için; öncelikle, 1945-1949 döneminde tasfiye olunan Mustafa Kemal’e yakın ya da milliyetçi kadro içinde yer alan isimlere başvurdu.

Oportünist ve pragmatik özellikteki bürokratlardan istifade etti. Ordu ile ilgili birçok hata yapmasına ve yerli yersiz sürtüşmesine neden olan, Mason bir çevreden gelen Ahmet Salih Korur’u; müsteşar olarak ataması ise yanlış bir karardı.

Sonuç olarak; temelde, Liberal ekonomiyi savunan; kendini; Liberal, Solcu, Milliyetçi, Anadolucu, Muhafazakâr olarak tanımlayan devşirme bir kadro oluşturdu.

Ordu’da Tasfiye

Haziran 1950’de; askeri darbe planladığı gerekçesi ile başta Genelkurmay Başkanı Orgeneral Nafiz Gürman olmak üzere, tüm üst komuta kademesinde yer alan; 15 general ve 150 albay, re’sen emekli edildi.

Menderes Efsanesi

Menderes’e göre; “iktidara gelenler, halktan sürekli fedakârlık istedi, O’na; sadece, istikbalde refahı taahhüt etti.”. O ise; almayı değil, vermeyi vaat etti.

Sanayi yatırımını; askıya aldı, bazı basma ve traktör fabrikasını; özelleştirdi, tank-uçak ve uçak motoru üreten tesisleri; kapattı, silah ve mühimmat fabrikalarında; üretime ara verdi, kalkınmada; tarım sektörünü öne çıkardı, büyük ölçekli altyapı yatırımına girişti.

Kayseri Uçak Fabrikası ile Ankara-Etimesgut Uçak Motor Fabrikası’nın kapanması ise o günün önemli bir tartışma konusu oldu.

Vergi indirimine; gitti, bazı vergileri kaldırdı, kredi faizlerini; düşürdü, KİT’ler ile sanayi alanında faaliyet gösteren sermayeye; ucuz ve kredili hammadde-ara ve yatırım malı desteği verdi, bazı tarım ürününün üretimini; sübvanse etti, makinalı tarımı özendirdi, ithalatı; % 60-65 oranında serbestleştirdi, fiyat kontrolünü; kaldırdı, maaş ve ücretlere zam yaptı, askerlik süresini kısalttı.

Kaynak olarak da; TC Merkez Bankası kaynakları ile Marshall Yardımı ve ABD kredilerinden istifade etti.

Ekonomik Mucize

1950-1953 Döneminde; yıllık ortalama büyüme hızı (sabit fiyatlar bazında); % 11,3 olurken, kişi başına gelir de % 8-8,5 oranında arttı. İhracat ise; 263,4 milyon dolardan, 392 milyon dolara yükseldi. Bu; bir ekonomik mucize olarak değerlendirildi, ekonomik mucize değerlendirilmesi de “Menderes Efsanesini” doğurdu.

1950-1953 Dönemi Önemli Sanayi Yatırımları

1952’de; İstanbul-Levent Eczacıbaşı İlaç Fabrikası, Santa Farma İlaç Fabrikası, Souıbb& Son İlaç Fabrikası, Bakırköy Aksu İplik Dokuma Fabrikası, Altınyıldız Mensucat ve Konfeksiyon Fabrikaları 1953’te; Bakırköy Ünilever Yağ Fabrikası, Adapazarı Şeker Fabrikası işletmeye alındı.

Yeni Sermaye Sınıfının Şekillenmesi

1948’de, Sedat Simavi tarafından kurulan “Hürriyet Gazetesi”; 1950’den itibaren, önemli bir gazete haline geldi. Matbaa makinelerini; Burla Biraderler’în aracılığı ile ithal etmesi ise bir dedikodu konusu oldu.

1944’te, Burla Biraderler’den; Bernar Nahum’u transfer eden,  ABD’de ilk Türk şirketi olan Ram Commercial ve yurtiçinde Koç Ticaret Büro Levazımatı AŞ’ni (Koç Sistem) kuran Vehbi Koç;  General Electric ile birlikte gerçekleştirdiği ampul fabrikası ile sesini duyurdu.

Tetico Teknik Ticaret AŞ (1950, mümessillik), Egemak (Traktör ve tarım makineleri) ve Haliç Bemis (1953) firmaları ile de iç ve dış ticarette; ismi çok duyulan bir kişi haline geldi.

