TÜRKÜM VE DÜŞMANIM SANA, KALSAM DA BİR KİŞİ

Bu haber 20 Eylül 2019 - 19:49 'de eklendi ve 2.605 kez görüntülendi.

TÜRKÜM VE DÜŞMANIM SANA, KALSAM DA BİR KİŞİ

Bülent Vedat AYDEMİR

Mustafa Kemal Atatürk, Kurtuluş Savaşının verildiği yıllarda ve özellikle savaşı kazandıktan sonra hemen yurt gezilerine yönelmişti.

Anadolu, uzun savaşlar yaşamış, adeta harabeye dönmüştü. Türk milleti çok yorgundu.   

Yıllarca ihmal edilmiş olan Anadolu’da, halk ümitsizdi, ekonomik sıkıntılar içinde, ulaşım vb. sorunların ağır yükü yaşanıyordu.

Halkın sorunlarını anlamak, onlara ümit vermek, yönlendirmek ve ardından yapılacak yenilikler için kamuoyu oluşturmak gerekiyordu.

Atatürk’ün yurt gezilerinde ki amaçlarına baktığımızda, Türk milleti ile birlikte, Türk milleti için bir şeyler yapma ve onunla bütünleşme arayışı içinde olduğunu görmekteyiz.

O, bu gezileri ile Milli Mücadele’yi, yapacağı yeniliklerle sürdürebileceği ortamı oluşturmak istemiş, bunun için milletin ayağına gitmiş; onlarla yakın diyaloglar kurmuş, onları dinlemiş, karşılıklı fikir alışverişi içinde olmuş ve yapılması gerekli olan yenileşmeleri anlatmıştır. 

Dolayısıyla Atatürk’ün bu gezileri Türk milleti üzerinde oldukça etkili olmuştur.

Gidilen yer ve yörelerde halkla yakın temasta bulunulmuş, onların sorunları tartışılmış ve çözüm yolları tespit edilmiştir. Özellikle eğitim, sağlık ve ekonomik sorunlar üzerinde durulmuştur. Ülkenin kalkınması için yapılacaklar tartışılarak önlemleri alınmaya çalışılmıştır.

*

Atatürk’ün yurt gezilerinde Konya’nın özel bir yeri vardır. Atalarının Konya kökenli olduğunu belirten Atatürk, Konyalılara hemşerilerim diye hitap etmiştir.

Atatürk Konya’da

Atatürk, savaş sonrası 20 Mart 1923’te ki gelişinde Konya Türk Ocağı’nın davetlisi olarak geldiği Konya’da yapmış olduğu konuşmasında, “ Dış düşmanlar artık bizim için düşman olmaktan çıkmıştır. Dış düşmanlara karşı almış olduğumuz tedbirleri, göstermiş olduğumuz birliği, iç düşmanlara karşı daha da şiddetli, daha da dikkatli olarak göstermeliyiz.. İlim, irfan, fen, iktisat gibi alanlarda başarılı olmak için çalışacağız” demiştir.

Gençlere yapmış olduğu uzun ve tarihi konuşmasında önemli mesajlar veren Atatürk, “Bütün sefaletimizin sebebi zihniyet meselesidir. Sağlıklı bir zihniyete sahip olmalıyız.. Sizler gibi aydınlar, azimli gençler sayesinde gerçek kurtuluşa ulaşacağımıza emin bulunuyorum” diyerek gençleri motive etmiş ve onlardan beklentilerini ortaya koymuştur.

Atatürk, bu gelişinde Konyalı kadınlara da hitap ederek, “Dünyada hiç bir milletin kadını, ben Anadolu kadınından daha fazla milletimi zafere ve kurtuluşa götürmede çalıştım diyemez” şeklinde konuşarak Türk kadınlarının Milli Mücadele’de ki rolü ve katkılarını vurgulamıştır.

Atatürk konuşmasından bazı alıntılar yapalım;

Bizi kendi benliğimize sahip yapan bu uyanmaya; bize kendimizi bulduran bu gerçek uyanışa daha önce sahip bulunsa idik, daha eskiden kendi varlığımız, kendi kurtuluşumuz, kendi amacımız için çalışmış olsaydık, bugünkü sonuç daha parlak olur ve biz son felâketlere düşmeyerek dünyanın en mutlu milleti olurduk….

