ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacak
DOLAR
16,3777
EURO
17,5749
ALTIN
974,03
BIST
2.450,84
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Açık
27°C
İstanbul
27°C
Açık
Cuma Açık
27°C
Cumartesi Açık
28°C
Pazar Az Bulutlu
25°C
Pazartesi Az Bulutlu
26°C

PROTO VE NEO-OSMANLI

PROTO VE NEO-OSMANLI
28.12.2017
0
A+
A-

           Ali BADEMCİ

           alibademci@gmail.com

 

 

 

Osmanlı “Ortadoksî” ve “Heteredoksî” inançları artık gün yüzüne çıkmalıdır; bilindiği kadarı ile kuruluş safhasında Alaeddin’den başka belirgin “Sünnî” yoktur! Ya şu çok konuşup da hiç doğruyu görmediğimiz “Yeniçeri Ocağı” için ne dersiniz! Gazneli-Karahanlı-Selçuklu-Memlûk gulâmlarından farkı nedir? Bu günlük bu kadar!

 

 

PROTO VE NEO-OSMANLI

 

Sanki, ilk veya kuruluş Osmanlısını halletmiş, bırakın el-alemi kendi çocuklarımıza tam anlatmışız, ki 2000’lerden sonra bir de “Neo-Osmanlı” veya “Osmanlıcılık” çıkardık! İşin içinde,  ömrünü bu işe vermiş bilim adamları olsa, tartışmaya açacak  veya değerli bulacaksın! Böyle bir şey yok, derleme toplama  siyaset adamları! Siyaset adamları dedik de keşke böyle olsalar, neredeyse  şu “Stratejik Derinlik” komedyası ile   devlet gemisini karaya oturtacaklardı da, bilerek veya bilmeyerek milliyetçiler imdada yetişti; devlet erki rahat bir nefes aldı! Tabiî olarak bunlar ilk bakışta görülmüyor; hatta politize olmuş şahıslar işi şaka sanıyor! Doğrusu günümüzü iyi anlamak ve kimlik problemlerinden kaynaklanan  sisli havadan kurtulmak değil miydi? Elbette her milliyetin ilmi hüviyet kazanmış  geleneklerden oluşup da zamanla bilime tahvil olan  bir devlet anlayışı vardır; bu anlayış da mutlaka çağa uymakla  güçlendirilebilir  ve “Siyaset Belgesi” adını alır! Böyle bir oluşum  elbette devleti yaratan  toplumun   maddî-manevî yapısı ile ilgilidir! Aradan bir çivi çakmayı denerseniz o çivi yerine oturmaz ve eğik kalır!

 

Son yüz yılda Osmanlı’nın ortaya çıkışı  ve kuruluşu ile ilgili  bir hayli çalışma yapılmıştır; ne yazık ki herşeyde olduğu gibi bu konuda da batılıların kırık dökük  görüşlerini  inceleyerek doğruyu bulmaya çalıştık! Hani şu Paul Wittek meselesinde olduğu gibi! Ne yapabildik,  kuruluş ve ortaya çıkışla ilgili doğru bilgileri toplumlaştırabildik veya eğitime aktarabildik mi? Ne gezer! Bir kere bu devleti kuranların  efsanevî atası Süleyman Şah kimdir,  naklettiğimiz mezarı ve bilmediğimiz kişiliği doğru mudur, yoksa gerçek olan  Kutalmışoğlu Süleyman’la karıştırıyor muyuz? Elbette Kutalmışoğlu  cihangirane hayatı olan aydınlık bir şahsiyet! Fakat Osmanlı Süleyman Şah öyle mi? Hayatları birbirine benziyor ve ikincinin birincinin kopyası veya efsanesi olduğu  hemen anlaşılıyor!

 

Bırakın Ertuğrul Gazi’yi Osman Bey’in bile  anlaşılır biçimde Müslüman olduğunu efsanesiz izah edemiyoruz! Halbuki M.Halil Bey’e göre  muhalif Selçuklu Kutalmışoğlu Süleyman  daha İran’da iken muhalif Selçuklu devri din ideolojisi  “İsmailiyye”ye mensuptur ve fevkalede  okur-yazar siyaseti bilen  bir şahsiyettir! O sebeble  Oğuz  yerleşik nüvesi Suriye ile İznik arasında  mekik dokumuş, Haçlılar’a Anadolu’yu onun nesli mezar yapmıştır! Buna karşılık Osmanlı Süleyman ve bilmem kaç çadır  “Kayı aşireti” henüz  dini bir toplum olmamış ve kuvvetli iddialara göre  eski dini görüşlerde, yani “Tengrici”dir! Kayı boyu da baştan beri  bilinen ve çok sonraları Türkistan’a bağlanan bir boy olmayıp 15.yüzyıl  uydurmasıdır! Halbuki hiç yanına yaklaşmadığımız  Osmanlı-Karakoyunlu  akrabalığı bir gerçektir! Hiç ilişki kuran oldu mu?

 

Osmanlı çadırlarını Söğüt’e Selçuklu sultanları mı yerleştirdi? İşte Karakoyunlular’ı iyi tetkik edersek  bunun doğru olmadığını icazetin Moğollar yani İlhanlılar’dan geldiğini kolayca anlarız! Çünkü o topraklar Selçuklu değil İlhanlı mülküdür! Kuruluşta  o hikayeler ve süslemeler de çok sıkıcı; meselâ meşhur Mal Hatun’un babası sanıldığı gibi Şeyh Edebalı değil  Ömer adlı  dünyası bilinmeyen bir zattır! Osman Bey’in dinî görüşleri hiç de anlatıldığı gibi değildir; çünkü  beylikler dahil zamanın Anadolu  “Heteredoks İslâm” etkisindedir ve henüz “Babalık” en büyük otoritedir!  “Babalık” ve “Kutsal Delilik” birbirinden çok farklıdır, çünkü “Babalık” kesin olarak Orta Asya olgusudur! Edebalı’nın Baba İlyas’ın halifesi olması bize bunu gösterir. Dolayısiyle hiç de Bizans kokusu yoktur!

 

Osman Gazi’nin  ölümü çok açık olmadığı gibi “Gazilik İdeolojisi” çok abartılı bir batılı  empozedir. “Gaziler Tezi”nin Osmanlı’nın kuruluşunda tek açıklayıcı öge olması mümkün değildir! Bunun gibi Emir Timur kendi neslinden olmayan nökerlerle çatışmayı yeğlerken, Osmanlı’nın kurtuluşunda bir Selçuklu algısı olan  “Türkmen” korkusu yoktur! Osmanlı Türk kültür ideolojisi  “Akbudun-Karabudun”  tezini de hakkıyle yaşamıştır. Zamanın Anadolu beyliklerinin “Boy-Aşiret-Soy-İnanç” sistemlerinin iyice tetkikiden sonra Osmanlı inanç sistemi ve dünyası ancak kavranabilir. Şu “Akbörk”, “Karabörk” basit bir başlık olarak ne kadar yanlışsa  Osmanlı’yı “Mozaik” olarak düşünmek de o kadar yanlıştır!

 

Osmanlı “Ortadoksî” ve “Heteredoksî” inançları artık gün yüzüne çıkmalıdır; bilindiği kadarı ile  kuruluş safhasında Alaeddin’den başka  belirgin “Sünnî” yoktur! Ya şu çok konuşup da hiç doğruyu görmediğimiz “Yeniçeri Ocağı” için ne dersiniz! Gazneli-Karahanlı-Selçuklu-Memlûk gulâmlarından farkı nedir? Bu günlük bu kadar!

 

Kafalarınız aydınlık olun.

 

 

 

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.