ref: refs/heads/v3.0
ÜlkücüMilliyetçiTürkçüTürkeşÜlkü OcaklarıdövizakpchpmhpAhmet b.karabacakhasan külünk
DOLAR
47,7111
EURO
55,1881
ALTIN
6.660,55
BIST
13.779,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul
Parçalı Bulutlu
31°C
İstanbul
31°C
Parçalı Bulutlu
Pazar Hafif Yağmurlu
29°C
Pazartesi Parçalı Bulutlu
30°C
Salı Parçalı Bulutlu
31°C
Çarşamba Açık
31°C
ESKİ TÜRKLERDE DEVLET ve TEŞKİLATI

AYDIN OLDUĞUNU SANANLAR!

27 Ocak 2019 16:03
590
A+
A-

H. Nurcan Yazıcı

 

Aslında bu yazıyı kaleme almamın nedeni, kendini aydın-entelektüel (eleştiren, sorgulayan, aklı rehber edinen) olarak tanımlayan insanların, topluma karşı görevlerini unutmuş olmaları ve taraf görünmeleridir.

Son yıllarda cehalet kadar diğer bir sorunumuz da, sistem içinde kendine yer arayan aydınların, toplumdan, özgür düşünceden, adaletten ve doğrudan yana tavır alamamasıdır.

Çoğunluk aydınlarımız, toplumla iletişim kuramamış ve verimsiz bir konumda, günü yorumlarken bile fikri ve vicdani hürriyetini yitirmiş durumdalar.

Toplumu eğitmek, ikna etmek, doğruya, iyiye, güzele yönlendirmek görevleriyken, halkın güvendiği ve öncü gördüğü kesim olmaları gerekirken, bugün toplumun, tek bilgilenme ve iletişim alanı siyaset olarak görünmektedir.

Aydının iletişim kurma konusunda eksik kaldığı o alan şimdilerde siyasetin yönlendirmesine kalmıştır.

(Siyasetin ise, toplum sorunlarının ivedilikle çözümlenmesi, halkın doğru bilgilendirmesi ve eğitilmesi gibi bir derdi olmadığı ortada.)

Bu da düşünmekten ve sorgulamaktan uzak, “bilgi olmadan fikir ortaya koymaya çalışan” bir topluluk yaratmıştır.

Bir aydın toplum cehaletinden bahsederken, “eğitim şart” diyerek işin içinden çıkamaz. Olayı sadece bir kurumun üzerinden yorumlayamaz. Kendi durduğu yeri ve nelerle meşgul olduğunu da sorgulaması gerekmektedir.

Toplumu aydınlatacak, bilgilendirecek, yönlendirecek, hareketlendirecek, zihniyet değişimine dahi öncülük edecek siz değil misiniz? diye sorarlar adama.

O vakit kendini aydın olarak ifade edenlere soralım; “neden sorumluluğunuzun gereğini yapamıyorsunuz?”

Neden belli bir alanın sözcüsü konumunda kalıyor da, toplumu kucaklayamıyorsunuz?

Neden, bilmem kaçıncı baskı kitaplarınızla övünürken, eğici, öğretici ve yönlendirici yanınızdan halkınızı yeterince faydalandıramıyorsunuz?

Halk size ancak, imza günlerinizde ve kitaplarınızı satarken dokunabiliyor. Neden? (Oralara da büyük pazarlıklarla gelebiliyorsunuz ya, bu da ayrı mesele!)

Hâlbuki entelektüel bakış açısına sahip insanların, kişiler ve iktidar peşine düşmek yerine, kavramlar üzerinden yorumlar ortaya getirmek, çözümler üretmek, bu düşüncelerini de topluma ulaştırmak gibi bir sorumluluğu vardır.

Sadece gazeteciler değil, akademisyenler de özgür düşünmedikleri, doğruların savunuculuğunu ve topluma hizmeti öncelikleri olarak görmedikleri müddetçe, sözde aydın olarak kalacaklardır.

Nihayetinde, kendini aydın olarak görenlerin, maddi çıkar ve güç alanları gözetirken, olayları ve yaşadığı toplumu sağlıklı yorumlaması, sorunlara doğru çözümler ortaya getirmesi mümkün değildir.

 

Özetle; Sadece toplumun değil, siyasetin bile, yansız özgür düşünebilen, kendine dahi muhalif olabilen aydınlara ihtiyacı vardır. Bu ihtiyaca cevaben, aydınlarımızın da artık, kendini tekrar etmekten vazgeçmesi, hiçbir beklenti içine girmeden toplumla iletişime geçmesi gerekmektedir.  Ancak bu şekilde, sadece toplumun değil, yozlaşan siyasetin bile kurtarıcısı olabilirler.

 

SÖZ ATATÜRK’ÜN, son günlerin sözde aydınlarına en anlayacakları dilden konuşuyor;

Siyasal kavgaların çoğu sonuçsuzdur. Fakat toplumsal çalışma her zaman için verimlidir. Bizim aydınlar buna çalışmalı. Neden Anadolu’ya uğramazlar? Neden ulusa doğrudan doğruya ilişkide bulunmazlar? Ülkeyi gezmeli, ulusu tanımalı. Eksiği nedir görüp göstermeli. Ulusu sevmek böyle olur. Yoksa sözde sevgi yarar sağlamaz.(1919;SD.III)

Yazarın Diğer Yazıları
Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Bağdar Caddesi Escortmadsalads.comhttps://www.salonyjardinlospinos.com/https://ocean.lighthousesuitesinn.com/https://makeup.orangebeauty.com/grandpashabetGrandpashabetgrandpashabetritzbetmecidiyeköy escortgrandpashabetmanavgat escortJojobetpusulabet girişjojobet girişjojobetchild pornbahiscasinosuperbetinholiganbetgrandpashabetcasibomjojobetholiganbetmatbetpusulabetgrandpashabetgrandpashabetchild pornkavbetjojobet girişjojobetjojobetmatadorbetgrandpashabetpusulabet girişchild pornjojobet güncel girişamkbettambetteosbetbahiscasinoamkbetromabetgameofbetjojobetjojobetpusulabetpusulabetcasibompusulabetjojobet grandpashabetpusulabetcasibomcasibompusulabetholiganbetgrandpashabetmarsbahiswbahisamkbetgrandpashabetGrandpashabetmatbetsekabetimajbetvdcasinosekabet girişbetciojojobetgrandpashabet girişholiganbetbetplayjojobetbetbey girişcasibomwbahisibizabet girişcasibomnesinecasinobettilt girişVDCasinopornopornotipobetbetcio girişgrandpashabetgrandpashabetibizabetcratosroyalbetcasibomJojobetibizabetvdcasinoJojobetcasibombetgit girişbetgitJojobetcasibomGrandpashabet