Milliyet görüşünü, millet ülküsünü dağıtmaya çalışan teorinin dünya üzerinde uygulama kabiliyeti bulunamamıştır.
Çünkü tarih, olaylar ve görünenler hep insanlar ve milletler arasında, hep milliyetin hâkim olduğunu göstermiştir ve milliyet prensibi aleyhindeki büyük ölçüde fiili tecrübelere rağmen yine milliyet hissinin öldürülemediği ve yine kuvvetle yaşadığı görülmektedir.
En çok bizim milletimiz, milliyetinden habersiz oluşunun çok acı ve cezalarını gördü.
Osmanlı İmparatorluğu içerisindeki çeşitli kavimler hep milli inançlarına sarılarak, milliyet ülküsünün kuvvetiyle kendilerini kurtardılar.
Biz ne olduğumuzu onlardan ayrı ve onlara yabancı bir millet olduğumuzu sopa ile içlerinden kovulunca anladık.
Kuvvetimizin zayıflığa uğradığı anda bizi küçük gördüler.
Anladık ki, kusurumuz kendimizi unutmaklığımızmış.
Dünyanın bize saygı göstermesini istiyorsak öncelikle biz, kendi benliğimize ve milliyetimize bu saygıyı hissen, fikren, fiilen bütün çalışma ve hareketlerimizle gösterelim; bilelim ki milli benliğini bulmayan milletler başka milletlerin avıdır.
Milli varlığımıza düşman olanlarla dost olmayalım.
Böylelerine karşı bir Türk şairinin dediği gibi, (Karşı duvardaki levhayı işaret ederek)
“Türküm ve düşmanım sana, kalsam da bir kişi” diyelim.Düşmanlarımıza bu gerçeği ifade ettiğimiz gün, inancımıza, ülkümüze, geleceğimize yan bakan her ferdi düşman kabul ettiğimiz gün, milli benliğe uzanacak her eli şiddetle kırdığımız, milletin önüne dikilecek her engeli derhal devirdiğimiz gün, gerçek kurtuluşa ulaşacağız. Ve sizler gibi aydın, kararlı, imanlı gençler sayesinde bu kurtuluşa ulaşacağımıza emin olabiliriz.

Atatürk’ün bu konuşmasının son cümleleri şöyledir:

Artık kimse öyle hoca kıyafetli sahte bilginlerin yalanına önem verecek değildir. En cahil olanlar bile o gibi adamların kimliğini pekiyi anlamaktadır. Fakat bu konuda tam bir güven sahibi olmaklığımız için bu uyanışı, bu açıkgözlülüğü, onlara karşı, bu nefreti, gerçek kurtuluş anına kadar bütün kuvvetiyle hatta artan bir kararlılıkla korumalı ve devam ettirmeliyiz.

*

Atatürk’ün okuduğu vatan Şairi Emin Bülent Serdaroğlu’nun şiirinin tam metni.
KİN
Göster sema-yi mağribe yüksel de alnını,
Dök kalb-i saf-ı millete feyz-i beyanını!
Al bayrağınla çık, yürü sağken zafer nüma,
Bir gün şehit olunca sen, olsun kefen sana!
Ey makber-i muazzam-ı ecdadı titreten,
Düşman sadası, sus, yine yükselme gölgeden!
Kâfir! Hilal-i rayet-i İSLAM’ a hürmet et,
Toplar boğar hitabını dağlarda akıbet..!
Dağlar lisana gelse de anlatsa hepsini,
Binlerce can dirilse de nakletse geçmişini!
Garbın cebin-i zalimi affetmedim seni,
TÜRK’üm ve düşmanın sana kalsam da bir kişi..!
Ben şurezar-ı kalbimi kinimle süslerim,
Kalbimde bir silah ile ferdayı beklerim.
Kabrinde müsterih uyu ey namdar atam!
Evladının bugünkü adı sade intikam..!


(Vatan Sairi ve Galatasaray Spor Kulübü 2 Numaralı Kurucusu) Emin Bülent Serdaroğlu bu şiiri Victor Hugo’nun ‘Mavi Gözlü Yunan Çocuğu’ adlı eserine karşı yazmıştır.

Atatürk’ün bu şiiri çok beğendiği ve bazı yerlerde ezbere okuduğu bilinmektedir.

*Atatürk’ün Konya Türk Ocağında verilen çay ziyafetinde yaptığı ve 26.3 1923 tarihli Hakimiyeti Milliye gazetesinde yayınlanan konuşmanın tam metnini A.D.M’nin İnternet sayfasından bulabilirsiniz..

Bülent Vedat Aydemir
Bülent Vedat Aydemirvedataydemir1@hotmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Comments

takipçi satın alinstagram takipçi satın altwitter takipçi satın altiktok takipçi satın alyoutube abone satın alfacebook takipçi satın altwitch takipçi satın al