Nejat Eczacıbaşı; Eczacıbaşı İlaç Fabrikası ile ilaç sanayiinde bir ilki gerçekleştirdi.

Raif Dinçkök; Bakırköy Aksu İplik Dokuma Fabrikası ile tekstil piyasasında tanındı. Tabii ki bunda İsak Lodrik’in de önemli bir rolü vardı.

Bodur ailesi; İstanbul-Edirnekapı’daki Penye Pamuk İpliği Fabrikası, Ülker ailesi de; Topkapı’daki Bisküvi Fabrikası yatırımı ile öne çıktı.

ABD’de inşaat mühendisliği eğitimi almış, Tekfen grubu kurucusu Feyyaz Berker-Nihat Gökyiğit-Nihat Akçağlılar için; inşaat-taahhüt işleri alanında, önemli bir fırsat vardı.

Kamil Yazıcı-İzzet Özilhan; herhangi bir iş konusunda bir ilk olma peşinde idi.

Neden?

Zira zengin olmanın, öne çıkmanın yolu; uluslararası bir şirketten distribütörlük almak, bir iş konusunda ilk olmak, tekstilden ve inşaat-taahhüt işinden geçiyordu.

Fırsatlar Ülkesi  

Adana; bir dönem, ülkenin önde gelen zenginlerinin ortaya çıktığı bir şehir oldu.

Neden?

Milli Kurtuluş Savaşı öncesinde, Adana’da; Nalbantyan, Gülbenkyan, Bezdikyan, Gökdereliyan vb zengin ermeni iş adamları vardı. Bunlar; Türk çiftçisi ile tüccarını, faiz batağında boğarak; geniş arazilere, çiftliklere sahip olmuşlardı. Kilikya Ermenistan Devleti’ni kurma girişimi ise onların sonu oldu. Haliyle sahip oldukları araziler, çiftlikler, çırçır tesisleri de boş kaldı.

Kayseri’den, Adana’ya gelen Nuh Naci Yazgan; biraz da siyasi gücünü kullanarak, arkadaşı Nuri Has-Mustafa Özgür ile birlikte; Milli Emlak’tan, Simyonoğlu Kumaş Dokuma Fabrikası’nı satın aldı. “Milli Mensucat” adını verdikleri bu farikayı, T. İş Bankası kredileri ile geliştirdiler,  kazançlarını arazi alımında değerlendirdiler. Bu da onları Adana’nın sayılı zenginleri haline getirdi.

Milli Mensucat Fabrikası’nda, “hamallık”, “işçi simsarlığı” yapan Hacı Ömer Sabancı; tasarrufu ile bir müddet sonra fabrikanın ortağı oldu, Kayserili arkadaşlarının izinden giderek; arazi, çiftlik satın aldı, Akbank’ın kuruluşuna iştirak etti.

1948’de; Adana’nın zengin ve hayırsever ailelerinden Bosnalı Salih Efendi’nin, un-çırçır fabrikasının selden zarar görmesi ve vefatı; Sabancı’nın önünü açan bir olay oldu. Zorda kalan, Bosnalı Salih Efendi’nin varisleri; Sabancı’yı, un ve çırçır fabrikasına ortak yaptı.

Sabancı; 1949’da, Alber Diyap ile birlikte pamuk ihracatına başladı,  1952’de; Adana’nın zengin ailelerinden biri olan Sapmaz ailesiyle Güney Sanayi Tekstil Fabrikası yatırımına girişti. Bu da;  O’nu, iş ve tekstil piyasasında tanınan bir kişi haline getirdi.

Adana’da hep üç “S” den söz edilir. Bunlar; Sabancı-Sapmaz-Sabuncu aileleridir.

Sabuncu ailesi; Kurtuluş Savaşı ardından, Malatya-Darende’den; Adana’ya, göç etmiş bir aile.

Mehmet Nuri Sabuncu; işe, sabun imalat ve ticareti ile başlamış. Tasarrufunu ise Adana’nın diğer zengin aileleri gibi arazi, çiftlik yatırımı şeklinde değerlendirmiş.

1948’de; Mersin Çukobirlik yağ fabrikasını kiralaması, 1951’de de Akdeniz Nebati Yağlar ve Tekstil Sanayi İşletmeleri A.Ş. Fabrikası’nın temelini atması, O’nu öne çıkaran olay oldu.

