TL-DOLAR SAVAŞLARI

Bu biyografi 14 Ağustos 2018 - 13:06 'de eklendi ve 522 kez görüntülendi.

TL-DOLAR SAVAŞLARI

Atilla ÇİLİNGİR

Aslında ülkemizin ABD ile yaşadığı TL-Dolar savaşı geçtiğimiz günlerde Bay Trump’ın ‘’çeliğe gümrük vergisini iki katına çıkardım’’ açıklamasıyla başlamadı ki!

A.B.D’nin özellikle, FETÖ Terör örgütünün ele başısı o salya sümüklü meczubu hala korumasıyla gelişen, PKK-PYD terör örgütlerini Ortadoğu’da stratejik ortağı olarak görmesiyle, bu terör örgütlerine yüzlerce TIR silah yardımıyla devam eden, Suriye sorunu ile iyice bozulan ikili ilişkilerimizin günümüze yansıyan TL-Dolar savaşı, ekonomik kriz olarak bir kez daha karşımıza çıktı!

Kimi zaman stratejik ortaklık payesi, kimi zaman BOP eş başkanlık söylemiyle parlatılan Türk-Amerikan ilişkilerinde Cumhuriyet tarihimiz boyunca yaşadığımız her ekonomik krizde fatura hep Türkiye’nin aleyhine kesildi, ekonomik yönden kaybeden hep ülkemiz oldu.

Çok değil çeyrek asır öncesinde yaşananları hatırlayalım;

Sn. Çiller’in Başbakan olduğu 1994 yılında yaşadığımız ekonomik krizde TL-Dolar savaşında; TL, %174 değer kaybetti.

17 Ağustos 1999’da yaşadığımız büyük Kocaeli depremi sonrasında ekonomik krizle başlayan küçülmemiz sonucunda TL-Dolar savaşında; TL, %161 değer kaybetti.

Ülkemizin 20’nci asırda yaşamış olduğu, ekonomi tarihimize ‘’Kara Çarşamba’’ olarak geçen 2000-2001 ekonomi krizinde ise; TL-Dolar savaşında; TL, %204 değer kaybetti. 13 Banka ve çok sayıda aracı kurum battı. Binlerce iş yeri kapandı, on binlerce kişi işsiz kaldı.

2007 yılında Amerika’da yaşanan mortgage krizi tüm dünyayı etkisi altına aldığı gibi bizde de etkili oldu. TL-Dolar savaşında; TL, %42 değer kaybetti.

Ve geçtiğimiz yıldan beri Amerika ile yaşadığımız sorunlarla giderek kritik bir döneme giren ekonomik gelişmeler; geçtiğimiz hafta yaşanan fetö-terör ilişkileriyle suçlanan papaz krizinin, TL-Dolar kur şokuna dönüşmesiyle TL-Dolar savaşında; TL, 2017 yılının başından buyana %82’lik bir değer kaybına uğradı.

Ekonomik savaş dünya ölçeğinde devam ediyor. Amerika doların gücünü kullanarak emperyalist emellerini zorla da olsa dayatmaya devam ediyor. Ülkemizin 50’li yıllarda Marshall yardımıyla başlayan Amerikan ilişkilerinde ne zaman ABD’nin menfaatine dokunan bir gelişme yaşansa, bu süreçte kaybeden taraf hep Türkiye olmuştur.

Ama benzer olumsuzlukların yaşandığı bir dönemde, ülkemizin kazandığı bir gelişme de vardır.

Tarih sayfalarını araladığımızda yine böylesine ilişkilerin gerginleştiği, Amerikan Kongresinin Türkiye’ye silah ambargosu uyguladığı, ekonomik yönden ülkemizi köşeye sıkıştırdığı bir dönem vardır!

1974 yılında Amerika’nın karşı çıkmasına rağmen haşhaş ekimi yasağını kaldıran, Kıbrıs Türk’ünün Rumlar tarafından topyekûn ortadan kaldırılmasını, adanın Yunanistan’a bağlanmasını önlemek maksadıyla, uluslararası yasal müdahale hakkını kullanarak 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs’a müdahale eden Ecevit-Erbakan Koalisyon Hükümetinin, Amerika’nın uygulamış olduğu ambargoya karşı verdiği yanıt, 9 Şubat 1975 tarihinde Sadi Irmak Hükümetince uygulanmıştır.

