betexper
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü Ocaklarıdövizakpchpmhp
DOLAR
8,6790
EURO
10,1809
ALTIN
491,77
BIST
1.392
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Salı Parçalı Bulutlu
25°C
Çarşamba Parçalı Bulutlu
23°C
Perşembe Sağanak Yağışlı
18°C
Cuma Parçalı Bulutlu
21°C

SURİYE – EKRAD – İDLİB

SURİYE – EKRAD – İDLİB
14.04.2016
0
A+
A-

         Ali BADEMCİ 

alibademci@gmail.com

 

Selçukiler ile Karakoyunlular ve Akkoyunlular devrinde  bu dağ silsilesinin adı Dede Korkud’da Qazıqurd’dan mülhem Qurd Dağları’dır. Ayrıca bölgenin haşin tabiatını ancak  bu ifâdenin karşıladığını hesaba katma zarureti vardır. Bunların dışında  elbette Suriye içinde    Ekrad olarak adlandırılan   dağ bulunabilir. Bugün  yakın komşumuz  İran’da birçok yerleşim bölgesi Türk aşiret adları ile anıldığı halde  şu zamanda orada  Türk göremiyoruz.

 

 

 

Türkiye’deki kadar, sözüm ona aydın denen manyak dünyanın hiçbir yerinde yoktur! Nasıl oluyor da bu memleketin eğitim ve kültür hayatı yerinde duruyor  anlamak mümkün değil. Şimdi bir de araştırma ve bilgi şirketleri çıktı; bunlar kendilerine bilgi bankası da diyor! Suriye’de yer adları telâffuz ediyorlar ki hep yanlış; birine açıp telefonu sordum da “Biz masa başında çalışırız, haritadan anlamayız, araştırmalarımızı dünya ansiklopedilerinden yapıyoruz. Çoğu zaman buna da gerek yok yapılan açıklamaları doğru kabul edip ifâde edilen dilden çeviriyoruz. Haritalarımız da çevirmedir biz coğrafyacı değiliz ki.” demez mi? Hele şu süper günlük gazeteler var ya yazdıkları her şey yanlış! Sonra durumu hiç bilmeyen vatandaş veya yazar çizer takımı bu gazete bilgilerini belge diye kullanıyor!

 

Konumuz Suriye, buradaki savaş altıncı yılına girdi! Elbette ülke hakkında tarih, dil, kültür, etnisite, coğrafya, demografi gibi bilgiler hakkında herkes donanımlı değildir. Üstelik birkaç bilim konusu olduğu için akademisyenlerimiz de bocalayabilir! O zaman ukalalar ve şarlatanlar nereden çıkıyor, tabii ki hiçbir şey bilmediği veya eğitimli olduğu dahi şüpheli olan kiralık kalemler, her şeyi bildiğini sanan kendini beğenmişler vs.! Ne yapacağız da bunların elinden kurtulacağız; kurtulamayız kardeşim  biz böyle bir toplum olduk çıktık! Bakınız ümidimiz akademisyenlerde, onlar ne kadar hassas ve bilgili olursa yarının nesilleri çocuklarımız da o nisbette sağlam yetişirler! Lâkin onlar da hiç özel kütüphane, yani kendilerine ait kitap kullanmıyorlar; ya umumî kütüphanelerin belli mesai ile sınırlı odalarına kendilerini atıyorlar veya “PDF Kütüphane” kullanıyorlar. Dolayısıyla çalışmaları pek aceleye geliyor ve  PDF metin olarak birçok şeyi de  bulamıyorlar!

 

Suriye hadiseleri başladığından beri yapılan bir hatâ var; meşhur “Cebel-i Akra” dağını bizimkiler “Cebel-i Ekrat” yaptı, çıktı! Bu dağa coğrafyacılar  “Keldağ” derler ki güney sınırımızda, yani Hatay’ın batısında Amanos Dağları’nın başladığı yerdir. Evliya Çelebi de geçer; Yavuz Selim “Ben olsaydım bu dağa  Tütün Dağı derdim” gibi bir lâf da edilmiş! Bizim yörede bu dağ “Çakşır Otu” ile meşhurdur. Bu dağın batısı deniz, güneyi Suriye Kuzey ve Doğu istikameti ise Türkiye’dir! Ne bir Kürt yerleşimi var ne de bugüne kadar olmuş, üstelik dağın tam tepesinde Denizgören adlı bir Türk köyü bulunmaktadır! Daha aşağıda Yayladağı ve Samandağı’na doğru köyler  Eğerçi, Çandır gibi Türkmen aşiretlerinin adlarını taşır! Suriye’ye bakan tarafta ise bugün çoğunluğu Ermeni yerleşimi olan Keseb adlı bir nahiye bulunmaktadır ki, Yayladağı’ndan camisi görülür ve eski adı  “Kasab”dır; Türkler tarafından kurulmuştur. Tehcirden sonra Haleb’e göçen bazı varlıklı  Ermeniler sonradan buraya getirilip yerleştirilmiştir. Keseb’den biraz daha inerseniz iki adet Nusayri sanılan Bedrusi köy vardır ki bundan öte Basit veya Bucak nahiyesi  Lazkiye’ye birleşir ve silme  Türkçe konuşan Türkmendir.