Tarsuslu İki Aile

Büyük toprak sahibi Eliyeşil ve Karamehmet ailesinin kurduğu Çukurova grubu; 1925’te satın aldığı Bez Dokuma Fabrikasını, 1932’de Türkiye’nin en modern tesisi haline getirdi. 1950’de de uluslararası şirketlerden aldığı biçerdöver, iş makineleri distribütörlüğü ile de adından söz ettirdi.

Sermaye Kesimini Belirleyen Bir Banka

1950’ de, Türkiye Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) kuruldu. Bankanın amacı ise özel sektörün gelişmesini sağlamaktı.

Banka; yatırım kredileri dışında, Marshall Yardımı ile ilgili nakdi fonların özel teşebbüse dağıtımında aracılık etti. Dağıtımda ise kimine; az, kimine; çok verdi, bazısını da dikkate bile almadı. Bu kararı ile de; sermaye kesiminde, adeta belirleyici bir rol oynadı.

KİT’lerde Yeniden Yapılanma ve Yeni KİT’lerin Kurulması

1952’de; hayvancılığı desteklemek amacıyla Et Balık Kurumu, 1953’te;  çimento üretimi yapan KİT’leri bir çatı altında toplamak için Türkiye Çimento Sanayi TAŞ, şeker pancarı üreticilerini destelemek gayesiyle de Şekerbank kuruldu.

Önemli Sosyal Olaylar

1950’de; Türk Milliyetçiler Derneği, Zonguldak Komünizm İle Mücadele Derneği, 1951’de de İlim Yayma Cemiyeti kuruldu.

1935’te kapatılan, 1948’de; İsmet İnönü tarafından faaliyetine izin verilen, Mason Dernekleri; 1952’de çıkan bir kanunla, meşru hale geldi. Halk Evleri’ne devredilen, Mason Dernekleri ve Türk Ocağı’na ait mallar da eski sahiplerine iade edildi.

İlim Yayma Cemiyeti’nin Kurulması

İlim Yayma Cemiyeti’nin temel amacı; İmam Hatip Liselerine, mali destek sağlamaktı. İlk yönetim kurulu ise, başkan; Seniyüddin Başak, (Saidi Nursi’nin avukatı) başkan yardımcısı; Vehbi Bilimer (Emekli kurmay albay), sekreter; Nazif Çelebi (Saidi Nursi’nin talebesi), muhasip; Cemalettin Tunç, üyeler; Yusuf Türel, Hamid Çağıl, Mazhar Sündüs’ten oluşuyordu.

Kurucuları arasında, Nur Cemaatinden gelenler ile Fahrettin Kerim Gökay gibi farklı özellikteki isimlerin bulunması da dikkati çekiyordu.

Türk Milliyetçiler Derneği’nin Kapatılması

1953’te; Türk Milliyetçiler Derneği üyesi olan, Hüseyin Üzmez; Malatya’da, ünlü gazeteci Ahmet Emin Yalman’a yönelik, silahlı bir saldırıda bulundu. Bu da; Ahmet Emin Yalman’ın, ağır bir şekilde yaralanmasına neden oldu.

Milliyetçiliğin; “rejim için bir tehdit olarak kabul edildiği” bir ortamda, bu olay; bahane oldu, dernek hakkında dava açıldı ve derneğin kapatılmasına karar verildi.

Kararı maksatlı bulan, 1944 Irkçılık-Turancılık davası sanıklarından, dernek başkanı; Sait Bilgiç de DP’den istifa etti.

Ne zaman, nasıl ve ne şekilde kuruldu?

Türk Milliyetçiler Derneği, 1950’de; Türk Kültür Ocağı, Türk Kültür Çalışma Derneği, Türk Gençlik Teşkilatı, Genç Türkler Derneği ve Türk Kültür Derneği’ne mensup gençlerin bir araya gelmesi ile kuruldu.  Başkan olarak da Bekir Berk seçildi.

Bekir Berk; Türkçü bir düşünceye sahipti, ancak; idealist değil, fırsatçı idi. Bu da; O’nun, daha sonra; kulvar değiştirerek, aşırı bir anti milliyetçi olmasına yol açtı.

Derneğin özelliği ne idi?

Dernek; millet ve milliyetçiliğin tanımı ve açıklaması konusunda, farklı düşünceye sahip gruplardan oluşuyordu. Türkçüler ile Anadolucular,  ağırlığı olan gruplardı. Bu nedenle oluşumu itibariyle; bir federasyon, düşünce grupları ile de; bir koalisyon özelliğinde idi.