Buna göre;

Ülkemize uygulanan Amerikan ambargosu kaldırılmadığı takdirde; Türkiye’de bulunan İncirlik de dâhil ABD üslerinin kapatılacağı, ABD ile Türkiye arasındaki askeri işbirliği anlaşmasının tek taraflı olarak fesih edileceği ABD yönetimine bildirilmiş. ABD bu yönde bir adım atmayınca, açıklanan her şey 31 Mart 1975 tarihinde kurulan rahmetli Sn. Süleyman Demirel’in Başbakanlığında kurulan Birinci MC Hükümeti tarafından aynen uygulanmış, ülkemizdeki 21 Amerikan üssünün/tesisinin tüm faaliyetleri durdurulmuş, bu tesisler TSK’nin tam denetim ve gözetimine devredilmişti.

İşte ABD ile yaşadığımız ikili anlaşmazlıklarda, ülkemize yapmış olduğu baskı ve ambargolarda anlayacağı dil de budur.

Günümüz Türkiye’sinde yaşanan milli ekonomi savaşına destek için yastık altındaki dolarları bozdurun diye açıklamalar yapan siyasilerin, bundan 44 yıl önce Türkiye’nin milli çıkarlarını korumak adına hareket eden siyasetçilerimizi, uyguladıkları siyaseti incelemeleri örnek almaları uygun olacaktır diye düşünüyorum.

Bu coğrafyada yaşadığımız sürece benzer ekonomik koşullar daima var olacak, TL-Dolar savaşı her dönemde yaşanacaktır!

Ancak benzer ekonomik krizlerle karşılaşmadan önce neredeyse ülke ekonomisini Dolar’a endeksleyenlerin de bir özeleştiri yapmaları gerekmez mi?

Ülkemizde yapılan transit yolların, köprülerin, tünellerin, havaalanlarının, hızlı trenlerin, şehir hastanelerinin yapımını, kullanımını, geçişini dolara göre hesapladığımızı hatırlarsak! Amerika’nın ülkemizle arasına örmeye çalıştığı güçlü dolar duvarını nasıl aşabiliriz?  TL-Dolar savaşını nasıl kazanabiliriz?

Unutmayalım ki, ekonomik krizleri yönetemezseniz, o sizi yönetir. Tıpkı bugünlerde olduğu gibi!

Ancak milletçe bu krizi de atlatacağımıza, diğer krizlerde yaşadığımız gibi doların ateşini yine milletçe düşüreceğimize, ekonomimizi düze çıkaracağımıza olan inancım tamdır.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

KIBRIS’TAKİ DOSTLUK MAÇINDA DAHİ KRİZ ÇIKARDILAR…

KIBRIS’TAKİ DOSTLUK MAÇINDA DAHİ KRİZ ÇIKARDILAR… Atilla Çilingir    Kıbrıs’ta taraflar arası yakınlaşmayı, dostluğu sağlamak amacıyla Rum Stelios Vakfı tarafından finanse edilen Barış ve Spor Örgütü; Magosa Türk Gücü ve Nea Salamina futbol takımları arasında yapılacak bir dostluk maçı düzenledi. Maç 19 Mart Salı günü Barış Gücünün kontrolündeki ara bölge olarak bilinen Pile sahasında yapılacaktı. Hatta bu maça KKTC Cumhurbaşkanı Sn. Akıncı, Güney Rum Kesimi lideri Bay Anastasiadis ile dünyaca ünlü Fransız futbolcu Didier Drogba’da onur konuğu olarak katılacaklardı… Organizasyon iki ay öncesinden yapılmış, her şey hazırken; maça saatler kala Rum tarafından tam da onlara yakışan bir talep gelmiştir! Çünkü Rum tara…

SAATE İSABET EDEN ŞARAPNEL… ( 10 Ağustos 1915 Çanakkale )

SAATE İSABET EDEN ŞARAPNEL… ( 10 Ağustos 1915 Çanakkale ) (O saat Mustafa Kemal’i, O ise Türk Milletini kurtaracaktı) Atilla Çilingir    Tarih sayfalarına ‘’Çanakkale Geçilmez’’ değimini yazdıran atalarımızın kazanmış olduğu o muhteşem zaferin ardından tam 104 yıl geçti. ‘’Çanakkale savaşları Türk Milletine bir Mustafa Kemal, Mustafa Kemal ise Türk Milleti olabilmenin ulusal bilincini ortaya çıkarmıştır. Çanakkale savaşları; Türklüğün bir millet olma bilinci ile ön plana çıktığı, şeref ve namusun kurtarıldığı, ulusal benliğe kavuşulduğu, Türk’ün yalnız kendisine güvenmesi gerektiği gerçeğine ermesi, bugünkü güzel Türkiye’nin ortaya çıkması bakımından acı ve kanla yazılmış bir destan olarak şanlı tarihimizde y…

