buca escort

Ayakkabı Bot ve çizme Günlük ayakkabı Bot ayakkabı modelleri Çizme ayakkabı Terlik ayakkabı Sandalet Babet Spor ayakkabı Topuklu ayakkabı İç giyim Mayo Çorap Fantezi giyim İç çamaşır takımları Sütyen Gecelik Pijama takımı Gece elbisesi Plaj giyim Giyim Büyük beden Tesettür Etek Trenckot tarz eşofman takımları bayan Mont Gömlek Pantolon T-shirt Sweatshirt Kırmızı elbiseler Ceket Çanta Çanta aksesuarlar Bebek bakım çantası Spor çanta Okul çantası Laptop çantası Portföy çanta Bel çantası Postacı çantası El çantası Sırt çanta Bebek bakım çantası Omuz çantası

beylikdüzü escort
ilbet
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
18,8302
EURO
20,2145
ALTIN
1.134,51
BIST
4.930,18
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Çok Bulutlu
3°C
İstanbul
3°C
Çok Bulutlu
Çarşamba Hafif Yağmurlu
5°C
Perşembe Çok Bulutlu
5°C
Cuma Çok Bulutlu
6°C
Cumartesi Çok Bulutlu
7°C
Antalya Kumluca Konyaaltı Manavgat Muratpaşa Kaş Alanya Kemer aksu Döşemealtı kepez demre elmalı finike gazipaşa korkuteli serik

ŞEHADET VE ÜLKÜCÜLER

ŞEHADET VE ÜLKÜCÜLER

Gazi KARABULUT

 

 

27 Mayıs, ülkücü hareket açısından hüzün ve gururun adı olarak tarihe geçiyor artık. Büyük devlet adamı Gün Sazak Bey’in şehadet gününe atfen, Ülkücü Şehitler Haftası, olarak yad ediliyor.

Burada bize düşen ciddi sorumluluklar vardır. Bu düşünceden hareketle iki yazıyı birleştirerek bir değerlendirme ortaya koymaya çalıştım. Birincisi şehadet kervanının yüreğimizde bıraktığı hüzün nameleri, diğeri de şehadetlerin ardından yaşanan 12 Eylül cenderesinin  neticesinde yaşanan korkunç yılgınlığa Başbuğ’un kükreyişi ile verilen cevabın aşıladığı ümidi ifade ediyor.

Buyrun muhasebeye…

“Hatırlatmak, yeniden ıstırap yüklü satırlarla yüreklere sızı salmak değil niyetim.  Ancak tam da “Yarınki Türkiye’nin kurucuları, yaşama zevkini bırakıp yaşatma aşkına gönül veren, sabırlı ve azimli fakat gösterişsiz ve nümayişsiz çalışan ruh cephesinin maden işçileri olacaktır.” İfadesindeki ile birebir örtüşen yurdu yaşatmak için can veren şehitler kervanını yad etmeden olmaz.

Hani kız kardeşi anlatıyor ya:

Ağabeyim Ruhi’nin şehit düştüğü gün rüyamda Belen geçidini aşıp gelen binlerce insanın omuzlarında Al bayraklı tabutu görmüştüm. Düşümde bura neresi diye sorduğumda, Belen geçidi olduğunu bu geçitten sonra Cennet’e ulaşıldığı belirtildi. Ben o güne kadar Belen geçidini hiç görmemiştim. Rüyamı rahmetli anama anlatınca “İnşallah hayırlısı olur yavrum” demişti ve o günün ertesinde ağabeyimin şahadetinin haberi gelmişti. Sonraki yıllarda o Belen geçidini rahmetli Mustafa Ekerin cenazesine giderken gördüm. Osmaniye de görev yapan kıymetli bir ağabeyimizin memleketiydi Reyhanlı, olayı duyunca bizde gitmek istemiştik, o gün rüyamda gördüğüm Belen geçidi gözlerimin önündeydi, tıpkı rüyamdaki gibi bütün çevrede bulunan ülkücüler şehit kardeşimize dokunabilmek için Reyhanlı’nın yoluna koyulmuşlardı…

Evet işte Osmaniye’nin kavruk yüzlü, bozkurt bakışlı, Hamza duruşlu ve Ülkücü Hareketin ilk şehidi idi Kılıçkıran. 