Derneğin kapatılması ardından, Mehmet Emin Alpkan, A. Ferruh Bozbeyli, Hüsnü Demirkıran, Celal Erçikan, Orhan Okay, İdris Yamantürk ile birlikte bir grup genç; Milliyetçiler Derneği’ni kurdu.

Milliyetçiler Derneği; 1964’deki bölünmeye kadar da varlığını sürdürdü.

Ekonomik Mucizenin Kâbusa Dönüşmesi

1950-1953 Döneminde; tarım ürünlerine dayalı ihracatta, bir başarı sağlandı ise de; ithalatın hızla artması, altın ve döviz rezervini eritti. Haliyle 1953 sonu ile 1954’te bazı ithalat bedelleri ödenemedi. Bu da zafer sarhoşluğu içindeki iktidar için adeta bir şoktu.

Neden?

Savaş yılları hariç, 1946’ya kadar; iç ve dış ödemelerde, “denk bütçe” politikası izlendi. 1946’da; cari açığa, 1950’de; hem bütçe, hem de dış açığa izin veren mali bir politika kabul edildi.

İktidar; ABD yardım ve kredilerinin, sürekli olacağı varsayımına dayanarak; ABD’li uzman-teknik kadronun yönetim ve kontrolünde, haberleşme-ulaşım-enerji vb büyük ölçekli altyapı yatırımlarına girişti.

1950’den itibaren, ABD Marshall Yardımı ve kredileri hız kazandı;  yabancı banka ve şirketlerden kredi temini de kolaylaştı. Bu yardım ve krediler ise 1953’ten itibaren hız kesti.

Büyük ölçekli altyapı yatırımlarına girişilmesi; iş makinesi, kamyon, otomobil, akaryakıt, lastik, yedek parça, inşaat ve elektrik malzemesi, çimento vb. mallara olan talebi hızla arttırdı.

Teşvik ve desteğe rağmen, sermaye; bu malların üretimi yerine, bunların ithalatını tercih etti; tüketiciden gelen talep ile birlikte kumaş, beyaz eşya vb. malların ithalatına da ağırlık verdi.

1951’de düzenlemesi yapılan, “Yabancı Sermayeyi Teşvik Kanunu’na” rağmen; yabancı sermayenin ciddi bir yatırımı olmadı.

Her ne kadar, KİT’lerin özelleştirilmesi konusunda; bir söz verildi ise de, istisnalar dışında KİT’lerin özelleştirilmesine gidilemedi. Yerli sermayenin; yetersiz, yabancı sermayenin; ilgisiz olması ise bunun nedeni idi.

Kore Savaşı sonrasında; tarım ürünleri fiyatının düşmesi, ihracatı olumsuz yönde etkiledi.

ABD Marshall Yardımı ve kredileri; bir projeye bağlı olduğundan, bunların; “cari açığı kapatmada”, kullanılması da mümkün olmadı.   

Enflasyonun Yükselişe Geçmesi

Mali kriz;  hem cari açık, hem de bütçe açığı ile ilgili idi. Diğer bir ifade ile “ikiz açık” denilen, bir olay ile karşı karşıya kalınmıştı. Cari açık; ithalat bedelinin ödenememesine neden olurken, bütçe açığı da;  enflasyonun yükselişe geçmesine yol açtı.

Niçin?

Sanayi yatırımını askıya alması, ekonomik olmadığı gerekçesiyle bazı KİT’leri kapatması, savunma sanayiinde tasarrufa gitmesi; devlet harcamalarında bir tasarruf sağladı ise de, KİT’lerin; sanayi alanında faaliyet gösteren özel teşebbüse, ucuz-kredili ham-ara ve yatırım malı desteği vermesi; KİT’leri, karlı kuruluşlar olmaktan çıkardı.

Vergi indirimine gitmesi, bazı vergileri kaldırması, teşvik ve sübvansiyonlar; ekonomide hızlı bir büyümeye yol açtı ise de, vergi gelirinde; beklenen artışı sağlamadı. Bu da; bütçe açığına, bütçe açığı; TC Merkez Bankası kaynaklarına başvurulmasına, TC Merkez Bankası kaynaklarına başvurulması da enflasyonun yükselişe geçmesine neden oldu.

Sorumlusu kim?

Menderes’e göre; “ülkenin döviz darboğazına girişinin sorumlusu,     sermayenin beceriksizliği idi”. Halk ise; bundan, dış ticarette halen etkin olan; gayrimüslim sermayeyi sorumlu tuttu.