 

Bir diğer yanlış Hatay’ın doğusunda Suriye ile sınırımızı çizen ve çoğu yerde insan yaşamayan  hafif tepelik  ve toprağı olmayan leçelikler; sanki kilittaşı ile örülmüş gibi Kilis’e kadar devam eden dağ silsilesidir. Bu dağlara Osmanlı’nın belli bir döneminden sonra Kürd Dağları denilmiştir ki bunun etnik anlamda kullanıldığını hiç sanmıyoruz. Çünkü ovada cinayet işleyen ve devlete karşı kanunsuzluk yapanların sığındığı, Türkülerimizi kadar giren “Suriye Dağları”  işte bu tepeliklerdir ve verimsiz, insansız olan bu taş yığınları o kadar da ıssızdır. Kaldı ki eski tarihlerde buradan Kırıkhan ve birçok Amik yerleşim bölgesine gelen Kürtler şu anda “Kürdüz” bile demezler ve bu lisanı katiyen kullanmazlar. Halbuki Selçukiler ile Karakoyunlular ve Akkoyunlular devrinde  bu dağ silsilesinin adı Dede Korkud’da Qazıqurd’dan mülhem Qurd Dağları’dır. Ayrıca  bölgenin haşin tabiatını ancak  bu ifâdenin karşıladığını hesaba katma zarureti vardır. Bunların dışında elbette Suriye içinde Ekrad olarak adlandırılan   dağ bulunabilir. Bugün yakın komşumuz  İran’da birçok yerleşim bölgesi Türk aşiret adları ile anıldığı halde  şu zamanda orada  Türk göremiyoruz.

 

Bir önemli hatayı da bizim milliyetçiler ve Bayırlı aydınlar yapıyor. Suriye’de Türkler ve Türkmenler’den bahsederken Halep-Hama-Lazkiyye vilayetlerini ayıran İdlib vilâyetini kimse hesaba katmıyor. Bu vilâyetin köyleri ve ilçeleri  Bayır-Bucak ile iç içe girmiştir. Ayrıca Hatay’ın güney doğusunun tam doğusudur. Suriye’nin 14 vilâyetinden küçüklüğü itibariyle üçüncüdür. Buradan küçük iki vilâyet daha vardır. Savaştan önceki nüfusu merkezle birlikte 1,5 milyon civarındadır. Yine merkez dahil  beş ilçesi bulunmaktadır, ki bunlar İdlib, Maaret, Cisrişuğur,  Eriha ve Harim’dir. Cisir’e  bağlı köylerin birçoğu Türk olduğu halde Arapça konuşurlar. Mesela bir ilçe büyüklüğünde olan ve Hatay hududunun  sıfır noktasında yer alan  Derküş birçoğumuzun yakın akrabalarını bulunduğu bir  kasabadır. Harim hemen Reyhanlı’ya bitişiktir gidiş geliş yapanlara sorun,  durumu anlatır. En büyük ilçe Cisrişuğur Bayırlılar’ın çoğu tarafından iyi bilinmektedir ve burası Halep Türkmenleri’nin   denize açılan kapısıdır. Suriye de birçok askeri ve sivil bürokrat  İdlipli’dir. Ne kadar Türk olduğunu elbette bilmiyoruz, fakat vardır ve üzerinde çalışılması gereklidir. Hemen hemen Halep’den hiç farkı yoktur.

 

Muhabbetle.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Porno Gratuit Porno Français Adulte XXX Brazzers Porn College Girls Film érotique Hard Porn Inceste Famille Porno Japonais Asiatique Jeunes Filles Porno Latin Brown Femmes Porn Mobile Porn Russe Porn Stars Porno Arabe Turc Porno caché Porno de qualité HD Porno Gratuit Porno Mature de Milf Porno Noir Regarder Porn Relations Lesbiennes Secrétaire de Bureau Porn Sexe en Groupe Sexe Gay Sexe Oral Vidéo Amateur Vidéo Anal