Ve ardından yürek burkan Bedir yüzlü şehitler kervanı.

Bir kez daha hatırlayalım:

“Tıpkı Başbuğ’un ”Çoğu zaman rüyalarıma girerler. Sanki geçit resmi yapar gibi. Gözlerimin önünden geçerler. Oruç Reis ile kol kola yürür Yusuf İmamoğlu, Dursun Önkuzu, Süleyman Özmen, Erdem Arabacı gibiler. Uykularım kaçar, kalkar Cenab-ı Hakka sığınır dualar okurum. Ercüment’im gelir aklıma. Mezar bile dar gelmişti yavruma. Mezara sığmamıştı.” dediği gibi benimde çoğu zaman yüreğimin ortasına otururlar. Hayret eder, hayran kalır, titreyip kendime dönmeye çalışırım o şehitlerin mücadelelerini dinledikçe, okudukça ve anlattıkça…

Ve ben de bölerim uykularımı, hiç olmazsa bir Yasin okuyayım, der onların ruhlarını şad etmeye çalışırım.

Aklıma gelir Mustafa Yardımcı’nın şehadetinden 155 gün sonra açılan mezarından o pak naşının defnedildiği şekli ile durması ve kurşun yediği yerden hala kan damlaması..

Göz yaşlarına boğulurum, Halil ile Selçuk’un “gelinlik” hikayelerini anlatırken ve Halil Esendağ ile Selçuk Duracık’ın idam sehpasına şehadet getirerek gidişi; idamlarının ardından mübarek naaşlarının Kıble istikametinde duruşu ile titrer yüreğim derinden.

Ardından Ali Bülent Orkun’un ailesine yazdığı mektubu okurum hıçkırıklarla:

“Sevgili anneciğim, babacığım,
 
İdamım bir hafta daha ertelendi. Çok mutlu oldum. Sanmayın ki korkumdan. Korkmak ne kelime? Ben Allah’a kavuşmak ümidi ile bekliyordum bu günü. Ama yeni bir hatime başlamıştım. İdam edilseydim o hatimim yarım kalacaktı. Çok şükür ki bu bir haftalık sürede hatmimi tamamlayabileceğim. Sevincim işte bundandır.”

Yine dönemin cellatları tarafından idam sehpasına sunulanlardan biri Cengiz Baktemur düşer yâdıma:

Derler ki, “Pişmanım, dersen idamını müebbede çevirebiliriz.” Bunun üzerine Cengiz Baktemur, “Hayır” der, büyük bir kararlılıkla. “O zaman inancımdan pişman olmuşum demektir.” 
 
Bunun üzerine idam sehpasına götürürler tam seher vaktinde. Ve son isteğini sorarlar. Kur’an ve bayrak ister. ”Bu saatte nereden bulalım Kur’an ve bayrağı” dediklerinde, gidin hücremden getirin der.

Hücresinden okuna okuna yıpranmış bir Kur’an-ı Kerim ile, öpüle öpüle solmuş bir bayrak getirirler.

Son bir defa her ikisini de öpüp başına koyar ve kelime-i şehadet getirerek idam edilir.
Aslında orucunu açtıktan sonra kurşunlanan yol başçısı Ruhi Kılıçkıran ile başlar yüreğimdeki sızı…
 
Dalarım o destansı kahramanların Bedrin Aslanlarını hatırlatan şehadete yürüyen aşklarına…
 
Bir yanım Önkuzu olur patlar ciğerlerim, öbür yanım kanlara bulanan bir ekmek filesi gibi okul bahçesinin orta yerinde kalır Özmen vari.
 
Dayanmaz olur soğukta ter döktürür; karlı bir günde tipiye inat taşınan Mustafa Erol’un naşı…
 
Göze pınarlar kuruyup, canım içre canım giderken Gün Sazaklar düşer toprağa ve kervan Ak bir Yıldız ile devam eder ebed yolculuğuna.

Her biri kor olur kavurur içimi…

Ardından ettiğimiz yeminler aklıma gelir:

Yastığımız mezar taşı 
Yorganımız kar olsun
Biz bu yoldan dönersek
Namus bize ar olsun” nidalarıyla…”

İşte bu nidanın bozkurt kükremesi yeniden kervanı yola dizecekti…

Alparslan Türkeş,  1985 yılında cezaevinden çıktığında “Nerede kalmıştık?” anlayışı ile yeniden yola revan olurken şu ifadeleri kullanıyor.