Dünya Bankası İle Arasının Açılması

Dünya Bankası, “kullandırdığı kredilerin; ABD’li uzman-teknik kadronun yönetim ve kontrolündeki projeler ile sınırlı olduğunu, bunun dışında kullanılamayacağını, Türk Lirası’nın; aşırı değerli hale geldiğini, bu nedenle de devalüasyona gidilmesi gerektiğini” söylüyordu.

Dünya Bankası’nın, böyle bir açıklama yapması ise; Menderes’i, adeta çileden çıkardı. Bozulan ilişkiler de 1966’ya kadar düzelmedi.

ABD Kredi Başvurusunun Boşa Çıkması

Menderes; Düyun-u Umumiye’ye olan son taksit ödemesinin rahatlığı içinde, 300 milyon dolarlık yeni bir kredi için ABD’ye gitti. Ancak; 300 milyon dolar kredi yerine, 30 milyon dolarlık bir bağış ile geri döndü.

 

DEVAM EDECEK

Escort Kayseri Escort Ardahan Escort Balıkesir Escort Nevşehir Escort Muş Escort Tunceli Escort Niğde Escort Şırnak Escort Giresun Escort Çanakkale Escort Manisa Escort Afyonkarahisar Escort Tekirdağ Escort Kars Escort Ankara Escort Polatlı Escort Mamak Escort Çankaya Escort Haymana Escort Sincan Escort Keçiören Escort Pursaklar Escort Etimesgut Escort Aydın Escort Kırklareli Escort Trabzon Escort Ordu Escort Konya Escort Siirt Escort Kahramanmaraş Escort Artvin Escort Kilis Escort Yalova Escort Batman Escort Van Escort Eskişehir Escort Antalya Escort Muratpaşa Escort Kemer Escort Kaş Escort Alanya Escort Konyaaltı Escort Manavgat Escort Kumluca Escort Tokat Escort Bayburt Escort İstanbul Escort Sancaktepe Escort Bağcılar Escort Kayaşehir Escort Mecidiyeköy Escort Fulya Escort Beşiktaş Escort Zeytinburnu Escort Kartal Escort Tuzla Escort Küçükçekmece Escort Üsküdar Escort Merter Escort Güngören Escort Sarıyer Escort Bayrampaşa Escort Çatalca Escort Esenler Escort Bakırköy Escort Kadıköy Escort Maltepe Escort Şerifali Escort Çekmeköy Escort Kağıthane Escort Beylikdüzü Escort Başakşehir Escort Kurtköy Escort Beykoz Escort Ataşehir Escort Sultanbeyli Escort Esenyurt Escort Fatih Escort Eyüpsultan Escort Avcılar Escort Büyükçekmece Escort Beyoğlu Escort Nişantaşı Escort Pendik Escort Bahçelievler Escort Ümraniye Escort Şişli Escort Kocaeli Escort İzmit Escort Gebze Escort Karaman Escort Ağrı Escort Rize Escort Adana Escort Seyhan Escort Çukurova Escort Amasya Escort Erzincan Escort Kastamonu Escort Malatya Escort Yozgat Escort Mersin Escort Anamur Escort Yenişehir Escort Akdeniz Escort Erdemli Escort Mezitli Escort Silifke Escort Edirne Escort Çorum Escort Gaziantep Escort Şehitkamil Escort Şahinbey Escort Nizip Escort Isparta Escort Karabük Escort Düzce Escort Gümüşhane Escort Kırıkkale Escort Bartın Escort Burdur Escort Uşak Escort Adıyaman Escort Muğla Escort Dalaman Escort Marmaris Escort Milas Escort Datça Escort Fethiye Escort Bodrum Escort Samsun Escort İlkadım Escort Atakum Escort Aksaray Escort Bilecik Escort Şanlıurfa Escort Zonguldak Escort Osmaniye Escort Sakarya Escort Bingöl Escort Kütahya Escort Elazığ Escort Bursa Escort İzmir Escort Konak Escort Çeşme Escort Gaziemir Escort Buca Escort Bayraklı Escort Karşıyaka Escort Urla Escort Balçova Escort Bornova Escort Bergama Escort Çiğli Escort Bolu Escort Bitlis Escort Diyarbakır Escort Sivas Escort Iğdır Escort Denizli Escort Sinop Escort Erzurum Escort Kırşehir Escort Çankırı Escort Mardin Escort Hatay Escort Hakkari
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.