SORUN BEKA DEĞİL, EKONOMİ…

SORUN BEKA DEĞİL, EKONOMİ… Atilla Çilingir  Yıllardır yaşanan PKK terörünü, DEAŞ belasını, FETÖ alçaklarının darbe teşebbüsünü, Suriye’de yaşanan olayları, Suriye olaylarında terör örgütlerine verdiği destek nedeniyle ABD’yle yaşanan sıkıntıları, ülkemize sığınan milyonlarca Suriye göçmenin sorunlarını milletçe başarıyla savuşturmuş, böylesine büyük badireler sonrasında ülkemiz hiçbir şekilde beka sorunu yaşamamışken; yerel seçimlere çeyrek kala seçim meydanlarına çıkan Cumhur ittifakının temsilcileri, söylemlerinde bu seçimleri kazanamazlarsa, ülkenin bekası sorun olacak diyorlar?  Millet ittifakına dâhil partileri öylesine ağır ifadelerle suçluyorlar,  öylesine hakaretler ediyorlar ki, yenecek yutulacak gibi değil! Tabi…

KIBRIS TÜRK’Ü, RUM’A DİZ ÇÖKMEYECEKTİR…

 KIBRIS TÜRK’Ü, RUM’A DİZ ÇÖKMEYECEKTİR… Atilla Çilingir    2004 yılı sonrasında Kıbrıs adasının kuzeyinde:    Rumların kayıtsız şartsız hâkimiyetini isteyen işbirlikçilerin varlığı ile AB’den alınan milyonlarca doları, Euroları cebe indirerek halka ‘’Birleşik Kıbrıs’ın’’ sözde nimetlerini anlatan kimi kalemşorlarla, TV’lerdeki planlı programlarla, iktidardaki partinin tüm olanakları kullanılarak yürütülen ‘’ Kıbrıslılık’’ politikalarıyla, Rum’la iç içe yaşanması için oluşturulan türlü senaryolarla, inanılmaz bir psikolojik savaş yaşanmıştı!  Tüm bu dayatmalara rağmen 1983’te adanın kuzeyinde kurmuş oldukları KKTC Devletini yaşatmaya yeminli Kıbrıs Türk’ü ezici çoğunluğu ile bu teslimiyetle…

KIBRIS’TAKİ OYUN ÇOKTAN BİTTİ…

KIBRIS’TAKİ OYUN ÇOKTAN BİTTİ… Atilla Çilingir   Kıbrıs’ta sergilenen çözüm adlı oyun bir türlü bitmek bilmiyor! Tam 51 yıl kaldı geride… Kıbrıs’ta çözüm adlı oyun için her müzakere masası kurulduğunda, o oyunla birlikte ne çok umutlar sergilendi… Ama bilmiyorlardı ki, bu masanın iki ayağı yoktu! Oyuna dâhil olup da olmayan iki ayağı temsil edenlerin çözüme niyetleri de yoktu! O iki bacaklı masada olsa olsa, aşağıda yaşananlar olurdu; öyle de oldu… Evet, 1968 yılından bugüne çözüm adlı oyun hep o iki ayaklı masa üzerinde oynandı, konuşuldu! Son dönemde de öyle oldu… Çünkü her defasında o masaya çözüm niyetiyle oturan Türkiye ile KKTC idi… Ya masaya oturup da, çözümü istermiş gibi davranan ama her defas…

KUYRUKLAR..

 KUYRUKLAR.. Atilla Çilingir  Yaşamımızın pek çok döneminde kuyruklarla karşılaşmış, kimi zaman önünde kimi zaman ardında yer almış, bazen de orta yerinde kala kalmışızdır!  Kuyruk deyip de geçmeyin. Bu kuyrukları oluşturanlar olmasa da, kelime anlamı çok zengindir!  Kimi zaman mutluluğun-sevginin,  Kimi zaman özverinin,  Kimi zamansa çaresizliğin göstergesidirler…  Her genç kızın hayalidir gelin olmak. Bembeyaz gelinliğinin ardında uzanan upuzun kuyruğu ile salına, salına sevdiğinin kolunda mutluluğa, ya da öngöremediği mutsuzluğa doğru yol almak…  İlk kez baba olacak erkeğin her yanını sarar, sarmalar daha doğmadan o bebeğin varlığı. Tam dokuz ay boyunca anacığının kalbine, beynine eklene, eklene adeta sevgi kuyru…

GÜNLÜK HABER AKIŞI

SON DAKİKA HABERLERİ