Çok çile çektim, sürgün oldum, eza ve işkencelere tabi tutuldum. Ama vaz geçmeyi hiç düşünmedim.”

Evet, kaderini milletin kaderine bağlamış, milletinin mutluğunu kendi mutluluğu olarak görmüş bir hareketin liderinden başka bir yaklaşım beklenemezdi.

Nitekim o zor dönemlerde 12 Eylül’ün silindiri altında tar-umar olmuş bir hareketin mensupları ümitsizlik girdabında kıvranıp tam da havlu atacakken o ses yine devreye girecek ve “Kafamı bozmayın ilkokul çocuklarından başlarım.” diyecekti.

Ömrü sürgünlerle, hapislerle, işkencelerle, kadir bilmezlerin ihanetleri ile geçen ve her defasında da aynı iman ile koşan bir Başbuğ; emaneti, Türk Milletinin vefa sahibi evlatları ülkücülere bırakarak, bağımsızlık ateşini yakarak at üstünde ölen yiğit gibi; Afşinlerin, Yamtarların, Alparslanların, Kürşatların uçmağına  gidecekti.

Ve bugün…

Ülkücüler ne yapıyor, neler yaşıyor ve ne yapmalıdır?

Herhalde en çok üzerinde durulması gereken hususlar bu mevzular olsa gerek.

Elbette varlığını milletine adamış bir hareketin mensupları özellikle de yine Başbuğ’un ifadesi ile “Ülkücü Aydınlar Kadrosu kalkınmanın temel harcı olacaktır.” anlayışı mukabilinde Ülkücü münevverler, ülkücülerin bugünü ve yarını adına fitneye kapıları kapatarak çözüm dolu somut yaklaşımlar ortaya koymaktadır/koymalıdır.

Özellikle, her tür siyasal beklenti ve kaygıdan uzak durarak, Türk Milliyetçili fikrinin, Ülkücü şuurun, Milli Ülkülerin yeni nesle aktarımı vazgeçilmez bir öncelik olmalıdır.

Bu husus hep diri tutulmalıdır. Yine Hüseyin Nihal Atsız’ın “Türkçülük ülküsü, bizden amansız bir vazife ahlakı istiyor.” dediği gibi, bu vazife arınmış bir gönül ve inanmış yüreklerle yapılmalıdır.

Atsız bu düşüncesinin gerekçesini şöyle izah eder:

Türkçü, milletine bir hizmet yaparken bunu beğenilmek için değil, bunu vazife bildiği için yapar ve yapacağı en büyük hizmetin bile, adı sanı bilinmeden ölüp mezarsız yatan şehitlerin hizmeti yanında pek küçük kalacağını bilir.”

Yine Atsız’a göre “Milli ülküler, yüzyıllar boyunca değişmeden yaşar. Değişen tarafları ana çizgileri değil, teferruat veya taktiğidir.”

İşte o milli ülküler, günümüzde anlam kaymasına uğrama tehlikesi ve tehdidi ile karşı karşıyadır.

Nedir bu anlam kayması yada kavramlara herkesin dilediği manayı yükleyerek dilediği şekilde kullanmasına sebep olacak tehlike?

Bu husus, ülkücü düşünür, yazar, siyasetçi ve fikir ehillerince; çalıştaylar, paneller, atölye etkinlikleri ve bilumum faaliyetlerle ele alınarak raporlar, broşürler, makaleler, kitaplar ile ortaya konulmalıdır.

Böyle bir çalışma talebinin altında yatan ana sebep; ülkücü ideolojinin dünden bugüne sağlam temellerinin, bilinçli veya bilinçsiz kişi, kurum ve yapılarca zedelenme ihtimali endişesidir.

İşte onun için diyorum ki!

Ülkücü olduğunu söyleyen ve buna gönülden iman eden herkes, bu şuurun nesilden nesile aktarımını ana vazife olarak telakki etmelidir.

