ref: refs/heads/v3.0
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
47,7750
EURO
55,1850
ALTIN
6.711,76
BIST
14.176,98
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Hafif Yağmurlu
30°C
İstanbul
30°C
Hafif Yağmurlu
Cuma Az Bulutlu
28°C
Cumartesi Parçalı Bulutlu
28°C
Pazar Çok Bulutlu
28°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
28°C
ESKİ TÜRKLERDE DEVLET ve TEŞKİLATI

II. ABDÜLHAMİD

23 Şubat 2018 02:49
7.081
A+
A-

Ali BADEMCİ

           alibademci@gmail.com

 

Bütün bunlar doğru mudur,  yanlış mıdır çok iyi bilmiyoruz! Cumhurbaşkanı “Artık Cumhuriyetle Osmanlı’nın barış zamanı gelmiştir” mealinde açıklama yapmıştır! Tanzimat-Ekonomi-Meşrutiyet-Cihan Savaşı bir daha ve dikkatle incelenmelidir! Hem de akademik ortamda; nasıl olsa İnkılab tarihçileri yan gelip yatıyor! Doğruyu bilmek ve bunlardan ders almak hakkımız değil mi? En azından  şu “Yalan söyleyen tarih utansın-Derin tarih” gibi saçmalıklardan kurtuluruz! Her şeyi olduğu gibi ortaya koymaya ve bunlardan ders almaya şiddetle ihtiyacımız vardır! Çünkü tarih bütün canlılığı ile devam ediyor.

 

 

II. ABDÜLHAMİD

 

II. Abdülhamid’i Osmanlı padişahlarının büyükleri arasında saymak elbette doğrudur; lâkin bunu yaparken birçok millî değer ve kâbiliyeti çiğnemek ne kadar doğrudur! Bir kere elimizde düzgün bir çalışma bulunmuyor;  zamanımız itibariyle “İslâmcılık”ın yükselişine paralel olarak  methüsenalar  arşü alayı aşmış vaziyette! “Kızıl Sultan” görüşleri şık durmuyor amma “Gök Sultan” görüşlerinin de iyice açılması, artık hizmetimizde olan zamanın meskukatı ve pek kıymetli hatırâ eserleri iddiâ ve beyanları  ile desteklenmesi gerekiyor! Elbette son 150 yılda kayıplarımız çok büyük; bunun vebalini birkaç kişiye  yüklemek, zamanın mes’ullerini beraat ettirmek  ne kadar doğrudur?

 

33 yıl hükümdarlığı ile II. Abdülhamid (1876-1909), Kanunî Sultan Süleyman(1520-1566=46 yıl) ve IV. Mehmed’den (1648-1687=39 yıl) sonra en fazla  tahtta bulunmuş şahsiyet! İlginçtir ki uzun süre tahtta bulunmak   büyük olmak için yetmiyor; Kanunî “Muhteşem Süleyman”dır, lâkin IV. Mehmet için  böyle bir şey söylenmez, hattâ zamanı da çok iyi bilinmez! O sebeble  büyüklük ölçüsünde şu “zaman” işinden vazgeçmek gerekiyor! Eğer  büyüklüğü taht süresi ile  doğrulamaya kalkarsak 33 yıl içinde imparatorluğun kaybedilen 1/3’ü ve yine  kaybedilen 1/5 nüfus, onu da bırakın  Kıbrıs’ın kaybı gibi sualler karşımıza  çıkmaktadır! Hatta şu Düyun-u Umûmiye’nin de  adam gibi çalışılması gerekiyor! Artık Namık Kemâl ve Mithat Paşa hikâyeleri de  insanları tatmin etmiyor; netice itibari ile  Mithat Paşa ile  Prens Sebahattin arasında çok fark olmadığı  ispatlanmıştır: Ademî Merkeziyet!

 

II. Abdülhamid devrinin en büyük handikabı ekonomidir ve borçlanmalar devleti giderek sömürge hâle getirmiştir. 19. yy. ikinci elli yılında devlet adamlarının şahsî servetleri olan kıymetli eşyalarını kap-kacaklarına varana kadar satarak devlete verdiklerini çok iyi biliyoruz da ”Saray”ın bu fedakârlığa katlanıp katlanmadığı hiç konu edilmemiştir! Bunun tam tersine  saray çevresinin  batılı bankerler ve bankacıların  yanında  oldukları hemen hemen bütün ciddi kaynaklarda vardır! Abdülhamid’in  Belçikalı Flora Cordier ve büyük bir şirketin genel müdürü olan  Mr. Thomsen ile dostlukları bilinen hadiselerdendir ve olağan karşılanmaktadır. Halbuki padişahı borsa oyunlarına  alıştıran Mr. Thomsen’dir ve bu yolla kendisine 70 lira servet  sağlanmıştır! Bir İngiliz yazarına göre  II. Abdülhamid Galata Bankerleri ile iyi dost olduğu gibi Rum Bankacı Zarifi ve Ermeni Borsacı Assani ile Yıldız Sarayı’nda  ziyafetler tertip ettiği  batılı hatırâlarda “geçmiş zaman”  hikâyeleri olarak anlatılmaktadır.