Unutmayalım ki bizler, bugün büyük bir aşk ile ülkülerimize bağlı olmamızı, bizden önceki neslin  “ Ölmeğe vatan yahşi” diyerek varlığını feda eden ve bu fedakarlığı yaparken ülkülerini yaşayıp anlatanlara borçluyuz.

Yıllar sonra da aynı şuurun devamı, bizlerin “yorulmak” kavramını unutarak ülkülerimizi yaşatma ideali şuuru ile yeni nesile aktarmamız ile mümkün olacaktır.

Peki nedir bırakacağımız emanet?

Onu da emanetin sahibinden ifade edelim.

İçimizde Tanrı Dağı’ndan taşıdığımız Ergenekon seddini eriten ateş, gönlümüzde, zihnimizde Hira Dağı’ndan doğan güneşin ışığı var. Biz Müslüman Türk’ün öz nizamını, milli nizamı temsil eden milli hareketiz.”

 

Escort Kayseri Escort Ardahan Escort Balıkesir Escort Nevşehir Escort Muş Escort Tunceli Escort Niğde Escort Şırnak Escort Giresun Escort Çanakkale Escort Manisa Escort Afyonkarahisar Escort Tekirdağ Escort Kars Escort Ankara Escort Polatlı Escort Mamak Escort Çankaya Escort Haymana Escort Sincan Escort Keçiören Escort Pursaklar Escort Etimesgut Escort Aydın Escort Kırklareli Escort Trabzon Escort Ordu Escort Konya Escort Siirt Escort Kahramanmaraş Escort Artvin Escort Kilis Escort Yalova Escort Batman Escort Van Escort Eskişehir Escort Antalya Escort Muratpaşa Escort Kemer Escort Kaş Escort Alanya Escort Konyaaltı Escort Manavgat Escort Kumluca Escort Tokat Escort Bayburt Escort İstanbul Escort Sancaktepe Escort Bağcılar Escort Kayaşehir Escort Mecidiyeköy Escort Fulya Escort Beşiktaş Escort Zeytinburnu Escort Kartal Escort Tuzla Escort Küçükçekmece Escort Üsküdar Escort Merter Escort Güngören Escort Sarıyer Escort Bayrampaşa Escort Çatalca Escort Esenler Escort Bakırköy Escort Kadıköy Escort Maltepe Escort Şerifali Escort Çekmeköy Escort Kağıthane Escort Beylikdüzü Escort Başakşehir Escort Kurtköy Escort Beykoz Escort Ataşehir Escort Sultanbeyli Escort Esenyurt Escort Fatih Escort Eyüpsultan Escort Avcılar Escort Büyükçekmece Escort Beyoğlu Escort Nişantaşı Escort Pendik Escort Bahçelievler Escort Ümraniye Escort Şişli Escort Kocaeli Escort İzmit Escort Gebze Escort Karaman Escort Ağrı Escort Rize Escort Adana Escort Seyhan Escort Çukurova Escort Amasya Escort Erzincan Escort Kastamonu Escort Malatya Escort Yozgat Escort Mersin Escort Anamur Escort Yenişehir Escort Akdeniz Escort Erdemli Escort Mezitli Escort Silifke Escort Edirne Escort Çorum Escort Gaziantep Escort Şehitkamil Escort Şahinbey Escort Nizip Escort Isparta Escort Karabük Escort Düzce Escort Gümüşhane Escort Kırıkkale Escort Bartın Escort Burdur Escort Uşak Escort Adıyaman Escort Muğla Escort Dalaman Escort Marmaris Escort Milas Escort Datça Escort Fethiye Escort Bodrum Escort Samsun Escort İlkadım Escort Atakum Escort Aksaray Escort Bilecik Escort Şanlıurfa Escort Zonguldak Escort Osmaniye Escort Sakarya Escort Bingöl Escort Kütahya Escort Elazığ Escort Bursa Escort İzmir Escort Konak Escort Çeşme Escort Gaziemir Escort Buca Escort Bayraklı Escort Karşıyaka Escort Urla Escort Balçova Escort Bornova Escort Bergama Escort Çiğli Escort Bolu Escort Bitlis Escort Diyarbakır Escort Sivas Escort Iğdır Escort Denizli Escort Sinop Escort Erzurum Escort Kırşehir Escort Çankırı Escort Mardin Escort Hatay Escort Hakkari
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.