 

Bugüne kadar II. Abdülhamid’e îzafe edilen birçok hâtıra yayımlanmıştır; ciddiyetleri bir tarafa müşterek husus  padişahın  şahsî serveti ve zenginliğidir! Hepimizin birkaç defa okuduğu  “ Abdülhamid’in Hatıra Defteri” adlı eserde  servetin listesi vardır ve ne yazık ki bu servetin değerlendirildiği yer  zamanın büyük bankalarıdır! Kimin ve hangi bankalar diye sorarsanız cevabı basittir, çünkü bizim bankamız yoktur! Olsa da bu servetin bu bankalarda korunduğu hakkında bugüne kadar hiçbir yayın yapılmamıştır! İttihat Terakki savaş yıllarında bu muazzam servetin üzerine düşmüştür; lâkin ellerine bir şey geçmediğini  yazılanlardan anlıyoruz!

 

Akıl ermeyen işlerden biri de  malum şu Dr. Herzl  meselesi! Bu adamın  hatıraları neşredilmiştir; fakat konu ile ilgili yapılan çalışmalarda  bu adamın verdiği bilgilerle bizim  övünmelerimiz örtüşmüyor! Bize göre Hakan, Herzl’e  hiç yüz vermemiştir; halbûki  adamın hatıralarında  aralarında bir dostluk olduğunu öğreniyoruz! Abdülhamid’in beraat vererek Orta Asya’ya gönderdiği fakat Müslüman olmakla  kimleri kandırdığı belli olan Yahudi asıllı Türkolog A. Vambery, kendisi İngiliz casusu olmakla beraber Herzl’e İstanbul’da rüşvet verilecek şahısların isimlerini sunması çok dikkat çekici değil mi? Herzl bu listede adı geçenlerin yardımları ile 1900 yılında Padişah ile görüşmüştür! Görüşme öyle bir samimimi havaya girmiştir ki Abdülhamid Herzl’den devlete dirayetli bir maliyeci bulmasını istemiştir! Bunun da ötesinde   aynı zamanda zengin bir işadamı olan  Herzl’e  Musul petrollerinin işletmesini teklif etmiştir!

 

Bütün bunlar doğru mudur,  yanlış mıdır çok iyi bilmiyoruz! Cumhurbaşkanı “Artık Cumhuriyetle Osmanlı’nın barış zamanı gelmiştir” mealinde açıklama yapmıştır! Tanzimat-Ekonomi-Meşrutiyet-Cihan Savaşı bir daha ve dikkatle incelenmelidir! Hem de akademik ortamda; nasıl olsa İnkılab tarihçileri yan gelip yatıyor! Doğruyu bilmek ve bunlardan ders almak hakkımız değil mi? En azından  şu “Yalan söyleyen tarih utansın-Derin tarih” gibi saçmalıklardan kurtuluruz! Her şeyi olduğu gibi ortaya koymaya ve bunlardan ders almaya şiddetle ihtiyacımız vardır! Çünkü tarih bütün canlılığı ile  devam ediyor.

 

Hoşçakalın.

 

 

Yazarın Diğer Yazıları
22 Ocak 2020 10:54
18 Ocak 2020 10:01
14 Ocak 2020 17:20
27 Mayıs 2019 00:23
21 Mayıs 2019 16:51
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bağdar Caddesi Escortmadsalads.comhttps://www.salonyjardinlospinos.com/https://ocean.lighthousesuitesinn.com/https://makeup.orangebeauty.com/grandpashabetGrandpashabetgrandpashabetritzbetmecidiyeköy escortgrandpashabetmanavgat escortJojobetpusulabet girişjojobet girişjojobetchild pornpusulabetmatbetgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetchild pornkavbetjojobetjojobetjojobetmatadorbetgrandpashabetpusulabetchild pornjojobetgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetholiganbetgrandpashabetholiganbetholiganbetjojobetjojobetholiganbetholiganbetholiganbetholiganbetholiganbetjojobetholiganbetjojobetjojobetholiganbetcasinoroyalbahiscomromabetbetbey girişradissonbetgrandpashabet girişmatadorbetmatbetimajbetpusulabetbetciosahabetvdcasinojojobetbahiscasinograndpashabetgrandpashabet girişcasinomilyon girişteosbetjojobet girişholiganbet girişcasinomilyonjojobet girişjojobetbetciopusulabet güncel giriştaraftarium24child pornmatadorbetonwinjojobetgrandpashabetgrandpashabetgrandpashabetwbahisbetciocandycasino girişcandycasinocasibombetistmatadorbetmatadorbetjojobetcasibom110casibom.comcasibom